Konusunu Oylayın.: Kötü Birisinin Özelliklerini İnsanlara anlatmak gıybet midir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kötü Birisinin Özelliklerini İnsanlara anlatmak gıybet midir?
  1. 04.Temmuz.2011, 18:48
    1
    Misafir

    Kötü Birisinin Özelliklerini İnsanlara anlatmak gıybet midir?






    Kötü Birisinin Özelliklerini İnsanlara anlatmak gıybet midir? Mumsema Kötü Birisinin Özelliklerini İnsanlara anlatmak gıybet midir?


  2. 05.Temmuz.2011, 10:46
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kötü Birisinin Özelliklerini İnsanlara anlatmak gıybet midir?




    Kötü Birisinin Özelliklerini İnsanlara anlatmak gıybet midir?

    1) Haksızlık karşısında: "Hak sahibinin söz hakkı vardır" (Buhârî Müslim).

    2) Fetva istemede: Utbe kızı Hind Resulullah'a gelerek kocası Ebû Süfyan'ı cimriliğiyle çok az nafaka bırakmasıyla çekiştirmiş ve kocasının malından haberi olmadan alıp alamayacağını sormuştu. Allah Resulu de "Sana ve çocuğuna yetecek miktarda iyilikle al" buyurdu.

    3) Bir kimseyi kötülükten menetmek:

    4) Kişiyi meşhur olan lakabıyla anmak.

    5) Kişinin fısk-u fücûrunu alenen yapması yaptıklarından dolayı gurur duyması yaptıklarının söylenmesinden dolayı üzüntü duymamasıdır. Yaptıklarıyla övünmesi yüzünden onları anmak gıybet sayılmaz.

    Gıybetçinin günâhtan kurtulması için pişmanlık duyması tövbe etmesi gıybetini yaptığı kimse ile helâlleşmesi gerekir. Gıybeti yapılan da merhametli davranır affeder. Düstur: "affa yapış(mak) iyiyi emret(mek) cahillerden uzak ol(maktır) (el-A'râf 7/ 199).

    İşte bu mahsus maddelerde garazsız ve sırf hak ve maslahat için gıybet caiz olabilir. Yoksa gıybet nasıl ateş odunu yer bitirir; gıybet dahi a'mâl-i salihayı yer bitirir.

    Eğer gıybet etti veyahut isteyerek dinledi; o vakit “Allahım bizi ve gıybetini ettiğimiz zâtı mağfiret et”diye dua etmeli sonra gıybet edilen adama ne vakit rast gelse "Beni helâl et" demeli(Nursi Mektubat 22).

    Zulme uğrayan kimsenin hâkime zalimi şikâyet etmesi caizdir”

    “Allah kötü sözün (bilhassa) açıkça söylenmesini sevmez; ancak zulme uğrayan müstesnâ. Çünki Allah Semî‘ (söylediklerinizi tamâmen işiten)dir Alîm (kalblerinizdeki herşeyi bilen)dir.” (Nisa 148)

    Allah kötü sözün açıklanmasını sevmez. Kötü fiil şöyle dursun kötülüğün söz kabilinden olarak bile meydana konulmasını istemez buğzeder. Gerçi Allah ne fiil olarak ne söz olarak ne gizli ne aşikar kötülüğün hiç birini sevmez. Fakat ister sözle olsun ilan edildiği ve açıklandığı zamandır ki bilhassa gazap ve azap eder. Ve işte ilâhî azabın sır ve hikmeti bu noktada yani Allah'ın kötülüğü sevmemesindedir. Ancak mazlum (zulme uğrayan) hariç. Zulmedilmiş hakkına tecavüz olunmuş olan kimse feryad edebilir zalim aleyhine bağıra bağıra beddua edebilir veyahut ondan yakınarak kötülüklerini söyleyebilir hatta kötü sözlerine aynen karşılıkda bulunabilir. Ve Allah zulme uğrayanın feryadını dinler halini bilir.
    (Elmalılı Hamdi Yazır Tefsiri)

    “Zulme uğrayan bir kimsenin “falan kişi bana şu haksızlığı yaptı” diyerek devlet başkanı hakim gibi etkili kimselere veya zalimden hakkını geri almaya gücü yeten kimselere uğramış olduğu zulmü arz etmesi caizdir.” (Riyâz'üs-Sâlihîn)

    “Zulme uğrayan kimsenin hâkime zalimi şikâyet etmesi caizdir.” (Tergip ve Terhip)

    Fıskını ve bidatini açığa vuran kimse hakkında gıybet etmek caizdir

    Açıkça içki içmek zorla halkın başına geçmeye çalışmak halkın malını ve öşürünü haksız olarak almak ve batıl işlere yönelmek gibi.

