Konusunu Oylayın.: İlk halifenin Hz. Ali olması gerekmez miydi,neden ilk halife Hz. Ali olmadı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İlk halifenin Hz. Ali olması gerekmez miydi,neden ilk halife Hz. Ali olmadı?
  1. 07.Temmuz.2011, 21:26
    1
    Misafir

    İlk halifenin Hz. Ali olması gerekmez miydi,neden ilk halife Hz. Ali olmadı?






    İlk halifenin Hz. Ali olması gerekmez miydi,neden ilk halife Hz. Ali olmadı? Mumsema imam müslümanların önderi ve ornaklara örnek kişi demektir. Yine imamlık makamı varken halifelik diye ayrı bir makam olmaz. Çünkü Hz. Muhammed'in kurduğu devlet islam devletiydi ve islam devletinde din ve devlet işleri ayrılmaz. Bu bilgiler ışığında 12 imam hadisindeki ilk imam olduğu sünnilerce de kabul edilen Hz. Ali'nin ilk halife olması gerekmez miydi?


  2. 07.Temmuz.2011, 21:26
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    imam müslümanların önderi ve ornaklara örnek kişi demektir. Yine imamlık makamı varken halifelik diye ayrı bir makam olmaz. Çünkü Hz. Muhammed'in kurduğu devlet islam devletiydi ve islam devletinde din ve devlet işleri ayrılmaz. Bu bilgiler ışığında 12 imam hadisindeki ilk imam olduğu sünnilerce de kabul edilen Hz. Ali'nin ilk halife olması gerekmez miydi?


    Benzer Konular

    - İsra 95. Ayete göre, Cinlere kendi cinslerinden bir peygamber olması gerekmez mi?

    - Neden Birçok Mezhep Var? Doğru'nun Bir Olması Gerekmez Mi 4 ve 12 Olmuş?

    - Hz. Hasan dururken Muaviye'nin halife olması

    - 12 imam hadisine göre ilk halifenin Hazreti Ali olması gerekmez mi?

    - Dört halifenin sırasıyla halife olmalarına işaret eden hususlar

  3. 07.Temmuz.2011, 22:25
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: ilk halifenin Hz. Ali olması gerekmez miydi,neden ilk halife Hz. Ali olmadı?




    Şia'nın Hz. Alinin ilk halife olması gerektiği iddiasına getirdikleri deliller nelerdir, bu iddialara nasıl cevap verilebilir?

    Bu iddialara çeşitli başlıklar altında cevap vermek mümkündür.

    1-"Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Şayet yapmazsan O'nun risaletini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır."(1)

    Ayetin ifadesinde Hz. Alinin hilafetiyle ilgili hiç bir şey yoktur. Şevkaninin de belirttiği gibi, ayet umum ifade etmektedir.(2) Yani, "rabbinden sana ne indirilmişse, hepsini tebliğ et" demektir. Nitekim Hz. Aişe, "her kim 'Muhammed kendisine indirilenlerden bir şey gizledi' derse, yalan söylemiş olur" demiş ve üstteki ayeti okumuştur.(3)

    Durum böyle iken, şia bazı zayıf ve uydurma rivayetlere dayanarak, (4) mezkur ayetin Hz. Alinin hilafetini bildirdiğini söyler. Halbuki bu iddialarıyla Hz. Peygamberi görevini tam yapmamakla itham etmektedirler. Zira ayet eğer onların anladığı gibiyse, Hz. Peygamber bunu tebliğ etmeden gitmiş demektir.

    2-Hz. Peygamber bir sefere (Süyutinin rivayetinde Tebük seferine) giderken yerine Hz. Aliyi bırakır. Hz. Ali, "Beni kadın ve çocuklarla mı bırakıyorsun?" deyince Hz. Peygamber şu cevabı verir: "Benimle Hz. Musa ve Harun misali olmak istemez misin? Ancak şu var ki, benden sonra peygamber yoktur."(5)

    Hz. Peygamberin cevabında Hz. Musanın Tura gidiş olayına işaret vardır. Hz. Musa, yerine kardeşi Harunu bırakarak Tura gitmiştir. Hz. Harun da kardeşi Musa gibi bir peygamberdir.

