Konusunu Oylayın.: Öfke anında kendimi nasıl kontrol edebilirim,neler yapmam gerekiyor?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Öfke anında kendimi nasıl kontrol edebilirim,neler yapmam gerekiyor?
  1. 18.Haziran.2011, 22:11
    1
    Misafir

    Öfke anında kendimi nasıl kontrol edebilirim,neler yapmam gerekiyor?






    Öfke anında kendimi nasıl kontrol edebilirim,neler yapmam gerekiyor? Mumsema Öncelikle selamün aleyküm.Öfke anında kendimi nasıl kontrol edebilirim,neler yapmam gerekiyor.Okunacak dua varmı?açıklarsanız çok sevinirim.Şimdiden ALLAH Razı olsun.


  2. 18.Haziran.2011, 22:11
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 18.Haziran.2011, 22:46
    2
    melankoliq
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Şubat.2011
    Üye No: 84132
    Mesaj Sayısı: 130
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: ş.urfa

    Cevap: Öfke anında kendimi nasıl kontrol edebilirim,neler yapmam gerekiyor?




    Peygamber efendimiz öfke anında kalkıp abdest almamızı önermiştir.Sinir anında ayakta isek oturmamızı,oturmuş isek ayağa kalmamız gerektiğini söylemiştir.Yinede cevabı daha iyi bilenlere bırakıyorum.Ha bide enseye su değdirmek sakinleştiriyor ve çok iyi geliyor.


  4. 18.Haziran.2011, 22:46
    2
    melankoliq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Peygamber efendimiz öfke anında kalkıp abdest almamızı önermiştir.Sinir anında ayakta isek oturmamızı,oturmuş isek ayağa kalmamız gerektiğini söylemiştir.Yinede cevabı daha iyi bilenlere bırakıyorum.Ha bide enseye su değdirmek sakinleştiriyor ve çok iyi geliyor.


  5. 18.Haziran.2011, 23:04
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Öfke anında kendimi nasıl kontrol edebilirim,neler yapmam gerekiyor?

    Dinimizin emirlerine uyup yasak ettiklerinden kaçan öfkesini yener, sabra kavuşur. Dinimiz, yapılması imkansız olan şeyi emretmez. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Hak teâlâ, kendini sabretmeye zorlayanı sabretmeye muvaffak kılar.) [Buhari]
    Sabrın imanla ilgisi vardır. Peygamber efendimiz, Eshab-ı kiramdan bazılarına, (İmanınızın alameti nedir?) buyurdu. Onlar da, (Genişlikte şükreder, darlıkta sabrederiz ve Allahü teâlânın kaza ve kaderine razı oluruz) diye cevap verince, (Yemin ederim ki siz müminsiniz) buyurdu. Başka bir zaman, (İman nedir?) diye sual edenlere, (Sabırdır) buyurdu. Yine, (Sabrın imandaki yeri, başın bedendeki yeri gibidir. Başsız beden olmayacağı gibi, sabırsız iman da olmaz) buyurdu. Sabretmeyenin imanı zayıf demektir. Hadis-i kudside, (Takdirime razı olmayan, belaya sabretmeyen, nimetlerime şükretmeyen, kendine başka ilah arasın) buyuruldu.

    Sabır üç çeşittir:
    1- Belaya sabır,
    2- Din bilgilerini öğrenirken ve ibadetlerini yaparken sabır,
    3- Günah işlememek için sabır. Hadis-i şerifte, (Belaya sabredene üç yüz, ibadet yapmaya sabredene altı yüz, günah işlememeye sabredene ise, dokuz yüz derece ihsan edilir) buyuruldu.