    Bu hallerde kötülüğü açığa çıkaran kimse hakkında konuşmak caizdir. Bunlardan başka ayıpların anılması haramdır. (Riyâz'üs-Sâlihîn)

    Yüzünden hayâ perdesini kaldırmış kimsenin gıybeti cazidir

    “Yüzünden hayâ perdesini kaldırmış kimse hakkında gıybet yoktur.” (Kenzu’l-Ummal)

    Hz. Peygamber (asm) buyurdu ki:

    "Her kim hayâ örtüsünü atarsa artık onun gıybeti yoktur." (İbn-ü Şeyh)

    Belirli bir lakapla anılan bir kimseyi tanıtmak için lakabını söylemek caizdir

    Sulu gözlü topal sağır kör şaşı ve başka lakablar gibi. Onların bu lakablarla tarif edilmesi caizdir. Ancak bu sıfatların ayıplanmak için kullanılması haramdır. Eğer başka türlü tanıtmak mümkünse o daha yerinde ve daha uygun olur. (Riyâz'üs-Sâlihîn)

    Kötülerin şerrinden sakındırmak için insanları uyarmak caizdir

    Hz. Peygamber (asm) buyurdu ki:

    "Fâcir kimseyi insanlar tanırken anmaktan korkacak mısınız? Onu onda olan ile anın ki insanlar sakınsınlar." (İbnü Ebi'd-Dünya)

    Müslümanları kötülük karşısında uyararak onlara nasihat vermek amacı ile gıybet etmek caizdir. Bu da birkaç türlü olur:

    1. Hatalı olan ravi veya şahidin hatalı olduğunu belirtmek alimlerin icması (görüş birliği) ile bu caiz. Hatta ihtiyaç halinde (bunların bilinen hatalarını söylemek) vaciptir.

    2. Biri ile hısımlık ortaklık kurmak birinin yanına emanet bırakmak biri ile alışveriş yapmak veya komşu olmak ve benzeri durumlarda karşı taraftaki şahıs ile ilgili müşavere yapmak. Bu durumlarda görüşüne başvurulan kimsenin söz konusu kimsenin durumunu gizlememesi aksine iyilik etmek niyeti ile o kimsede bulunan kötülükleri açıklaması gerekir.

    3. Bilgi almak üzere bidatçiye veya fasık bir kimseye başvuran birinin görünmesi ve başvuran adamın o kimse yüzünden zarara uğrayacağından endişe edilmesi. Böyle bir durumla karşılaşan kimsenin nasihat amacı ile başvuran kimseyi uyarması gerekir. Bu noktada yanılgıya düşülebilir. Böyle bir amaçla onun gözünden saklayarak söylediği sözün nasihat amacı taşıdığını sanmasını sağlayabilir. Bu konuda uyanık olmak gerekir.

    4. Bu durumlardan biri de ya görevinin ehli olmadığı için veya fasık olduğu için ya da yanıltıldığı için ve yahut başka bir sebebten dolayı gerektiği şekilde görevini yerine getirmeyen bir yetkilinin bulunması halidir. Böyle bir görevlinin durumunun daha yetkili birine anlatarak amirinin o kimseyi görevden uzaklaştırıp en layık bir kimseyi getirmesini veya amir durumunda ise emri altındaki görevliyi ya doğru hareket etmesini sağlamaya veya değiştirmeye teşvik etmek gerektir. (Riyâz'üs-Sâlihîn)

    Münafıkların gıybeti caizdir

    Hz. Aişe’den (ra) Rasulullah’ın (asm) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

    İki kişi ile ilgili olarak:

    “Ben falan ve falancanın dinimizden bir şey bildiklerini zannetmiyorum.” (Buhari)

    (Hadisin râvîlerinden biri bulunan Leys bin Sa’d: “O iki adam münafıklardandı” demiştir.)

    Tanıtmak maksadıyla evlilik yapılacak kişi hakkında konuşmak caizdir
    Kadıya fetva sormak niyetiyle biri hakkında konuşmak caizdir

    Filan kimse bana zulmediyor ona karşı tutumum ne olmalıdır? Diye kişinin müftüye fetva sorması caizdir.

