Konusunu Oylayın.: Neresine olursa olsun, kadına şehvetle bakanın, gözlerine erimiş kurşun dökülecek, anlamına gelen bir hadis var mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Neresine olursa olsun, kadına şehvetle bakanın, gözlerine erimiş kurşun dökülecek, anlamına gelen bir hadis var mıdır?
  1. 19.Temmuz.2011, 13:58
    1
    Misafir

    Neresine olursa olsun, kadına şehvetle bakanın, gözlerine erimiş kurşun dökülecek, anlamına gelen bir hadis var mıdır?






    Neresine olursa olsun, kadına şehvetle bakanın, gözlerine erimiş kurşun dökülecek, anlamına gelen bir hadis var mıdır? Mumsema Neresine olursa olsun, kadına şehvetle bakanın, gözlerine erimiş kurşun dökülecek, anlamına gelen bir hadis var mıdır?


  2. 19.Temmuz.2011, 14:10
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Neresine olursa olsun, kadına şehvetle bakanın, gözlerine erimiş kurşun dökülecek, anlamına gelen bir hadis var m




    Bu anlama gelecek bir hadis rivayetini Hadis kaynaklarında bulamadık. Ancak fıkıh kitaplarının "Haram-helâl" bölümlerinde hadis olarak geçen sözün meali şöyledir: "Kim yabancı bir kadının güzelliklerine şehvetle bakarsa, Kıyamet günü gözlerine eritilmiş kurşun dökülecektir." (bk. Serahsî, Mebsût, XI/153)

    "Bir topluluğa kulak verip onların dinlenmesini istemediği şeyleri dinleyenin kulağına Kıyamet günü eritilmiş kurşun dökülecektir." Anlamında bir hadis meşhur kaynaklarda vardır ve sahîhtir.(bk. Buhari, ta`bir 45; Ebu Davud, edeb 88)

    Soruda geçen hadis -sahih ise- bunu herkes için değil, Allah’ın affetmediği kimseler için yorumlamak gerekir.

    Yoksa yabancı kadına şehvetle bakmaktan çok daha büyük günahların da affedilebileceği bilinmektedir. Affedilmediği takdirde, şehvetle bakan gözlere erimiş kurşunun dökülmesi, “ceza, işlenen günahın cinsindendir” kuralı gereğince münasip bir cezadır.

    Aslında bu konunun iki yönü vardır. Biri, erkeklerin veya kadınların örtünmesi gereken yerleri örtmeleri, diğer yönü ise erkeklerin veya kadınların bakılması haram olan yerlerine bakmamalarıdır. Bu açıdan her Müslüman bu ikisine de dikkat etmekle sorumludur.

    "Ey peygamber! Zevcelerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına, "Cilbablarını" üstlerine örtmelerini söyle." (Ahzâb 33/59), “Mümin erkeklere bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini açmaktan ve zinadan korumalarını söyle. Bu, onlar için en uygun olan davranıştır. Allah yaptıkları her şeyden hakkıyla haberdardır. Mümin kadınlara da bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini günahtan korumalarını söyle! Yine söyle ki mecburen görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini yakalarının üzerini kapatacak şekilde örtsünler..” (Nûr 24/30-31), gibi ayetlerde mümin erkek ve kadınlara bu iki durum da emredilmektedir.

    Hz. Peygamber de, Meselâ Hz. Ali`ye hitaben, tasarlamaksızın olan birinci bakıştan sonra meydana gelecek kasıtlı bakışı yasaklıyor. (Ebû Dâvûd, Nikâh 43; Tirmizî, Edep 28) Cerîr b. Abdullah ansızın bakışın hükmünü sorduğunda gözünü çevirmesini emrediyor, (Müslim, Edeb, 45; Ebû Dâvûd, Nikâh, 43), şehvetle bakışı gözün zînası sayıyor, (Buhârî, İsti`zan,12; Müslim, Kader, 20, 21), mutlaka yollarda bulunulması gerekli hallerde gözü haramdan uzak tutmayı yolun hakkı olarak gösteriyor, (Buhârî, Mezâlim, 22; Ebû Dâvûd, edep,12; Ahmed, NI/ 36, 47.), öbür yönüyle de harama bakmamayı, büyük mükafatlara ve imanın tadını duymaya vesile sayıyor. (Ahmed, V/264.)

    İşte bu ve benzeri ayetle ve hadisler, İslam âlimlerinin, erkek ve kadının bir başkasına göstermesi ve bakması haram olan yerleri örtmenin farz olduğu konusunda ittifaklarına sebeptir.

