Konusunu Oylayın.: Mekruh, günah, haram kavramları hakkında

5 üzerinden 4.00 | Toplam : 3 kişi
Mekruh, günah, haram kavramları hakkında
  1. 19.Temmuz.2011, 16:10
    1
    Misafir

    Mekruh, günah, haram kavramları hakkında






    Mekruh, günah, haram kavramları hakkında Mumsema Mekruh, günah, haram kavramlarının birbirinden ayırarak örnekler vererek açıklar mısınız?
    Burda mekruh kavramı harama yakın, helale yakın diye ikiye de ayrılıyor. Misal ben mekruhu dinde hoş karşılanmayan şey olarak bilip, günahı da yasaklanan şey olarak bilirken(yani günah daha ağır) bu sitede biri sigara mekruhtur, sen günaha giriyorsun demişti. Kafam karıştı.
    Yine haram ile günah arasındaki fark nedir?


  2. 19.Temmuz.2011, 16:10
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Mekruh, günah, haram kavramlarının birbirinden ayırarak örnekler vererek açıklar mısınız?
    Burda mekruh kavramı harama yakın, helale yakın diye ikiye de ayrılıyor. Misal ben mekruhu dinde hoş karşılanmayan şey olarak bilip, günahı da yasaklanan şey olarak bilirken(yani günah daha ağır) bu sitede biri sigara mekruhtur, sen günaha giriyorsun demişti. Kafam karıştı.
    Yine haram ile günah arasındaki fark nedir?


    Benzer Konular

    - Kerahet vakti namaz kılmak tenzihen mekruh mu tahrimen mekruh mu yoksa haram mıdır?

    - Sakal kesmek mekruh mu haram mı günah mı

    - Helal haram sevap ve günah kavramları nelerdir

    - Sigara mekruh mu yoksa haram mı? İçki haramsa sigarada haram olması gerekmiyor mu?

    - Mekruh haram günah nedir

  3. 06.Ağustos.2013, 21:34
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Mekruh, günah, haram kavramları hakkında




    MEKRÛH KAVRAMI NEDİR?

    Sözlükte "mihnet, şiddet, şer, sevilmeyen" anlamlarına gelen mekrûh, dinî bir kavram olarak, Şâri' tarafından kesin ve bağlayıcı olmayan bir tarzda yapılmaması istenen fiil demektir. Bu tanım fakihlerin çoğunluğuna göredir. Hanefîler ise mekrûhu, tahrimen mekrûh ve tenzîhen mekrûh olmak üzere ikiye ayırırlar. Tahrîmen mekrûh, zannî bir delil ile kesin olarak yapılmaması istenen şeydir. Bu yasak aslında, haram gibi yapılmaması kesin ve bağlayıcı olarak istenmiştir. Ancak, bu talep haber-i vahit gibi sübut bakımından kesin olmayan bir delile dayandığından veya delaletindeki bir kapalılıktan dolayı haramlığı kesin olarak sabit olmamıştır. Bu sebeple Hanefîlerin açıklamış oldukları bu mekrûh türüne amelî haram da denilmiştir. Yani bu davranışların yapılması haram hükmündedir. Bunları işlemek, haram bir fiili işlemek gibi cezayı ve kınanmayı gerektirir; bunlardan uzak durmak ise övülmeyi ve sevabı müstelzimdir. Ancak inanç yönünden farklılık vardır; haram olmadığını söyleyen kimse kâfir olmaz. Meselâ, sigara içmek, erkeğin altın takması, ipek giymesi böyledir. Tenzîhen Mekrûh ise, Şâri'in bağlayıcı ve kesin olmayan bir tarzda yapılmamasını istediği fiildir. Başka bir ifadeyle, yapılmaması yapılmasından daha iyi olan davranıştır. Bu tür fiilleri işlemek cezâ ve kınamayı gerektirmez. Ancak bunlardan kaçınmak, övülmeyi ve sevabı gerektirir. Dinî salabeti olan, faziletli kişiler bundan kaçınırlar. Cemaate giden kimsenin soğan sarımsak yemesi, ikindi namazından sonra, kerahat vaktine kadar nafile namaz kılmak bu tür mekrûhtur.


  4. 06.Ağustos.2013, 21:34
    2
    Üye



    MEKRÛH KAVRAMI NEDİR?

