Konusunu Oylayın.: Yemin keffareti için 10 kişiye un yahut pirinç versem olurmu? Olursa net olarak kişi başına net kaç kg düşmesi lazım?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Yemin keffareti için 10 kişiye un yahut pirinç versem olurmu? Olursa net olarak kişi başına net kaç kg düşmesi lazım?
  1. 19.Temmuz.2011, 21:22
    1
    Misafir

    Yemin keffareti için 10 kişiye un yahut pirinç versem olurmu? Olursa net olarak kişi başına net kaç kg düşmesi lazım?






    Yemin keffareti için 10 kişiye un yahut pirinç versem olurmu? Olursa net olarak kişi başına net kaç kg düşmesi lazım? Mumsema ben mesela yemin kefaretı için 10 kişiye un yahut pirinç versem olurmu? olursa net olarak kişi başına net kaç kg düşmesi lazım?, bide iftar çadırında verilebilirmi, verilirse benim adıma başkası verebilirmi? şimdiden tşkkr ederim.


  2. 19.Temmuz.2011, 21:22
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    ben mesela yemin kefaretı için 10 kişiye un yahut pirinç versem olurmu? olursa net olarak kişi başına net kaç kg düşmesi lazım?, bide iftar çadırında verilebilirmi, verilirse benim adıma başkası verebilirmi? şimdiden tşkkr ederim.


    Benzer Konular

    - Yemin Keffareti kime verilir? Kaç kişiye verilmelidir?

    - Yemin keffareti için fakire para verirken niyet

    - 4 defa yemin ettim ve bozdum yemin keffareti için ne yapmalıyım?

    - Yemin keffareti olarak bir fakire 10 günlük yemek parası verilebilir mi?

    - Yemin kefareti olarak verilmesi gereken fidyenin miktarı ne kadardır? Yemin keffareti

  3. 19.Temmuz.2011, 22:14
    2
    Guray
    Karadeniz

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Temmuz.2008
    Üye No: 24378
    Mesaj Sayısı: 579
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 28
    Bulunduğu yer: İzmir/Ksk

    Cevap: Yemin keffareti için 10 kişiye un yahut pirinç versem olurmu? Olursa net olarak kişi başına net kaç kg düşmesi la




    Değerli kardeşimiz;


    Yemini bozmanın keffâreti:

    Kur'ân-ı Kerim'de: "(Yeminin) Keffâreti ailenize yedirmekte olduğunuzun orta (derece) sinden, on yoksulu doyurmak, ya onları giydirmek, yahud bir köle azad etmektir. Fakat kim (bunları) bulamazsa, üç gün oruç tutması lâzımdır. İşte bu, and (yemin) ettiğiniz vakit (onları bozmanın) keffâretidir. Yeminlerinizi muhafaza ediniz. Allah âyetlerini size böylece açıklıyor. Ta ki şükredesiniz" (el-Mâide, 5/89) buyurulmuştur.

    Rasûl-i ekrem (s.a.s)'in döneminde, yemin keffareti için yoksula ne kadar verildiğini izah için, İmâmu Buhâri "Kitabu'l Keffâret" adı altında, ayrı bir bölüm ayırmıştır. Keffâretlerde illet kesin olarak belli değildir. Bu yüzden kıyas yoluyla, hükmü benzer olaylara uygulamak imkanı bulunmaz, keffaretler kitap ve sünnetteki sıra gözetilerek yerine getirilir (Buhârî, Sahih, VII, 235-240). (Yusuf KERİMOĞLU)

    Bir fidye - âyet-i kerîmede de belirtildiği gibi - bir fakiri tam bir gün doyurmaktır. Bir günde ise iki öğün vardır.

    Fidyeler, yalnız bir fakire verilebileceği gibi, birden fazla fakirlere de verilebilir. Ramazan içinde verilebileceği gibi, evvelinde veya sonunda da verilebilir. Fakirleri sabah - akşam günde iki öğün doyurmak suretiyle olabileceği gibi, öğünlerin parasını vermek suretiyle de olabilir. Para toptan da verilebilir, her gün ayrı ayrı da...

    Oruç tutma gücünde olmayan kimse, fidye verebilecek kadar zengin de değilse, yapacağı iş, Allah`tan afv ve mağfiret dilemektir. Fidye vermek mecburiyeti, onun üzerinden kalkmıştır.

    Fidye miktarı fitrede olduğu gibidir.

    Fitrenin Miktarı Ne Kadardır?

    Fitre başlıca 4 madde üzerinden verilir:

    1 - Buğday veya buğday unundan. Bunun vâcib olan miktarı, yarım sa` (520 dirhem: 1667 gr.) dır.

    2 - Arpadan veya arpa unundan. Bunun miktarı ise, bir sa` (1040 dirhem: 3333 gr.) dır.

    3 - Her türlü kuru üzümden. Bunun miktarı da bir sa` (3333 gr.) dır.

