Konusunu Oylayın.: Peygamber Efendimizin gayri müslim kadınların toplum içinde giyinişlerine ve örtülerine karşı tutumu nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Peygamber Efendimizin gayri müslim kadınların toplum içinde giyinişlerine ve örtülerine karşı tutumu nedir?
  1. 20.Haziran.2011, 11:51
    1
    Misafir

    Peygamber Efendimizin gayri müslim kadınların toplum içinde giyinişlerine ve örtülerine karşı tutumu nedir?






    Peygamber Efendimizin gayri müslim kadınların toplum içinde giyinişlerine ve örtülerine karşı tutumu nedir? Mumsema Peygamber Efendimizin (sav) gayri müslim kadınların toplum içinde giyinişlerine ve örtülerine karşı tutumu nedir? İran'da Müslüman olsun / olmasın tüm bayanların giysileri ve örtüleri uygun olmayanlara müdahale edilerek, uyarıldığı ve ...


  2. 20.Haziran.2011, 11:51
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Peygamber Efendimizin (sav) gayri müslim kadınların toplum içinde giyinişlerine ve örtülerine karşı tutumu nedir? İran'da Müslüman olsun / olmasın tüm bayanların giysileri ve örtüleri uygun olmayanlara müdahale edilerek, uyarıldığı ve ...


    Benzer Konular

    - Gayri müslim kadınların yanında tesettür

    - Bir Müslüman bir gayri müslime ve bir gayri müslim de Müslümana mirasçı olabilir mi?

    - Demokrasi ve İnsan Hakları Bağlamında Hz. Peygamber'in (sav) Muhaliflere Karşı Tutumu

    - Oruç tutmayan müslim veya gayri müslim kimselere ikramda bulunmak şer’an caiz midir?

    - Gayri müslim bir işverenin işyerinde çalışmakta bir sakınca var mıdır? Ülkemizde, Müslüman işverenle

  3. 20.Haziran.2011, 12:01
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Peygamber Efendimizin (sav) gayri müslim kadınların toplum içinde giyinişlerine ve örtülerine karşı tutumu nedir?




    Hz. Peygamber (a.s.m), Mekke devrinde ne gayri müslimlerin, ne de Müslümanların giyinişleriyle ilgilenmiştir. Çünkü, bu devirde örtüyle ilgili hükümler daha inmemişti.
    Medine devrinde, Yahudilerle yapılan anlaşmada / Medine vesikasında, onların hanımlarının kılık kıyafetini düzenleyen bir maddenin olmaması dikkat çekicidir. Bununla beraber, gayri müslimlere bu konuda bir yükümlülük getirildiğine dair bir bilgiye rastlamadık.
    Bu konuyu şöyle birkaç maddede açıklamakta fayda vardır:
    a. Kur’an’ın tesettür emri Müslümanlaradır. Bu ise ilgili emrin gayri müslimleri kapsamadığını göstermektedir:
    “Mümin kadınlara söyle; bakışlarını kıssınlar, edep yerlerini günahtan korusunlar, mecburen görünen kısımları dışında ziynetlerini teşhir etmesinler ve başörtülerini yakalarının üzerini kapatacak şekilde örtsünler.”(Nur, 24/31),
    “Ey peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mümin kadınlara söyle; ev dışına çıktıkları zaman, cilbablarını / dış elbiselerini üzerlerine salıversinler. Böyle yapmaları onların iffetli tanınmaları ve kendilerine sarkıntılık edilerek incitilmemeleri yönünden en uygun bir davranıştır. Allah Gafurdur, Rahimdir.”(Ahzab, 33/59).
    b. İslam, gayri müslimleri hukuk önünde Müslümanlarla eşit tuttuğu halde, onları kendi dinlerinde serbestçe hareket etmelerine imkân tanımıştır. İslam dinine girmelerine yönelik baskıyı kabul etmez. Şu ayetler, gayri müslimlere tanınan din-vicdan hürriyetinin boyutunu göstermektedir:
    “Dinde zorlama yoktur.”(Bakara, 2/256),
    “Eğer Rabbin isteseydi, dünyada ne kadar insan varsa hepsi iman ederdi. Şimdi sen mi imana gelsinler diye insanları zorlayacaksın?”(Yunus, 10/99).
    c. Hanefi alimlerine göre, gayri müslimler şeriatın füruatıyla mükellef değiller. O halde onlar iman etmedikçe kılık kıyafet gibi İslamî hükümlerle mükellef olmazlar.
    Şu var ki, genel ahlakı bozucu davranışları devlet tarafından engellenebilir. Bir de İslamî prensiplere aykırılığı yanında, onların kendi dinî geleneklerine ters düşen şeylere de mani olunabilir.


  4. 20.Haziran.2011, 12:01
    2
    Editör



    Hz. Peygamber (a.s.m), Mekke devrinde ne gayri müslimlerin, ne de Müslümanların giyinişleriyle ilgilenmiştir. Çünkü, bu devirde örtüyle ilgili hükümler daha inmemişti.
    Medine devrinde, Yahudilerle yapılan anlaşmada / Medine vesikasında, onların hanımlarının kılık kıyafetini düzenleyen bir maddenin olmaması dikkat çekicidir. Bununla beraber, gayri müslimlere bu konuda bir yükümlülük getirildiğine dair bir bilgiye rastlamadık.
    Bu konuyu şöyle birkaç maddede açıklamakta fayda vardır:
    a. Kur’an’ın tesettür emri Müslümanlaradır. Bu ise ilgili emrin gayri müslimleri kapsamadığını göstermektedir:
    “Mümin kadınlara söyle; bakışlarını kıssınlar, edep yerlerini günahtan korusunlar, mecburen görünen kısımları dışında ziynetlerini teşhir etmesinler ve başörtülerini yakalarının üzerini kapatacak şekilde örtsünler.”(Nur, 24/31),
    “Ey peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mümin kadınlara söyle; ev dışına çıktıkları zaman, cilbablarını / dış elbiselerini üzerlerine salıversinler. Böyle yapmaları onların iffetli tanınmaları ve kendilerine sarkıntılık edilerek incitilmemeleri yönünden en uygun bir davranıştır. Allah Gafurdur, Rahimdir.”(Ahzab, 33/59).
    b. İslam, gayri müslimleri hukuk önünde Müslümanlarla eşit tuttuğu halde, onları kendi dinlerinde serbestçe hareket etmelerine imkân tanımıştır. İslam dinine girmelerine yönelik baskıyı kabul etmez. Şu ayetler, gayri müslimlere tanınan din-vicdan hürriyetinin boyutunu göstermektedir:
    “Dinde zorlama yoktur.”(Bakara, 2/256),
    “Eğer Rabbin isteseydi, dünyada ne kadar insan varsa hepsi iman ederdi. Şimdi sen mi imana gelsinler diye insanları zorlayacaksın?”(Yunus, 10/99).
    c. Hanefi alimlerine göre, gayri müslimler şeriatın füruatıyla mükellef değiller. O halde onlar iman etmedikçe kılık kıyafet gibi İslamî hükümlerle mükellef olmazlar.
    Şu var ki, genel ahlakı bozucu davranışları devlet tarafından engellenebilir. Bir de İslamî prensiplere aykırılığı yanında, onların kendi dinî geleneklerine ters düşen şeylere de mani olunabilir.





+ Yorum Gönder