Konusunu Oylayın.: İnsanlar Zeus´a, Jüpiter´e vs inanıyorlardı. Ancak bilimsel gelişmeler ışığında bu dinler silinip gitti. İslam´ın da böy

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İnsanlar Zeus´a, Jüpiter´e vs inanıyorlardı. Ancak bilimsel gelişmeler ışığında bu dinler silinip gitti. İslam´ın da böy
  1. 19.Temmuz.2011, 14:00
    1
    Misafir

    İnsanlar Zeus´a, Jüpiter´e vs inanıyorlardı. Ancak bilimsel gelişmeler ışığında bu dinler silinip gitti. İslam´ın da böy






    İnsanlar Zeus´a, Jüpiter´e vs inanıyorlardı. Ancak bilimsel gelişmeler ışığında bu dinler silinip gitti. İslam´ın da böy Mumsema İnsanlar Zeus´a, Jüpiter´e vs inanıyorlardı. Ancak bilimsel gelişmeler ışığında bu dinler silinip gitti. İslam´ın da böyle olacağını iddia edenlere ne dersiniz?


  2. 19.Temmuz.2011, 14:00
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    İnsanlar Zeus´a, Jüpiter´e vs inanıyorlardı. Ancak bilimsel gelişmeler ışığında bu dinler silinip gitti. İslam´ın da böyle olacağını iddia edenlere ne dersiniz?


    Benzer Konular

    - İnsanlar Neden Müzik Dinler?

    - İslam geldi bütün dinler batıl oldu

    - İslam, dinler neden var? dünya hep dinler yüzüne kana bulanıyor

    - İslam ve Diğer Dinler Sümerlere hangi peygamber gönderilmiştir?

    - Lokman suresi 28. ayet: (İnsanlar!) Sizin yaratılmanız ve diriltilmeniz, ancak tek bir kişinin yara

  3. 19.Temmuz.2011, 14:14
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: İnsanlar Zeus´a, Jüpiter´e vs inanıyorlardı. Ancak bilimsel gelişmeler ışığında bu dinler silinip gitti. İslam´ın




    Değerli kardeşimiz;



    - İnsanlar, binlerce yıl önce -insanların ilk atası Hz. Adem’in yaratılmasıyla- İslam dininin temel iman esaslarını benimsemiş ve Allah’ın birliği inancı etrafında kenetlenmişlerdi. Bu husus, bütün semavî dinlerin ittifakla kabul ettiği bir gerçektir. Demek İslam inancı insanlık tarihiyle başlamış ve halen devam etmektedir. Yıldızlara, değişik totemlere tapma alışkanlığı çok sonradan ortaya çıkmıştır.

    - Buna göre, eğer bir kıyaslama yapılacaksa, -sonradan arızî olarak ve insanların cehaletinden kaynaklanan- türlü türlü putçuluk inancıyla değil, insanlık ailesinin varlığıyla başlayan tevhit akidesiyle yapılacaktır.

    Böyle bir mantık zincirinin istidlal metodu bize şunu söyleyecektir:

    “Mademki İslam dinin inanç esasları bütün semavî dinlerin ortak inancıdır;

    mademki bu inanç Hz Adem’le başlamış ve insanlık tarihi boyunca -farklı zaman dilimlerinde 124 bin peygamberin gönderilmesiyle- bu tevhit inancı devam edip gelmiştir;

    elbette -kıyamete çeyrek kalmış- bundan sonraki zaman dilimi içerisinde de hakimiyetini sürdürecektir..”

    - Bununla beraber, -şayet soruda ifade edilen kıyaslamayı esas alsak da onunla İslam’ın sona ereceği yargısına varmamız mümkün değildir. Çünkü putçuluk ruh-u habisi de hala devam etmektedir. Yıldızlara tapma dahil, onlarca totem, heykel, inek, insan, doktrin gibi yanlış inanç-blok putçuluğu hala devam etmektedir.