    4 - Kuru hurmadan. Bunun miktarı ise yine 1 sa` (3333 gr.) dır. Bu 4 gıda maddesinden herhangi birine göre fitre verilebilir.

    Bu fitreler aynen hurma, buğday, üzüm olarak verilebileceği gibi, kıymetleri para olarak da verilebilir. Hattâ kıymetlerinin para olarak ödenmesi, daha da efdaldir.

    Kişinin fitresini verirken kendi malî imkânını ve zenginliğini göz önünde bulundurarak, fitresini bu 4 gıda maddesinden birinin kıymeti üzerinden ödemesi gerekir.

    Meselâ çok zengin olanlar fitrelerini hurmanın değeri üzerinden ödemelidirler. Çünkü en yüksek fitre miktarı hurmadır. Onun o zenginliğine münasib olan, fitresini hurma üzerinden ödemektir. Artık zenginlik derecesine göre, kuru üzüm, arpa ve buğday olmak üzere fitre ödenecek gıda maddesi değişir. Her yıl Ramazan ayında, müftülükler bu 4 gıda maddesine düşen fitre bedellerini ilân ederler. O bedellere göre fitreyi ödemek mümkündür. (Mehmet Dikmen)

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 19.Temmuz.2011, 22:14
    2
    Karadeniz



    Değerli kardeşimiz;


    Yemini bozmanın keffâreti:

    Kur'ân-ı Kerim'de: "(Yeminin) Keffâreti ailenize yedirmekte olduğunuzun orta (derece) sinden, on yoksulu doyurmak, ya onları giydirmek, yahud bir köle azad etmektir. Fakat kim (bunları) bulamazsa, üç gün oruç tutması lâzımdır. İşte bu, and (yemin) ettiğiniz vakit (onları bozmanın) keffâretidir. Yeminlerinizi muhafaza ediniz. Allah âyetlerini size böylece açıklıyor. Ta ki şükredesiniz" (el-Mâide, 5/89) buyurulmuştur.

    Rasûl-i ekrem (s.a.s)'in döneminde, yemin keffareti için yoksula ne kadar verildiğini izah için, İmâmu Buhâri "Kitabu'l Keffâret" adı altında, ayrı bir bölüm ayırmıştır. Keffâretlerde illet kesin olarak belli değildir. Bu yüzden kıyas yoluyla, hükmü benzer olaylara uygulamak imkanı bulunmaz, keffaretler kitap ve sünnetteki sıra gözetilerek yerine getirilir (Buhârî, Sahih, VII, 235-240). (Yusuf KERİMOĞLU)

    Bir fidye - âyet-i kerîmede de belirtildiği gibi - bir fakiri tam bir gün doyurmaktır. Bir günde ise iki öğün vardır.

    Fidyeler, yalnız bir fakire verilebileceği gibi, birden fazla fakirlere de verilebilir. Ramazan içinde verilebileceği gibi, evvelinde veya sonunda da verilebilir. Fakirleri sabah - akşam günde iki öğün doyurmak suretiyle olabileceği gibi, öğünlerin parasını vermek suretiyle de olabilir. Para toptan da verilebilir, her gün ayrı ayrı da...

    Oruç tutma gücünde olmayan kimse, fidye verebilecek kadar zengin de değilse, yapacağı iş, Allah`tan afv ve mağfiret dilemektir. Fidye vermek mecburiyeti, onun üzerinden kalkmıştır.

    Fidye miktarı fitrede olduğu gibidir.

    Fitrenin Miktarı Ne Kadardır?

    Fitre başlıca 4 madde üzerinden verilir:

    1 - Buğday veya buğday unundan. Bunun vâcib olan miktarı, yarım sa` (520 dirhem: 1667 gr.) dır.

    2 - Arpadan veya arpa unundan. Bunun miktarı ise, bir sa` (1040 dirhem: 3333 gr.) dır.

    3 - Her türlü kuru üzümden. Bunun miktarı da bir sa` (3333 gr.) dır.

    4 - Kuru hurmadan. Bunun miktarı ise yine 1 sa` (3333 gr.) dır. Bu 4 gıda maddesinden herhangi birine göre fitre verilebilir.

    Bu fitreler aynen hurma, buğday, üzüm olarak verilebileceği gibi, kıymetleri para olarak da verilebilir. Hattâ kıymetlerinin para olarak ödenmesi, daha da efdaldir.

    Kişinin fitresini verirken kendi malî imkânını ve zenginliğini göz önünde bulundurarak, fitresini bu 4 gıda maddesinden birinin kıymeti üzerinden ödemesi gerekir.