    İnsan ruh ve beden ikilisinden oluşan bir varlıktır. Beden nasıl helâl ve faydalı gıdalara muhtaç ise, zararlı ve zehirli gıdalardan korunması gerekiyor ve korunmadığı takdirde kötü yönde ve bazen uzun süreli etkileniyorsa, ruh da öyledir. Gıdası olan ibâdetler ve zikirle beslenmeli, maddî ve manevî haramlardan korunmalıdır. Korunmadığı takdirde, haramın derecesine göre ruh ondan etkilenecek ve insanın manevî mekanizması (latifeleri, manevi alıcıları) bozan bir tel kopmakla, bazen da (Allah korusun) tamiri mümkün olmayacak biçimde parça parça hale gelmekle zarar görecektir.



    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet




  3. 19.Temmuz.2011, 14:10
    2
    Editör



    Bu anlama gelecek bir hadis rivayetini Hadis kaynaklarında bulamadık. Ancak fıkıh kitaplarının "Haram-helâl" bölümlerinde hadis olarak geçen sözün meali şöyledir: "Kim yabancı bir kadının güzelliklerine şehvetle bakarsa, Kıyamet günü gözlerine eritilmiş kurşun dökülecektir." (bk. Serahsî, Mebsût, XI/153)

    "Bir topluluğa kulak verip onların dinlenmesini istemediği şeyleri dinleyenin kulağına Kıyamet günü eritilmiş kurşun dökülecektir." Anlamında bir hadis meşhur kaynaklarda vardır ve sahîhtir.(bk. Buhari, ta`bir 45; Ebu Davud, edeb 88)

    Soruda geçen hadis -sahih ise- bunu herkes için değil, Allah’ın affetmediği kimseler için yorumlamak gerekir.

    Yoksa yabancı kadına şehvetle bakmaktan çok daha büyük günahların da affedilebileceği bilinmektedir. Affedilmediği takdirde, şehvetle bakan gözlere erimiş kurşunun dökülmesi, “ceza, işlenen günahın cinsindendir” kuralı gereğince münasip bir cezadır.

    Aslında bu konunun iki yönü vardır. Biri, erkeklerin veya kadınların örtünmesi gereken yerleri örtmeleri, diğer yönü ise erkeklerin veya kadınların bakılması haram olan yerlerine bakmamalarıdır. Bu açıdan her Müslüman bu ikisine de dikkat etmekle sorumludur.

    "Ey peygamber! Zevcelerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına, "Cilbablarını" üstlerine örtmelerini söyle." (Ahzâb 33/59), “Mümin erkeklere bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini açmaktan ve zinadan korumalarını söyle. Bu, onlar için en uygun olan davranıştır. Allah yaptıkları her şeyden hakkıyla haberdardır. Mümin kadınlara da bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini günahtan korumalarını söyle! Yine söyle ki mecburen görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini yakalarının üzerini kapatacak şekilde örtsünler..” (Nûr 24/30-31), gibi ayetlerde mümin erkek ve kadınlara bu iki durum da emredilmektedir.

    Hz. Peygamber de, Meselâ Hz. Ali`ye hitaben, tasarlamaksızın olan birinci bakıştan sonra meydana gelecek kasıtlı bakışı yasaklıyor. (Ebû Dâvûd, Nikâh 43; Tirmizî, Edep 28) Cerîr b. Abdullah ansızın bakışın hükmünü sorduğunda gözünü çevirmesini emrediyor, (Müslim, Edeb, 45; Ebû Dâvûd, Nikâh, 43), şehvetle bakışı gözün zînası sayıyor, (Buhârî, İsti`zan,12; Müslim, Kader, 20, 21), mutlaka yollarda bulunulması gerekli hallerde gözü haramdan uzak tutmayı yolun hakkı olarak gösteriyor, (Buhârî, Mezâlim, 22; Ebû Dâvûd, edep,12; Ahmed, NI/ 36, 47.), öbür yönüyle de harama bakmamayı, büyük mükafatlara ve imanın tadını duymaya vesile sayıyor. (Ahmed, V/264.)

    İşte bu ve benzeri ayetle ve hadisler, İslam âlimlerinin, erkek ve kadının bir başkasına göstermesi ve bakması haram olan yerleri örtmenin farz olduğu konusunda ittifaklarına sebeptir.

    İnsan ruh ve beden ikilisinden oluşan bir varlıktır. Beden nasıl helâl ve faydalı gıdalara muhtaç ise, zararlı ve zehirli gıdalardan korunması gerekiyor ve korunmadığı takdirde kötü yönde ve bazen uzun süreli etkileniyorsa, ruh da öyledir. Gıdası olan ibâdetler ve zikirle beslenmeli, maddî ve manevî haramlardan korunmalıdır. Korunmadığı takdirde, haramın derecesine göre ruh ondan etkilenecek ve insanın manevî mekanizması (latifeleri, manevi alıcıları) bozan bir tel kopmakla, bazen da (Allah korusun) tamiri mümkün olmayacak biçimde parça parça hale gelmekle zarar görecektir.



    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet







+ Yorum Gönder