    Belaya sabır hakkında hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Allahü teâlâ buyurdu ki: "Bedenine, evladına veya malına bir musibet gelen, sabr-ı cemille karşılarsa, kıyamette ona hesap sormaya hayâ ederim.) [Hakim]

    (Nimete kavuşunca şükreden, belaya uğrayınca sabreden, haksızlık yapınca af diler, zulme uğrayınca bağışlarsa, onlar emniyet ve hidayettedir.) [Taberani]

    (Hoşlanılmayan şeye sabretmekte büyük hayır vardır.) [Tirmizi]

    (Bir gece başı ağrıyan, Allahü teâlâdan geldiği için buna razı olup sabrederse, yeni doğmuş gibi günahlardan temizlenmiş olur.) [İbni Ebiddünya]

    (Sevmediklerinize sabretmedikçe, sevdiklerinize kavuşamazsınız.) [İ.Maverdi]

    Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
    (Ey iman edenler, sabredin, sabretmekte birbirinizle yarış edin!) [A.İmran 200]

    (Güzel sabret!) [Mearic 5]

    Güzel sabır, gelen belaya razı olup, açıklamamak ve şikayette bulunmamak demektir. Güzel sabreden, dünya ve ahirette kurtuluşa kavuşur. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
    (Acıya sabredip uğradığı felaketi gizlemesi ve kimseye şikayet etmemesi, kişinin Allahü teâlâyı iyi tanımış olmasındandır.) [İ.Gazali]

    Hikmetli sözler
    Sabır, tökezlemeyen binek, kanaat ise bükülmeyen kılıçtır.
    Üzülmek istemiyorsan, kaybedince seni üzecek bir şeyi kazanmaya çalışma.
    Her musibetin geçici olduğunu bilen, belaya maruz kalınca kendisini tesellide başarılı olur.
    Musibete sabırsızlık göstermek, ondan da büyük musibettir.
    Belaya sabredilmezse, musibet iki olur.

    Musibete maruz kalıp gözü çıkan, kulağı sağır olan veya başka azası yok olan müminin günahları affolacağı için, ahirette büyük mükafata kavuşur. Hadis-i şerifte de, (Bir uzvu noksan olanın aklı fazlalaşır) buyuruldu. Elbette akıl noksanlığı, beden noksanlığından daha kötüdür. (Edeb-üd-dünya)
    Gadaba gelmeyen, yani sinirlenmeyen insan olmaz. Kiminde az, kiminde çok olur. Gadap da bıçak gibidir. İyi işlerde kullanılırsa faydalı, kötü işlerde kullanılırsa zararlı olur. İnsandaki bütün huylar böyledir. İfrat ve tefritleri zararlıdır.

    Resulullah efendimiz, nasihat isteyen bir kimseye, (Kızma, sinirlenme!) buyurdu. Birkaç kere sorduğunda, hepsine de (Kızma, sinirlenme!) buyurdu. (Buhari)

    Kibrinden dolayı öfkelenmek, kötüdür. İsa aleyhisselam öfkenin de kibirden ileri geldiğini bildiriyor. Hadis-i şerifte (Öfkelenmek imanı bozar) buyuruluyor. (Beyheki)

    Gadabın [öfkenin] aşırı olmasına saldırganlık denir. Böyle kimse, hiddetli olur, kendine ve başkasına zarar verir, bu hâl, küfre götürebilir. Hadis-i şerifte, (Gadab imanı bozar) buyuruldu. (Beyheki)

    Gadabın lüzumlu olanına şecaat [kahramanlık, yiğitlik], lüzumundan az olmasına da korkaklık denir. Hadis-i şeriflerde, (İfrat ve tefritten [aşırılıktan] sakının!), (Aşırı giden helak olur) ve (İşlerin hayırlısı vasat olanıdır) buyuruldu.

    Şecaat orta yoldur. Şecaat halindeki öfke iyidir. İmam-ı Şafii hazretleri, (Şecaat gereken yerde, korkaklık gösteren merkebe benzer) buyurdu.

