Konusunu Oylayın.: Sadaka ile ilgili yazılar

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Sadaka ile ilgili yazılar
  1. 19.Haziran.2011, 23:00
    1
    Misafir

    Sadaka ile ilgili yazılar






    Sadaka ile ilgili yazılar Mumsema sadaka ile ilgili yazılar


  2. 19.Haziran.2011, 23:00
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 20.Haziran.2011, 00:05
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: sadaka ile ilgili yazılar




    Sadaka toplumu


    Sadaka toplumu

    “Veren el alan elden üstündür.”

    Hangi toplum şuurlu olarak sadaka alacak duruma düşmekten memnun olabilir?

    Sadaka almaya başlamak; sonun başlangıcıdır.

    Yer üstü , yer altı ve insan kaynaklarını verimli kullanamayan toplumlar çökmeye mahkumdur!

    Üretim faktörleri; toprak, emek, sermaye.
    Pratikte sermaye toprak ve emeği satın alır.

    Sermaye birikimi olmayan toplumlar toprağını ve emeğini de kullanamıyor. Bu nedenle sermaye için borçlanmak zorunda kalıyor. Bu şekilde ürettiği değerin büyük bir bölümünü (bazen fazlasını) borç ve faiz ödemelerine harcıyor. Sermaye açığı her dönem katlanarak büyüyor. Madenlerini ve stratejik değerlerini satmak veya kiralamak mecburiyeti hasıl oluyor!

    Toplum, bireylerinin hayati ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyor ve sadaka devreye giriyor! İşte sonun başlangıcı…

    Dünya üzerinde özgür olmayan toplumların tarihini araştırmalı. Bu duruma nasıl gelmişler? Bazı Afrika toplumları sadaka ile hayatını gayet güzel sürdürüyor diyebilir misiniz?


    Sadakanın kurumsallaşmasıdır sonun başlangıcı, yoksa toplum kendi içinde zaten yardımlaşma içersinde olmalıdır.

    Gelişmiş toplumlarda da sadakaya muhtaç kişiler bulunur elbet fakat çoğunluğu teşkil etmez.

    Toplumun fotoğrafını çoğunluk belirliyor, çoğunluk sadakayı kurumsal olarak almaya başlamışsa sorun var demektir. Tekrar toplumun yükselmesi çok zaman alır.

    “Sözün değeri kısalığında” diyor ve kesiyorum.

    Saygılar.

    Ahmet Bektaş

    SADAKA !


    Mübarek ramazan günlerinden biriydi.O günde diğer günler gibi erkenden kalkmış, günlük ev işini yapmış ,komşuları bekliyordum.Daha önceden,komşularla bir karar almıştık,belli bir ev tayin edilip o evde ramazan boyunca hatim okunacak ve sohbetler olacaktı.Ben gönül rızalığı ile kapımı komşulara ve bayan hocaya açtım.On beş yirmi kadın toplanıp birbirimize vesile olup zevkle kuran-ı kerim okuyorduk.Saat 10:00’ da başlayıp öğlen namazından sonra herkes evine gidiyordu. O günü huzur içinde geçirdiğimiz için çok mutlu oluyorduk,zaten ramazanın huzuru mutluluğu,ayrı bir haz veriyordu insana...

    Yine böyle bir gündü;hocamız hatimi yarılamıştı ki,kapının zili çaldı,etrafta herkes tamam eksik olan arkadaşımız yok!Hayır ola deyip kapıyı açmaya gittim.Kapının önünde saçı başı dağınık,acınacak durumda perişan bir satıcı vardı.Yüzüne bakınca içim ürperdi,bir an önce ne satıyorsa satsın çekip gitsin gözüyle bakıyordum adama.Hem içerde arkadaşlarım bekliyordu,hemde adamın kılık kıyafeti hoşuma gitmemişti.Ve adama:

    _Buyur amcacığım ne satıyorsun?
    _"Kızım ayet var çantamda satmıyorum sadece hediye ediyorum,senden de gönlünden kopan yardımı istiyorum" dedi.
    "Tamam" dedim.
    "Önce beni dinle,ismin Resulallahın kızının ismi.Salavat getir" dedi.
    "Tamam" deyip salavat getirdim.
    "Yolda yolcun var belki de senin verdiğin bu sadaka onun hayatını kurtaracak.Salavat getir" dedi.
    "Tamam" deyip yine salavat getirdim.
    Daha akla hayale gelmeyecek birçok şey söyleyip, her seferinde de benden salavat getirmemi söyledi.
    O an ben bakışlarımla ,
    Amca hadi git artık ne olur,içerde misafirlerim var. Dercesine yüzüne baktım
    ve o insan benim manalı bakışlarımdan anladı.
    Hadi kızım ver sadakanıda çekip gideyim dedi.
    İçeri girip bozuk paradan birini alıp eline uzattım.
    "Al amca başka param yok."dedim.Ve o bana:
    _ Var ama bütün parayı vermeye kıyamıyor musun?
    Tekrar içeri girip o bozuk paranın iki katını verdim.
    "Amca yeter benim içerde misafirlerim var beni bekliyorlar al,neyse hediyenide istemiyorum."dedim.
    "Tamam gidiyorum.ALLAH çocuklarını ve yolcunu kazadan beladan korusun,
    bu verdiğin sadakanın yüzü suyu hürmetine peygamberimizin şefaatine nail olasın." dedi ve elindeki ayet yazılı hediyeyi verip çekip gitti.
    İçeri girdiğimde arkadaşlar hayırdır bizi bayağı beklettin? diye sordu.Bende
    "Ya kusura bakmayın satıcı gelmişti işte bu ayet yazılı panoyu verip gitti."dedim.
    Ve tekrar hatim okumaya döndüm.Fakat okurken hiç de huzur ile okumuyor o adamın bana kapıda söyledikleri aklıma geliyordu.
    Ya bu adam benim adımı nasıl bildi? Yoldaki yolcumu nasıl bildi?Kimdi bu insan?
    Zihnim karma karışık olmuştu.Adamın kapı önünde anlattıkları,ALLAH ALLAH.
    Hemen tekrar dışarı çıktım.Sağa sola baktım adam sanki yer yarılmış içine girmişti...
    Gün boyunca aklım takılı kaldı o insana.
    İftar vakti yaklaşıyordu,eşim henüz gelmemişti.
    Eşime telefonla iftara yetişip yetişmeyeceğini sordum.
    Eşimde:" gece saat 01:00 gibi gelirim" dedi.
    Bende çocuklarla iftarımı edip,teravih namazından sonra günün yorgunluğu ile kanepenin üzerinde uyuya kalmışım.
    Gecenin 03:15 olmuş,birde acı acı zil sesiyle uyandım.
    Eşim tır şöförüydü,kaza yapmış fakat çok ufak sıyrıklarla atlatmıştı kazayı.
    Tır şarampole kaymış, petrol tankerinin arka kısmı tırın kafa kısmıyla yan yana gelmiş, orada o şekilde kurtulmasını iş sahibi mucize olarak değerlendiriyordu.
    Arkadaşları ve iş sahibi,hayretler içinde "sen o şekilde nasıl kurtuldun?"diyorlardı.Verilmiş sadakan varmış!Evet o sabah o insanın gelmesi ve o sadaka bir canı kazanmaya, vesile olmuştu...Bu konuyu buraya kadar taşımışken,öyleyse birde;Sadakanın faydalarını gözden geçirelim

    1- Malı temizler. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Malınızdaki günah kirlerini sadaka ile temizleyin!) [T.Gafilin]

    2- Günahları temizler. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Suyun ateşi söndürdüğü gibi, sadaka da günahları yok eder.) [Tirmizi]

    (Sadaka, kibri ve övünmeyi yok eder.) [Tirmizi]

    3- Hastalıktan ve beladan korur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Hastalarınızı sadaka ile tedavi edin! Sadaka her hastalığı ve belayı önler.) [Beyheki]