    Üstteki rivayetten Hz. Alinin faziletine istidlalde bulunmak son derece makuldür ve buna kimsenin bir itirazı da yoktur. Fakat bu rivayetten "ilk halife Hz. Ali olmalıydı" neticesine varmak zoraki bir yorumdur. Zira Hz. Peygamber sefere giderken Hz. Aliden başkalarını da yerine bırakmıştır. Abdullah b. Ümmi Mektum bunlardan biridir.(6)

    3-"Bera b. Azib anlatıyor: "Bir seferde Ğadir-i Hum'da konakladık. Namaza nida olundu... Namazdan sonra Hz. Peygamber Hz. Alinin elini tuttu. "Ben kimin efendisiysem Ali de onun efendisidir. Allahım, ona dost olana dost, düşman olana düşman ol" dedi."(7)

    Bu rivayet sahih olarak kabul edilse bile, buradan Hz. Alinin ilk halife olması lüzumunu anlamak mümkün değildir.(8) Çünkü Hz. Ali gerçekten müslümanlar içinde en seçkin kimselerden biridir. Cesaretiyle, Allahın aslanı ünvanını taşır. Şah-ı velayet makamına sahiptir. Bunlar gibi seçkin özellikleri sebebiyle tarih boyunca bütün müslümanların efendisi olmuştur. Alusinin dediği gibi, şayet Hz. Peygamber yerine halife olarak Hz. Aliyi bırakmak istese, "Ey insanlar! Bu, benden sonra idareciniz, emirinizdir. Dinleyin itaat edin" derdi.(9) Böyle bir emir ise, mutlaka yerine getirilirdi. "Anam babam sana feda olsun" diyen sahabelerin, böyle ciddi bir konuda Paygamberin sözünü dinlememeleri elbette düşünülemez. Nitekim, "Benden sonra size Ömeri tavsiye ederim" diyen Hz. Ebubekirin isteği yerine getirilmiş, Müslümanlar Hz. Ömere biat etmişlerdir.(10)

    4-Şianın haklılıklarına delil olarak ileri sürdükleri rivayetlerden biri de şudur: "Hz. Peygamber, vefatı öncesi hastalığı ilerlediğinde, "Bana kalem kağıt getirin, size benden sonra sapmamanız için vasiyet yazdırayım" der. Hz. Ömer, "Peygamberin rahatsızlığı şiddetlendi. Allahın Kitabı bize kafidir" deyince ileri geri konuşmalar olur. Hz. Peygamber, "Kalkın yanımdan, der. Benim yanımda niza (çekişmek) yakışmaz."(11)

    Şianın iddiasına göre Hz. Peygamber, yerine Hz. Alinin geçmesini yazdırmak istemiş, Hz. Ömer ise buna engel olmuştur.(12) Halbuki, mezkur rivayette asla buna bir delalet yoktur. Rivayeti o tarzda değerlendirmek sadece bir zorlamadır.

    5-"De ki: Yaptığım tebliğe karşı ben sizden yakınlık sevgisi dışında bir ücret istemiyorum." (13)

    Bir rivayette, ayet nazil olunca Hz. Peygambere "Ya Rasulallah, sevmemiz vacip olan yakınların kimlerdir?" diye sorulmuş, Hz. Peygamber, "Ali, Fatıma ve oğulları" cevabını vermiş.( 14 )

    Bu ayet şia tarafından Al-i Beyt sevgisine bir delil olarak zikredilir. Bunu işari bir mana olarak kabul etmek mümkün olmakla beraber, ayetin sarih manasında buna bir delalet yoktur.

