Konusunu Oylayın.: İstem dışı gelen idrar

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İstem dışı gelen idrar
  1. 30.Haziran.2011, 09:46
    1
    Misafir

    İstem dışı gelen idrar






    İstem dışı gelen idrar Mumsema 20 yaşında bir kızım benim sorum şu: bekarım namaz kılarken abdest alırken veya başka bişi yaparken istem dışı olarak sürekli idrar geliyo abdest almadan önce lavaboda bekliyorum biraz ama nafile yine geliyor hatta ben bazen namaza devam bile ediyorum bu durumda napmam lazım nasıl engellerim pamuk vs gibi bişilerle tıkasam sorum çözülürmü doktora gitmeye utanıyorum yrdımcı olun


  2. 30.Haziran.2011, 09:46
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    20 yaşında bir kızım benim sorum şu: bekarım namaz kılarken abdest alırken veya başka bişi yaparken istem dışı olarak sürekli idrar geliyo abdest almadan önce lavaboda bekliyorum biraz ama nafile yine geliyor hatta ben bazen namaza devam bile ediyorum bu durumda napmam lazım nasıl engellerim pamuk vs gibi bişilerle tıkasam sorum çözülürmü doktora gitmeye utanıyorum yrdımcı olun


    Benzer Konular

    - Kadınlarda âdet dışı gelen özür kanının durumu

    - İstem dışı gelen meni orucu bozarmı

    - İslam dışı unsurlardan gelen para.

    - Ben 14 yaşındayım ve İstem Dışı Yapışkan Ve Sünen Bir Sıvı Geliyor

    - İstem dışı gelen meni gusül gerektirir mi?

  3. 30.Haziran.2011, 11:24
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: istem dışı gelen idrar




    İstem dışı gelen abdest bozucu hallerde kişi özürlü hükmüne girer
    konu hakkında bilgi için eklenen yazıyı okuyabilirsin kardeşim.
    Ayrıca bu normal bir durum olmamakla beraber bir uroloji uzmanına
    görünmenizi gerektiren sağlık meselesidir geçmiş olsun...



    _______________

    Özürlünün Abdesti

    1- Sürekli devam eden abdest bozucu hallere özür denir. Meselâ, idrarını tutamama, devamlı gaz çıkarma, sık sık burnu kanama, yarasından devamlı su akma gibi haller, birer özür hâlidir. Kendisinde bu gibi abdest bozucu bir özür bulunan kimseye ise, sâhib-i özür (özür sâhibi) veya ma'zur (özürlü) denir.

    Kişinin özürlü sayılabilmesi için, abdest bozucu bir hâlin, tam bir namaz vakti boyunca devam etmesi, yani, abdest alıp namaz kılacak kadar kısa bir süre dahi olsun kesilmemesi şarttır. (Bu özrün başlamasının şartıdır.) Bundan sonra da, her namaz vaktinde, en az bir kere aynı hâl ortaya çıkmalıdır. (Bu da özrün devamının şartıdır.)

    Bunu bir misalle îzah edelim: Bir kimsenin burnu, öğle vaktinin başlangıcından itibaren kanamaya başlasa ve bu hal, öğle vakti geçinceye kadar hiç kesilmeden devam etse, bu kişi için özür hâlinin başlama şartı gerçekleşmiş olur. Artık bundan sonraki her namaz vakti içinde en az bir kere bu kanama hâli görülse, o kimse "ÖZÜRLÜ" sayılır.

    Çünkü, her namaz vakti içinde özür hâli tekerrür ettiği için, özrün devam ettiği ortaya çıkmış, özürlü sayılmanın ikinci şartı da böylece gerçekleşmiştir. Özür durumunun ortadan kalkması için, özür hâlinin bir namaz vakti içinde tamamen ortadan kalkması, hiç görülmemesi gereklidir. Böyle olan kimse, artık özürlü sayılmaktan çıkmış olur.