    (Sadaka vermekte acele edin; çünkü bela sadakayı geçemez.) [Beyheki]

    (Sadaka yetmiş kötülük kapısını kapatır.) [Taberani]

    (Sadaka Allahü teâlânın gazabını söndürür ve kötü ölümden korur.) [Tirmizi]

    (Gam ve sıkıntıları giderir, hastalıkları ve belayı önler. Düşmanlarınıza karşı size yardım eder ve şiddetli anlarda sizi sabırlı kılar.) [Deylemi]

    4- Muhtaçları sevindirir. Muhtaçları sevindirmek çok sevaptır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (En faziletli amel, muhtaçlara yiyecek-giyecek vermek ve müminleri sevindirmektir.) [Taberani]

    5- Rızkı artırır, malı bereketlendirir. Şeytan, malı ya israf ettirir veya cimrilik ettirir, hayra harcamaktan alıkoyar, "Yoksul olursun, elin daralır" diye korkutur. Allah yolunda harcamaktan korkmamalıdır!
    Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Şeytan, malınızı hayra sarf ettirmemek için sizi yoksullukla korkutup cimri olmanızı emreder. Allah ise, [sadaka ve zekat verirseniz] mağfiret, lütuf, bolluk vaad eder.) [Bekara 268]

    (Gece gündüz, gizli açık, Allah yolunda mallarını infak edenlerin mükafatları Rableri katındadır. Bunlar için korku ve üzüntü yoktur.) [Bekara 274]

    (Allah için ne verirseniz, Allah onun yerine [daha iyisini, daha fazlasını] verir.) [Sebe 39]

    (Mallarını Allah yolunda harcayanların hâli, 7 başak bitiren ve her başakta yüz dane bulunan bir tohuma benzer. Allah, [bire 700, hatta] dilediğine daha fazla da verir.) [Bekara 261]

    Allahü teâlânın rahmeti, ihsanı boldur. Zerre kadar bir iyiliğe dağlar kadar sevap verir. Mülk Onundur. Dilediğine dilediği kadar ihsan eder. Sadaka vermekle mal eksilmediği gibi bereketi de artar. Bereket, az bir şeyin çok şeye yetmesi demektir.
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Sadaka vermeye devam edenin rızkı artar ve duası kabul olur!) [İbni Mace]

    (Sadaka vermekle mal eksilmez) [Tirmizi]

    Peygamber efendimiz, Mirac gecesi, ekin ekip bir günde biçen bir topluluğu gördü. Biçtiği mahsul yeniden eski haline dönüyordu. Bunların kim olduğunu sorunca, Cebrail aleyhisselam, (Bunlar Allah yolunda cihad edenlerdir. Bunların bir iyiliğine yedi yüz misli sevap verilir. Harcadıklarının yerine yenisi verilir) dedi. (Bezzar)

    6- Kıyametin dehşetinden korur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Sadaka, kabir azabından korur, Kıyamette sahibini himayesine alır.) [Beyheki]

    7- Cehennemden kurtarır, Cennete kor ve derecesini yükseltir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Allah rızası için verilen sadaka, Cehennem ateşinden korur.) [Taberani]

    (Yarım hurma da olsa, sadaka vererek Cehennemden korunun!) [T.Gafilin]

    8- Sevabı artırır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Malını Allah yolunda harcayanın sevabı 700 misline kadar artar.) [Beyheki]

    En iyi sadaka
    En iyi sadaka, öldükten sonra da amel defterimize sevap yazdıran sadakadır. Buna cari sadaka [gelir getirmeye devam eden sadaka] veya sadaka-i cariye denir. Sadaka-i cariye, cami, çeşme, yol yapmak, ağaç dikmek, faydalı ilmi eser bırakmak gibi insanlara faydası dokunan her çeşit iyi işlerdir. Bir hadis-i şerif meali:
    (İnsan ölünce, üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i cariye, faydalı ilmi eser bırakmak veya ona dua ve istiğfar edecek salih evlat.) (Müslim)
    SELAM VE DUA İLE
    Sürçülisan ettiysek affoluna
    12/05/2008
    Fatma Pınarbaşı



  4. 20.Haziran.2011, 00:05
    2
    Özel Üye



    Sadaka toplumu


    Sadaka toplumu

    “Veren el alan elden üstündür.”