    İbn-i Abbasa bu ayetten sorulur. Daha cevap vermeden, orada bulunanlardan Said b. Cübeyr, "Al-i Muhammed" deyince, İbn-i Abbas "Acele ettin, der. Çünkü Kureyşin hiçbir ailesi yoktur ki Hz. Peygamberin onlara akrabalık bağı olmasın. Ayetin manası "hiç olmazsa yakınlık hakkını gözetin" demektir."(15)

    İbnu Kesir, ayetin yorumunda şu manaya dikkat çeker: "Bana yardım etmiyorsanız, hiç olmazsa aramızda olan akrabalık sebebiyle eziyet etmeyin."(16)

    Kendisinin şu yorumu da gerçekten zikre şayan bir incelik arzeder: "Ayetten muradın "Hz. Ali, Fatıma ve oğullarıdır" şeklindeki rivayet senet olarak zayıftır. Ayrıca, sure Mekki surelerdendir. Mekede ise Hz. Fatımanın çocukları yoktu. Hz. Ali ile evlilikleri hicretin ikinci yılında Bedir Savaşı sonrası olmuştur. Ancak bu rivayeti kabul etmemek, Al-i Muhammede sevgi beslememek anlamında değildir. Çünkü onlar temiz bir zürriyetten, fahr, hasep ve nesep noktasında yeryüzündeki en şerefli evden gelmişlerdir."(17)

    Fahreddin Razi, "Ehl-i Beytim Nuhun gemisine benzer; binen kurtulur" ve "Ashabım yıldızlar gibidir. Hangisine uysanız hidayete erersiniz"(18) rivayetlerini nazara verip şu yorumu yapar: "Şimdi biz mükellefiyet denizindeyiz. Şüphe ve şehvet dalgaları bize çarpmaktadır. Denizde yol alan iki şeye muhtaçtır:
    1-Sağlam bir gemi.
    2-Işık saçan yıldızlar.

    İşte, böyle bir gemiye binen ve yıldızlara bakarak yol alanların kurtulma ümidi fazla olur. Ehl-i Sünnet, Ehl-i Beyte muhabbet gemisine binmiş, sahabe yıldızlarına bakarak yol almaktadır." (19)

    Ehl-i Sünnetin Ehl-i Beyti sevmeme diye bir problemi yoktur. Her namazın teşehhüdünde onlara dua ederiz ve onları ciddi severiz.(20) Ehl-i Sünnet arasında "Ali, Hasan, Hüseyin, Fatıma..." gibi isimler son derece yaygındır.

    Kaynaklar:
    1- Maide, 67
    2- Şevkani, Muhammed, Fethu'l- Kadir, Daru İhyai't- Türasi'l- Arabi, Beyrut, ts. II, 59. Ayrıca bkz. Kurtubi, VI, 157
    3- Buhari, Tefsir, 5/7; Şevkani, II, 59
    4- Bkz. Şevkani, II, 59-60
    5- Tirmizi, Menakıb, 20; Süyuti, Celaleddin, Tarihu'l Hulefa, Daru'l- Kütübi'l- İlmiyye, Beyrut, 1988, s. 133
    6- Bkz. Hamidullah, Muhammed, İslamın Hukuk İlmine Yardımları, İst. 1962, s. 142-143
    7-İbnu Hanbel, IV, 281; Süyuti, Tarihu'l- Hulefa, s. 134; Alûsî, VI, 192-193
    8-Bkz. Onat, Hasan, Emeviler Devri Şii Hareketleri ve Günümüz Şiiliği, TDV. Yay. Ankara, 1993, s. 24
    9-Alûsî, Ebu'l-Fadl, Ruhu'l-Meani, Daru İhyai't-Türasi'l-Arabi, Beyrut, 1985, VI, 195
    10-Süyuti, Tarihu'l - Hulefa, s. 62-64
    11-Buhari, Merda, 17; Müslim, Vesaya, 22; İbnu Hanbel, I, 325
    12-Naim, Ahmet, Tecrid-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, Diyanet Yay. Ankara, 1982, I, 108. Ahmet Naim, ilgili rivayetleri burada ve devamında çok güzel bir şekilde tahlil etmektedir. Geniş bilgi için oraya bakılabilir.
    13-Şura, 23
    14-Beydavî, Kadı, Envaru't-Tenzil ve Esraru't-Te'vil, Daru'l-Kütübi'l-İlmiyye, Beyrut, 1988, II, 362
    15-Kurtubi, XVI, 15-16; İbnu Kesir, VII, 187; Süyuti, Dürrü'l- Mensur, Daru'l - Mektebi'l- İlmiyye, Beyrut, 1990, V, 699
    16-İbnu Kesir, VII, 187
    17-Age. VII, 189
    18-Aclûnî, I, 132
    19-Razî, XXVII, 167
    20-Razî, XXVII, 166


  4. 07.Temmuz.2011, 22:25
    2
    Silent and lonely rains



    Şia'nın Hz. Alinin ilk halife olması gerektiği iddiasına getirdikleri deliller nelerdir, bu iddialara nasıl cevap verilebilir?

