Konusunu Oylayın.: Birisi bizi överken nasıl davranmalıyız? Sesin çok güzel diyen birisine nasıl cevap vermeliyiz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Birisi bizi överken nasıl davranmalıyız? Sesin çok güzel diyen birisine nasıl cevap vermeliyiz?
  1. 22.Haziran.2011, 15:42
    1
    Misafir

    Birisi bizi överken nasıl davranmalıyız? Sesin çok güzel diyen birisine nasıl cevap vermeliyiz?






    Birisi bizi överken nasıl davranmalıyız? Sesin çok güzel diyen birisine nasıl cevap vermeliyiz? Mumsema Birisi bizi överken nasıl davranmalıyız? Sesin çok güzel diyen birisine nasıl cevap vermeliyiz?


  2. 22.Haziran.2011, 15:47
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Birisi bizi överken nasıl davranmalıyız? Sesin çok güzel diyen birisine nasıl cevap vermeliyiz?




    Sual: Birisi bizi överken nasıl davranmalıyız. Sesin çok güzel, yüzün çok güzel gibi şeyler söylenince ne yapmalıyız, ne söylemeliyiz? Senin sesin çok güzel dediklerinde biz yok canım nerde güzel olsun, benim sesim çok kötü desek eğer sesimiz güzelse yalan söylemiş oluyoruz Ayrıca Allah´ın yarattığı bir şeyi kötülemiş oluyoruz. Onun övgüsüne karşılık birşey demezsek sanki kibirlenmiş gibi oluyoruz. Bu durumda ne yapmalıyız?
    Cevap: Allah’ın insanlar üstünde sayısız nimetleri vardır. Bu nimetleri insan kendinden bilirse gurur ve kibir olur, yok bu nimetleri inkar edip gizlerse bu da küfran-ı nimet olur ki; her iki durum da manevi bir hastalıktır. Yani insanın üstünde görünen nimetleri kendinden bilmesi nasıl caiz değilse, aynı şekilde o nimetleri yok sayıp inkar etmesi de caiz değildir. Bu yüzden tahdis-i nimet dediğimiz; nimeti Allah’tan bilip bu nimeti üzerinde izhar ve ilan etmek yolunu takip etmeliyiz.
    Bediüzzaman Hazretlerinin “küfran-ı nimet” ve "ucb" arasında orta yol olan “tahdis-i nimeti” şu güzel örneği ile açıklıyor:
    “Alabildiğine san’atlı, süslü ve herkesin güzel gördüğü bir elbiseyi giyen adama deseler ki: ‘Maşallah çok güzelsin!’ o da bu söz karşılığında güya alçak gönüllülük göstermek üzere dese ki: ‘Haşa! Ben neyim? Güzellik nere ben nere, ben bir hiçim!’ O zaman küfran-ı nimet (verilen nimeti inkâr etme) olur. Bu aynı zamanda o güzel elbiseyi giydiren mahir san’atkara karşı da bir hürmetsizliktir. Bunun yerine şöyle dese: ‘Evet ben çok güzelim! Benim gibi yeryüzünde güzel mi var? Benim gibi güzel birisini gösteriniz!..’ O zaman da yersiz övünme, kibirlenme söz konusu olur. İşte hem nimeti inkâr etmekten kurtulmak, hem de övünmemek için belki şöyle demek gerekir (orta yol): ‘Evet ben güzelleştim; fakat güzellik libasındır (elbise) ve dolayısıyla libası bana giydirenindir; benim değildir.” (Mektubat, 28. Mektup, 4. Sebep, s.386)
    Ölçümüz bu misaldeki hakikat olmalıdır.


  3. 22.Haziran.2011, 15:47
    2
    Silent and lonely rains



    Sual: Birisi bizi överken nasıl davranmalıyız. Sesin çok güzel, yüzün çok güzel gibi şeyler söylenince ne yapmalıyız, ne söylemeliyiz? Senin sesin çok güzel dediklerinde biz yok canım nerde güzel olsun, benim sesim çok kötü desek eğer sesimiz güzelse yalan söylemiş oluyoruz Ayrıca Allah´ın yarattığı bir şeyi kötülemiş oluyoruz. Onun övgüsüne karşılık birşey demezsek sanki kibirlenmiş gibi oluyoruz. Bu durumda ne yapmalıyız?
    Cevap: Allah’ın insanlar üstünde sayısız nimetleri vardır. Bu nimetleri insan kendinden bilirse gurur ve kibir olur, yok bu nimetleri inkar edip gizlerse bu da küfran-ı nimet olur ki; her iki durum da manevi bir hastalıktır. Yani insanın üstünde görünen nimetleri kendinden bilmesi nasıl caiz değilse, aynı şekilde o nimetleri yok sayıp inkar etmesi de caiz değildir. Bu yüzden tahdis-i nimet dediğimiz; nimeti Allah’tan bilip bu nimeti üzerinde izhar ve ilan etmek yolunu takip etmeliyiz.
    Bediüzzaman Hazretlerinin “küfran-ı nimet” ve "ucb" arasında orta yol olan “tahdis-i nimeti” şu güzel örneği ile açıklıyor:
    “Alabildiğine san’atlı, süslü ve herkesin güzel gördüğü bir elbiseyi giyen adama deseler ki: ‘Maşallah çok güzelsin!’ o da bu söz karşılığında güya alçak gönüllülük göstermek üzere dese ki: ‘Haşa! Ben neyim? Güzellik nere ben nere, ben bir hiçim!’ O zaman küfran-ı nimet (verilen nimeti inkâr etme) olur. Bu aynı zamanda o güzel elbiseyi giydiren mahir san’atkara karşı da bir hürmetsizliktir. Bunun yerine şöyle dese: ‘Evet ben çok güzelim! Benim gibi yeryüzünde güzel mi var? Benim gibi güzel birisini gösteriniz!..’ O zaman da yersiz övünme, kibirlenme söz konusu olur. İşte hem nimeti inkâr etmekten kurtulmak, hem de övünmemek için belki şöyle demek gerekir (orta yol): ‘Evet ben güzelleştim; fakat güzellik libasındır (elbise) ve dolayısıyla libası bana giydirenindir; benim değildir.” (Mektubat, 28. Mektup, 4. Sebep, s.386)
    Ölçümüz bu misaldeki hakikat olmalıdır.





+ Yorum Gönder