    İnsanların fıtratına, bilimsel verilere aykırı, insanlık onurunu zedeleyen bir yapıda olmasına rağmen putçuluk düşüncesi değişik kılıklarda hala devam ediyorsa, insan fıtratıyla barışık, bilimsel verilerin desteklediği, insanlık camiasını -her türlü çirkin putçuluk çirkefinden kurtarmakla- onurlandıran, binlerce mucize ile desteklenen, kırk yönden mucize olduğu uzmanlarca kabul edilen Kur’an’ın ortaya koyduğu tevhit düşüncesinin bundan sonra devam etmeyeceğine ihtimal vermek çok cahilce bir hezeyandır.

    - Kaldı ki, Kur’an’ın Allah kelamı olduğu gerçeği -ilmî keşiflerin de desteklemesiyle- gözle görülen bir hakikat olarak ortada dururken, hayali varsayımlarla şeytanın telkinlerine karşı edilgen bir yapıya sahip olan kimselerin hezeyanlarının ne kıymeti var..

    Mademki Kur’an -yaklaşık 15 asırdan beri insanlığa meydana okuyarak semavî kimliğini ispat etmiş Allah’ın kelamıdır, öyleyse her dediği doğrudur.



  4. 19.Temmuz.2011, 14:14
    2
    Editör



    Değerli kardeşimiz;



    - İnsanlar, binlerce yıl önce -insanların ilk atası Hz. Adem’in yaratılmasıyla- İslam dininin temel iman esaslarını benimsemiş ve Allah’ın birliği inancı etrafında kenetlenmişlerdi. Bu husus, bütün semavî dinlerin ittifakla kabul ettiği bir gerçektir. Demek İslam inancı insanlık tarihiyle başlamış ve halen devam etmektedir. Yıldızlara, değişik totemlere tapma alışkanlığı çok sonradan ortaya çıkmıştır.

    - Buna göre, eğer bir kıyaslama yapılacaksa, -sonradan arızî olarak ve insanların cehaletinden kaynaklanan- türlü türlü putçuluk inancıyla değil, insanlık ailesinin varlığıyla başlayan tevhit akidesiyle yapılacaktır.

    Böyle bir mantık zincirinin istidlal metodu bize şunu söyleyecektir:

    “Mademki İslam dinin inanç esasları bütün semavî dinlerin ortak inancıdır;

    mademki bu inanç Hz Adem’le başlamış ve insanlık tarihi boyunca -farklı zaman dilimlerinde 124 bin peygamberin gönderilmesiyle- bu tevhit inancı devam edip gelmiştir;

    elbette -kıyamete çeyrek kalmış- bundan sonraki zaman dilimi içerisinde de hakimiyetini sürdürecektir..”

    - Bununla beraber, -şayet soruda ifade edilen kıyaslamayı esas alsak da onunla İslam’ın sona ereceği yargısına varmamız mümkün değildir. Çünkü putçuluk ruh-u habisi de hala devam etmektedir. Yıldızlara tapma dahil, onlarca totem, heykel, inek, insan, doktrin gibi yanlış inanç-blok putçuluğu hala devam etmektedir.

    İnsanların fıtratına, bilimsel verilere aykırı, insanlık onurunu zedeleyen bir yapıda olmasına rağmen putçuluk düşüncesi değişik kılıklarda hala devam ediyorsa, insan fıtratıyla barışık, bilimsel verilerin desteklediği, insanlık camiasını -her türlü çirkin putçuluk çirkefinden kurtarmakla- onurlandıran, binlerce mucize ile desteklenen, kırk yönden mucize olduğu uzmanlarca kabul edilen Kur’an’ın ortaya koyduğu tevhit düşüncesinin bundan sonra devam etmeyeceğine ihtimal vermek çok cahilce bir hezeyandır.

    - Kaldı ki, Kur’an’ın Allah kelamı olduğu gerçeği -ilmî keşiflerin de desteklemesiyle- gözle görülen bir hakikat olarak ortada dururken, hayali varsayımlarla şeytanın telkinlerine karşı edilgen bir yapıya sahip olan kimselerin hezeyanlarının ne kıymeti var..

    Mademki Kur’an -yaklaşık 15 asırdan beri insanlığa meydana okuyarak semavî kimliğini ispat etmiş Allah’ın kelamıdır, öyleyse her dediği doğrudur.






+ Yorum Gönder