Konusunu Oylayın.: Zemherir: Buz Cehennem

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Zemherir: Buz Cehennem
  1. 13.Temmuz.2011, 08:09
    1
    Misafir

    Zemherir: Buz Cehennem






    Zemherir: Buz Cehennem Mumsema Zemherir: Buz Cehennem


  2. 13.Temmuz.2011, 08:09
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 13.Temmuz.2011, 11:29
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Zemherir: Buz Cehennem




    Ebu Hureyre anlatıyor, Peygamberimiz (a.s.m) şöyle buyurdu:

    “Sıcak şiddetlendiği zaman, onu namazla serinletin. Muhakkak ki, sıcaklığın şiddeti, cehennemin nefes almasından ileri gelir. Öyle ki, cehennem ateşi Rabbine ‘Ya Rabbi! Bir kısmım bir kısmımı yedi.’ diyerek şikâyette bulundu. Bunun üzerine Allah, nefesin biri kışta, biri de yazda olmak üzere (yılda) iki nefes almasına izin verdi. İşte sizin gördüğünüz en şiddetli sıcak ve en şiddetli zemherir/ soğuk bundan (bu iki nefesten meydana gelmekte) dır.” (Buharî, Mevakît, 9; Müslim, Mesacid, 185, 186, 187).

    Hadis-i şerifte, ahiret aleminde mevsimlerin var olduğundan söz edilmemektedir. Dünyadaki kış ve yaz mevsimlerindeki şiddetli sıcaklık ve soğukluğun cehennemin nefes almasından kaynaklandığından bahsedilmektedir. Aslında hadislerde cehennemin bir parçası olacağı bildirilen güneşin şimdiki konumu da bu hadisi anlamaya katkı sağlayacaktır.

    Yaz ve kış mevsimlerinin oluşmasında güneş ışığının farklı şekilde dünyaya yansımasının önemli tesiri olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Demek ki, cehennemin bir şubesi gibi çalışan ve tamamen bir ateş kazanı olan güneşin yaz-kış mevsimlerinin oluşmasına önemli katkısı açıkça bilindiği gibi, görmediğimiz cehennemin diğer ateş kısımlarının da önemli tesirlerinin olduğuna görmüş gibi inanmak gerekir.

    Sumum kelimesi, “sem”in çoğulu olup zehir anlamınadır.

    Zemherir ise, şiddetli soğuk demektir. Dünyanın ekvatoral bölgelerinde cehennem gibi ateş / sıcaklık bulunurken, kutuplarda zemherir gibi buzdan dağlar vardır.

    Bu gün, elektriğin yakıcı, yandırıcı sıcaklığı yanında, buz dolabı gibi soğutucu araçlar misalinde olduğu gibi, zemherir gibi soğuğu, buzu üreten bir özelliğinin de var olduğu bilinmektedir.

    Bunun gibi, Cehennemin bir bölümünde ateş, bir bölümünde de zemheririn olduğuna şaşırmamak gerekir.

    Çünkü, cehennemde ateşin bütün çeşitleri vardır. Ateşin çeşitlerinden “nar-ı beyza = beyaz ateş” denilen bir nevi vardır ki, etrafındaki nemi çekip orayı kurutmak suretiyle zemherir denilen şiddetli soğuğu meydana getirir. İşte cehennem hem eritici sıcaklığı, hem de dondurucu zemheriri barındıran ateş nevilerinin hepsini barındırmaktadır.

    Sonsuz hikmet ve kudret sahibi Allah’ın hikmetinden uzak değildir ki, Cehennemi elektrik lâmbalarının fabrikasının kazanı hükmüne getirip âhirete bakan semânın yıldızlarını onunla iş'âl etsin / meşale şeklinde yaksın, hararet ve kuvvet versin. Yani, âlem-i nur olan Cennetten yıldızlara nur verip, Cehennemden nar / ateş ve hararet göndersin; aynı halde, o Cehennemin bir kısmını ehl-i azâba mesken ve hapis yapsın.

    Bu gibi gaybî olayları, dünya gözümüzle görmek ve göstermek için, ya kâinatı küçültüp iki vilâyet derecesine getirmeli, veyahut gözümüzü büyütüp yıldızlar gibi gözlerimiz olmalı ki, yerlerini görüp tayin edelim. Fen biliminin elleri bu uzak hakikatlere ulaşamaz.

    İmanı olan kimse, -yüzlerce mucizeleri ve elindeki eşsiz Kur’anla ortaya çıkan ve küçüklüğünden beri “Muhammedü’l-Emin” unvanıyla meşhur olmuş Hz. Peygamber (a.s.m)’in söylediklerinin doğru olduğunda şüphe etmez. Fizik, astro-fizik alimlerinin bu olayı bilmemesini insana yakışan normal bir cehalet olarak değerlendirir.