    Özür sâhipleri için, dînimiz büyük bir kolaylık göstermiştir. Bunların abdestleri, abdest bozucu özürleri devam ettiği halde bozulmaz. Bu halde iken namazlarını kılarlar. Abdest bozucu kan, irin, idrar gibi akıntıların kirlettiği yeri tekrar temizlemekle de mükellef tutulmazlar. Çünkü, bu kirler temizlendikten hemen sonra yeniden vâki olmaktadır.

    Meselâ, devamlı idrarı gelen bir kimsenin, abdestini idrar akıntısı bozmadığı gibi, gelen bu idrarın kirlettiği yeri yıkamak mecburiyeti de yoktur. İdrar kirletmesi mevcut olduğu halde namazını kılar.Dînimizin özür sâhiplerine sağladığı bu kolaylığa karşı, onların da dikkat edecekleri bir husus vardır. O da şudur:

    Özürlü olduğunu tesbit eden kimse, her namaz vakti için, ayrı abdest alır, o vakit için aldığı bu abdestle dilediği kadar nafile veya kaza namazı kılabilir. Vitir ve cenaze namazlarını edâ edebilir. Özür sâhibinin aldığı abdest, sadece içinde bulunduğu namaz vakti süresince geçerlidir. Bir namaz vaktinin çıkıp diğer vaktin girmesiyle abdesti bozulur. Giren yeni vakit namazı için, yeniden abdest alması gerekir.

    Meselâ; bir özür sâhibi sabah namazı için vaktinde abdest alsa, bu abdesti sabah namazının vaktinin çıkmasına kadar muteberdir. Vaktin çıkmasıyla, yani, güneş doğmasıyla abdest bozulur, hükmü kalmaz. Artık bu abdestle hiçbir namaz kılamaz.

    2- Şeytan insanı ibadetten uzaklaştırmak için, dübürüne üfürür. insan da "yellendim ve abdetim bozuldu" deyip, abdestini tekrar almaya çalışır. Oysa abdesti bozulmamıştır. İşte bu duruma mani olmak için hadiste " sesini veya kokusunu almadığınız şeylerden dolayı abdest almayınız" buyurulmuştur. Fakat kesin bir şekilde yellendiğini bildiği halde, "sesini ve kokusunu almadım" deyip, abdest almamak ta tehlikelidir.

    Eğer abdestinizin bozulmadığından eminseniz bu vesvesedir. Vesveselere ise dikkat etmeme gerekir. Çünkü vesvesenin üzerine gittikçe büyür. Ehemmiyet vermediğin zaman kaybolur gider.

    Ayrıca kan akmıyorsa ve sadece yaranın üzerinde kalıyorsa bu da abdesti bozmaz. Diğer taraftan yaranın üzerindeki kan etrafa akmadan bir beze veya kağıta bulaşıyorsa bu da abdesti bozmaz. Özellikle vesveseli insanlar bu fetvalardan yararlanarak vesveseden kurulabilir.


  4. 30.Haziran.2011, 11:24
    2
    Silent and lonely rains



    İstem dışı gelen abdest bozucu hallerde kişi özürlü hükmüne girer
    konu hakkında bilgi için eklenen yazıyı okuyabilirsin kardeşim.
    Ayrıca bu normal bir durum olmamakla beraber bir uroloji uzmanına
    görünmenizi gerektiren sağlık meselesidir geçmiş olsun...



    _______________

    Özürlünün Abdesti

    1- Sürekli devam eden abdest bozucu hallere özür denir. Meselâ, idrarını tutamama, devamlı gaz çıkarma, sık sık burnu kanama, yarasından devamlı su akma gibi haller, birer özür hâlidir. Kendisinde bu gibi abdest bozucu bir özür bulunan kimseye ise, sâhib-i özür (özür sâhibi) veya ma'zur (özürlü) denir.

    Kişinin özürlü sayılabilmesi için, abdest bozucu bir hâlin, tam bir namaz vakti boyunca devam etmesi, yani, abdest alıp namaz kılacak kadar kısa bir süre dahi olsun kesilmemesi şarttır. (Bu özrün başlamasının şartıdır.) Bundan sonra da, her namaz vaktinde, en az bir kere aynı hâl ortaya çıkmalıdır. (Bu da özrün devamının şartıdır.)