    Fetva isterken gıybet caizdir. Bu durumda olan kimse fetva verecek kimseye “babam kardeşim eşim veya filanca bana şu haksızlığı yaptı. Bu hareketi yapması caiz midir? Ondan hakkımı alır yaptığı zulme nasıl karşı koyar ve ondan nasıl kurtulabilirim” diyebilir. Gerekli hallerde böyle davranmak caizdir. Fakat; “şöyle şöyle hareket eden bir kişi bir adam veya bir eş hakkında ne dersiniz?” demek en ihtiyatlı ve faziletli bir davranış olur. (Riyâz'üs-Sâlihîn)

    Yanlış bir davranışı düzeltmek ve günah işleyen kimseyi doğru yola getirmek amacı ile yardım istemek için gıybet etmek caizdir.

    Amacı bu olan kimse eğriliği giderebileceğini umduğu birine:

    “Falanca şu hareketi yapıyor onu bu hareketinden alıkoy.” diyebilir veya buna benzer bir ifade kullanabilir. Bu kimsenin amacı eğriliği gidermeyi sağlamaktır. Şayet amacı bu olmazsa o zaman yaptığı hareket haram olur. (Riyâz'üs-Sâlihîn)


  3. 05.Temmuz.2011, 10:46
    2
    Silent and lonely rains



    Kötü Birisinin Özelliklerini İnsanlara anlatmak gıybet midir?

    1) Haksızlık karşısında: "Hak sahibinin söz hakkı vardır" (Buhârî Müslim).

    2) Fetva istemede: Utbe kızı Hind Resulullah'a gelerek kocası Ebû Süfyan'ı cimriliğiyle çok az nafaka bırakmasıyla çekiştirmiş ve kocasının malından haberi olmadan alıp alamayacağını sormuştu. Allah Resulu de "Sana ve çocuğuna yetecek miktarda iyilikle al" buyurdu.

    3) Bir kimseyi kötülükten menetmek:

    4) Kişiyi meşhur olan lakabıyla anmak.

    5) Kişinin fısk-u fücûrunu alenen yapması yaptıklarından dolayı gurur duyması yaptıklarının söylenmesinden dolayı üzüntü duymamasıdır. Yaptıklarıyla övünmesi yüzünden onları anmak gıybet sayılmaz.

    Gıybetçinin günâhtan kurtulması için pişmanlık duyması tövbe etmesi gıybetini yaptığı kimse ile helâlleşmesi gerekir. Gıybeti yapılan da merhametli davranır affeder. Düstur: "affa yapış(mak) iyiyi emret(mek) cahillerden uzak ol(maktır) (el-A'râf 7/ 199).

    İşte bu mahsus maddelerde garazsız ve sırf hak ve maslahat için gıybet caiz olabilir. Yoksa gıybet nasıl ateş odunu yer bitirir; gıybet dahi a'mâl-i salihayı yer bitirir.

    Eğer gıybet etti veyahut isteyerek dinledi; o vakit “Allahım bizi ve gıybetini ettiğimiz zâtı mağfiret et”diye dua etmeli sonra gıybet edilen adama ne vakit rast gelse "Beni helâl et" demeli(Nursi Mektubat 22).

    Zulme uğrayan kimsenin hâkime zalimi şikâyet etmesi caizdir”

    “Allah kötü sözün (bilhassa) açıkça söylenmesini sevmez; ancak zulme uğrayan müstesnâ. Çünki Allah Semî‘ (söylediklerinizi tamâmen işiten)dir Alîm (kalblerinizdeki herşeyi bilen)dir.” (Nisa 148)

    Allah kötü sözün açıklanmasını sevmez. Kötü fiil şöyle dursun kötülüğün söz kabilinden olarak bile meydana konulmasını istemez buğzeder. Gerçi Allah ne fiil olarak ne söz olarak ne gizli ne aşikar kötülüğün hiç birini sevmez. Fakat ister sözle olsun ilan edildiği ve açıklandığı zamandır ki bilhassa gazap ve azap eder. Ve işte ilâhî azabın sır ve hikmeti bu noktada yani Allah'ın kötülüğü sevmemesindedir. Ancak mazlum (zulme uğrayan) hariç. Zulmedilmiş hakkına tecavüz olunmuş olan kimse feryad edebilir zalim aleyhine bağıra bağıra beddua edebilir veyahut ondan yakınarak kötülüklerini söyleyebilir hatta kötü sözlerine aynen karşılıkda bulunabilir. Ve Allah zulme uğrayanın feryadını dinler halini bilir.
    (Elmalılı Hamdi Yazır Tefsiri)

    “Zulme uğrayan bir kimsenin “falan kişi bana şu haksızlığı yaptı” diyerek devlet başkanı hakim gibi etkili kimselere veya zalimden hakkını geri almaya gücü yeten kimselere uğramış olduğu zulmü arz etmesi caizdir.” (Riyâz'üs-Sâlihîn)

    “Zulme uğrayan kimsenin hâkime zalimi şikâyet etmesi caizdir.” (Tergip ve Terhip)

    Fıskını ve bidatini açığa vuran kimse hakkında gıybet etmek caizdir

    Açıkça içki içmek zorla halkın başına geçmeye çalışmak halkın malını ve öşürünü haksız olarak almak ve batıl işlere yönelmek gibi.