    İslam’a ve müslümanlara düşmanlık edenlere, saldıranlara karşı sert olmak gerekir. Fakat kendini tehlikeye atmak da caiz değildir. Tehlikeli yerde yalnız kalmak, yalnız yürümek, günahtır. Düşmanlara karşı korkaklık caiz değildir. Korkarak kaçmak, Allahü teâlânın takdirini değiştirmez. Korkak kimse, karısına, kızına karşı gayretsizlik ve hamiyetsizlik gösterir, onları koruyamaz. Zillete ve zulme boyun eğer, hainlik yapanı görünce susar.

    Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Ey Nebi, kâfirlerle [silahla] ve münafıklarla [öğütle, delille, belgeyle] cihad et, [öğüt de kâr etmezse] onlara sert davran! Onların gidecekleri Cehennem, ne kötü yerdir.) [Tevbe 73, Tahrim 9]

    ([Eshab-ı kiram] kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidir.) [Fetih 29]

    Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
    (Ümmetimin hayırlısı demir gibi sert, dayanıklı olandır.) [Beyheki]

    (Hiddet ümmetimin seçkinlerine [iyilerine] gelen bir haslettir.) [Taberani]

    (Amellerin, ibadetlerin en kıymetlisi, Hubb-i fillah ve Buğd-i fillahtır.) [İ.Ahmed]
    [Hubb-i fillah Allah için sevmek, buğd-i fillah, Allah için buğzetmek, dargın durmak demektir.]

    Allahü teâlâ, öfkesini yeneni övmekte, fakat hiç öfkelenmeyeni övmemektedir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Yiğitlik, pehlivanlık hasmını yenen değil, öfkesini yenendir.) [Buhari]

    İnsan, zevcesini ve çocuklarını gadap sıfatı ile korur. İslam düşmanlarına karşı, bu sıfat yardımı ile cihad eder. İslamiyet gadabın yok edilmesini değil, buna hakim olup, dine uygun kullanılmasını emreder. Allah için öfke, din gayretindendir. Taberani’deki bir hadis-i şerifte Enes bin Malik hazretleri, (Biz tartışırken, Resulullah efendimiz geldi. Bize öyle öfkelenmişti ki, hiç böylesini görmemiştik) buyuruyor. Müslim’deki hadis-i şerifte, (Ben de insanım, diğer insanlar gibi kızarım) buyurdu. Fakat kızması onu haktan ayırmazdı. Öfkesini yener ve affederdi. Allahü teâlâ, iyileri şöyle övüyor:
    (Onlar, bollukta ve darlıkta da infak eder, öfkelerini yener, insanları affederler.) [A.İmran 134]

    İnsanlar, kızmak, öfkelenmek yönünden farklıdır. Tirmizi’deki hadis-i şerifte, (İnsanlar çeşitli mizaçtadır. Kimi geç kızar, öfkesi tez geçer. Kimi çabuk kızar, çabuk yatışır, bu ise kendisini telafi eder. Kimi de tez kızar geç yatışır. En iyisi, geç kızıp öfkesi çabuk geçendir. En kötüsü de, çabuk kızıp geç yatışandır) buyuruldu. Bir hadis-i şerifte de, (Mümin, tez kızar, tez barışır) buyuruldu. Fakat (Mümin hiç kızmaz) buyurulmadı.

    Öfkeyi yenmenin fazileti ile ilgili hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:
    (Öfkelenen, dilediğini yapmaya gücü yettiği halde, yumuşak davranırsa, Allahü teâlâ da onun kalbini emniyet ve iman ile doldurur.) [İbni Ebiddünya]

    (Kim Allah rızası için öfkesini yenerse, Allahü teâlâ da ondan azabını def eder.) [Taberani]

    (Öfkesini yenen Cennete kavuşur.) [Taberani]

    (Öfkesini yeneni, Allahü teâlâ korur ve düşmanını ona boyun eğdirir.) [Buhari]