    Bu iddialara çeşitli başlıklar altında cevap vermek mümkündür.

    1-"Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Şayet yapmazsan O'nun risaletini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır."(1)

    Ayetin ifadesinde Hz. Alinin hilafetiyle ilgili hiç bir şey yoktur. Şevkaninin de belirttiği gibi, ayet umum ifade etmektedir.(2) Yani, "rabbinden sana ne indirilmişse, hepsini tebliğ et" demektir. Nitekim Hz. Aişe, "her kim 'Muhammed kendisine indirilenlerden bir şey gizledi' derse, yalan söylemiş olur" demiş ve üstteki ayeti okumuştur.(3)

    Durum böyle iken, şia bazı zayıf ve uydurma rivayetlere dayanarak, (4) mezkur ayetin Hz. Alinin hilafetini bildirdiğini söyler. Halbuki bu iddialarıyla Hz. Peygamberi görevini tam yapmamakla itham etmektedirler. Zira ayet eğer onların anladığı gibiyse, Hz. Peygamber bunu tebliğ etmeden gitmiş demektir.

    2-Hz. Peygamber bir sefere (Süyutinin rivayetinde Tebük seferine) giderken yerine Hz. Aliyi bırakır. Hz. Ali, "Beni kadın ve çocuklarla mı bırakıyorsun?" deyince Hz. Peygamber şu cevabı verir: "Benimle Hz. Musa ve Harun misali olmak istemez misin? Ancak şu var ki, benden sonra peygamber yoktur."(5)

    Hz. Peygamberin cevabında Hz. Musanın Tura gidiş olayına işaret vardır. Hz. Musa, yerine kardeşi Harunu bırakarak Tura gitmiştir. Hz. Harun da kardeşi Musa gibi bir peygamberdir.

    Üstteki rivayetten Hz. Alinin faziletine istidlalde bulunmak son derece makuldür ve buna kimsenin bir itirazı da yoktur. Fakat bu rivayetten "ilk halife Hz. Ali olmalıydı" neticesine varmak zoraki bir yorumdur. Zira Hz. Peygamber sefere giderken Hz. Aliden başkalarını da yerine bırakmıştır. Abdullah b. Ümmi Mektum bunlardan biridir.(6)

    3-"Bera b. Azib anlatıyor: "Bir seferde Ğadir-i Hum'da konakladık. Namaza nida olundu... Namazdan sonra Hz. Peygamber Hz. Alinin elini tuttu. "Ben kimin efendisiysem Ali de onun efendisidir. Allahım, ona dost olana dost, düşman olana düşman ol" dedi."(7)

    Bu rivayet sahih olarak kabul edilse bile, buradan Hz. Alinin ilk halife olması lüzumunu anlamak mümkün değildir.(8) Çünkü Hz. Ali gerçekten müslümanlar içinde en seçkin kimselerden biridir. Cesaretiyle, Allahın aslanı ünvanını taşır. Şah-ı velayet makamına sahiptir. Bunlar gibi seçkin özellikleri sebebiyle tarih boyunca bütün müslümanların efendisi olmuştur. Alusinin dediği gibi, şayet Hz. Peygamber yerine halife olarak Hz. Aliyi bırakmak istese, "Ey insanlar! Bu, benden sonra idareciniz, emirinizdir. Dinleyin itaat edin" derdi.(9) Böyle bir emir ise, mutlaka yerine getirilirdi. "Anam babam sana feda olsun" diyen sahabelerin, böyle ciddi bir konuda Paygamberin sözünü dinlememeleri elbette düşünülemez. Nitekim, "Benden sonra size Ömeri tavsiye ederim" diyen Hz. Ebubekirin isteği yerine getirilmiş, Müslümanlar Hz. Ömere biat etmişlerdir.(10)

