Konusunu Oylayın.: Kader konusuyla ilgili hikaye

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 8 kişi
Kader konusuyla ilgili hikaye
  1. 14.Temmuz.2011, 23:57
    1
    Misafir

    Kader konusuyla ilgili hikaye

  2. 17.Temmuz.2011, 10:15
    2
    HİZMETKAR
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Mayıs.2011
    Üye No: 86992
    Mesaj Sayısı: 371
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Bulunduğu yer: Dertlerin Babası

    Cevap: kader konusuyla ilgili hikaye




    Kaderle ilgili çok güzel hikayeler


    SAFLIGIN BÖYLESİ

    Bir evin bir oglu babayı ameliyat masasında kaybetmiş hayata kırgınlıgı başlamıştı aile bagları çok güçlüydü ailesi biran önce onun yuva kurmasını istiyordu kaç kıza gittiyse begenmedi günün birinde bir 2 arkadaşıyla geyiğine bir falcıya giderler falcı 15 gün içinde ani bir aşk 25 gün içinde evlilik der gülüp çıkarlar mekanı için verdiği işçi ilanlarındaki elemanlara bakıyordu kısa boylu dudagını üstü benli hafif ama belirgin gamzesi oan üstü başı perişan kız onu şaşırttı iş görüşmesine böyle nasıl geldi diye düşünürken kıza tamam alındın diye yanıt verdi 1 kaç gün böyle geçti mutfakçı kız bir gün ona 1 dilim kakaolu pasta ikram


    Bir Ders Bin İbret

    Bir ders ,bin Bir Ibret. Hazreti Ömer,Medine’ye birkaç mil mesafede bir yere gidiyor. Uzaklarda,hüngür hüngür ağlayan üç çocukla çevrili bir kadın görüyor. Kadın,bir tencereyi karıştırmakta, bir şeyler pişirmektedir. İnsanlar hakkındaki “Büyük” tabirinden daha büyük Hazreti Ömer,kadına çocukların niçin ağladığını soruyor. Çünkü anaları,onlara iki günden beri yemek verememiştir; çaresi kalmayınca da tencereye su koyarak un kaynatıyormuş gibi taklit yapmaktan ve böylece çocukları oyalamaktan gayri elinden bir şey gelmez olmuştur. Hazreti Ömer,hemen Medine’ye gidiyor;taşıyabileceği kadar un,yağ,hurma alarak sırtına vuruyor ve aynı yere dönüyor. Halifeyi arkasından takip eden kölesi yalvarıyor:


    Hayat Acı

    Esra mor saçlı 17 yaşında bir cici saf bir kızdır. Esra\’nın evi çok büyüktür. Çatı katını çok sever. Ve her akşamüzeri çayını orada yudumlar. İnsanları seyreder. O akşam tatildi. İşi yoktu. Esranın sevgilisi Can sarı saçlı 19 yaşında ve oldukça çekici ve çapkındır. O gün Esraya telefon açtı. -Alo aşkım. -Efendim can? -Napıyorsun? -Hiç çayımı içiyorum. -Gel çok iyi bir yer biliyorum. Manzarası mükemmel. Sana ordan birşeyler ısmarlamak istiyorum. Gelirmisin canım? -Elbette aşkım. Bekle yarım saate kadar ordayım . Dırınk. Ve metroda buluştular. Uzun zamandır görüşemiyorlardı. Öpüştüler koklaştılar. Ve metro geldi. Hepsi Ayşe teyzenın meşhur olan dürümünü ve yanında ayran [...]

    Cimrinin akıbeti

    Cimrinin akıbeti Varlığını gizleyip fakirliğini ortaya çıkarmış yaşlı bir cimrinin hazin hikâyesini kâğıda dökmek istiyorum. Dilencilik babasından kalmıştı. Dilenci olarak yetişmişti. Zaten bu iş öğrenilmesi zor olmayan, yazma okuma gerektirmeyen ve hiçbir emek sarf ettirmeyen kimlere tatlı bir uğraştı. İçire içire ve sindire sindire sinesine yerleştirmişti. Kuşkusuz böyle yetişenlerin çocukluklarında ne bir mürebbiye eğitimi ne de aile eğitimi görülmemiştir. Kimi ailelerle kıyaslanınca öyle olduğunu sanırım, her zaman kendi hallerinden memnuniyet içindedirler. Aile eğitimi, medrese ya da mürebbiye… İşte bunlar tembelliği ve bozuk davranışları önlemek için gereklidir. Anne ve babaların düzenli terbiyeleri olmadıkça, iyi nesillerin yetişemeyeceğini hep söylemişimdir. Bunu ancak


  3. 17.Temmuz.2011, 10:15
    2
    Devamlı Üye



    Kaderle ilgili çok güzel hikayeler


    SAFLIGIN BÖYLESİ

    Bir evin bir oglu babayı ameliyat masasında kaybetmiş hayata kırgınlıgı başlamıştı aile bagları çok güçlüydü ailesi biran önce onun yuva kurmasını istiyordu kaç kıza gittiyse begenmedi günün birinde bir 2 arkadaşıyla geyiğine bir falcıya giderler falcı 15 gün içinde ani bir aşk 25 gün içinde evlilik der gülüp çıkarlar mekanı için verdiği işçi ilanlarındaki elemanlara bakıyordu kısa boylu dudagını üstü benli hafif ama belirgin gamzesi oan üstü başı perişan kız onu şaşırttı iş görüşmesine böyle nasıl geldi diye düşünürken kıza tamam alındın diye yanıt verdi 1 kaç gün böyle geçti mutfakçı kız bir gün ona 1 dilim kakaolu pasta ikram


    Bir Ders Bin İbret

    Bir ders ,bin Bir Ibret. Hazreti Ömer,Medine’ye birkaç mil mesafede bir yere gidiyor. Uzaklarda,hüngür hüngür ağlayan üç çocukla çevrili bir kadın görüyor. Kadın,bir tencereyi karıştırmakta, bir şeyler pişirmektedir. İnsanlar hakkındaki “Büyük” tabirinden daha büyük Hazreti Ömer,kadına çocukların niçin ağladığını soruyor. Çünkü anaları,onlara iki günden beri yemek verememiştir; çaresi kalmayınca da tencereye su koyarak un kaynatıyormuş gibi taklit yapmaktan ve böylece çocukları oyalamaktan gayri elinden bir şey gelmez olmuştur. Hazreti Ömer,hemen Medine’ye gidiyor;taşıyabileceği kadar un,yağ,hurma alarak sırtına vuruyor ve aynı yere dönüyor. Halifeyi arkasından takip eden kölesi yalvarıyor:


    Hayat Acı

    Esra mor saçlı 17 yaşında bir cici saf bir kızdır. Esra\’nın evi çok büyüktür. Çatı katını çok sever. Ve her akşamüzeri çayını orada yudumlar. İnsanları seyreder. O akşam tatildi. İşi yoktu. Esranın sevgilisi Can sarı saçlı 19 yaşında ve oldukça çekici ve çapkındır. O gün Esraya telefon açtı. -Alo aşkım. -Efendim can? -Napıyorsun? -Hiç çayımı içiyorum. -Gel çok iyi bir yer biliyorum. Manzarası mükemmel. Sana ordan birşeyler ısmarlamak istiyorum. Gelirmisin canım? -Elbette aşkım. Bekle yarım saate kadar ordayım . Dırınk. Ve metroda buluştular. Uzun zamandır görüşemiyorlardı. Öpüştüler koklaştılar. Ve metro geldi. Hepsi Ayşe teyzenın meşhur olan dürümünü ve yanında ayran [...]

    Cimrinin akıbeti

    Cimrinin akıbeti Varlığını gizleyip fakirliğini ortaya çıkarmış yaşlı bir cimrinin hazin hikâyesini kâğıda dökmek istiyorum. Dilencilik babasından kalmıştı. Dilenci olarak yetişmişti. Zaten bu iş öğrenilmesi zor olmayan, yazma okuma gerektirmeyen ve hiçbir emek sarf ettirmeyen kimlere tatlı bir uğraştı. İçire içire ve sindire sindire sinesine yerleştirmişti. Kuşkusuz böyle yetişenlerin çocukluklarında ne bir mürebbiye eğitimi ne de aile eğitimi görülmemiştir. Kimi ailelerle kıyaslanınca öyle olduğunu sanırım, her zaman kendi hallerinden memnuniyet içindedirler. Aile eğitimi, medrese ya da mürebbiye… İşte bunlar tembelliği ve bozuk davranışları önlemek için gereklidir. Anne ve babaların düzenli terbiyeleri olmadıkça, iyi nesillerin yetişemeyeceğini hep söylemişimdir. Bunu ancak





+ Yorum Gönder