    Bu hallerde kötülüğü açığa çıkaran kimse hakkında konuşmak caizdir. Bunlardan başka ayıpların anılması haramdır. (Riyâz'üs-Sâlihîn)

    Yüzünden hayâ perdesini kaldırmış kimsenin gıybeti cazidir

    “Yüzünden hayâ perdesini kaldırmış kimse hakkında gıybet yoktur.” (Kenzu’l-Ummal)

    Hz. Peygamber (asm) buyurdu ki:

    "Her kim hayâ örtüsünü atarsa artık onun gıybeti yoktur." (İbn-ü Şeyh)

    Belirli bir lakapla anılan bir kimseyi tanıtmak için lakabını söylemek caizdir

    Sulu gözlü topal sağır kör şaşı ve başka lakablar gibi. Onların bu lakablarla tarif edilmesi caizdir. Ancak bu sıfatların ayıplanmak için kullanılması haramdır. Eğer başka türlü tanıtmak mümkünse o daha yerinde ve daha uygun olur. (Riyâz'üs-Sâlihîn)

    Kötülerin şerrinden sakındırmak için insanları uyarmak caizdir

    Hz. Peygamber (asm) buyurdu ki:

    "Fâcir kimseyi insanlar tanırken anmaktan korkacak mısınız? Onu onda olan ile anın ki insanlar sakınsınlar." (İbnü Ebi'd-Dünya)

    Müslümanları kötülük karşısında uyararak onlara nasihat vermek amacı ile gıybet etmek caizdir. Bu da birkaç türlü olur:

    1. Hatalı olan ravi veya şahidin hatalı olduğunu belirtmek alimlerin icması (görüş birliği) ile bu caiz. Hatta ihtiyaç halinde (bunların bilinen hatalarını söylemek) vaciptir.

    2. Biri ile hısımlık ortaklık kurmak birinin yanına emanet bırakmak biri ile alışveriş yapmak veya komşu olmak ve benzeri durumlarda karşı taraftaki şahıs ile ilgili müşavere yapmak. Bu durumlarda görüşüne başvurulan kimsenin söz konusu kimsenin durumunu gizlememesi aksine iyilik etmek niyeti ile o kimsede bulunan kötülükleri açıklaması gerekir.

    3. Bilgi almak üzere bidatçiye veya fasık bir kimseye başvuran birinin görünmesi ve başvuran adamın o kimse yüzünden zarara uğrayacağından endişe edilmesi. Böyle bir durumla karşılaşan kimsenin nasihat amacı ile başvuran kimseyi uyarması gerekir. Bu noktada yanılgıya düşülebilir. Böyle bir amaçla onun gözünden saklayarak söylediği sözün nasihat amacı taşıdığını sanmasını sağlayabilir. Bu konuda uyanık olmak gerekir.

    4. Bu durumlardan biri de ya görevinin ehli olmadığı için veya fasık olduğu için ya da yanıltıldığı için ve yahut başka bir sebebten dolayı gerektiği şekilde görevini yerine getirmeyen bir yetkilinin bulunması halidir. Böyle bir görevlinin durumunun daha yetkili birine anlatarak amirinin o kimseyi görevden uzaklaştırıp en layık bir kimseyi getirmesini veya amir durumunda ise emri altındaki görevliyi ya doğru hareket etmesini sağlamaya veya değiştirmeye teşvik etmek gerektir. (Riyâz'üs-Sâlihîn)

    Münafıkların gıybeti caizdir

    Hz. Aişe’den (ra) Rasulullah’ın (asm) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

    İki kişi ile ilgili olarak:

    “Ben falan ve falancanın dinimizden bir şey bildiklerini zannetmiyorum.” (Buhari)

    (Hadisin râvîlerinden biri bulunan Leys bin Sa’d: “O iki adam münafıklardandı” demiştir.)

    Tanıtmak maksadıyla evlilik yapılacak kişi hakkında konuşmak caizdir
    Kadıya fetva sormak niyetiyle biri hakkında konuşmak caizdir

    Filan kimse bana zulmediyor ona karşı tutumum ne olmalıdır? Diye kişinin müftüye fetva sorması caizdir.