    4-Şianın haklılıklarına delil olarak ileri sürdükleri rivayetlerden biri de şudur: "Hz. Peygamber, vefatı öncesi hastalığı ilerlediğinde, "Bana kalem kağıt getirin, size benden sonra sapmamanız için vasiyet yazdırayım" der. Hz. Ömer, "Peygamberin rahatsızlığı şiddetlendi. Allahın Kitabı bize kafidir" deyince ileri geri konuşmalar olur. Hz. Peygamber, "Kalkın yanımdan, der. Benim yanımda niza (çekişmek) yakışmaz."(11)

    Şianın iddiasına göre Hz. Peygamber, yerine Hz. Alinin geçmesini yazdırmak istemiş, Hz. Ömer ise buna engel olmuştur.(12) Halbuki, mezkur rivayette asla buna bir delalet yoktur. Rivayeti o tarzda değerlendirmek sadece bir zorlamadır.

    5-"De ki: Yaptığım tebliğe karşı ben sizden yakınlık sevgisi dışında bir ücret istemiyorum." (13)

    Bir rivayette, ayet nazil olunca Hz. Peygambere "Ya Rasulallah, sevmemiz vacip olan yakınların kimlerdir?" diye sorulmuş, Hz. Peygamber, "Ali, Fatıma ve oğulları" cevabını vermiş.( 14 )

    Bu ayet şia tarafından Al-i Beyt sevgisine bir delil olarak zikredilir. Bunu işari bir mana olarak kabul etmek mümkün olmakla beraber, ayetin sarih manasında buna bir delalet yoktur.

    İbn-i Abbasa bu ayetten sorulur. Daha cevap vermeden, orada bulunanlardan Said b. Cübeyr, "Al-i Muhammed" deyince, İbn-i Abbas "Acele ettin, der. Çünkü Kureyşin hiçbir ailesi yoktur ki Hz. Peygamberin onlara akrabalık bağı olmasın. Ayetin manası "hiç olmazsa yakınlık hakkını gözetin" demektir."(15)

    İbnu Kesir, ayetin yorumunda şu manaya dikkat çeker: "Bana yardım etmiyorsanız, hiç olmazsa aramızda olan akrabalık sebebiyle eziyet etmeyin."(16)

    Kendisinin şu yorumu da gerçekten zikre şayan bir incelik arzeder: "Ayetten muradın "Hz. Ali, Fatıma ve oğullarıdır" şeklindeki rivayet senet olarak zayıftır. Ayrıca, sure Mekki surelerdendir. Mekede ise Hz. Fatımanın çocukları yoktu. Hz. Ali ile evlilikleri hicretin ikinci yılında Bedir Savaşı sonrası olmuştur. Ancak bu rivayeti kabul etmemek, Al-i Muhammede sevgi beslememek anlamında değildir. Çünkü onlar temiz bir zürriyetten, fahr, hasep ve nesep noktasında yeryüzündeki en şerefli evden gelmişlerdir."(17)

    Fahreddin Razi, "Ehl-i Beytim Nuhun gemisine benzer; binen kurtulur" ve "Ashabım yıldızlar gibidir. Hangisine uysanız hidayete erersiniz"(18) rivayetlerini nazara verip şu yorumu yapar: "Şimdi biz mükellefiyet denizindeyiz. Şüphe ve şehvet dalgaları bize çarpmaktadır. Denizde yol alan iki şeye muhtaçtır:
    1-Sağlam bir gemi.
    2-Işık saçan yıldızlar.

    İşte, böyle bir gemiye binen ve yıldızlara bakarak yol alanların kurtulma ümidi fazla olur. Ehl-i Sünnet, Ehl-i Beyte muhabbet gemisine binmiş, sahabe yıldızlarına bakarak yol almaktadır." (19)

    Ehl-i Sünnetin Ehl-i Beyti sevmeme diye bir problemi yoktur. Her namazın teşehhüdünde onlara dua ederiz ve onları ciddi severiz.(20) Ehl-i Sünnet arasında "Ali, Hasan, Hüseyin, Fatıma..." gibi isimler son derece yaygındır.

