Konusunu Oylayın.: Hadiste, küs ve dargın olanlar hariç, müminlerin günahlarının bağışlanacağı bildiriliyor. Buna göre, küs duran insanları

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hadiste, küs ve dargın olanlar hariç, müminlerin günahlarının bağışlanacağı bildiriliyor. Buna göre, küs duran insanları
  1. 19.Temmuz.2011, 13:59
    1
    Misafir

    Hadiste, küs ve dargın olanlar hariç, müminlerin günahlarının bağışlanacağı bildiriliyor. Buna göre, küs duran insanları






    Hadiste, küs ve dargın olanlar hariç, müminlerin günahlarının bağışlanacağı bildiriliyor. Buna göre, küs duran insanları Mumsema Hadiste, küs ve dargın olanlar hariç, müminlerin günahlarının bağışlanacağı bildiriliyor. Buna göre, küs duran insanların diğer günahlara tövbesi kabul edilmiyor mu?


  2. 19.Temmuz.2011, 13:59
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 19.Temmuz.2011, 14:12
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Hadiste, küs ve dargın olanlar hariç, müminlerin günahlarının bağışlanacağı bildiriliyor. Buna göre, küs duran in




    Her Pazartesi ve Perşembe günü ameller Allah'a arz olunur. Din kardeşi ile arasında düşmanlık bulunan kişi dışında Allah'a şirk koşmayan her kulun günahları bağışlanır. (Meleklere) siz şu iki kişiyi birbiriyle barışıncaya kadar tehir edin, buyurulur." (Müslim, Birr, 36)

    Bu hadisten, küs duranların hiçbir günahlarının affolunamayacağı, diğer günahlarından yapacakları tövbenin de kabul olmayacağı manasını çıkarmak isabetli bir yaklaşım değildir.

    Çünkü, günahların ve sevapların ağırlığına göre insanların muamele göreceğine dair bir çok ayet vardır.(ör; bk. Karia suresi).

    İmam Gzalî gibi büyük İslam alimlerinin belirttiğine göre, insanlar bütün günahlarından birden tövbe etmek zorunda değildir. Küçük olsun, büyük olsun, kişi bazı günahlarından tövbe edip diğer bazılarına devam edebilir. Üzerinde ısrar ettiği günahları, tövbe ettiği günahlarının affolunmasına engel değildir.

    Bundan anlaşılıyor ki, hadiste, kul hakkına girmeyen günahların bağışlanması kuvvetle ümit edilebilir. Fakat, küs durmak dahil kul hakkı sayılan günahların affedilmesi, ancak onların birbirlerini helal etmeleriyle mümkündür.

    Küs durmak, bir hak ihlali ise, onun ortadan kalkması da ancak kişilerin birbirlerini helal edip barışmalarıyla mümkündür.

    Hadiste yer alan diğer bir önemli nokta pazartesi-Perşembe günlerinde günahların bağışlanmasıdır.

    Nitekim bir hadiste Allah Resülü, "Pazartesi ve perşembe günleri ameller (Allah'a) arz olunur Ben, oruçluyken amellerimin arz olunmasını isterim" (Tirmizî, Savm 44) Kendisine bunun sebebi sorulmuş o da, "O gün, benim doğduğum ve peygamber olduğum (veya bana vahiy geldiği) gündür." (Müslim, Sıyâm 197, 198) buyurmuştur.

    Kulların amelleri günlük olarak sabah ve akşam Allah'a yükseltilir, haftalık olarak pazartesi ve perşembe günleri arz olunur Yıllık olarak da şaban ayında sunulur Bu birbirinden farklı olan durumlarla ilgili ayrı ayrı hadisler vardır Ancak,, durum farklılığından dolayı bu hadisler arasında herhangi bir çelişki söz konusu değildir Her biri farklı zamanlardaki işlemleri haber vermektedir. Ayrıca bir başka hadiste de (Müslim, Birr ve's-sıla 35) "Cennet kapıları pazartesi ve perşembe günleri açılır." buyurulmaktadır

    Demek ki, müminlerin ibadetlerin ve amellerinin Allah’a arz edildiği zamanlardan biri de Pazartesi ve Perşembe günleridir.

    Bu ifadede bir terğib/ibadete teşvik üslubu vardır. Haftanın hiç olmazsa -amellerin Allah’a arz edildiği- iki gününde insanların çok daha dikkatli olmaları, daha fazla amel işlemeleri, günahlardan daha fazla sakınmaları salık verilmiştir.