    (Öfke şeytandandır. Şeytan ateşten yaratıldı. Ateş su ile söndürülür. Öfkelenen abdest alsın!) [Ebu Davud]

    (Öfkelenince oturun, öfkeniz geçmezse yatın!) [Ebu Davud]

    Makam hırsı, kibir ve ucbu yok eden öfkesine hakim olur. Öfkelenen, Peygamber efendimizin bildirdiği, (Allahümmagfir li-zenbî ve ezhib gayza kalbî ve ecirnî mineşşeytân) duasını okumalıdır! (İbni Sünni)

    Manası, (Ya Rabbi, günahımı affeyle. Beni kalbimdeki öfkeden ve şeytanın vesvesesinden kurtar) demektir.
    Peygamber efendimiz, taş kaldırıp kuvvet denemesi yapanlara sordu:
    - Bu taşı kaldırmaktan daha zoru nedir?
    - Bildir ya Resulallah, dediler.
    - Öfkeli iken, öfkesini yener, sonra sabır yolunu tutarsa, sizin en ağır taş kaldıranınızdan daha kuvvetlidir. [T. Gafilin]

    Hiddeti yenmek
    Hiddetli ortamı değiştirmek ve kızgınlık alevlerini söndürmek, beş şeyle mümkündür:
    1- Böyle bir zamanda Cenab-ı Hakkın isimlerini zikretmek. Çünkü Allah’ı anmak, Allah’tan korkmaya sebep olur. Allah korkusu da taat ve af gibi güzel hasletlerin gelişmesini sağlar. Böylece, Allahü teâlâyı anmakla, hiddetin ateşi sakinleşip söner.

    2- Suçluyu affetmenin ve bağışlamanın sevap olduğunu hatırlamalıdır. Bu hatırlayış kişiyi sevaba sevk eder, suçluları bağışlayanlara Cenab-ı Hakkın vaat ettiği Cennet nimetlerini elde etmeye sürükler, kızgınlığı giderir; serkeş nefsi kahrederek sahibini, huzurlu bir ortama doğru iter.

    3- Kızgınlığını giderip, yumuşaklık göstererek affedici olursa, insanların, kendisine sevgi besleyeceğini hatırlamak. Bu taktirde insanların sevgisini elde etmek ve onlar arasında saygıdeğer bir kişi olmak ideali, hiddet hâlinin gitmesine sebep olabilir.

    4- Kızgınlık zamanındaki halden başka bir hâle geçmek. Mesela otururken kalkıp gitmek gibi. Halife Memun hiddetlenince, derhal orayı terk ederek hiddetini yenmeye çalışırmış!

    5- Kızgınlığın sonunda doğacak acı pişmanlığı, intikamın çirkinliğini ve kolaylıkla giderilemeyecek acı sonuçlar doğuracağını düşünmek. Yani öfkelendiği şeyin bir musibet olduğunu kabul edersek, sabretmeli bunun sayısını artırıp başka musibetlere yol açmamalı. Elini kana bulayabilir, hapislere düşebilir, yuvasını dağıtabilir veya büyük maddi zararlara uğrayabilir. Bir musibete sabretmemekle dünyasını ahiretini mahvedebilir.
    Dinin emrine uymalı, bunun günah olduğunu bilmeli. İnsan bile bile kızıp öfkelenmez. Kızsa da, sinirine hâkim olur. Zaten dinimiz kızmamayı değil, sinirine hâkim olmayı emrediyor. Her insan kızabilir, ama kızınca, dinin dışına çıkmamalı, zararlı iş yapmamalı.