    Kaynaklar:
    1- Maide, 67
    2- Şevkani, Muhammed, Fethu'l- Kadir, Daru İhyai't- Türasi'l- Arabi, Beyrut, ts. II, 59. Ayrıca bkz. Kurtubi, VI, 157
    3- Buhari, Tefsir, 5/7; Şevkani, II, 59
    4- Bkz. Şevkani, II, 59-60
    5- Tirmizi, Menakıb, 20; Süyuti, Celaleddin, Tarihu'l Hulefa, Daru'l- Kütübi'l- İlmiyye, Beyrut, 1988, s. 133
    6- Bkz. Hamidullah, Muhammed, İslamın Hukuk İlmine Yardımları, İst. 1962, s. 142-143
    7-İbnu Hanbel, IV, 281; Süyuti, Tarihu'l- Hulefa, s. 134; Alûsî, VI, 192-193
    8-Bkz. Onat, Hasan, Emeviler Devri Şii Hareketleri ve Günümüz Şiiliği, TDV. Yay. Ankara, 1993, s. 24
    9-Alûsî, Ebu'l-Fadl, Ruhu'l-Meani, Daru İhyai't-Türasi'l-Arabi, Beyrut, 1985, VI, 195
    10-Süyuti, Tarihu'l - Hulefa, s. 62-64
    11-Buhari, Merda, 17; Müslim, Vesaya, 22; İbnu Hanbel, I, 325
    12-Naim, Ahmet, Tecrid-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, Diyanet Yay. Ankara, 1982, I, 108. Ahmet Naim, ilgili rivayetleri burada ve devamında çok güzel bir şekilde tahlil etmektedir. Geniş bilgi için oraya bakılabilir.
    13-Şura, 23
    14-Beydavî, Kadı, Envaru't-Tenzil ve Esraru't-Te'vil, Daru'l-Kütübi'l-İlmiyye, Beyrut, 1988, II, 362
    15-Kurtubi, XVI, 15-16; İbnu Kesir, VII, 187; Süyuti, Dürrü'l- Mensur, Daru'l - Mektebi'l- İlmiyye, Beyrut, 1990, V, 699
    16-İbnu Kesir, VII, 187
    17-Age. VII, 189
    18-Aclûnî, I, 132
    19-Razî, XXVII, 167
    20-Razî, XXVII, 166


  5. 08.Temmuz.2011, 07:23
    3
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: ilk halifenin Hz. Ali olması gerekmez miydi,neden ilk halife Hz. Ali olmadı?

    Desert rose açıklamaları güzel yapmış. ona bakarsan kardeşim Hz Ömer Hakkındada Rasullullah Salllahu Aleyhi ve Sellem efendimiz benden sonra bir peygamber gelse oda ömer olurdu diyor. Hz Ebu Bekir Hakkındada . Bütün gelmiş geçmiş herkesin amelini bir kefeye koyun Ebu Bekirinkinide bir kefeye koyun. Ebu Bekirinki daha Ağır basar. ondan sonra islamın kilidi Ömerdir demişti. O kilit kırılırsa Müslümanlar arasında kanlar dökülecek. bunların hepside doğru oldu. Hz OSmanın şehit edilmesi. sıffin vakkası , Cemel vakkası , olmadımı ... bunlar şia nın uydurdugu şeyler. bütün fitnelikleride şia ortaya saldı. hatta hz Ali bile bir hadiste diyordu. kim beni ömer veya Ebubekirden üstün görürse ona 80 sopa iftira cezası vururum. Halifelik sıralaması zaten doğrudur. şia nın saçmalıklarına bakmayın. ona bakarsanız. Rasullullah Salllahu Aleyhi Ve sellem Vefat etmeden önce Hz Ebu bekir (R.A) ı yerine bırakmıştır. cemaata hz Ebu bekir namaz kıldırmıştır. burdanda anlaşılırki peygamber efendimiz (SAV) kendisinden sonra Kimin halife olacagının izlerini vermiştir. Hz Aliyi (R.A) nun faziletlerini anlatmakla bitiremeyiz. 12 imamlarımızda başımızın tacı. onları sevmek bizlere farz zaten. Ama Hz Ebu Bekir ile Hz Ömer (R.A) daha üstündür. buda kesinlikle kanıtlanmıştır. ehli sünnet Alimlerinin görüşüne görede Hz Osman da Hz Aliden üstündür..


