Konusunu Oylayın.: Hz. Muhammet (s.a.v) İle İlgili Dini Hikayeler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hz. Muhammet (s.a.v) İle İlgili Dini Hikayeler
  1. 01.Temmuz.2011, 11:24
    1
    Misafir

    Hz. Muhammet (s.a.v) İle İlgili Dini Hikayeler






    Hz. Muhammet (s.a.v) İle İlgili Dini Hikayeler Mumsema Hz. Muhammet (s.a.v) İle İlgili Dini Hikayeler


  2. 01.Temmuz.2011, 11:24
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 01.Temmuz.2011, 11:33
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Hz. Muhammet (s.a.v) İle İlgili Dini Hikayeler




    Bir keresinde Hz. Ömer Peygamberimiz (s.a.v)Efendimizin evine gitmişti. Evine gittiğin de Allah (c.c) Resulü peygamberimiz bir hasır üzerinde yatmakta olduğunu gördü,öyle ki Hasır Resullullah’ın vücudunun belli yerlerinde çukur, çukur iz bırakmıştı, bu hali gören Hz. Ömer başladı ağlamağa, Hz. Ömerin ağladığını gören
    Peygamber (s.a.v) efendimiz sordu
    – Niçin ağlıyorsun ya Ömer?
    Hz. Ömer cevaben dediler ki:
    Niye ağlamıyım ki, ey Allah’ın Resulü. Kisralar ve Kayserlerin çokça nimetleri vardır. Onlar rahat yatakların da yatarlar. Siz ise kuru bir hasır üzerinde yatıyorsunuz. Halbu ki siz ki, Allah (c.c)
    dostusunuz, elçisisiniz, nebisisiniz. Onlar ise Allah‘ın düşmanları. Ey Allah’ın Resulü, müsade buyursanız da altınıza yumuşak bişeyler sersek…..
    Hz. Ömer’in bu sözlerini dinleyen Peygamber Efendimiz, şöyle bir cevapta bulundu:
    Ya Ömer bizim kalplerimiz yalnızca Allah sevgisi ile huzur, rahatlık bulur. Bu durum geçici bir yaşam öyle bir saltanata, debdebeye değmez. Bir insanoğlu, bir parmağını denize daldırmış olsa, ondan ne kadar su alabilir ki? İşte deniz suyuna nisbetle bu parmakta ki ıslaklık ne ise, ahiret hayatına nisbetle dünya yaşamı da odur. Yazık o, kimselere ki ahiret hayatına nisbetle dünya hayatı bu olduğu hal de yine de kalplerini mal ve mülk dünya sevgisiyle dolduruyorlar da Allah (c.c) Hz. lerini unutuyorlar. İşte sevgili okurlarım. Bu dünya malına, tapmamalıyız gönlümüze ve kalbimize ona yer vermemeliyiz. Malumdur ki, insan sevmediğinden kaçar Dünya sevgisinden sadece kendi kalbimizi değil bütün aile efradının da kalplerini korumamız gerekir. Gönlünde dünya sevgisi ve mal sevgisi olamayan insan sahibi olduğu mal mülk ve servetiyle çok hayır haseneler yapar. Fakir ve ihtiyacı olanlara yardım eder. Gönlü dünya sevgisi ve dünya malı ile dolu olanlar, ise mallarına
    sıkı sıkı sarılırlar. Fakir ve ihtiyacı olanlara hiç bir şekilde yardım da bulunmaz . Hep kendi istekleri için harcarlar. Ya da varislerine bırakırlar. Böyle Servette mal ve mülkte kesinlikle hayır yoktur. Allah (c.c) yolunda harcanmayan mal ve mülk servette hayır olmaz. Allah yolunda yolunda harcanmayan servet şerli varlıklardır. Hayırlı mal odur ki, helalinden kazanılmış, Allah için sarfedilendir. Şöyle bir örnek verelim: İbrahim Aleyhisselam sahip bulunduğu giyisilerin en iyisini fakirlere dağıtırdı, kendisi ise en eski kıyafetlerini giyerdi. Yine aynı şekilde kendisi çoğu kez arpa ekmeği yer, fakirlere ve de misafirlerine en iyi olan yiyeceklerini ikram ederdi. Şİmdi ise zamanımızın varlıklı insanlarıfakiri, fukarayı aç ve çıplakları gözetmedikleri gibi ettikleri yardımı da en düşüğünden ve de kendi hoşuna gitmeyen şeylerden veriyorlar. Aslında bunlar cimrinin ta kendileridir. Peygamberimiz (s.a.v) Fakirlere vereceği parayı bile önce iyice yıkar sonra da miskler ve öyle verirdi, işöyle derdi:
    – Fakirlerin eli, Allah’ın elidir… Derdi.
    Kardeşlerim, bilmiş olun ki size cimrilik ettirip fakirlere yardım ettirmeyen şeytandır. Zira onun adeti böyledir. Her hangi biri fakire yardım etmek isteseniz şeytan hemen vesvese verir. Der ki:
    Aman malını mülkünü gereksiz yere harcama. Ne biliyorsun ki sonun ne olacak send eparasız pulsuz kalabilirsin, bel ki kötürüm olursun ya da ihtiyarlayıp çalışamaz duruma gelirsin der ve buna benzer bir sürü vesvese verir. Ve der ki: O halde malına sahip ol ellerindekini sıkı sıkı tut kimseye muhtaç olma der. İşte şeytan size bu şekilde vesvese verir. Nitekim bu durumu dile getiren ayet ne diyor bir bakalım:
    – Şeytan sizi fakirlikle korkutur.Size cimriliği ve zekat vermemeyi söyler. Allah (c.c) Hz. ise zekat verdiğiniz takdirde size mağfiret ve ihsan vadediyor. (Bakara suresi. Ayet:268)


  4. 01.Temmuz.2011, 11:33
    2
    Silent and lonely rains



    Bir keresinde Hz. Ömer Peygamberimiz (s.a.v)Efendimizin evine gitmişti. Evine gittiğin de Allah (c.c) Resulü peygamberimiz bir hasır üzerinde yatmakta olduğunu gördü,öyle ki Hasır Resullullah’ın vücudunun belli yerlerinde çukur, çukur iz bırakmıştı, bu hali gören Hz. Ömer başladı ağlamağa, Hz. Ömerin ağladığını gören
    Peygamber (s.a.v) efendimiz sordu
    – Niçin ağlıyorsun ya Ömer?
    Hz. Ömer cevaben dediler ki:
    Niye ağlamıyım ki, ey Allah’ın Resulü. Kisralar ve Kayserlerin çokça nimetleri vardır. Onlar rahat yatakların da yatarlar. Siz ise kuru bir hasır üzerinde yatıyorsunuz. Halbu ki siz ki, Allah (c.c)
    dostusunuz, elçisisiniz, nebisisiniz. Onlar ise Allah‘ın düşmanları. Ey Allah’ın Resulü, müsade buyursanız da altınıza yumuşak bişeyler sersek…..
    Hz. Ömer’in bu sözlerini dinleyen Peygamber Efendimiz, şöyle bir cevapta bulundu:
    Ya Ömer bizim kalplerimiz yalnızca Allah sevgisi ile huzur, rahatlık bulur. Bu durum geçici bir yaşam öyle bir saltanata, debdebeye değmez. Bir insanoğlu, bir parmağını denize daldırmış olsa, ondan ne kadar su alabilir ki? İşte deniz suyuna nisbetle bu parmakta ki ıslaklık ne ise, ahiret hayatına nisbetle dünya yaşamı da odur. Yazık o, kimselere ki ahiret hayatına nisbetle dünya hayatı bu olduğu hal de yine de kalplerini mal ve mülk dünya sevgisiyle dolduruyorlar da Allah (c.c) Hz. lerini unutuyorlar. İşte sevgili okurlarım. Bu dünya malına, tapmamalıyız gönlümüze ve kalbimize ona yer vermemeliyiz. Malumdur ki, insan sevmediğinden kaçar Dünya sevgisinden sadece kendi kalbimizi değil bütün aile efradının da kalplerini korumamız gerekir. Gönlünde dünya sevgisi ve mal sevgisi olamayan insan sahibi olduğu mal mülk ve servetiyle çok hayır haseneler yapar. Fakir ve ihtiyacı olanlara yardım eder. Gönlü dünya sevgisi ve dünya malı ile dolu olanlar, ise mallarına
    sıkı sıkı sarılırlar. Fakir ve ihtiyacı olanlara hiç bir şekilde yardım da bulunmaz . Hep kendi istekleri için harcarlar. Ya da varislerine bırakırlar. Böyle Servette mal ve mülkte kesinlikle hayır yoktur. Allah (c.c) yolunda harcanmayan mal ve mülk servette hayır olmaz. Allah yolunda yolunda harcanmayan servet şerli varlıklardır. Hayırlı mal odur ki, helalinden kazanılmış, Allah için sarfedilendir. Şöyle bir örnek verelim: İbrahim Aleyhisselam sahip bulunduğu giyisilerin en iyisini fakirlere dağıtırdı, kendisi ise en eski kıyafetlerini giyerdi. Yine aynı şekilde kendisi çoğu kez arpa ekmeği yer, fakirlere ve de misafirlerine en iyi olan yiyeceklerini ikram ederdi. Şİmdi ise zamanımızın varlıklı insanlarıfakiri, fukarayı aç ve çıplakları gözetmedikleri gibi ettikleri yardımı da en düşüğünden ve de kendi hoşuna gitmeyen şeylerden veriyorlar. Aslında bunlar cimrinin ta kendileridir. Peygamberimiz (s.a.v) Fakirlere vereceği parayı bile önce iyice yıkar sonra da miskler ve öyle verirdi, işöyle derdi:
    – Fakirlerin eli, Allah’ın elidir… Derdi.
    Kardeşlerim, bilmiş olun ki size cimrilik ettirip fakirlere yardım ettirmeyen şeytandır. Zira onun adeti böyledir. Her hangi biri fakire yardım etmek isteseniz şeytan hemen vesvese verir. Der ki:
    Aman malını mülkünü gereksiz yere harcama. Ne biliyorsun ki sonun ne olacak send eparasız pulsuz kalabilirsin, bel ki kötürüm olursun ya da ihtiyarlayıp çalışamaz duruma gelirsin der ve buna benzer bir sürü vesvese verir. Ve der ki: O halde malına sahip ol ellerindekini sıkı sıkı tut kimseye muhtaç olma der. İşte şeytan size bu şekilde vesvese verir. Nitekim bu durumu dile getiren ayet ne diyor bir bakalım:
    – Şeytan sizi fakirlikle korkutur.Size cimriliği ve zekat vermemeyi söyler. Allah (c.c) Hz. ise zekat verdiğiniz takdirde size mağfiret ve ihsan vadediyor. (Bakara suresi. Ayet:268)





+ Yorum Gönder