Konusunu Oylayın.: Peygamber efendimizin merhamet ile ilgili hadisler ve dualar

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 11 kişi
Peygamber efendimizin merhamet ile ilgili hadisler ve dualar
  1. 13.Temmuz.2011, 15:09
    1
    Misafir

    Peygamber efendimizin merhamet ile ilgili hadisler ve dualar






    Peygamber efendimizin merhamet ile ilgili hadisler ve dualar Mumsema Peygamber efendimizin merhamet ile ilgili hadisler ve dualara örnekler paylaşabilir misiniz ?


  2. 13.Temmuz.2011, 15:09
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 13.Temmuz.2011, 19:42
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: peygamber efendimizin merhamet ile ilgili hadisler ve dualar




    Merhamet ile ilgili hadisler

    "Siz yeryüzündekilere merhamet edin ki,göktekiler de size merhamet etsin." Ebû Dâvûd, Edeb, 58

    Merhamet, 'ın "Rahmân" ve "Rahîm" sıfatlarının tecellisi olan ilâhî bir duygudur. Rahmân sıfatı, Teâlâ'nın inanan-inanmayan ayrımı yapmadan bütün insanlara, hatta bütün varlığa uzanan, en geniş daireli rahmetidir. Rahîm sıfatının işaret ettiği merhamet ise, kıyâmet günü yalnız mü'minlere gösterilecek özel bir merhamettir. (Râgıb, s. 192) Bir âyet-i kerîmede bu husus şöyle dile getiririlir:

    "Rahmetim her şeyi kuşatmıştır. Onu (bilhassa) müttakîlere, zekat verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım." (el-A'râf 7/156)

    'ın rahmetinin hesap gününde özellikle mü'minlere has olması ilâhî adâlet gereğidir. Bu, hayırla şerrin, aydınlıkla karanlığın, Mûsa ile Firavun'un farkını belirlemektir. Yoksa "Merhamet edenlerin en merhametlisi olan " (el-Mü'minûn 23/109) kullarına hiç bir zaman zulmetmez.

    Öte yandan Teâlâ, yoldan sapanları hidayete çağırırken merhametiyle tecelli edeceğini şöyle haber vermektedir:

    " De ki: Ey nefisleri aleyhine (günah işlemekle) haddi aşan kullarım! 'ın rahmetinden ümit kesmeyin! , bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir." (ez-Zümer 39/53)

    Hiç şüphesiz burada ilâhî rahmetin enginliğinin hatırlatılması, günah işlemeye teşvik için değil, en günahkâr insanların bile bir an önce tövbe etmelerini sağlamaya yöneliktir. Âyet-i kerîmenin nüzûl sebebi kâfirlerin müslüman olmasını murad etmek ise de, hükmün âsîlerin tövbesini kapsadığında da şüphe yoktur. (Râzî, XXVII, 5) Çünkü Teâlâ, Kurân-ı Kerîm'de sadece şirk ve küfür üzere ölen kimseleri affetmeyeceğini, bunun dışında dilediği kimselerin bütün günahlarını bağışlayabileceğini haber vermiştir. (en-Nisa 4/48)

    Ömer bin el-Hattâb -radıyallâhu anh-'dan nakledilen şu rivayet 'ın kullarına olan merhametini tasvir etmesi bakımından oldukça dikkat çekicidir. Hz. Ömer diyor ki:

    (Bir keresinde) Resûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem-'e esirler getirildi. Bir de baktık ki esirlerden bir kadın (ayrı kaldığı çocuğunu) araştırıyor da, esirler arasında bir çocuk bulduğu vakit, onu alıyor göğsüne bastırıyor ve emziriyordu. Resûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- bize:

    " - Bu kadının çocuğunu ateşe atacağına ihtimal verir misiniz?" diye sordu.

    - Hayır, vallahi asla atamaz! dedik.

