Konusunu Oylayın.: Kardeşler arasında merhametle ilgili ayet ve hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kardeşler arasında merhametle ilgili ayet ve hadisler
  1. 22.Haziran.2011, 12:45
    1
    Misafir

    Kardeşler arasında merhametle ilgili ayet ve hadisler






    Kardeşler arasında merhametle ilgili ayet ve hadisler Mumsema benim bir sorum olacakti
    bir anne ve kizi diger kizini ablasini oturduklari evde istemiyorlar merhamet etmiyorlar düsmüs oldugunu bilebile kovuyorlar.sadece cocuklermi anneye sefkat gösterecekler annenin cocuklarina karsi yapmasi gereken yok mudur ve kardeslerin birbirine karsi merhamet olmamasi Allah katinda nasil karsilanir. bu konuyla ilgili ayet ve hadisler ögrenmek istiyorum.

    Allah razi olsun


  2. 22.Haziran.2011, 12:45
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    benim bir sorum olacakti
    bir anne ve kizi diger kizini ablasini oturduklari evde istemiyorlar merhamet etmiyorlar düsmüs oldugunu bilebile kovuyorlar.sadece cocuklermi anneye sefkat gösterecekler annenin cocuklarina karsi yapmasi gereken yok mudur ve kardeslerin birbirine karsi merhamet olmamasi Allah katinda nasil karsilanir. bu konuyla ilgili ayet ve hadisler ögrenmek istiyorum.

    Allah razi olsun


    Benzer Konular

    - Kardeşler arasında miras hukuku nedir?

    - Kardeşler arasında eşit davranın

    - Kardeşler arasında diyalog ve samimiyet

    - İslamda kardeşler arasında miras paylaşımı

    - Merhametle ilgili hadisler

  3. 22.Haziran.2011, 15:56
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Kardeşler arasında merhametle ilgili ayet ve hadisler




    Allah´a ve elçisine itaat edin, ki merhamet olunasınız. (3/132)
    Kim kötülük işler veya nefsine zulmedip sonra Allah´tan bağışlanma dilerse Allah´ı bağışlayıcı ve merhamet edici olarak bulur. (4/110)
    Ne zaman ki (yaptıklarından dolayı pişmanlık duyup, başları) elleri arasına düşürüldü ve kendilerinin gerçekten şaşırıp-saptıklarını görünce: “Eğer Rabbimiz bize merhamet etmez ve bizi bağışlamazsa kesin olarak hüsrana uğrayanlardan olacağız” dediler. (7/149)
    (Musa yalvarıp) Dedi ki: “Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetine kat. Sen merhamet edenlerin en merhametli olanısın.” (7/151)
    Dedi ki: “Bugün size karşı sorgulama, kınama yoktur. Sizi Allah bağışlasın. O, merhametlilerin (en) merhametlisidir.” (12/92)
    Kendisine ulaşmadan canlarınızın yarısının telef olacağı şehirlere onlar, ağırlıklarınızı taşımaktadırlar. Şüphesiz sizin Rabbiniz şefkatli ve merhametlidir. (16/7)
    Veya onları bir korku üzerinde yakalayıvermesinden (mi emindirler)? Öyleyse Rabbin, gerçekten şefkatli ve merhamet sahibidir. (16/47)
    Umulur ki, Rabbiniz size merhamet eder, fakat siz (bozgunculuğa) dönerseniz biz de (sizi aşağılık kılmaya ve cezalandırmaya) döneriz. Biz, cehennemi kafirler için bir kuşatma yeri kıldık. (17/8)
    Sizi en iyi Rabbiniz bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse sizi azablandırır. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik. (17/54)
    Sizin Rabbiniz, fazlından aramanız için denizde gemileri sizin için yürütür. Gerçekten O, size karşı merhametli olandır. (17/66)
    Böylece, onlara Rablerinin ondan temiz olmak bakımından daha hayırlısı, merhamet bakımından da daha yakın olanını vermesini diledik.” (18/81)
    Eyüp de; hani o Rabbine çağrıda bulunmuştu: “Şüphesiz bu dert (ve hastalık) beni sarıverdi. Sen merhametlilerin en merhametli olanısın.” (21/83)


  4. 22.Haziran.2011, 15:56
    2
    Editör



    Allah´a ve elçisine itaat edin, ki merhamet olunasınız. (3/132)
    Kim kötülük işler veya nefsine zulmedip sonra Allah´tan bağışlanma dilerse Allah´ı bağışlayıcı ve merhamet edici olarak bulur. (4/110)
    Ne zaman ki (yaptıklarından dolayı pişmanlık duyup, başları) elleri arasına düşürüldü ve kendilerinin gerçekten şaşırıp-saptıklarını görünce: “Eğer Rabbimiz bize merhamet etmez ve bizi bağışlamazsa kesin olarak hüsrana uğrayanlardan olacağız” dediler. (7/149)
    (Musa yalvarıp) Dedi ki: “Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetine kat. Sen merhamet edenlerin en merhametli olanısın.” (7/151)
    Dedi ki: “Bugün size karşı sorgulama, kınama yoktur. Sizi Allah bağışlasın. O, merhametlilerin (en) merhametlisidir.” (12/92)
    Kendisine ulaşmadan canlarınızın yarısının telef olacağı şehirlere onlar, ağırlıklarınızı taşımaktadırlar. Şüphesiz sizin Rabbiniz şefkatli ve merhametlidir. (16/7)
    Veya onları bir korku üzerinde yakalayıvermesinden (mi emindirler)? Öyleyse Rabbin, gerçekten şefkatli ve merhamet sahibidir. (16/47)
    Umulur ki, Rabbiniz size merhamet eder, fakat siz (bozgunculuğa) dönerseniz biz de (sizi aşağılık kılmaya ve cezalandırmaya) döneriz. Biz, cehennemi kafirler için bir kuşatma yeri kıldık. (17/8)
    Sizi en iyi Rabbiniz bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse sizi azablandırır. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik. (17/54)
    Sizin Rabbiniz, fazlından aramanız için denizde gemileri sizin için yürütür. Gerçekten O, size karşı merhametli olandır. (17/66)
    Böylece, onlara Rablerinin ondan temiz olmak bakımından daha hayırlısı, merhamet bakımından da daha yakın olanını vermesini diledik.” (18/81)
    Eyüp de; hani o Rabbine çağrıda bulunmuştu: “Şüphesiz bu dert (ve hastalık) beni sarıverdi. Sen merhametlilerin en merhametli olanısın.” (21/83)


  5. 22.Haziran.2011, 15:56
    3
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Kardeşler arasında merhametle ilgili ayet ve hadisler

    Görmedin mi, Allah, yerdekileri ve denizde onun emriyle akıp giden gemileri, sizin yararınıza verdi. Ve izni olmadıkça, göğü yerin üstüne düşmekten alıkoyar. Şüphesiz Allah, insanlara karşı şefkatlidir, çok merhametlidir. (22/65)
    Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı gideriverirsek, taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürecekler. (23/75)
    Çünkü gerçekten benim kullarımdan bir grup: “Rabbimiz, iman ettik, sen artık bizi bağışla ve bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın, derlerdi de,” (23/109)
    Ve de ki: “Rabbim, bağışla ve merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.” (23/118)
    Şüphesiz, senin Rabbin, gerçekten O, üstün ve güçlüdür, merhamet sahibidir. (26/9)
    Dilediğini azablandırır, dilediğine merhamet eder. O´na çevrilip-götürüleceksiniz. (29/21)
    Onda ´sükun bulup durulmanız´ için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da, O´nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (30/21)
    Muhammed, Allah´ın elçisidir. Ve onunla birlikte olanlar da kafirlere karşı zorlu, kendi aralarında ise merhametlidirler. Onları, rüku edenler, secde edenler olarak görürsün; onlar, Allah´tan bir fazl (lütuf ve ihsan) ve hoşnutluk arayıp-isterler. Belirtileri, secde izinden yüzlerindedir. İşte onların Tevrat´taki vasıfları budur: İncil´deki vasıfları ise: Sanki bir ekin; filizini çıkarmış, derken onu kuvvetlendirmiş, derken kalınlaşmış, sonra sapları üzerinde doğrulup-boy atmış (ki bu,) ekicilerin hoşuna gider. (Bu örnek,) Onunla kafirleri öfkelendirmek içindir. Allah, içlerinden iman edip salih amellerde bulunanlara bir mağfiret ve büyük bir ecir va´detmiştir. (48/29)
    Sonra onların izleri üzerinde elçilerimizi birbiri ardınca gönderdik. Meryem oğlu İsa´yı da arkalarından gönderdik; ona İncil´i verdik ve onu izleyenlerin kalplerinde bir şefkat ve merhamet kıldık. (Bir bid´at olarak) Türettikleri ruhbanlığı ise, Biz onlara yazmadık (emretmedik). Ancak Allah´ın rızasını aramak için (türettiler) ama buna da gerektiği gibi uymadılar. Bununla birlikte onlardan iman edenlere ecirlerini verdik, onlardan birçoğu da fasık olanlardır. (57/27)
    Sonra iman edenlerden, sabrı birbirlerine tavsiye edenlerden, merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak. (90/17)


  6. 22.Haziran.2011, 15:56
    3
    Editör
    Görmedin mi, Allah, yerdekileri ve denizde onun emriyle akıp giden gemileri, sizin yararınıza verdi. Ve izni olmadıkça, göğü yerin üstüne düşmekten alıkoyar. Şüphesiz Allah, insanlara karşı şefkatlidir, çok merhametlidir. (22/65)
    Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı gideriverirsek, taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürecekler. (23/75)
    Çünkü gerçekten benim kullarımdan bir grup: “Rabbimiz, iman ettik, sen artık bizi bağışla ve bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın, derlerdi de,” (23/109)
    Ve de ki: “Rabbim, bağışla ve merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.” (23/118)
    Şüphesiz, senin Rabbin, gerçekten O, üstün ve güçlüdür, merhamet sahibidir. (26/9)
    Dilediğini azablandırır, dilediğine merhamet eder. O´na çevrilip-götürüleceksiniz. (29/21)
    Onda ´sükun bulup durulmanız´ için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da, O´nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (30/21)
    Muhammed, Allah´ın elçisidir. Ve onunla birlikte olanlar da kafirlere karşı zorlu, kendi aralarında ise merhametlidirler. Onları, rüku edenler, secde edenler olarak görürsün; onlar, Allah´tan bir fazl (lütuf ve ihsan) ve hoşnutluk arayıp-isterler. Belirtileri, secde izinden yüzlerindedir. İşte onların Tevrat´taki vasıfları budur: İncil´deki vasıfları ise: Sanki bir ekin; filizini çıkarmış, derken onu kuvvetlendirmiş, derken kalınlaşmış, sonra sapları üzerinde doğrulup-boy atmış (ki bu,) ekicilerin hoşuna gider. (Bu örnek,) Onunla kafirleri öfkelendirmek içindir. Allah, içlerinden iman edip salih amellerde bulunanlara bir mağfiret ve büyük bir ecir va´detmiştir. (48/29)
    Sonra onların izleri üzerinde elçilerimizi birbiri ardınca gönderdik. Meryem oğlu İsa´yı da arkalarından gönderdik; ona İncil´i verdik ve onu izleyenlerin kalplerinde bir şefkat ve merhamet kıldık. (Bir bid´at olarak) Türettikleri ruhbanlığı ise, Biz onlara yazmadık (emretmedik). Ancak Allah´ın rızasını aramak için (türettiler) ama buna da gerektiği gibi uymadılar. Bununla birlikte onlardan iman edenlere ecirlerini verdik, onlardan birçoğu da fasık olanlardır. (57/27)
    Sonra iman edenlerden, sabrı birbirlerine tavsiye edenlerden, merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak. (90/17)


  7. 22.Haziran.2011, 18:23
    4
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kardeşler arasında merhametle ilgili ayet ve hadisler

    Şüphesiz mü’minler (dinde) birbirinin kardeşidirler
    O halde (dargın olan) kardeşlerinizin arasını bulup barıştırın Hucurât: 10

    - Kardeşinle mücâdele etme, onunla alay etme, ona verdiğin sözden dönme (veya üstesinden gelemeyeceğin bir şeyi va’detme) Tirmizî

    - Müslüman, müslümanın kardeşidir; ona hıyânet etmez, yalan söylemez ve onu sahipsiz bırakmaz Müslümanın herşeyi; ırzı, malı, kanı müslümana haramdır Takvâ işte burada (kalpte)dir Bir kişiye, müslüman kardeşine hakâret etmesi, kötülük olarak yeter Buhârî, Müslim

    - Ey Allah’ın kulları, kardeş olunuz Buhârî, Müslim

    - “Mü’minin mü’mine bağlılığı, taşları birbirine kenetli duvar gibidir” buyuran Rasûl-i Ekrem (bu kenetlenmeyi göstermek için iki elinin) parmaklarını birbirine geçirdi Buhârî

    - Mü’minler birbirini sevmede, birbirine acıma ve şefkat gösterme husûsunda bir vücûd gibidir Vücûdun bir uzvu rahatsızlanırsa, diğer uzuvlar da uykusuzluk ve ateş ile onun acısına ortak olurlar (Buhârî, Müslim)