    Fetva isterken gıybet caizdir. Bu durumda olan kimse fetva verecek kimseye “babam kardeşim eşim veya filanca bana şu haksızlığı yaptı. Bu hareketi yapması caiz midir? Ondan hakkımı alır yaptığı zulme nasıl karşı koyar ve ondan nasıl kurtulabilirim” diyebilir. Gerekli hallerde böyle davranmak caizdir. Fakat; “şöyle şöyle hareket eden bir kişi bir adam veya bir eş hakkında ne dersiniz?” demek en ihtiyatlı ve faziletli bir davranış olur. (Riyâz'üs-Sâlihîn)

    Yanlış bir davranışı düzeltmek ve günah işleyen kimseyi doğru yola getirmek amacı ile yardım istemek için gıybet etmek caizdir.

    Amacı bu olan kimse eğriliği giderebileceğini umduğu birine:

    “Falanca şu hareketi yapıyor onu bu hareketinden alıkoy.” diyebilir veya buna benzer bir ifade kullanabilir. Bu kimsenin amacı eğriliği gidermeyi sağlamaktır. Şayet amacı bu olmazsa o zaman yaptığı hareket haram olur. (Riyâz'üs-Sâlihîn)


  4. 09.Eylül.2011, 18:50
    3
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Kötü Birisinin Özelliklerini İnsanlara anlatmak gıybet midir?

    Haya (kötülük işlemekten utanma) örtüsünü yüzünden sıyırıp atan kimsenin ardından konuşmak gıybet değildir.
    Hadis (Beyhaki).

    Hayasızlar hakkında konuşmak caizdir giybet sayılmaz.


  5. 09.Eylül.2011, 18:50
    3
    Moderatör
    Haya (kötülük işlemekten utanma) örtüsünü yüzünden sıyırıp atan kimsenin ardından konuşmak gıybet değildir.
    Hadis (Beyhaki).

    Hayasızlar hakkında konuşmak caizdir giybet sayılmaz.


  6. 10.Eylül.2011, 03:21
    4
    senayusa
    "ipek ve bocek"

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Temmuz.2011
    Üye No: 88851
    Mesaj Sayısı: 187
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Bulunduğu yer: ...

    Cevap: Kötü Birisinin Özelliklerini İnsanlara anlatmak gıybet midir?

    Mum hocam "kotulukten utanmayanlar" ile kasit nedir? Yani bu durumu nasil belirleyebiliriz? Konu cok ince bir konu.


  7. 10.Eylül.2011, 03:21
    4
    "ipek ve bocek"
    Mum hocam "kotulukten utanmayanlar" ile kasit nedir? Yani bu durumu nasil belirleyebiliriz? Konu cok ince bir konu.


  8. 10.Eylül.2011, 05:17
    5
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Kötü Birisinin Özelliklerini İnsanlara anlatmak gıybet midir?

    Alıntı
    Mum hocam "kotulukten utanmayanlar" ile kasit nedir? Yani bu durumu nasil belirleyebiliriz? Konu cok ince bir konu.
    Allahın haram kıldığını halk arasında yapanlar-açıkta günah işleyenlerdir.


  9. 10.Eylül.2011, 05:17
    5
    Moderatör
    Alıntı
    Mum hocam "kotulukten utanmayanlar" ile kasit nedir? Yani bu durumu nasil belirleyebiliriz? Konu cok ince bir konu.
    Allahın haram kıldığını halk arasında yapanlar-açıkta günah işleyenlerdir.


  10. 10.Eylül.2011, 06:43
    6
    senayusa
    "ipek ve bocek"

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Temmuz.2011
    Üye No: 88851
    Mesaj Sayısı: 187
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Bulunduğu yer: ...

    Cevap: Kötü Birisinin Özelliklerini İnsanlara anlatmak gıybet midir?

    Allah razi olsun hocam, sanirim simdi sekillendi kafamda.


  11. 10.Eylül.2011, 06:43
    6
    "ipek ve bocek"
    Allah razi olsun hocam, sanirim simdi sekillendi kafamda.


  12. 05.Mart.2015, 22:01
    7
    Misafir

    Cevap: Kötü Birisinin Özelliklerini İnsanlara anlatmak gıybet midir?

    Zulumkar kaynana hakkinda kizin annesi ile konusmasi giybetmisir?


  13. 05.Mart.2015, 22:01
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Zulumkar kaynana hakkinda kizin annesi ile konusmasi giybetmisir?





+ Yorum Gönder