    Meselâ çok zengin olanlar fitrelerini hurmanın değeri üzerinden ödemelidirler. Çünkü en yüksek fitre miktarı hurmadır. Onun o zenginliğine münasib olan, fitresini hurma üzerinden ödemektir. Artık zenginlik derecesine göre, kuru üzüm, arpa ve buğday olmak üzere fitre ödenecek gıda maddesi değişir. Her yıl Ramazan ayında, müftülükler bu 4 gıda maddesine düşen fitre bedellerini ilân ederler. O bedellere göre fitreyi ödemek mümkündür. (Mehmet Dikmen)

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  5. 02.Kasım.2011, 11:02
    3
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Yemin keffareti için 10 kişiye un yahut pirinç versem olurmu? Olursa net olarak kişi başına net kaç kg düşmesi la

    YEMIN KEFFARETI


    Mü`akide yemininin hangi türünden olursa olsun bozulması, keffareti gerektirir. Normalde keffaret yemin bozulduktan sonra ödenir. Yemin bozulduktan sonra ödenen kefaretin mûteber olduğu konusunda ulema arasında hiç bir ihtilaf yoktur. Ancak önce kefaretin ödenip sonra yeminin bozulması durumunda bu kefaretin yeterli olup olmayacağı tartışmalıdır. Hanefilere göre, keffaret ister malla, ister oruçla ödensin mutlaka yemin bozulduktan sonra ödenmelidir. Bozulmadan önce ödenmesi caiz değildir. Şafiilere göre keffaret malla ödenecekse yemin bozulmadan önce de ödenebilir. Hanbelî ve Mâlikîlere göre kefaretin ister malla ister oruçla, yemin bozulmadan önce de sonra da ödenmesi caizdir.

    Yemin edilmeden önce keffaret ödenip daha sonra yemin edilmesi ve bozulması durumunda bu keffaret mûteber değildir. Bu konuda hiçbir görüş ayrılığı yoktur (Kâsânî, a.g.e., III,18; Ibn Kudâme, a.g.e., XI, 223-226; Şevkânî, Neylü`l-Evtar VIII, 268, 269; Necati Yeniel-Hüseyin Kayapınar, a.g.e., XII, 237, 138).

    Yemin keffareti; gücü yeterse bir köle azad etmek veya on fakiri sabahlı akşamlı doyurmak ya da on fakiri alışılmış biçimde giydirmektir. Kişi bu üçü arasında muhayyerdir. Ama bunlara gücü yetmezse,peşi peşine üç gün oruç tutar. Orucun arası hayız dahil hiç bir özür sebebiyle kesilmez, kesilmesi halinde yeniden başlanmalıdır. Yemin kefaretinin gereği ve bu şekilde ödeneceği Kur`ân-ı Kerîm`le sabittir. Ve âyet gayet nettir. (Bkz. Maide, 5/89). Onun için konu ile ilgili görüş farklılığı yoktur.
    Yazar: İslam Fıkhı Ansiklopedisi


  6. 02.Kasım.2011, 11:02
    3
    Moderatör
    YEMIN KEFFARETI


    Mü`akide yemininin hangi türünden olursa olsun bozulması, keffareti gerektirir. Normalde keffaret yemin bozulduktan sonra ödenir. Yemin bozulduktan sonra ödenen kefaretin mûteber olduğu konusunda ulema arasında hiç bir ihtilaf yoktur. Ancak önce kefaretin ödenip sonra yeminin bozulması durumunda bu kefaretin yeterli olup olmayacağı tartışmalıdır. Hanefilere göre, keffaret ister malla, ister oruçla ödensin mutlaka yemin bozulduktan sonra ödenmelidir. Bozulmadan önce ödenmesi caiz değildir. Şafiilere göre keffaret malla ödenecekse yemin bozulmadan önce de ödenebilir. Hanbelî ve Mâlikîlere göre kefaretin ister malla ister oruçla, yemin bozulmadan önce de sonra da ödenmesi caizdir.

    Yemin edilmeden önce keffaret ödenip daha sonra yemin edilmesi ve bozulması durumunda bu keffaret mûteber değildir. Bu konuda hiçbir görüş ayrılığı yoktur (Kâsânî, a.g.e., III,18; Ibn Kudâme, a.g.e., XI, 223-226; Şevkânî, Neylü`l-Evtar VIII, 268, 269; Necati Yeniel-Hüseyin Kayapınar, a.g.e., XII, 237, 138).

    Yemin keffareti; gücü yeterse bir köle azad etmek veya on fakiri sabahlı akşamlı doyurmak ya da on fakiri alışılmış biçimde giydirmektir. Kişi bu üçü arasında muhayyerdir. Ama bunlara gücü yetmezse,peşi peşine üç gün oruç tutar. Orucun arası hayız dahil hiç bir özür sebebiyle kesilmez, kesilmesi halinde yeniden başlanmalıdır. Yemin kefaretinin gereği ve bu şekilde ödeneceği Kur`ân-ı Kerîm`le sabittir. Ve âyet gayet nettir. (Bkz. Maide, 5/89). Onun için konu ile ilgili görüş farklılığı yoktur.
    Yazar: İslam Fıkhı Ansiklopedisi





+ Yorum Gönder