Konusunu Oylayın.: Ders verici kıssalar

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ders verici kıssalar
  1. 22.Haziran.2011, 22:23
    1
    Misafir

    Ders verici kıssalar






    Ders verici kıssalar Mumsema ders verici kıssalar


  2. 22.Haziran.2011, 22:23
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 24.Haziran.2011, 07:40
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Ders verici kıssalar




    ANNE KALBİ

    Delikanlı,katı yürekli bir kızı sevmiş ve onunla evlenmek istemişti.Ancak kız,korkunç bir şart ileri sürerekenin sevgini ölçmek istiyorum,dedi.Bunun için de köpeğime yedirmek üzere bana annenin kalbini getireceksin. Delikanlı,tüyler ürperten bu teklif karşısında ne yapacağını şaşırmış ve uzun bir tereddütten sonra hislerine mağlup olup annesini öldürmeye karar vermişti.Annesi,belki de durumu farkettiği için oğluna fazla direnmedi.Ve çocuk,annesini öldürerek kalbini bir mendile koydu.Delikanlı,kızın isteğini yerine getirmiş olmanın heyecanıyla yolda koşarken,ayağı bir taşa takıldı.Kendisi bir tarafa,mendil içindeki kalp bir tarafa fırladı.Canının acısından,ağzından ister istemez"Ah anacığım!"sözleri döküldüğünde annesinin tozlara bulanan ve hala soğumamış olan kalbinden bir ses yükseldi:

    -Canım yavrum,bir yerin acıdı mı?




    Duâ almaya bakın!
    Vaktiyle bir ateşperest, oğlunu evlendirmektedir.
    Düğün günü çok koyun ve inek kesilir.
    Et kokuları mahalleyi sarar.
    Ancak evin bitişiğinde, müslüman,
    dul bir kadın, dört yetimiyle yaşamaktadır.
    Hepsi de günlerdir açtırlar.
    Kadıncağız, düğün evinin kapısını çalıp, "ateş" ister.
    Ancak maksadı başkadır.
    "Belki yemek verirler" diye gitmiştir.
    Adam, kadının niyetini anlasa da, birşey vermez.
    Kadıncağız, bir daha gidip "ateş" ister.
    Yine eli boş döner.
    Üçüncüde yine öyle.
    Ama ne olur bilinmez, bu defa acır kadına.
    Hallerini anlamak için dehlize iner ve
    dayar kulağını bitişik evin duvarına ve dinler.
    Yetimcik, annesine yalvarıyor:
    - Anneciğim, ne olur bir daha git.
    Belki bu sefer birşey verirler.
    Kadın ağlamaklıdır:
    - Üç defa gittim yavrum! Artık utanıyorum.
    Adam bunu duyar. Kalbi sızlar.
    Bir mükellef "Sofra" hazırlatıp, gönderir evlerine.
    Ve dehlize inip, dinler yine.
    Yetimlerin en küçüğü duâ ediyor:
    -Yâ Rabbî! O nasıl bize ikram ettiyse,
    sen de ona ikram et!
    Onu îmanla şereflendir!
    Ardından;
    - Âamiiiin! sesleri yükselir.
    O anda, kalbi döner ateşperestin.
    Ve "Şehâdet"i getirip îmanla şereflenir.
    Nitekim;
    Sadaka, belâyı önler.
    Ama duâ, kaderi değiştirir!



  4. 24.Haziran.2011, 07:40
    2
    Editör



    ANNE KALBİ

    Delikanlı,katı yürekli bir kızı sevmiş ve onunla evlenmek istemişti.Ancak kız,korkunç bir şart ileri sürerekenin sevgini ölçmek istiyorum,dedi.Bunun için de köpeğime yedirmek üzere bana annenin kalbini getireceksin. Delikanlı,tüyler ürperten bu teklif karşısında ne yapacağını şaşırmış ve uzun bir tereddütten sonra hislerine mağlup olup annesini öldürmeye karar vermişti.Annesi,belki de durumu farkettiği için oğluna fazla direnmedi.Ve çocuk,annesini öldürerek kalbini bir mendile koydu.Delikanlı,kızın isteğini yerine getirmiş olmanın heyecanıyla yolda koşarken,ayağı bir taşa takıldı.Kendisi bir tarafa,mendil içindeki kalp bir tarafa fırladı.Canının acısından,ağzından ister istemez"Ah anacığım!"sözleri döküldüğünde annesinin tozlara bulanan ve hala soğumamış olan kalbinden bir ses yükseldi:

    -Canım yavrum,bir yerin acıdı mı?




    Duâ almaya bakın!
    Vaktiyle bir ateşperest, oğlunu evlendirmektedir.
    Düğün günü çok koyun ve inek kesilir.
    Et kokuları mahalleyi sarar.
    Ancak evin bitişiğinde, müslüman,
    dul bir kadın, dört yetimiyle yaşamaktadır.
    Hepsi de günlerdir açtırlar.
    Kadıncağız, düğün evinin kapısını çalıp, "ateş" ister.
    Ancak maksadı başkadır.
    "Belki yemek verirler" diye gitmiştir.
    Adam, kadının niyetini anlasa da, birşey vermez.
    Kadıncağız, bir daha gidip "ateş" ister.
    Yine eli boş döner.
    Üçüncüde yine öyle.
    Ama ne olur bilinmez, bu defa acır kadına.
    Hallerini anlamak için dehlize iner ve
    dayar kulağını bitişik evin duvarına ve dinler.
    Yetimcik, annesine yalvarıyor:
    - Anneciğim, ne olur bir daha git.
    Belki bu sefer birşey verirler.
    Kadın ağlamaklıdır:
    - Üç defa gittim yavrum! Artık utanıyorum.
    Adam bunu duyar. Kalbi sızlar.
    Bir mükellef "Sofra" hazırlatıp, gönderir evlerine.
    Ve dehlize inip, dinler yine.
    Yetimlerin en küçüğü duâ ediyor:
    -Yâ Rabbî! O nasıl bize ikram ettiyse,
    sen de ona ikram et!
    Onu îmanla şereflendir!
    Ardından;
    - Âamiiiin! sesleri yükselir.
    O anda, kalbi döner ateşperestin.
    Ve "Şehâdet"i getirip îmanla şereflenir.
    Nitekim;
    Sadaka, belâyı önler.
    Ama duâ, kaderi değiştirir!






+ Yorum Gönder