    - Müslümanların derdiyle ilgilenmeyen onlardan değildir Buhârî, Müslim

    - Hiçbiriniz kendi nefsi için istediğini (mü’min) kardeşi için de istemedikçe

    tam mü’min olamaz Buhârî, Müslim

    Mü’min, mü’minin aynasıdır; onda bir ayıp gördüğünde onu düzeltirEdebü’l Müfred

    - Mü’min, kardeşinin aynasıdır; ve mü’min mü’minin kardeşidir, onun zarar ve ziyâna uğramasını, helâkını önler, arkasında da onu çevreleyip korur ve ihti-yaçlarını görür Ebû Dâvud, Edebü’l Müfred

    - Kardeşliğin mâzeretini kabul etmeyen kimseye, âşarcıların haksızlıkla aldıkla-rının günahı kadar günah vardır Ebû Dâvud, İbn Mâce

    - Bulunduğu mecliste, din kardeşinin aleyhinde konuşulurken ona yardım etme-ye ve onu müdâfaa etmeye gücü yeterken, bu yardımda bulunmayan kimseyi Allah Teâlâ dünya ve âhirette zelîl eder Ahmed b Hanbel, Taberânî


    ‘‘Onlar aralarında ne kan bağı, ne de birbirlerine bağışladıkları mal olmadığı halde, Allah’ın Ruhu (Kuran) adına birbirlerini sevenlerdir. Allah’a yemin ederim, onların yüzleri mutlaka nurdur. Onlar bir nur üzeredirler. Halk korkarken, onlar korkmazlar. Insanlar üzülürken onlar üzülmezler.’’ (Kütüb-ü Sitte, c.10, No: 3345)


  8. 22.Haziran.2011, 18:23
    4
    Silent and lonely rains
    Şüphesiz mü’minler (dinde) birbirinin kardeşidirler
    O halde (dargın olan) kardeşlerinizin arasını bulup barıştırın Hucurât: 10

    - Kardeşinle mücâdele etme, onunla alay etme, ona verdiğin sözden dönme (veya üstesinden gelemeyeceğin bir şeyi va’detme) Tirmizî

    - Müslüman, müslümanın kardeşidir; ona hıyânet etmez, yalan söylemez ve onu sahipsiz bırakmaz Müslümanın herşeyi; ırzı, malı, kanı müslümana haramdır Takvâ işte burada (kalpte)dir Bir kişiye, müslüman kardeşine hakâret etmesi, kötülük olarak yeter Buhârî, Müslim

    - Ey Allah’ın kulları, kardeş olunuz Buhârî, Müslim

    - “Mü’minin mü’mine bağlılığı, taşları birbirine kenetli duvar gibidir” buyuran Rasûl-i Ekrem (bu kenetlenmeyi göstermek için iki elinin) parmaklarını birbirine geçirdi Buhârî

    - Mü’minler birbirini sevmede, birbirine acıma ve şefkat gösterme husûsunda bir vücûd gibidir Vücûdun bir uzvu rahatsızlanırsa, diğer uzuvlar da uykusuzluk ve ateş ile onun acısına ortak olurlar (Buhârî, Müslim)

    - Müslümanların derdiyle ilgilenmeyen onlardan değildir Buhârî, Müslim

    - Hiçbiriniz kendi nefsi için istediğini (mü’min) kardeşi için de istemedikçe

    tam mü’min olamaz Buhârî, Müslim

    Mü’min, mü’minin aynasıdır; onda bir ayıp gördüğünde onu düzeltirEdebü’l Müfred

    - Mü’min, kardeşinin aynasıdır; ve mü’min mü’minin kardeşidir, onun zarar ve ziyâna uğramasını, helâkını önler, arkasında da onu çevreleyip korur ve ihti-yaçlarını görür Ebû Dâvud, Edebü’l Müfred

    - Kardeşliğin mâzeretini kabul etmeyen kimseye, âşarcıların haksızlıkla aldıkla-rının günahı kadar günah vardır Ebû Dâvud, İbn Mâce

    - Bulunduğu mecliste, din kardeşinin aleyhinde konuşulurken ona yardım etme-ye ve onu müdâfaa etmeye gücü yeterken, bu yardımda bulunmayan kimseyi Allah Teâlâ dünya ve âhirette zelîl eder Ahmed b Hanbel, Taberânî


    ‘‘Onlar aralarında ne kan bağı, ne de birbirlerine bağışladıkları mal olmadığı halde, Allah’ın Ruhu (Kuran) adına birbirlerini sevenlerdir. Allah’a yemin ederim, onların yüzleri mutlaka nurdur. Onlar bir nur üzeredirler. Halk korkarken, onlar korkmazlar. Insanlar üzülürken onlar üzülmezler.’’ (Kütüb-ü Sitte, c.10, No: 3345)





+ Yorum Gönder