    Yoksa bu iki günde bütün günahların mutlaka affolunacağı yargısı, islam’ın temel prensiplerine aykırıdır.

    Zira bu takdirde, bazı kimseler diyebilir ki, “Her haftada bu iki gün var, ve bu iki günde bütün günahlarımız affolunur, o halde keyfimize bakmakta bir sakınca yoktur…!” Böyle bir yargıya yol açmak, İslam dininin açtığı imtihan sırrına aykırıdır.



    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet




  4. 19.Temmuz.2011, 14:12
    2
    Editör



    Her Pazartesi ve Perşembe günü ameller Allah'a arz olunur. Din kardeşi ile arasında düşmanlık bulunan kişi dışında Allah'a şirk koşmayan her kulun günahları bağışlanır. (Meleklere) siz şu iki kişiyi birbiriyle barışıncaya kadar tehir edin, buyurulur." (Müslim, Birr, 36)

    Bu hadisten, küs duranların hiçbir günahlarının affolunamayacağı, diğer günahlarından yapacakları tövbenin de kabul olmayacağı manasını çıkarmak isabetli bir yaklaşım değildir.

    Çünkü, günahların ve sevapların ağırlığına göre insanların muamele göreceğine dair bir çok ayet vardır.(ör; bk. Karia suresi).

    İmam Gzalî gibi büyük İslam alimlerinin belirttiğine göre, insanlar bütün günahlarından birden tövbe etmek zorunda değildir. Küçük olsun, büyük olsun, kişi bazı günahlarından tövbe edip diğer bazılarına devam edebilir. Üzerinde ısrar ettiği günahları, tövbe ettiği günahlarının affolunmasına engel değildir.

    Bundan anlaşılıyor ki, hadiste, kul hakkına girmeyen günahların bağışlanması kuvvetle ümit edilebilir. Fakat, küs durmak dahil kul hakkı sayılan günahların affedilmesi, ancak onların birbirlerini helal etmeleriyle mümkündür.

    Küs durmak, bir hak ihlali ise, onun ortadan kalkması da ancak kişilerin birbirlerini helal edip barışmalarıyla mümkündür.

    Hadiste yer alan diğer bir önemli nokta pazartesi-Perşembe günlerinde günahların bağışlanmasıdır.

    Nitekim bir hadiste Allah Resülü, "Pazartesi ve perşembe günleri ameller (Allah'a) arz olunur Ben, oruçluyken amellerimin arz olunmasını isterim" (Tirmizî, Savm 44) Kendisine bunun sebebi sorulmuş o da, "O gün, benim doğduğum ve peygamber olduğum (veya bana vahiy geldiği) gündür." (Müslim, Sıyâm 197, 198) buyurmuştur.

    Kulların amelleri günlük olarak sabah ve akşam Allah'a yükseltilir, haftalık olarak pazartesi ve perşembe günleri arz olunur Yıllık olarak da şaban ayında sunulur Bu birbirinden farklı olan durumlarla ilgili ayrı ayrı hadisler vardır Ancak,, durum farklılığından dolayı bu hadisler arasında herhangi bir çelişki söz konusu değildir Her biri farklı zamanlardaki işlemleri haber vermektedir. Ayrıca bir başka hadiste de (Müslim, Birr ve's-sıla 35) "Cennet kapıları pazartesi ve perşembe günleri açılır." buyurulmaktadır

    Demek ki, müminlerin ibadetlerin ve amellerinin Allah’a arz edildiği zamanlardan biri de Pazartesi ve Perşembe günleridir.

    Bu ifadede bir terğib/ibadete teşvik üslubu vardır. Haftanın hiç olmazsa -amellerin Allah’a arz edildiği- iki gününde insanların çok daha dikkatli olmaları, daha fazla amel işlemeleri, günahlardan daha fazla sakınmaları salık verilmiştir.

    Yoksa bu iki günde bütün günahların mutlaka affolunacağı yargısı, islam’ın temel prensiplerine aykırıdır.

    Zira bu takdirde, bazı kimseler diyebilir ki, “Her haftada bu iki gün var, ve bu iki günde bütün günahlarımız affolunur, o halde keyfimize bakmakta bir sakınca yoktur…!” Böyle bir yargıya yol açmak, İslam dininin açtığı imtihan sırrına aykırıdır.



    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet







+ Yorum Gönder