    Sözlükte "mihnet, şiddet, şer, sevilmeyen" anlamlarına gelen mekrûh, dinî bir kavram olarak, Şâri' tarafından kesin ve bağlayıcı olmayan bir tarzda yapılmaması istenen fiil demektir. Bu tanım fakihlerin çoğunluğuna göredir. Hanefîler ise mekrûhu, tahrimen mekrûh ve tenzîhen mekrûh olmak üzere ikiye ayırırlar. Tahrîmen mekrûh, zannî bir delil ile kesin olarak yapılmaması istenen şeydir. Bu yasak aslında, haram gibi yapılmaması kesin ve bağlayıcı olarak istenmiştir. Ancak, bu talep haber-i vahit gibi sübut bakımından kesin olmayan bir delile dayandığından veya delaletindeki bir kapalılıktan dolayı haramlığı kesin olarak sabit olmamıştır. Bu sebeple Hanefîlerin açıklamış oldukları bu mekrûh türüne amelî haram da denilmiştir. Yani bu davranışların yapılması haram hükmündedir. Bunları işlemek, haram bir fiili işlemek gibi cezayı ve kınanmayı gerektirir; bunlardan uzak durmak ise övülmeyi ve sevabı müstelzimdir. Ancak inanç yönünden farklılık vardır; haram olmadığını söyleyen kimse kâfir olmaz. Meselâ, sigara içmek, erkeğin altın takması, ipek giymesi böyledir. Tenzîhen Mekrûh ise, Şâri'in bağlayıcı ve kesin olmayan bir tarzda yapılmamasını istediği fiildir. Başka bir ifadeyle, yapılmaması yapılmasından daha iyi olan davranıştır. Bu tür fiilleri işlemek cezâ ve kınamayı gerektirmez. Ancak bunlardan kaçınmak, övülmeyi ve sevabı gerektirir. Dinî salabeti olan, faziletli kişiler bundan kaçınırlar. Cemaate giden kimsenin soğan sarımsak yemesi, ikindi namazından sonra, kerahat vaktine kadar nafile namaz kılmak bu tür mekrûhtur.


  5. 06.Ağustos.2013, 21:34
    3
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Mekruh, günah, haram kavramları hakkında

    GÜNAH KAVRAMI NEDİR?

    Günah Farsça bir kelime olup sözlükte "suç" anlamına gelir. Dinî bir kavram olarak ilâhî emir ve yasaklara aykırı fiil ve davranış anlamında kullanılır. Kur'ân'da ve hadislerde günah kavramını ifade eden birçok kelime vardır. Bunlardan genel anlamıyla günah yerine kullanılanlar ism, zenb, vizr, cünâh ve hûb kelimeleridir. Günaha sevk eden etkenleri, insanın yapısında bulunan eğilim ve arzularla onu dışarıdan etkileyen âmiller olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür. İslâm'a göre insan yapısında bulunan kötülüklerin kaynağı nefistir. Zira nefis, "kötülüğü olabildiğine emreden" (nefs-i emmâre) (Yûsuf, 12/53) ve kişiyi günaha yöneltmek için sürekli fısıltılar halinde telkinde bulunan (Kâf, 50/16; Necm, 53/23) bir güçtür. Günaha sevk eden bir başka etken de ölümsüz bir dünya hayatı içgüdüsü ve öbür dünyayı unutmadır (Bakara, 2/95-96). Kur'ân bu olumsuz eğilimli nefse karşı, kendini kınayan (levvâme) ve Hakk'ın rızasında huzura kavuşan (mutmainne) nefisleri, yani eğitilmiş ve dizginlenmiş, iyilik yapmayı kabullenmiş nefislere ulaşmayı öğütler (Kıyâme, 75/2; Fecr, 89/27-28). Ayrıca insanın hassas bir psikolojik yapıya sahip bulunması (Nisâ, 4/28), fizyolojik ve psikolojik bağımlılıklarının bulunması önemli günah faktörlerindendir (Bakara, 2/155; Âl-i İmrân, 3/14). Günaha sürükleyen dış etkenler içinde dünya hayatının çekiciliği (bk. Yûnus, 10/23), kötü örneklerin bol miktarda bulunması (En'âm, 6/116; Furkân, 25/27-29) ve insanın yücelişini engellemeye çalışan şeytanın tahrikleri de (bk. Hicr, 15/36-42) önemli bir yer tutar. Günahlar nitelikleri bakımından büyük ve küçük olmak üzere ikiye ayrılır (bk. Nisâ, 4/31; Necm, 53/32). (bk. Büyük Günah) Tevbesiz affedilmeyen yegane günah küfür, nifak ve şirk olup cezası da ebedî olarak cehennemde kalmaktır. İslâm, kişiye günahlardan kurtulmanın yolunu da göstermiş, ona tevbe imkânını sunmuştur.


  6. 06.Ağustos.2013, 21:34
    3
    Üye
    GÜNAH KAVRAMI NEDİR?