    Bunun üzerine Nebiyy-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem- :

    "- İşte Teâlâ kullarına, bu kadının yavrusuna olan şefkatinden daha merhametlidir" buyurdu. (Müslim,Tevbe, 22)

    Merhamet cevherinin sadece insanlara değil, bütün mahlûkâta verilmiş büyük bir lütuf olduğunu ve bize verilen merhametin 'ın nezdinde olana göre çok sınırlı bulunduğunu Resûlullah şöyle dile getirir:

    "Cenâb-ı Hak rahmetini yüz parçaya ayırdı; bunun doksan dokuzunu kendi katında tuttu da bir parçasını yeryüzüne indirdi. İşte bu bir parça rahmet sebebiyle yaratıklar birbirine merhamet eder. Ana atın, (süt emzirirken) yavrusuna zarar verir diye ayağını yukarı kaldırması bile, bu yüzde birlik rahmetin eseridir. " (Buhârî, Edeb, 19, Müslim, Tevbe, 17)

    Peygamber Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-'in ümmetine öğrettiği merhamet, sadece yakınları ve inanları değil, bütün insanlığı ve hatta bütün mevcûdâtı kucaklamaktadır. Bir hadiste bu husus şöyle ifade edilmiştir:

    "İnsanlara merhamet etmeyene da merhamet etmez. " (Müslim, Fedâil, 66)

    "Merhamet edenlere, da merhamet eder. Siz yeryüzündekilere merhamet edin ki, göktekiler de size merhamet etsin. " (Ebû Dâvûd, Edeb, 58; Tirmizî, Birr, 16)

    Bir başka hadîs-i şerifte ise yaptığı fuhuş ve ahlaksızlık sebebiyle günah bataklığına saplanmış bir kadının, bir köpeğe acıyıp yardım ettiği için 'ın af ve mağfiretine kavuştuğu bildirilmektedir. Öyle ki güneşin ortalığı kasıp kavurduğu bir günde, zikri geçen bu günahkâr kadın çölde susuzluktan yorgun düşer. Gördüğü bir su kuyusuna inerek susuzluğunu giderir. Yukarı çıktığında susuzluktan bitkin hale gelmiş, nerdeyse ölmek üzere olan bir köpeğin kuyunun etrafında dolandığını, nemli toprağı yalayıp durduğunu görür. Hayvanın bu durumuna acıyan kadın, tekrar kuyuya inerek ayakkabısına su doldurup köpeği sular. Onun bu merhametli davranışından hoşnut olan Teâlâ, işlemiş olduğu günahları affeder. (Müslim, Selâm, 153-155)

    Görüldüğü üzere merhamet, bazı kimselerin sandığı gibi, sadece bir acıma duygusu değildir. Sevgi ile gelişen, yardım ve fedâkârlıkla büyüyen şümullü bir histir. Şayet bir kalpte merhamet yoksa o kalp, hastadır.
    Alemlere rahmet olarak gönderilen Fahr-i Kâinât -sallallâhu aleyhi ve sellem- gerek örnek tavırlarıyla gerekse sözlü beyanlarıyla yer yüzünde merhametin en büyük temsilcisi olmuştur. Bizim medeniyetimizin diğer medeniyetlerde bulunmayan mümtaz vasfı, bu gönül ikliminin izlerini taşımasından kaynaklanmaktadır. Günümüzde insanlığı kaos ve kargaşadan kurtarıp dünyanın yaşanılır bir hale gelmesini istiyorsak, kaynağı 'a uzanan bu engin rahmetin tekrar kalplerde yeşermesini sağlamamız gerekir. Nitekim Efendimiz'in sünnetine tabi olan, gönülleri muhabbet ve merhametle dolu mücahit müslümanlar, vaktiyle zulmet içerisindeki insanlara İslâm'ın nurunu takdim ederken, beldelerin fethinden önce kalplerin fethiyle işe başlamışlardır.