    Bunu bir misalle îzah edelim: Bir kimsenin burnu, öğle vaktinin başlangıcından itibaren kanamaya başlasa ve bu hal, öğle vakti geçinceye kadar hiç kesilmeden devam etse, bu kişi için özür hâlinin başlama şartı gerçekleşmiş olur. Artık bundan sonraki her namaz vakti içinde en az bir kere bu kanama hâli görülse, o kimse "ÖZÜRLÜ" sayılır.

    Çünkü, her namaz vakti içinde özür hâli tekerrür ettiği için, özrün devam ettiği ortaya çıkmış, özürlü sayılmanın ikinci şartı da böylece gerçekleşmiştir. Özür durumunun ortadan kalkması için, özür hâlinin bir namaz vakti içinde tamamen ortadan kalkması, hiç görülmemesi gereklidir. Böyle olan kimse, artık özürlü sayılmaktan çıkmış olur.

    Özür sâhipleri için, dînimiz büyük bir kolaylık göstermiştir. Bunların abdestleri, abdest bozucu özürleri devam ettiği halde bozulmaz. Bu halde iken namazlarını kılarlar. Abdest bozucu kan, irin, idrar gibi akıntıların kirlettiği yeri tekrar temizlemekle de mükellef tutulmazlar. Çünkü, bu kirler temizlendikten hemen sonra yeniden vâki olmaktadır.

    Meselâ, devamlı idrarı gelen bir kimsenin, abdestini idrar akıntısı bozmadığı gibi, gelen bu idrarın kirlettiği yeri yıkamak mecburiyeti de yoktur. İdrar kirletmesi mevcut olduğu halde namazını kılar.Dînimizin özür sâhiplerine sağladığı bu kolaylığa karşı, onların da dikkat edecekleri bir husus vardır. O da şudur:

    Özürlü olduğunu tesbit eden kimse, her namaz vakti için, ayrı abdest alır, o vakit için aldığı bu abdestle dilediği kadar nafile veya kaza namazı kılabilir. Vitir ve cenaze namazlarını edâ edebilir. Özür sâhibinin aldığı abdest, sadece içinde bulunduğu namaz vakti süresince geçerlidir. Bir namaz vaktinin çıkıp diğer vaktin girmesiyle abdesti bozulur. Giren yeni vakit namazı için, yeniden abdest alması gerekir.

    Meselâ; bir özür sâhibi sabah namazı için vaktinde abdest alsa, bu abdesti sabah namazının vaktinin çıkmasına kadar muteberdir. Vaktin çıkmasıyla, yani, güneş doğmasıyla abdest bozulur, hükmü kalmaz. Artık bu abdestle hiçbir namaz kılamaz.

    2- Şeytan insanı ibadetten uzaklaştırmak için, dübürüne üfürür. insan da "yellendim ve abdetim bozuldu" deyip, abdestini tekrar almaya çalışır. Oysa abdesti bozulmamıştır. İşte bu duruma mani olmak için hadiste " sesini veya kokusunu almadığınız şeylerden dolayı abdest almayınız" buyurulmuştur. Fakat kesin bir şekilde yellendiğini bildiği halde, "sesini ve kokusunu almadım" deyip, abdest almamak ta tehlikelidir.

    Eğer abdestinizin bozulmadığından eminseniz bu vesvesedir. Vesveselere ise dikkat etmeme gerekir. Çünkü vesvesenin üzerine gittikçe büyür. Ehemmiyet vermediğin zaman kaybolur gider.

    Ayrıca kan akmıyorsa ve sadece yaranın üzerinde kalıyorsa bu da abdesti bozmaz. Diğer taraftan yaranın üzerindeki kan etrafa akmadan bir beze veya kağıta bulaşıyorsa bu da abdesti bozmaz. Özellikle vesveseli insanlar bu fetvalardan yararlanarak vesveseden kurulabilir.





+ Yorum Gönder