    Günah Farsça bir kelime olup sözlükte "suç" anlamına gelir. Dinî bir kavram olarak ilâhî emir ve yasaklara aykırı fiil ve davranış anlamında kullanılır. Kur'ân'da ve hadislerde günah kavramını ifade eden birçok kelime vardır. Bunlardan genel anlamıyla günah yerine kullanılanlar ism, zenb, vizr, cünâh ve hûb kelimeleridir. Günaha sevk eden etkenleri, insanın yapısında bulunan eğilim ve arzularla onu dışarıdan etkileyen âmiller olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür. İslâm'a göre insan yapısında bulunan kötülüklerin kaynağı nefistir. Zira nefis, "kötülüğü olabildiğine emreden" (nefs-i emmâre) (Yûsuf, 12/53) ve kişiyi günaha yöneltmek için sürekli fısıltılar halinde telkinde bulunan (Kâf, 50/16; Necm, 53/23) bir güçtür. Günaha sevk eden bir başka etken de ölümsüz bir dünya hayatı içgüdüsü ve öbür dünyayı unutmadır (Bakara, 2/95-96). Kur'ân bu olumsuz eğilimli nefse karşı, kendini kınayan (levvâme) ve Hakk'ın rızasında huzura kavuşan (mutmainne) nefisleri, yani eğitilmiş ve dizginlenmiş, iyilik yapmayı kabullenmiş nefislere ulaşmayı öğütler (Kıyâme, 75/2; Fecr, 89/27-28). Ayrıca insanın hassas bir psikolojik yapıya sahip bulunması (Nisâ, 4/28), fizyolojik ve psikolojik bağımlılıklarının bulunması önemli günah faktörlerindendir (Bakara, 2/155; Âl-i İmrân, 3/14). Günaha sürükleyen dış etkenler içinde dünya hayatının çekiciliği (bk. Yûnus, 10/23), kötü örneklerin bol miktarda bulunması (En'âm, 6/116; Furkân, 25/27-29) ve insanın yücelişini engellemeye çalışan şeytanın tahrikleri de (bk. Hicr, 15/36-42) önemli bir yer tutar. Günahlar nitelikleri bakımından büyük ve küçük olmak üzere ikiye ayrılır (bk. Nisâ, 4/31; Necm, 53/32). (bk. Büyük Günah) Tevbesiz affedilmeyen yegane günah küfür, nifak ve şirk olup cezası da ebedî olarak cehennemde kalmaktır. İslâm, kişiye günahlardan kurtulmanın yolunu da göstermiş, ona tevbe imkânını sunmuştur.


  7. 06.Ağustos.2013, 21:35
    4
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Mekruh, günah, haram kavramları hakkında

    HARAM KAVRAMI NEDİR?

    Sözlükte "yasak, memnu" anlamına gelen haram, dini bir terim olarak, kesin bir delille, açık bir şekilde yapılmaması istenen fiildir. Hanefîlere göre bir fiilin haram olması için, âyet, mütevatir veya meşhur sünnet gibi kesin bir nassla sabit olması ve açık bir şekilde haramlığa delalet etmesi gerekir. Bu nedenle, açık bir şekilde delalet etmeyen veya ahad yolla sabit olan hadisle haramlık sabit olmaz. Haramlar, li-aynihi haram ve li-gayrihi haram olmak üzere ikiye ayrılır. Kendisinde bulunan kötülük sebebiyle, baştan itibaren haram kılınan fiillere li-aynihî haram denir. Zina, hırsızlık, adam öldürme bu türden haramlardandır. Aslında haram olmamakla birlikte, başka bir şeyden dolayı haram kılınan fiiller de, li-gayrihî haramdır. Bayram günü oruç tutma, Cuma vaktinde alışveriş, avret mahallinin açılması böyle yasaklardandır. Haram, dinî bir kavram olup, bunu tespit ve tayin yetkisi sadece Allâh'a aittir. Bu konuda insanların yetkisi yoktur. Hz. Peygamber'in bu konudaki hadisleri, Allâh'ın koymuş olduğu hükmü açıklamaktan ibarettir. Bu nedenle İslâm âlimleri, hakkında nass bulunmayan konularda ihtiyatlı davranarak haram tabirini kullanmaktan kaçınmışlardır. Haramı işleme ve harama ulaşma konusunda iyi niyet, dolaylı yollar ve vasıtalar haramı helal kılmaz


  8. 06.Ağustos.2013, 21:35
    4
    Üye
    HARAM KAVRAMI NEDİR?

    Sözlükte "yasak, memnu" anlamına gelen haram, dini bir terim olarak, kesin bir delille, açık bir şekilde yapılmaması istenen fiildir. Hanefîlere göre bir fiilin haram olması için, âyet, mütevatir veya meşhur sünnet gibi kesin bir nassla sabit olması ve açık bir şekilde haramlığa delalet etmesi gerekir. Bu nedenle, açık bir şekilde delalet etmeyen veya ahad yolla sabit olan hadisle haramlık sabit olmaz. Haramlar, li-aynihi haram ve li-gayrihi haram olmak üzere ikiye ayrılır. Kendisinde bulunan kötülük sebebiyle, baştan itibaren haram kılınan fiillere li-aynihî haram denir. Zina, hırsızlık, adam öldürme bu türden haramlardandır. Aslında haram olmamakla birlikte, başka bir şeyden dolayı haram kılınan fiiller de, li-gayrihî haramdır. Bayram günü oruç tutma, Cuma vaktinde alışveriş, avret mahallinin açılması böyle yasaklardandır. Haram, dinî bir kavram olup, bunu tespit ve tayin yetkisi sadece Allâh'a aittir. Bu konuda insanların yetkisi yoktur. Hz. Peygamber'in bu konudaki hadisleri, Allâh'ın koymuş olduğu hükmü açıklamaktan ibarettir. Bu nedenle İslâm âlimleri, hakkında nass bulunmayan konularda ihtiyatlı davranarak haram tabirini kullanmaktan kaçınmışlardır. Haramı işleme ve harama ulaşma konusunda iyi niyet, dolaylı yollar ve vasıtalar haramı helal kılmaz





+ Yorum Gönder