  4. 13.Temmuz.2011, 19:42
    2
    Editör



    Merhamet ile ilgili hadisler

    "Siz yeryüzündekilere merhamet edin ki,göktekiler de size merhamet etsin." Ebû Dâvûd, Edeb, 58

    Merhamet, 'ın "Rahmân" ve "Rahîm" sıfatlarının tecellisi olan ilâhî bir duygudur. Rahmân sıfatı, Teâlâ'nın inanan-inanmayan ayrımı yapmadan bütün insanlara, hatta bütün varlığa uzanan, en geniş daireli rahmetidir. Rahîm sıfatının işaret ettiği merhamet ise, kıyâmet günü yalnız mü'minlere gösterilecek özel bir merhamettir. (Râgıb, s. 192) Bir âyet-i kerîmede bu husus şöyle dile getiririlir:

    "Rahmetim her şeyi kuşatmıştır. Onu (bilhassa) müttakîlere, zekat verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım." (el-A'râf 7/156)

    'ın rahmetinin hesap gününde özellikle mü'minlere has olması ilâhî adâlet gereğidir. Bu, hayırla şerrin, aydınlıkla karanlığın, Mûsa ile Firavun'un farkını belirlemektir. Yoksa "Merhamet edenlerin en merhametlisi olan " (el-Mü'minûn 23/109) kullarına hiç bir zaman zulmetmez.

    Öte yandan Teâlâ, yoldan sapanları hidayete çağırırken merhametiyle tecelli edeceğini şöyle haber vermektedir:

    " De ki: Ey nefisleri aleyhine (günah işlemekle) haddi aşan kullarım! 'ın rahmetinden ümit kesmeyin! , bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir." (ez-Zümer 39/53)

    Hiç şüphesiz burada ilâhî rahmetin enginliğinin hatırlatılması, günah işlemeye teşvik için değil, en günahkâr insanların bile bir an önce tövbe etmelerini sağlamaya yöneliktir. Âyet-i kerîmenin nüzûl sebebi kâfirlerin müslüman olmasını murad etmek ise de, hükmün âsîlerin tövbesini kapsadığında da şüphe yoktur. (Râzî, XXVII, 5) Çünkü Teâlâ, Kurân-ı Kerîm'de sadece şirk ve küfür üzere ölen kimseleri affetmeyeceğini, bunun dışında dilediği kimselerin bütün günahlarını bağışlayabileceğini haber vermiştir. (en-Nisa 4/48)

    Ömer bin el-Hattâb -radıyallâhu anh-'dan nakledilen şu rivayet 'ın kullarına olan merhametini tasvir etmesi bakımından oldukça dikkat çekicidir. Hz. Ömer diyor ki:

    (Bir keresinde) Resûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem-'e esirler getirildi. Bir de baktık ki esirlerden bir kadın (ayrı kaldığı çocuğunu) araştırıyor da, esirler arasında bir çocuk bulduğu vakit, onu alıyor göğsüne bastırıyor ve emziriyordu. Resûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- bize:

    " - Bu kadının çocuğunu ateşe atacağına ihtimal verir misiniz?" diye sordu.

    - Hayır, vallahi asla atamaz! dedik.

    Bunun üzerine Nebiyy-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem- :

    "- İşte Teâlâ kullarına, bu kadının yavrusuna olan şefkatinden daha merhametlidir" buyurdu. (Müslim,Tevbe, 22)

    Merhamet cevherinin sadece insanlara değil, bütün mahlûkâta verilmiş büyük bir lütuf olduğunu ve bize verilen merhametin 'ın nezdinde olana göre çok sınırlı bulunduğunu Resûlullah şöyle dile getirir:

    "Cenâb-ı Hak rahmetini yüz parçaya ayırdı; bunun doksan dokuzunu kendi katında tuttu da bir parçasını yeryüzüne indirdi. İşte bu bir parça rahmet sebebiyle yaratıklar birbirine merhamet eder. Ana atın, (süt emzirirken) yavrusuna zarar verir diye ayağını yukarı kaldırması bile, bu yüzde birlik rahmetin eseridir. " (Buhârî, Edeb, 19, Müslim, Tevbe, 17)

    Peygamber Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-'in ümmetine öğrettiği merhamet, sadece yakınları ve inanları değil, bütün insanlığı ve hatta bütün mevcûdâtı kucaklamaktadır. Bir hadiste bu husus şöyle ifade edilmiştir:

    "İnsanlara merhamet etmeyene da merhamet etmez. " (Müslim, Fedâil, 66)

    "Merhamet edenlere, da merhamet eder. Siz yeryüzündekilere merhamet edin ki, göktekiler de size merhamet etsin. " (Ebû Dâvûd, Edeb, 58; Tirmizî, Birr, 16)

    Bir başka hadîs-i şerifte ise yaptığı fuhuş ve ahlaksızlık sebebiyle günah bataklığına saplanmış bir kadının, bir köpeğe acıyıp yardım ettiği için 'ın af ve mağfiretine kavuştuğu bildirilmektedir. Öyle ki güneşin ortalığı kasıp kavurduğu bir günde, zikri geçen bu günahkâr kadın çölde susuzluktan yorgun düşer. Gördüğü bir su kuyusuna inerek susuzluğunu giderir. Yukarı çıktığında susuzluktan bitkin hale gelmiş, nerdeyse ölmek üzere olan bir köpeğin kuyunun etrafında dolandığını, nemli toprağı yalayıp durduğunu görür. Hayvanın bu durumuna acıyan kadın, tekrar kuyuya inerek ayakkabısına su doldurup köpeği sular. Onun bu merhametli davranışından hoşnut olan Teâlâ, işlemiş olduğu günahları affeder. (Müslim, Selâm, 153-155)

    Görüldüğü üzere merhamet, bazı kimselerin sandığı gibi, sadece bir acıma duygusu değildir. Sevgi ile gelişen, yardım ve fedâkârlıkla büyüyen şümullü bir histir. Şayet bir kalpte merhamet yoksa o kalp, hastadır.
    Alemlere rahmet olarak gönderilen Fahr-i Kâinât -sallallâhu aleyhi ve sellem- gerek örnek tavırlarıyla gerekse sözlü beyanlarıyla yer yüzünde merhametin en büyük temsilcisi olmuştur. Bizim medeniyetimizin diğer medeniyetlerde bulunmayan mümtaz vasfı, bu gönül ikliminin izlerini taşımasından kaynaklanmaktadır. Günümüzde insanlığı kaos ve kargaşadan kurtarıp dünyanın yaşanılır bir hale gelmesini istiyorsak, kaynağı 'a uzanan bu engin rahmetin tekrar kalplerde yeşermesini sağlamamız gerekir. Nitekim Efendimiz'in sünnetine tabi olan, gönülleri muhabbet ve merhametle dolu mücahit müslümanlar, vaktiyle zulmet içerisindeki insanlara İslâm'ın nurunu takdim ederken, beldelerin fethinden önce kalplerin fethiyle işe başlamışlardır.


  5. 15.Aralık.2012, 05:01
    3
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,512
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: peygamber efendimizin merhamet ile ilgili hadisler ve dualar

    merhamet ile ilgili hadisler ve ayetler için teşekkürler




  6. 15.Aralık.2012, 05:01
    3
    Üye
    merhamet ile ilgili hadisler ve ayetler için teşekkürler




  7. 08.Ağustos.2014, 05:52
    4
    Efdal
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Mayıs.2007
    Üye No: 441
    Mesaj Sayısı: 1,211
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: peygamber efendimizin merhamet ile ilgili hadisler ve dualar

    merhamet ile ilgili hadisler

    İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.

    Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.


  8. 08.Ağustos.2014, 05:52
    4
    Kıdemli Üye
    merhamet ile ilgili hadisler

    İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.

    Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.


  9. 29.Kasım.2015, 17:11
    5
    Misafir

    Cevap: peygamber efendimizin merhamet ile ilgili hadisler ve dualar

    Teşekkürler. Ödevim için çok yardımcı oldunuz...


  10. 29.Kasım.2015, 17:11
    5
    ADIMI BOŞVER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ADIMI BOŞVER
    Misafir
    Teşekkürler. Ödevim için çok yardımcı oldunuz...





+ Yorum Gönder