Konusunu Oylayın.: Bir mezhebin farz kabul ettiğine başka mezhep sünnet demektedir. Farzı inkar, dinden çıkarmaz mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Bir mezhebin farz kabul ettiğine başka mezhep sünnet demektedir. Farzı inkar, dinden çıkarmaz mı?
  1. 29.Haziran.2011, 03:41
    1
    Misafir

    Bir mezhebin farz kabul ettiğine başka mezhep sünnet demektedir. Farzı inkar, dinden çıkarmaz mı?






    Bir mezhebin farz kabul ettiğine başka mezhep sünnet demektedir. Farzı inkar, dinden çıkarmaz mı? Mumsema Bir mezhebin farz kabul ettiğine başka mezhep sünnet demektedir. Farzı inkar, dinden çıkarmaz mı?


  2. 29.Haziran.2011, 08:52
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,581
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Bir mezhebin farz kabul ettiğine başka mezhep sünnet demektedir. Farzı inkar, dinden çıkarmaz mı?




    Farziyeti Kitap-Sünnetle açıkça belli olan ve -beş vakit namaz gibi- halk tarafından da çok iyi bilinen dinin zarurî olan hususlarının inkârı, beraberinde dinden dışlamayı getirebilir. Ancak, pratikten çok, teorik yanı ağır basan hususlarda bu hüküm söz konusu değildir.
    Mezhepler arasındaki ihtilaf ise, daha çok zarurî olmayan, içtihada dayalı teorik konular için söz konusudur. Bu da genellikle, ayet ve hadislerin farklı algılanmasından kaynaklanmaktadır.
    Ehl-i sünnet, Kur’an ve hadisleri dayanak göstererek yanlışa düşen bir kısım batıl görüş sahiplerine kafir demeyi uygun görmemişler. Çünkü, ne de olsa ehl-i kıbledir, demişler ve hadiste ehl-i kıbleyi tekfir etmemeyi öngören talimatı (bk. Buharî, salat, 28) esas almışlardır.
    “Bir hâkim, verdiği hükümle ilgili yaptığı içtihadında isabet etse iki sevap, hata etse bir sevap kazanır.” (İbn Mace, Ahkam 3)
    mealindeki hadis, bu konuya ışık tutmaktadır.
    S.İslamiyet


  3. 29.Haziran.2011, 08:52
    2
    Moderatör



    Farziyeti Kitap-Sünnetle açıkça belli olan ve -beş vakit namaz gibi- halk tarafından da çok iyi bilinen dinin zarurî olan hususlarının inkârı, beraberinde dinden dışlamayı getirebilir. Ancak, pratikten çok, teorik yanı ağır basan hususlarda bu hüküm söz konusu değildir.
    Mezhepler arasındaki ihtilaf ise, daha çok zarurî olmayan, içtihada dayalı teorik konular için söz konusudur. Bu da genellikle, ayet ve hadislerin farklı algılanmasından kaynaklanmaktadır.
    Ehl-i sünnet, Kur’an ve hadisleri dayanak göstererek yanlışa düşen bir kısım batıl görüş sahiplerine kafir demeyi uygun görmemişler. Çünkü, ne de olsa ehl-i kıbledir, demişler ve hadiste ehl-i kıbleyi tekfir etmemeyi öngören talimatı (bk. Buharî, salat, 28) esas almışlardır.
    “Bir hâkim, verdiği hükümle ilgili yaptığı içtihadında isabet etse iki sevap, hata etse bir sevap kazanır.” (İbn Mace, Ahkam 3)
    mealindeki hadis, bu konuya ışık tutmaktadır.
    S.İslamiyet





+ Yorum Gönder