Konusunu Oylayın.: Allah neye benziyor

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Allah neye benziyor
  1. 14.Temmuz.2011, 19:00
    1
    Misafir

    Allah neye benziyor






    Allah neye benziyor Mumsema allah ın neye benzediğini öğrenmek istiyorum ama hiç bilgi yok bana bilgi verin


  2. 14.Temmuz.2011, 19:00
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 15.Temmuz.2011, 21:18
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Allah neye benziyor




    ALTINCI SIFAT: MUHALEFETUN LİLHAVADİS


    Yani Allâh, yarattığı varlıklarından hiçbirine benzemez. Bunun akla dayalı delili ise şudur. Eğer Allâh, yarattığı varlıklarından herhangi birisine benzemiş olsaydı, dolayısıyla, yaratıklar için geçerli olan değişime uğra, yok olma gibi niteliklerin Allâh için de olması caiz olurdu. Eğer böyle bir şey Allâh hakkında caiz olabilseydi, dolayısıyla onu değiştiren de buna ihtiyaç duyardı. Başkasına ihtiyaç duyan bir varlık da ilah olamaz. Bundan Onun hiçbir şeye benzemediği gerçeği sabit olmuş oluyor, ortaya çıkmış bulunuyor.

    Bu konuda nakle dayalı kanıta yani yüce Allâh’ın sonradan olanlara benzemediğinin vacipliği konusuna gelince, Rabbimizin şu ayetini gösterebiliriz. Yüce Allâh şöyle buyuruyor:


    ليس كمثله شىء

    Manasi:

    “Onun benzeri hiçbir şey yoktur.” (42, Şura, 11)

    İşte bu ayet bu konuda en açık ve net olan nakli delildir. Kur’an’a yer alan bu ayet, her manadaki tenzihi ifade etmektedir. Çünkü şanı yüce olan Allâh bu ayette, nefiyden yani olumsuzluk edatından hemen sonra“Şey” kelimesini zikretmektedir.

    Şayet Nekire bir kelime nefyin siyakında yani nefiyden-olumsuzluktan sonra gelirse, bu şümul ifade eder, kapsamlılığı içerir. Şanı yüce olan Allâh, bu ayette kendi nefsinden ecrama, cisimlere, araza müşabeheti nefyetmiştir. Yani yüce Allâh hiçbir varlığın zatına asla benzemeyeceğini kesin olarak reddetmiştir. Şanı yüce olan Allâh insanlardan, cinlerden, meleklerden ve daha başkaca ruh sahibi olan varlıklardan hiçbirine benzemediği gibi, ulvi/üstün ve değerli ve süfli/basit, önemsiz ecramdan olan cansız hiçbir varlığa da benzemez. Kısaca yüce Allâh bu şeylerden hiçbirine asla benzemez. Aynı zamanda şanı yüce olan Allâh, reddettiği benzerliği de yaratmış olduğu varlıklardan herhangi bir türü ile de kayıtlamış da değildir. Aksine ret edilen bu benzerlik olayı sonradan var edilmiş olan tüm hadis şeyleri kapsamaktadır. Bunların hiçbiri kapsam dışı değildir. Bu nefiy yani ret edilen benzerlik olayı yani benzememe durumu, yüce Allâh’ın kemiyet ve keyfiyet yani nicelik ve nitelik bakımlarından da her şeyden münezzeh olduğunu kapsamaktadır. Kemiyetten kasıt, cirmin ya da cismin miktarı demektir. Yani yüce Allâh, miktar, alan, değerlendirme, sınırlandırma gibi bir takım değerlendirmelerin altına giren cisimler gibi değildir. Çünkü yüce Allâh herhangi bir miktar, ölçü ya da alan ile takdir edilen bir varlık değildir. Kim, Allâh’ın da bir tarifi, sınırı vardır, demiş olsa, o kimse bu ifadesiyle yüce Allâh’ı yaratmış olduklarına benzetmiş olur ki bu, ilahlığa ya da uluhiyete aykırıdır. Şanı yüce olan Allâh, eğer bir miktarın ya da sınırlamanın altında tahdide sahip olsaydı, bu durumda mutlaka kendisini böylesi bir takdir ve sınırlamanın altına sokan bir varlığa ihtiyaç duyardı. Tıpkı diğer varlıkların ya da cisimlerin onları bir takım sınırlar ve ölçüler altına sokulmaya ihtiyaç duydukları gibi, bu takdir de Allâh da buna ihtiyaç duyardı. Çünkü herhangi bir şey kendi zatını belli bir takım ölçülerle sınırlı olarak yaratmaz.

    Eğer yüce Allâh da tıpkı diğer cisimler gibi bir had ve miktar sahibi olsaydı, mutlaka onu bu hadde göre, bu sınırlamaya göre yaratan bir diğer varlığa ihtiyaç duyardı. Çünkü bu yani birinin kendisi belli bir sınırlama ve ölçü dahilinde yaratması, akıl bakımından doğru ve sahih olamaz. Başkasına muhtaç olan bir varlık ilah olamaz. Çünkü ilahlığın ya da ilah olmanın şartı, hiçbir şeye muhtaç olmamaktır.