    Hiddetlenince, euzü besmele ve iki kul euzüyü okumalı. Kızıp öfkelenenin aklı örtülür. İslamiyet'in dışına çıkar. Birkaç hadis-i şerif meali:
    (Öfkelenen, dilediğini yapmaya gücü yettiği halde, yumuşak davranırsa, Allahü teâlâ da onun kalbini emniyet ve iman ile doldurur.) [İbni Ebid-dünya]

    (Öfke, şeytanın vesvesesinden hasıl olur. Şeytan, ateşten yaratılmıştır. Ateş, su ile söndürülür. Sinirlenince, abdest alın.) [Ebu Davud]

    (Sinirlenen, ayakta ise otursun. Öfkesi geçmezse yan yatsın.) [Ebu Davud]

    Ayakta olanın intikam alması kolaydır. Oturunca, azalır. Yatınca, daha azalır. Sinirlenmek, kibirden doğar. Yatmak, kibrin azalmasına sebep olur. Kızınca, (Allahümmagfir li-zenbî ve ezhib gayza kalbî ve ecirnî mineşşeytân) okumak, hadis-i şerifte bildirildi. (İbni Sünni)

    Manası, (Ya Rabbi, günahımı affeyle. Beni kalbimdeki öfkeden ve şeytanın vesvesesinden kurtar) demektir.

    Öfkeye sebep olan kimseye yumuşak davranamayan kimse, onun yanından ayrılmalı, ondan uzak durmaya çalışmalı.


  6. 18.Haziran.2011, 23:04
    3
    Silent and lonely rains
    Dinimizin emirlerine uyup yasak ettiklerinden kaçan öfkesini yener, sabra kavuşur. Dinimiz, yapılması imkansız olan şeyi emretmez. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Hak teâlâ, kendini sabretmeye zorlayanı sabretmeye muvaffak kılar.) [Buhari]
    Sabrın imanla ilgisi vardır. Peygamber efendimiz, Eshab-ı kiramdan bazılarına, (İmanınızın alameti nedir?) buyurdu. Onlar da, (Genişlikte şükreder, darlıkta sabrederiz ve Allahü teâlânın kaza ve kaderine razı oluruz) diye cevap verince, (Yemin ederim ki siz müminsiniz) buyurdu. Başka bir zaman, (İman nedir?) diye sual edenlere, (Sabırdır) buyurdu. Yine, (Sabrın imandaki yeri, başın bedendeki yeri gibidir. Başsız beden olmayacağı gibi, sabırsız iman da olmaz) buyurdu. Sabretmeyenin imanı zayıf demektir. Hadis-i kudside, (Takdirime razı olmayan, belaya sabretmeyen, nimetlerime şükretmeyen, kendine başka ilah arasın) buyuruldu.

    Sabır üç çeşittir:
    1- Belaya sabır,
    2- Din bilgilerini öğrenirken ve ibadetlerini yaparken sabır,
    3- Günah işlememek için sabır. Hadis-i şerifte, (Belaya sabredene üç yüz, ibadet yapmaya sabredene altı yüz, günah işlememeye sabredene ise, dokuz yüz derece ihsan edilir) buyuruldu.

    Belaya sabır hakkında hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Allahü teâlâ buyurdu ki: "Bedenine, evladına veya malına bir musibet gelen, sabr-ı cemille karşılarsa, kıyamette ona hesap sormaya hayâ ederim.) [Hakim]

    (Nimete kavuşunca şükreden, belaya uğrayınca sabreden, haksızlık yapınca af diler, zulme uğrayınca bağışlarsa, onlar emniyet ve hidayettedir.) [Taberani]

    (Hoşlanılmayan şeye sabretmekte büyük hayır vardır.) [Tirmizi]

    (Bir gece başı ağrıyan, Allahü teâlâdan geldiği için buna razı olup sabrederse, yeni doğmuş gibi günahlardan temizlenmiş olur.) [İbni Ebiddünya]

    (Sevmediklerinize sabretmedikçe, sevdiklerinize kavuşamazsınız.) [İ.Maverdi]

    Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
    (Ey iman edenler, sabredin, sabretmekte birbirinizle yarış edin!) [A.İmran 200]

    (Güzel sabret!) [Mearic 5]