  6. 08.Temmuz.2011, 07:23
    3
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Desert rose açıklamaları güzel yapmış. ona bakarsan kardeşim Hz Ömer Hakkındada Rasullullah Salllahu Aleyhi ve Sellem efendimiz benden sonra bir peygamber gelse oda ömer olurdu diyor. Hz Ebu Bekir Hakkındada . Bütün gelmiş geçmiş herkesin amelini bir kefeye koyun Ebu Bekirinkinide bir kefeye koyun. Ebu Bekirinki daha Ağır basar. ondan sonra islamın kilidi Ömerdir demişti. O kilit kırılırsa Müslümanlar arasında kanlar dökülecek. bunların hepside doğru oldu. Hz OSmanın şehit edilmesi. sıffin vakkası , Cemel vakkası , olmadımı ... bunlar şia nın uydurdugu şeyler. bütün fitnelikleride şia ortaya saldı. hatta hz Ali bile bir hadiste diyordu. kim beni ömer veya Ebubekirden üstün görürse ona 80 sopa iftira cezası vururum. Halifelik sıralaması zaten doğrudur. şia nın saçmalıklarına bakmayın. ona bakarsanız. Rasullullah Salllahu Aleyhi Ve sellem Vefat etmeden önce Hz Ebu bekir (R.A) ı yerine bırakmıştır. cemaata hz Ebu bekir namaz kıldırmıştır. burdanda anlaşılırki peygamber efendimiz (SAV) kendisinden sonra Kimin halife olacagının izlerini vermiştir. Hz Aliyi (R.A) nun faziletlerini anlatmakla bitiremeyiz. 12 imamlarımızda başımızın tacı. onları sevmek bizlere farz zaten. Ama Hz Ebu Bekir ile Hz Ömer (R.A) daha üstündür. buda kesinlikle kanıtlanmıştır. ehli sünnet Alimlerinin görüşüne görede Hz Osman da Hz Aliden üstündür..


  7. 01.Mart.2016, 02:11
    4
    Misafir

    Cevap: İlk halifenin Hz. Ali olması gerekmez miydi,neden ilk halife Hz. Ali olmadı?

    insanlar arsinda ustunluk ayrimi yapmak pek hos degil/ omer ebukbekirden ustundu falan bu nedir/ hz muhammed peygamber olmasaydi omer olurdu ali olurdu bu sacmalik nedir kardesim Allahla gorusup habermi almis bunu soyleyenler Allaha iftira atmasin kimse kimin kimden ustun oldugunu yalniz Allah bilir/ Bu turk ayrimalr islam tebaasini hizla ayriliga ve dusmanliga suruklemektedir/bu Allahin kesinlikle yasakladigi bir fitnedir selametle


  8. 01.Mart.2016, 02:11
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    insanlar arsinda ustunluk ayrimi yapmak pek hos degil/ omer ebukbekirden ustundu falan bu nedir/ hz muhammed peygamber olmasaydi omer olurdu ali olurdu bu sacmalik nedir kardesim Allahla gorusup habermi almis bunu soyleyenler Allaha iftira atmasin kimse kimin kimden ustun oldugunu yalniz Allah bilir/ Bu turk ayrimalr islam tebaasini hizla ayriliga ve dusmanliga suruklemektedir/bu Allahin kesinlikle yasakladigi bir fitnedir selametle


  9. 02.Mart.2017, 18:43
    5
    Misafir

    Yorum: İlk halifenin Hz. Ali olması gerekmez miydi,neden ilk halife Hz. Ali olmadı?

    Kimün kimden üstün olduğunu yazarken hiç saçmalıyorum diye düşündün mü ? Üstünlük takvadadır


  10. 02.Mart.2017, 18:43
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Kimün kimden üstün olduğunu yazarken hiç saçmalıyorum diye düşündün mü ? Üstünlük takvadadır





+ Yorum Gönder