  4. 15.Temmuz.2011, 21:18
    2
    Özel Üye



    ALTINCI SIFAT: MUHALEFETUN LİLHAVADİS


    Yani Allâh, yarattığı varlıklarından hiçbirine benzemez. Bunun akla dayalı delili ise şudur. Eğer Allâh, yarattığı varlıklarından herhangi birisine benzemiş olsaydı, dolayısıyla, yaratıklar için geçerli olan değişime uğra, yok olma gibi niteliklerin Allâh için de olması caiz olurdu. Eğer böyle bir şey Allâh hakkında caiz olabilseydi, dolayısıyla onu değiştiren de buna ihtiyaç duyardı. Başkasına ihtiyaç duyan bir varlık da ilah olamaz. Bundan Onun hiçbir şeye benzemediği gerçeği sabit olmuş oluyor, ortaya çıkmış bulunuyor.

    Bu konuda nakle dayalı kanıta yani yüce Allâh’ın sonradan olanlara benzemediğinin vacipliği konusuna gelince, Rabbimizin şu ayetini gösterebiliriz. Yüce Allâh şöyle buyuruyor:


    ليس كمثله شىء

    Manasi:

    “Onun benzeri hiçbir şey yoktur.” (42, Şura, 11)

    İşte bu ayet bu konuda en açık ve net olan nakli delildir. Kur’an’a yer alan bu ayet, her manadaki tenzihi ifade etmektedir. Çünkü şanı yüce olan Allâh bu ayette, nefiyden yani olumsuzluk edatından hemen sonra“Şey” kelimesini zikretmektedir.

    Şayet Nekire bir kelime nefyin siyakında yani nefiyden-olumsuzluktan sonra gelirse, bu şümul ifade eder, kapsamlılığı içerir. Şanı yüce olan Allâh, bu ayette kendi nefsinden ecrama, cisimlere, araza müşabeheti nefyetmiştir. Yani yüce Allâh hiçbir varlığın zatına asla benzemeyeceğini kesin olarak reddetmiştir. Şanı yüce olan Allâh insanlardan, cinlerden, meleklerden ve daha başkaca ruh sahibi olan varlıklardan hiçbirine benzemediği gibi, ulvi/üstün ve değerli ve süfli/basit, önemsiz ecramdan olan cansız hiçbir varlığa da benzemez. Kısaca yüce Allâh bu şeylerden hiçbirine asla benzemez. Aynı zamanda şanı yüce olan Allâh, reddettiği benzerliği de yaratmış olduğu varlıklardan herhangi bir türü ile de kayıtlamış da değildir. Aksine ret edilen bu benzerlik olayı sonradan var edilmiş olan tüm hadis şeyleri kapsamaktadır. Bunların hiçbiri kapsam dışı değildir. Bu nefiy yani ret edilen benzerlik olayı yani benzememe durumu, yüce Allâh’ın kemiyet ve keyfiyet yani nicelik ve nitelik bakımlarından da her şeyden münezzeh olduğunu kapsamaktadır. Kemiyetten kasıt, cirmin ya da cismin miktarı demektir. Yani yüce Allâh, miktar, alan, değerlendirme, sınırlandırma gibi bir takım değerlendirmelerin altına giren cisimler gibi değildir. Çünkü yüce Allâh herhangi bir miktar, ölçü ya da alan ile takdir edilen bir varlık değildir. Kim, Allâh’ın da bir tarifi, sınırı vardır, demiş olsa, o kimse bu ifadesiyle yüce Allâh’ı yaratmış olduklarına benzetmiş olur ki bu, ilahlığa ya da uluhiyete aykırıdır. Şanı yüce olan Allâh, eğer bir miktarın ya da sınırlamanın altında tahdide sahip olsaydı, bu durumda mutlaka kendisini böylesi bir takdir ve sınırlamanın altına sokan bir varlığa ihtiyaç duyardı. Tıpkı diğer varlıkların ya da cisimlerin onları bir takım sınırlar ve ölçüler altına sokulmaya ihtiyaç duydukları gibi, bu takdir de Allâh da buna ihtiyaç duyardı. Çünkü herhangi bir şey kendi zatını belli bir takım ölçülerle sınırlı olarak yaratmaz.

    Eğer yüce Allâh da tıpkı diğer cisimler gibi bir had ve miktar sahibi olsaydı, mutlaka onu bu hadde göre, bu sınırlamaya göre yaratan bir diğer varlığa ihtiyaç duyardı. Çünkü bu yani birinin kendisi belli bir sınırlama ve ölçü dahilinde yaratması, akıl bakımından doğru ve sahih olamaz. Başkasına muhtaç olan bir varlık ilah olamaz. Çünkü ilahlığın ya da ilah olmanın şartı, hiçbir şeye muhtaç olmamaktır.



  5. 15.Temmuz.2011, 21:20
    3
    Guray
    Karadeniz

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Temmuz.2008
    Üye No: 24378
    Mesaj Sayısı: 579
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 28
    Bulunduğu yer: İzmir/Ksk

    Cevap: Allah neye benziyor

    Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fânûs içinde. Fânûs sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile, neredeyse aydınlatacak (kadar berrak) tır. Nur üstüne nur. Allah dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah insanlar için misaller verir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir (Nur /35)


  6. 15.Temmuz.2011, 21:20
    3
    Karadeniz
    Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fânûs içinde. Fânûs sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile, neredeyse aydınlatacak (kadar berrak) tır. Nur üstüne nur. Allah dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah insanlar için misaller verir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir (Nur /35)





+ Yorum Gönder