Konusunu Oylayın.: Camilerde mikrofon ve hoparlör kullanımı caiz midir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Camilerde mikrofon ve hoparlör kullanımı caiz midir?
  1. 03.Temmuz.2011, 15:43
    1
    Misafir

    Camilerde mikrofon ve hoparlör kullanımı caiz midir?






    Camilerde mikrofon ve hoparlör kullanımı caiz midir? Mumsema Camilerde mikrofon ve hoparlör kullanımı caiz midir?


  2. 03.Temmuz.2011, 19:59
    2
    m.deniz
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ocak.2011
    Üye No: 83734
    Mesaj Sayısı: 1,194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: .......

    Cevap: Camilerde mikrofon ve hoparlör kullanımı caiz midir?




    Değerli kardeşimiz;


    Hoparlör sesin kuvvetini artırıcı bir alettir. Hoparlörden çıkan ses, aksi seda (yankı) değil Mikrofon başında okuyan veya konuşan kişinin kendi sesidir.

    Bu itibarla, daha uzaklardan duyulması için ezanın mikrofondan okunmasında; vaiz, imam ve müezzinin sesinin caminin her tarafından duyulması için camilere hoparlör konulmasında ve cami içinde imamın hoparlörden duyulan sesine iktida edilmesinde dinen bir sakınca yoktur.

    Burada karıştırılan bir konu var. Kasete alınmış ses ile bizzat okuyan kişinin ağzıdan çıkan sesin mikrofondan çıkması aynı değildir. Eğer kasetten dinliyorsak bununla namaz olmaz. Bu doğrudur. Ancak mikrofondan çıkan ses tamamen canlı olarak konuşan müezzin ve imamın sesi olduğu için namazımıza ve ezanımıza hiçbir zararı yoktur.

    Eskiden büyük camilerde namaz kılınırken imamın sesinin duyulmadığı yerlere müezzinler konularak onların seslerinden namazlar kılınırdı. Şimdi Allah’ın bir nimeti olan mikrofonla daha rahat ibadet yapılabilmektedir.

    Mikrofon konusunda titizlik gösterenler ve mikrofon kullanmayanlar bunu elbette bid'atlara düşeriz korkusu ile yapıyorlar. Böyle bir endişe takdir edilir. Çünkü müslümanlar için en kötü şey bid'atlere düşmektir. Ancak bid'atten kaçarken de bid'ate düşüldüğü olabilir. Onun için bid'atın iyi tarif edilmesi gerekir.

    Rasulullah Efendimiz (sav):

    "Kim bu işimizde onda olmayan bir şey ihdas ederse o reddolunur" demiştir. "Bu işimiz" diye buyurdukları, O'nun getirdiği ve öğrettiği dindir. Demek ki, bid'at dine dinden olarak yapılan ilâve ya da çıkarmalardır. Meselâ mikrofon ezanın sünneti, müstehabı ya da adabı görülerek kullanılıyorsa, yani o olmayınca sünnet terkedilmiş görülüyorsa bu bid'at olmuş olur.

    Ezanın sünnet olan şekli bellidir, gayesi bir ilândır. Kelime anlamı da zaten duyurma demektir. Öyleyse, sünnet olan şekli tam yapıldıktan sonra duyurma ne kadar tam olursa gayesi de o kadar tam gerçekleşmiş olur. Minarede aynı gaye ile yapılmıştır. Bu gayeyi Rasulüllah Efendimiz de kendi zamanındaki tekniklerle gerçekleştirmiştir. Bir başka deyişle Efendimiz de kendi zamanındaki mikrofonu kullanmıştır.

    "Mikrofon" (mikros ve phone) kelimelerinden oluşur, manası "küçük ses"i uzağa ulaştırma, yani duyurucu demektir. "Hoparlör" de (haut+parleur) "yüksek konuşucu" yani sesi büyültücü demektir. Rasulüllah Efendimiz (sav)'in "mükabberihe" kullandığı vakidir. İşte bu, o zamanki mikrofon tekniğidir. Mânâsı da "büyültücü" böylece sesi uzaklara ulaştırıcı demektir. Görüldüğü gibi farklılık tekniktedir, "bu işimizin" yani dinin aslında değildir. Öyleyse bunun bid'atle alakası yoktur.

    Araba, uçak vb. vasıtalar da aynıdır. Meselâ hac ibadeti bellidir. Onda eksiltme ya da ekleme bid'at olur, ama oraya ulaşma, yaya olabileceği gibi uçakla da olabilir. Uçak, araba vb. insanı çabuk ulaştıran, mikrofon da sesi ulaştıran bir vasıtadır. Bu bakımdan aralarında bir fark yoktur. Gaye ile vasıtaları birbirine karıştırmamak ve gayeyi olabildiğince tam elde etmek gerekir. Işte biz bu yüzden bid'atin güzelinin olamayacağını da söylüyoruz. "Her bid'at dalâlettir."