    Hangi toplum şuurlu olarak sadaka alacak duruma düşmekten memnun olabilir?

    Sadaka almaya başlamak; sonun başlangıcıdır.

    Yer üstü , yer altı ve insan kaynaklarını verimli kullanamayan toplumlar çökmeye mahkumdur!

    Üretim faktörleri; toprak, emek, sermaye.
    Pratikte sermaye toprak ve emeği satın alır.

    Sermaye birikimi olmayan toplumlar toprağını ve emeğini de kullanamıyor. Bu nedenle sermaye için borçlanmak zorunda kalıyor. Bu şekilde ürettiği değerin büyük bir bölümünü (bazen fazlasını) borç ve faiz ödemelerine harcıyor. Sermaye açığı her dönem katlanarak büyüyor. Madenlerini ve stratejik değerlerini satmak veya kiralamak mecburiyeti hasıl oluyor!

    Toplum, bireylerinin hayati ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyor ve sadaka devreye giriyor! İşte sonun başlangıcı…

    Dünya üzerinde özgür olmayan toplumların tarihini araştırmalı. Bu duruma nasıl gelmişler? Bazı Afrika toplumları sadaka ile hayatını gayet güzel sürdürüyor diyebilir misiniz?


    Sadakanın kurumsallaşmasıdır sonun başlangıcı, yoksa toplum kendi içinde zaten yardımlaşma içersinde olmalıdır.

    Gelişmiş toplumlarda da sadakaya muhtaç kişiler bulunur elbet fakat çoğunluğu teşkil etmez.

    Toplumun fotoğrafını çoğunluk belirliyor, çoğunluk sadakayı kurumsal olarak almaya başlamışsa sorun var demektir. Tekrar toplumun yükselmesi çok zaman alır.

    “Sözün değeri kısalığında” diyor ve kesiyorum.

    Saygılar.

    Ahmet Bektaş

    SADAKA !


    Mübarek ramazan günlerinden biriydi.O günde diğer günler gibi erkenden kalkmış, günlük ev işini yapmış ,komşuları bekliyordum.Daha önceden,komşularla bir karar almıştık,belli bir ev tayin edilip o evde ramazan boyunca hatim okunacak ve sohbetler olacaktı.Ben gönül rızalığı ile kapımı komşulara ve bayan hocaya açtım.On beş yirmi kadın toplanıp birbirimize vesile olup zevkle kuran-ı kerim okuyorduk.Saat 10:00’ da başlayıp öğlen namazından sonra herkes evine gidiyordu. O günü huzur içinde geçirdiğimiz için çok mutlu oluyorduk,zaten ramazanın huzuru mutluluğu,ayrı bir haz veriyordu insana...

    Yine böyle bir gündü;hocamız hatimi yarılamıştı ki,kapının zili çaldı,etrafta herkes tamam eksik olan arkadaşımız yok!Hayır ola deyip kapıyı açmaya gittim.Kapının önünde saçı başı dağınık,acınacak durumda perişan bir satıcı vardı.Yüzüne bakınca içim ürperdi,bir an önce ne satıyorsa satsın çekip gitsin gözüyle bakıyordum adama.Hem içerde arkadaşlarım bekliyordu,hemde adamın kılık kıyafeti hoşuma gitmemişti.Ve adama:

    _Buyur amcacığım ne satıyorsun?
    _"Kızım ayet var çantamda satmıyorum sadece hediye ediyorum,senden de gönlünden kopan yardımı istiyorum" dedi.
    "Tamam" dedim.
    "Önce beni dinle,ismin Resulallahın kızının ismi.Salavat getir" dedi.
    "Tamam" deyip salavat getirdim.
    "Yolda yolcun var belki de senin verdiğin bu sadaka onun hayatını kurtaracak.Salavat getir" dedi.
    "Tamam" deyip yine salavat getirdim.
    Daha akla hayale gelmeyecek birçok şey söyleyip, her seferinde de benden salavat getirmemi söyledi.
    O an ben bakışlarımla ,
    Amca hadi git artık ne olur,içerde misafirlerim var. Dercesine yüzüne baktım
    ve o insan benim manalı bakışlarımdan anladı.
    Hadi kızım ver sadakanıda çekip gideyim dedi.
    İçeri girip bozuk paradan birini alıp eline uzattım.
    "Al amca başka param yok."dedim.Ve o bana:
    _ Var ama bütün parayı vermeye kıyamıyor musun?
    Tekrar içeri girip o bozuk paranın iki katını verdim.
    "Amca yeter benim içerde misafirlerim var beni bekliyorlar al,neyse hediyenide istemiyorum."dedim.
    "Tamam gidiyorum.ALLAH çocuklarını ve yolcunu kazadan beladan korusun,
    bu verdiğin sadakanın yüzü suyu hürmetine peygamberimizin şefaatine nail olasın." dedi ve elindeki ayet yazılı hediyeyi verip çekip gitti.
    İçeri girdiğimde arkadaşlar hayırdır bizi bayağı beklettin? diye sordu.Bende
    "Ya kusura bakmayın satıcı gelmişti işte bu ayet yazılı panoyu verip gitti."dedim.
    Ve tekrar hatim okumaya döndüm.Fakat okurken hiç de huzur ile okumuyor o adamın bana kapıda söyledikleri aklıma geliyordu.
    Ya bu adam benim adımı nasıl bildi? Yoldaki yolcumu nasıl bildi?Kimdi bu insan?
    Zihnim karma karışık olmuştu.Adamın kapı önünde anlattıkları,ALLAH ALLAH.
    Hemen tekrar dışarı çıktım.Sağa sola baktım adam sanki yer yarılmış içine girmişti...
    Gün boyunca aklım takılı kaldı o insana.
    İftar vakti yaklaşıyordu,eşim henüz gelmemişti.
    Eşime telefonla iftara yetişip yetişmeyeceğini sordum.
    Eşimde:" gece saat 01:00 gibi gelirim" dedi.
    Bende çocuklarla iftarımı edip,teravih namazından sonra günün yorgunluğu ile kanepenin üzerinde uyuya kalmışım.
    Gecenin 03:15 olmuş,birde acı acı zil sesiyle uyandım.
    Eşim tır şöförüydü,kaza yapmış fakat çok ufak sıyrıklarla atlatmıştı kazayı.
    Tır şarampole kaymış, petrol tankerinin arka kısmı tırın kafa kısmıyla yan yana gelmiş, orada o şekilde kurtulmasını iş sahibi mucize olarak değerlendiriyordu.
    Arkadaşları ve iş sahibi,hayretler içinde "sen o şekilde nasıl kurtuldun?"diyorlardı.Verilmiş sadakan varmış!Evet o sabah o insanın gelmesi ve o sadaka bir canı kazanmaya, vesile olmuştu...Bu konuyu buraya kadar taşımışken,öyleyse birde;Sadakanın faydalarını gözden geçirelim

    1- Malı temizler. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Malınızdaki günah kirlerini sadaka ile temizleyin!) [T.Gafilin]

    2- Günahları temizler. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Suyun ateşi söndürdüğü gibi, sadaka da günahları yok eder.) [Tirmizi]

    (Sadaka, kibri ve övünmeyi yok eder.) [Tirmizi]

    3- Hastalıktan ve beladan korur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Hastalarınızı sadaka ile tedavi edin! Sadaka her hastalığı ve belayı önler.) [Beyheki]

    (Sadaka vermekte acele edin; çünkü bela sadakayı geçemez.) [Beyheki]

    (Sadaka yetmiş kötülük kapısını kapatır.) [Taberani]