  4. 13.Temmuz.2011, 11:29
    2
    Silent and lonely rains



    Ebu Hureyre anlatıyor, Peygamberimiz (a.s.m) şöyle buyurdu:

    “Sıcak şiddetlendiği zaman, onu namazla serinletin. Muhakkak ki, sıcaklığın şiddeti, cehennemin nefes almasından ileri gelir. Öyle ki, cehennem ateşi Rabbine ‘Ya Rabbi! Bir kısmım bir kısmımı yedi.’ diyerek şikâyette bulundu. Bunun üzerine Allah, nefesin biri kışta, biri de yazda olmak üzere (yılda) iki nefes almasına izin verdi. İşte sizin gördüğünüz en şiddetli sıcak ve en şiddetli zemherir/ soğuk bundan (bu iki nefesten meydana gelmekte) dır.” (Buharî, Mevakît, 9; Müslim, Mesacid, 185, 186, 187).

    Hadis-i şerifte, ahiret aleminde mevsimlerin var olduğundan söz edilmemektedir. Dünyadaki kış ve yaz mevsimlerindeki şiddetli sıcaklık ve soğukluğun cehennemin nefes almasından kaynaklandığından bahsedilmektedir. Aslında hadislerde cehennemin bir parçası olacağı bildirilen güneşin şimdiki konumu da bu hadisi anlamaya katkı sağlayacaktır.

    Yaz ve kış mevsimlerinin oluşmasında güneş ışığının farklı şekilde dünyaya yansımasının önemli tesiri olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Demek ki, cehennemin bir şubesi gibi çalışan ve tamamen bir ateş kazanı olan güneşin yaz-kış mevsimlerinin oluşmasına önemli katkısı açıkça bilindiği gibi, görmediğimiz cehennemin diğer ateş kısımlarının da önemli tesirlerinin olduğuna görmüş gibi inanmak gerekir.

    Sumum kelimesi, “sem”in çoğulu olup zehir anlamınadır.

    Zemherir ise, şiddetli soğuk demektir. Dünyanın ekvatoral bölgelerinde cehennem gibi ateş / sıcaklık bulunurken, kutuplarda zemherir gibi buzdan dağlar vardır.

    Bu gün, elektriğin yakıcı, yandırıcı sıcaklığı yanında, buz dolabı gibi soğutucu araçlar misalinde olduğu gibi, zemherir gibi soğuğu, buzu üreten bir özelliğinin de var olduğu bilinmektedir.

    Bunun gibi, Cehennemin bir bölümünde ateş, bir bölümünde de zemheririn olduğuna şaşırmamak gerekir.

    Çünkü, cehennemde ateşin bütün çeşitleri vardır. Ateşin çeşitlerinden “nar-ı beyza = beyaz ateş” denilen bir nevi vardır ki, etrafındaki nemi çekip orayı kurutmak suretiyle zemherir denilen şiddetli soğuğu meydana getirir. İşte cehennem hem eritici sıcaklığı, hem de dondurucu zemheriri barındıran ateş nevilerinin hepsini barındırmaktadır.

    Sonsuz hikmet ve kudret sahibi Allah’ın hikmetinden uzak değildir ki, Cehennemi elektrik lâmbalarının fabrikasının kazanı hükmüne getirip âhirete bakan semânın yıldızlarını onunla iş'âl etsin / meşale şeklinde yaksın, hararet ve kuvvet versin. Yani, âlem-i nur olan Cennetten yıldızlara nur verip, Cehennemden nar / ateş ve hararet göndersin; aynı halde, o Cehennemin bir kısmını ehl-i azâba mesken ve hapis yapsın.

    Bu gibi gaybî olayları, dünya gözümüzle görmek ve göstermek için, ya kâinatı küçültüp iki vilâyet derecesine getirmeli, veyahut gözümüzü büyütüp yıldızlar gibi gözlerimiz olmalı ki, yerlerini görüp tayin edelim. Fen biliminin elleri bu uzak hakikatlere ulaşamaz.

    İmanı olan kimse, -yüzlerce mucizeleri ve elindeki eşsiz Kur’anla ortaya çıkan ve küçüklüğünden beri “Muhammedü’l-Emin” unvanıyla meşhur olmuş Hz. Peygamber (a.s.m)’in söylediklerinin doğru olduğunda şüphe etmez. Fizik, astro-fizik alimlerinin bu olayı bilmemesini insana yakışan normal bir cehalet olarak değerlendirir.






+ Yorum Gönder