    Ancak mikrofonu normal sesi duyamayana ulaştırmaktan başka bir gaye için, mesela sesini güzel göstermek ve dikkat çekmek için kullanmak da -özellikle mescidlerde- edebe aykırı bir davranış olur. Camilerde lüzumsuz sesler çıkarmak ve gereği yokken yüksek sesle okumak ve konuşmak mekruhtur. Sahabe, bastonlarının ucunu dahi mescidde yavasça yere koyarlarmış. Gerek yokken mikrofonsuz müezzinlik ya da imamlığın eksik olacağını sanmak ve çok küçük mescidlerde üç-beş kişilik cemaatle dahi mikrofon kullanmak, doğru değildir. Huzuru kaçırır, maneviyatı bozabilir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  3. 03.Temmuz.2011, 19:59
    2
    Devamlı Üye



    Değerli kardeşimiz;


    Hoparlör sesin kuvvetini artırıcı bir alettir. Hoparlörden çıkan ses, aksi seda (yankı) değil Mikrofon başında okuyan veya konuşan kişinin kendi sesidir.

    Bu itibarla, daha uzaklardan duyulması için ezanın mikrofondan okunmasında; vaiz, imam ve müezzinin sesinin caminin her tarafından duyulması için camilere hoparlör konulmasında ve cami içinde imamın hoparlörden duyulan sesine iktida edilmesinde dinen bir sakınca yoktur.

    Burada karıştırılan bir konu var. Kasete alınmış ses ile bizzat okuyan kişinin ağzıdan çıkan sesin mikrofondan çıkması aynı değildir. Eğer kasetten dinliyorsak bununla namaz olmaz. Bu doğrudur. Ancak mikrofondan çıkan ses tamamen canlı olarak konuşan müezzin ve imamın sesi olduğu için namazımıza ve ezanımıza hiçbir zararı yoktur.

    Eskiden büyük camilerde namaz kılınırken imamın sesinin duyulmadığı yerlere müezzinler konularak onların seslerinden namazlar kılınırdı. Şimdi Allah’ın bir nimeti olan mikrofonla daha rahat ibadet yapılabilmektedir.

    Mikrofon konusunda titizlik gösterenler ve mikrofon kullanmayanlar bunu elbette bid'atlara düşeriz korkusu ile yapıyorlar. Böyle bir endişe takdir edilir. Çünkü müslümanlar için en kötü şey bid'atlere düşmektir. Ancak bid'atten kaçarken de bid'ate düşüldüğü olabilir. Onun için bid'atın iyi tarif edilmesi gerekir.

    Rasulullah Efendimiz (sav):

    "Kim bu işimizde onda olmayan bir şey ihdas ederse o reddolunur" demiştir. "Bu işimiz" diye buyurdukları, O'nun getirdiği ve öğrettiği dindir. Demek ki, bid'at dine dinden olarak yapılan ilâve ya da çıkarmalardır. Meselâ mikrofon ezanın sünneti, müstehabı ya da adabı görülerek kullanılıyorsa, yani o olmayınca sünnet terkedilmiş görülüyorsa bu bid'at olmuş olur.

    Ezanın sünnet olan şekli bellidir, gayesi bir ilândır. Kelime anlamı da zaten duyurma demektir. Öyleyse, sünnet olan şekli tam yapıldıktan sonra duyurma ne kadar tam olursa gayesi de o kadar tam gerçekleşmiş olur. Minarede aynı gaye ile yapılmıştır. Bu gayeyi Rasulüllah Efendimiz de kendi zamanındaki tekniklerle gerçekleştirmiştir. Bir başka deyişle Efendimiz de kendi zamanındaki mikrofonu kullanmıştır.

    "Mikrofon" (mikros ve phone) kelimelerinden oluşur, manası "küçük ses"i uzağa ulaştırma, yani duyurucu demektir. "Hoparlör" de (haut+parleur) "yüksek konuşucu" yani sesi büyültücü demektir. Rasulüllah Efendimiz (sav)'in "mükabberihe" kullandığı vakidir. İşte bu, o zamanki mikrofon tekniğidir. Mânâsı da "büyültücü" böylece sesi uzaklara ulaştırıcı demektir. Görüldüğü gibi farklılık tekniktedir, "bu işimizin" yani dinin aslında değildir. Öyleyse bunun bid'atle alakası yoktur.

    Araba, uçak vb. vasıtalar da aynıdır. Meselâ hac ibadeti bellidir. Onda eksiltme ya da ekleme bid'at olur, ama oraya ulaşma, yaya olabileceği gibi uçakla da olabilir. Uçak, araba vb. insanı çabuk ulaştıran, mikrofon da sesi ulaştıran bir vasıtadır. Bu bakımdan aralarında bir fark yoktur. Gaye ile vasıtaları birbirine karıştırmamak ve gayeyi olabildiğince tam elde etmek gerekir. Işte biz bu yüzden bid'atin güzelinin olamayacağını da söylüyoruz. "Her bid'at dalâlettir."

    Ancak mikrofonu normal sesi duyamayana ulaştırmaktan başka bir gaye için, mesela sesini güzel göstermek ve dikkat çekmek için kullanmak da -özellikle mescidlerde- edebe aykırı bir davranış olur. Camilerde lüzumsuz sesler çıkarmak ve gereği yokken yüksek sesle okumak ve konuşmak mekruhtur. Sahabe, bastonlarının ucunu dahi mescidde yavasça yere koyarlarmış. Gerek yokken mikrofonsuz müezzinlik ya da imamlığın eksik olacağını sanmak ve çok küçük mescidlerde üç-beş kişilik cemaatle dahi mikrofon kullanmak, doğru değildir. Huzuru kaçırır, maneviyatı bozabilir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder