Konusunu Oylayın.: Dinimizde siyah saç boyası neden yasak edilmiştir?

5 üzerinden 3.50 | Toplam : 10 kişi
Dinimizde siyah saç boyası neden yasak edilmiştir?
  1. 01.Temmuz.2011, 00:09
    1
    Misafir

    Dinimizde siyah saç boyası neden yasak edilmiştir?






    Dinimizde siyah saç boyası neden yasak edilmiştir? Mumsema Arkadaşlar dinimizde siyah saç boyası neden yasak edilmiştir? Dinimizde bir kişinin saç boyaması hakkında bilgi verir misiniz ?

    Allah razi olsun,
    hakkinizi helal edin,


  2. 01.Temmuz.2011, 00:09
    1
    3176 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    3176
    Misafir



    Arkadaşlar dinimizde siyah saç boyası neden yasak edilmiştir? Dinimizde bir kişinin saç boyaması hakkında bilgi verir misiniz ?

    Allah razi olsun,
    hakkinizi helal edin,


    Benzer Konular

    - Cemaatle namaz kılmak neden tavsiye edilmiştir

    - Dinimizde yasak olan isimler

    - Ölüm neden var edilmiştir ?

    - Dinimizde doğum günü kutlamalarının hükmü nedir yasak mıdır?

    - Ahkaf Suresi(Bu Surenin Okunması Neden Yasak veya Yasak Olduğunu Biliyormuydunuz.)

  3. 01.Temmuz.2011, 01:51
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Dinimizde siyah saç boyası neden yasak edilmiştir?




    Hz.Peygamber, ashabına bağımsız bir kişilik kazandırmak için saçı vesakalı kına veya başka bir boya maddesi ile boyayabileceklerinibildirdi. Ebû Hüreyre (r.a)'tan nakledilen bir hadiste şöyle buyurulur:
    "Yahudi ve Hıristiyanlar (saçlarını) boyamaz. Siz onların aksini yapınız: yani saçlarınızı boyayınız" (Buhârî, Enbiyâ, 50; Libas, 67; Müslim, Libas, 80; Ebû Dâvud, Tereccül, 18; Nesâî, Zîne, 14).
    Ancakhadisteki emir bağlayıcı olmayıp mendupluk bildirir. Nitekim uygulamadaHz. Ebû Bekir, Ömer, Ali, Ka'b ve Enes (r.anhüm) gibi bazı sahabelersaçlarını boyamamıştır.
    Diğer yandan kullanılacak boyada siyah renk tercih edilmemelidir. Çünküsaç boyası genellikle yaşlı erkeklerin beyazlaşan saçları için sözkonusu olur. Siyah renk yaşlı kimseyi, olduğundan çok genç gösterir. Budurum kınalama veya boyayı amacından saptırabilir.
    NitekimMekke'nin fethi günü Hz. Ebû Bekr'in yaşlı babası Ebû Kuhâfe'ninsaçlarının ağaç çiçekleri gibi beyazlaştığını gören Rasûlüllah (s.a.s)şöyle buyurmuştur:
    "Bu beyaz saçı değiştiriniz ve siyahtan sakınınız" (bk. Ebû Dâvud, Tereccül, 18; Nesâî, Zîne, 15; Ahmed b. Hanbel, I,165, 356, II, 261, 499, III,160, 322).
    Ancaksaçı beyazlaşan kimse genç olursa, onun siyaha boyamasında bir sakıncagörülmemiştir. Nitekim Sa'd b. Ebî Vakkas, Ukbe b. Âmir, Hasan, Hüseyinve Cerîr gibi sahabelerin bu rengi tercih ettikleri nakledilmiştir(Yusuf el-Kardâvî, el-Halâl vel-Harâm fil-Islâm, Terc. Mustafa Varlı,Ankara 1970, s. 102, 103).
    Boya malzemesi olarak ALLAH elçisi kınayı tavsiye etmiştir: "Saçın beyazlığını değiştirmek için kullandığınız şeylerin en iyisi kına ve keten bitkisidir"(Ebû Dâvud, Tereccül, 18; Tirmizî, Libâs, 20; Nesâî, Zîne, 16; IbnMâce, Libâs, 32; Ahmed b. Hanbel, V, 147, 150, 154). Hz. Enes b. Mâlik,Hz. Ebû Bekr'in saçlarını kına ve ketenle, Hz. Ömer'in ise yalnız safkına ile boyadığını nakletmiştir (el-Kardâvî, a.g.e., s. 103).
    Sonuç olarak, erkekveya kadının beyazlaşan saçlarını sarı veya kızıl renge boyamalarımüstehap görülmüş; siyaha boyamaları ise, sağlam görüşe göre, caizgörülmemiştir. Ancak genç kimsenin siyah boya kullanmasında da birsakınca yoktur. Diğer yandan boya malzemesi olarak kına ve vesîmedenilen, boya sanayinde kullanılan bir bitkinin tercih edilmesi tavsiyeedilmiştir (Ibn Âbidîn, Reddül-Muhtâr, Terc. Ahmed Davudoğlu, Istanbul1982-1988, XV, 378, XVII, 314).


  4. 01.Temmuz.2011, 01:51
    2
    Silent and lonely rains



    Hz.Peygamber, ashabına bağımsız bir kişilik kazandırmak için saçı vesakalı kına veya başka bir boya maddesi ile boyayabileceklerinibildirdi. Ebû Hüreyre (r.a)'tan nakledilen bir hadiste şöyle buyurulur:
    "Yahudi ve Hıristiyanlar (saçlarını) boyamaz. Siz onların aksini yapınız: yani saçlarınızı boyayınız" (Buhârî, Enbiyâ, 50; Libas, 67; Müslim, Libas, 80; Ebû Dâvud, Tereccül, 18; Nesâî, Zîne, 14).
    Ancakhadisteki emir bağlayıcı olmayıp mendupluk bildirir. Nitekim uygulamadaHz. Ebû Bekir, Ömer, Ali, Ka'b ve Enes (r.anhüm) gibi bazı sahabelersaçlarını boyamamıştır.
    Diğer yandan kullanılacak boyada siyah renk tercih edilmemelidir. Çünküsaç boyası genellikle yaşlı erkeklerin beyazlaşan saçları için sözkonusu olur. Siyah renk yaşlı kimseyi, olduğundan çok genç gösterir. Budurum kınalama veya boyayı amacından saptırabilir.
    NitekimMekke'nin fethi günü Hz. Ebû Bekr'in yaşlı babası Ebû Kuhâfe'ninsaçlarının ağaç çiçekleri gibi beyazlaştığını gören Rasûlüllah (s.a.s)şöyle buyurmuştur:
    "Bu beyaz saçı değiştiriniz ve siyahtan sakınınız" (bk. Ebû Dâvud, Tereccül, 18; Nesâî, Zîne, 15; Ahmed b. Hanbel, I,165, 356, II, 261, 499, III,160, 322).
    Ancaksaçı beyazlaşan kimse genç olursa, onun siyaha boyamasında bir sakıncagörülmemiştir. Nitekim Sa'd b. Ebî Vakkas, Ukbe b. Âmir, Hasan, Hüseyinve Cerîr gibi sahabelerin bu rengi tercih ettikleri nakledilmiştir(Yusuf el-Kardâvî, el-Halâl vel-Harâm fil-Islâm, Terc. Mustafa Varlı,Ankara 1970, s. 102, 103).
    Boya malzemesi olarak ALLAH elçisi kınayı tavsiye etmiştir: "Saçın beyazlığını değiştirmek için kullandığınız şeylerin en iyisi kına ve keten bitkisidir"(Ebû Dâvud, Tereccül, 18; Tirmizî, Libâs, 20; Nesâî, Zîne, 16; IbnMâce, Libâs, 32; Ahmed b. Hanbel, V, 147, 150, 154). Hz. Enes b. Mâlik,Hz. Ebû Bekr'in saçlarını kına ve ketenle, Hz. Ömer'in ise yalnız safkına ile boyadığını nakletmiştir (el-Kardâvî, a.g.e., s. 103).
    Sonuç olarak, erkekveya kadının beyazlaşan saçlarını sarı veya kızıl renge boyamalarımüstehap görülmüş; siyaha boyamaları ise, sağlam görüşe göre, caizgörülmemiştir. Ancak genç kimsenin siyah boya kullanmasında da birsakınca yoktur. Diğer yandan boya malzemesi olarak kına ve vesîmedenilen, boya sanayinde kullanılan bir bitkinin tercih edilmesi tavsiyeedilmiştir (Ibn Âbidîn, Reddül-Muhtâr, Terc. Ahmed Davudoğlu, Istanbul1982-1988, XV, 378, XVII, 314).





+ Yorum Gönder