    (Sadaka Allahü teâlânın gazabını söndürür ve kötü ölümden korur.) [Tirmizi]

    (Gam ve sıkıntıları giderir, hastalıkları ve belayı önler. Düşmanlarınıza karşı size yardım eder ve şiddetli anlarda sizi sabırlı kılar.) [Deylemi]

    4- Muhtaçları sevindirir. Muhtaçları sevindirmek çok sevaptır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (En faziletli amel, muhtaçlara yiyecek-giyecek vermek ve müminleri sevindirmektir.) [Taberani]

    5- Rızkı artırır, malı bereketlendirir. Şeytan, malı ya israf ettirir veya cimrilik ettirir, hayra harcamaktan alıkoyar, "Yoksul olursun, elin daralır" diye korkutur. Allah yolunda harcamaktan korkmamalıdır!
    Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Şeytan, malınızı hayra sarf ettirmemek için sizi yoksullukla korkutup cimri olmanızı emreder. Allah ise, [sadaka ve zekat verirseniz] mağfiret, lütuf, bolluk vaad eder.) [Bekara 268]

    (Gece gündüz, gizli açık, Allah yolunda mallarını infak edenlerin mükafatları Rableri katındadır. Bunlar için korku ve üzüntü yoktur.) [Bekara 274]

    (Allah için ne verirseniz, Allah onun yerine [daha iyisini, daha fazlasını] verir.) [Sebe 39]

    (Mallarını Allah yolunda harcayanların hâli, 7 başak bitiren ve her başakta yüz dane bulunan bir tohuma benzer. Allah, [bire 700, hatta] dilediğine daha fazla da verir.) [Bekara 261]

    Allahü teâlânın rahmeti, ihsanı boldur. Zerre kadar bir iyiliğe dağlar kadar sevap verir. Mülk Onundur. Dilediğine dilediği kadar ihsan eder. Sadaka vermekle mal eksilmediği gibi bereketi de artar. Bereket, az bir şeyin çok şeye yetmesi demektir.
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Sadaka vermeye devam edenin rızkı artar ve duası kabul olur!) [İbni Mace]

    (Sadaka vermekle mal eksilmez) [Tirmizi]

    Peygamber efendimiz, Mirac gecesi, ekin ekip bir günde biçen bir topluluğu gördü. Biçtiği mahsul yeniden eski haline dönüyordu. Bunların kim olduğunu sorunca, Cebrail aleyhisselam, (Bunlar Allah yolunda cihad edenlerdir. Bunların bir iyiliğine yedi yüz misli sevap verilir. Harcadıklarının yerine yenisi verilir) dedi. (Bezzar)

    6- Kıyametin dehşetinden korur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Sadaka, kabir azabından korur, Kıyamette sahibini himayesine alır.) [Beyheki]

    7- Cehennemden kurtarır, Cennete kor ve derecesini yükseltir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Allah rızası için verilen sadaka, Cehennem ateşinden korur.) [Taberani]

    (Yarım hurma da olsa, sadaka vererek Cehennemden korunun!) [T.Gafilin]

    8- Sevabı artırır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Malını Allah yolunda harcayanın sevabı 700 misline kadar artar.) [Beyheki]

    En iyi sadaka
    En iyi sadaka, öldükten sonra da amel defterimize sevap yazdıran sadakadır. Buna cari sadaka [gelir getirmeye devam eden sadaka] veya sadaka-i cariye denir. Sadaka-i cariye, cami, çeşme, yol yapmak, ağaç dikmek, faydalı ilmi eser bırakmak gibi insanlara faydası dokunan her çeşit iyi işlerdir. Bir hadis-i şerif meali:
    (İnsan ölünce, üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i cariye, faydalı ilmi eser bırakmak veya ona dua ve istiğfar edecek salih evlat.) (Müslim)
    SELAM VE DUA İLE
    Sürçülisan ettiysek affoluna
    12/05/2008
    Fatma Pınarbaşı






+ Yorum Gönder