    Güzel sabır, gelen belaya razı olup, açıklamamak ve şikayette bulunmamak demektir. Güzel sabreden, dünya ve ahirette kurtuluşa kavuşur. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
    (Acıya sabredip uğradığı felaketi gizlemesi ve kimseye şikayet etmemesi, kişinin Allahü teâlâyı iyi tanımış olmasındandır.) [İ.Gazali]

    Hikmetli sözler
    Sabır, tökezlemeyen binek, kanaat ise bükülmeyen kılıçtır.
    Üzülmek istemiyorsan, kaybedince seni üzecek bir şeyi kazanmaya çalışma.
    Her musibetin geçici olduğunu bilen, belaya maruz kalınca kendisini tesellide başarılı olur.
    Musibete sabırsızlık göstermek, ondan da büyük musibettir.
    Belaya sabredilmezse, musibet iki olur.

    Musibete maruz kalıp gözü çıkan, kulağı sağır olan veya başka azası yok olan müminin günahları affolacağı için, ahirette büyük mükafata kavuşur. Hadis-i şerifte de, (Bir uzvu noksan olanın aklı fazlalaşır) buyuruldu. Elbette akıl noksanlığı, beden noksanlığından daha kötüdür. (Edeb-üd-dünya)
    Gadaba gelmeyen, yani sinirlenmeyen insan olmaz. Kiminde az, kiminde çok olur. Gadap da bıçak gibidir. İyi işlerde kullanılırsa faydalı, kötü işlerde kullanılırsa zararlı olur. İnsandaki bütün huylar böyledir. İfrat ve tefritleri zararlıdır.

    Resulullah efendimiz, nasihat isteyen bir kimseye, (Kızma, sinirlenme!) buyurdu. Birkaç kere sorduğunda, hepsine de (Kızma, sinirlenme!) buyurdu. (Buhari)

    Kibrinden dolayı öfkelenmek, kötüdür. İsa aleyhisselam öfkenin de kibirden ileri geldiğini bildiriyor. Hadis-i şerifte (Öfkelenmek imanı bozar) buyuruluyor. (Beyheki)

    Gadabın [öfkenin] aşırı olmasına saldırganlık denir. Böyle kimse, hiddetli olur, kendine ve başkasına zarar verir, bu hâl, küfre götürebilir. Hadis-i şerifte, (Gadab imanı bozar) buyuruldu. (Beyheki)

    Gadabın lüzumlu olanına şecaat [kahramanlık, yiğitlik], lüzumundan az olmasına da korkaklık denir. Hadis-i şeriflerde, (İfrat ve tefritten [aşırılıktan] sakının!), (Aşırı giden helak olur) ve (İşlerin hayırlısı vasat olanıdır) buyuruldu.

    Şecaat orta yoldur. Şecaat halindeki öfke iyidir. İmam-ı Şafii hazretleri, (Şecaat gereken yerde, korkaklık gösteren merkebe benzer) buyurdu.

    İslam’a ve müslümanlara düşmanlık edenlere, saldıranlara karşı sert olmak gerekir. Fakat kendini tehlikeye atmak da caiz değildir. Tehlikeli yerde yalnız kalmak, yalnız yürümek, günahtır. Düşmanlara karşı korkaklık caiz değildir. Korkarak kaçmak, Allahü teâlânın takdirini değiştirmez. Korkak kimse, karısına, kızına karşı gayretsizlik ve hamiyetsizlik gösterir, onları koruyamaz. Zillete ve zulme boyun eğer, hainlik yapanı görünce susar.

    Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Ey Nebi, kâfirlerle [silahla] ve münafıklarla [öğütle, delille, belgeyle] cihad et, [öğüt de kâr etmezse] onlara sert davran! Onların gidecekleri Cehennem, ne kötü yerdir.) [Tevbe 73, Tahrim 9]

    ([Eshab-ı kiram] kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidir.) [Fetih 29]

    Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
    (Ümmetimin hayırlısı demir gibi sert, dayanıklı olandır.) [Beyheki]

    (Hiddet ümmetimin seçkinlerine [iyilerine] gelen bir haslettir.) [Taberani]

    (Amellerin, ibadetlerin en kıymetlisi, Hubb-i fillah ve Buğd-i fillahtır.) [İ.Ahmed]
    [Hubb-i fillah Allah için sevmek, buğd-i fillah, Allah için buğzetmek, dargın durmak demektir.]

    Allahü teâlâ, öfkesini yeneni övmekte, fakat hiç öfkelenmeyeni övmemektedir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Yiğitlik, pehlivanlık hasmını yenen değil, öfkesini yenendir.) [Buhari]

    İnsan, zevcesini ve çocuklarını gadap sıfatı ile korur. İslam düşmanlarına karşı, bu sıfat yardımı ile cihad eder. İslamiyet gadabın yok edilmesini değil, buna hakim olup, dine uygun kullanılmasını emreder. Allah için öfke, din gayretindendir. Taberani’deki bir hadis-i şerifte Enes bin Malik hazretleri, (Biz tartışırken, Resulullah efendimiz geldi. Bize öyle öfkelenmişti ki, hiç böylesini görmemiştik) buyuruyor. Müslim’deki hadis-i şerifte, (Ben de insanım, diğer insanlar gibi kızarım) buyurdu. Fakat kızması onu haktan ayırmazdı. Öfkesini yener ve affederdi. Allahü teâlâ, iyileri şöyle övüyor:
    (Onlar, bollukta ve darlıkta da infak eder, öfkelerini yener, insanları affederler.) [A.İmran 134]

    İnsanlar, kızmak, öfkelenmek yönünden farklıdır. Tirmizi’deki hadis-i şerifte, (İnsanlar çeşitli mizaçtadır. Kimi geç kızar, öfkesi tez geçer. Kimi çabuk kızar, çabuk yatışır, bu ise kendisini telafi eder. Kimi de tez kızar geç yatışır. En iyisi, geç kızıp öfkesi çabuk geçendir. En kötüsü de, çabuk kızıp geç yatışandır) buyuruldu. Bir hadis-i şerifte de, (Mümin, tez kızar, tez barışır) buyuruldu. Fakat (Mümin hiç kızmaz) buyurulmadı.

    Öfkeyi yenmenin fazileti ile ilgili hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:
    (Öfkelenen, dilediğini yapmaya gücü yettiği halde, yumuşak davranırsa, Allahü teâlâ da onun kalbini emniyet ve iman ile doldurur.) [İbni Ebiddünya]

    (Kim Allah rızası için öfkesini yenerse, Allahü teâlâ da ondan azabını def eder.) [Taberani]

    (Öfkesini yenen Cennete kavuşur.) [Taberani]

    (Öfkesini yeneni, Allahü teâlâ korur ve düşmanını ona boyun eğdirir.) [Buhari]

    (Öfke şeytandandır. Şeytan ateşten yaratıldı. Ateş su ile söndürülür. Öfkelenen abdest alsın!) [Ebu Davud]

    (Öfkelenince oturun, öfkeniz geçmezse yatın!) [Ebu Davud]

    Makam hırsı, kibir ve ucbu yok eden öfkesine hakim olur. Öfkelenen, Peygamber efendimizin bildirdiği, (Allahümmagfir li-zenbî ve ezhib gayza kalbî ve ecirnî mineşşeytân) duasını okumalıdır! (İbni Sünni)

    Manası, (Ya Rabbi, günahımı affeyle. Beni kalbimdeki öfkeden ve şeytanın vesvesesinden kurtar) demektir.
    Peygamber efendimiz, taş kaldırıp kuvvet denemesi yapanlara sordu:
    - Bu taşı kaldırmaktan daha zoru nedir?
    - Bildir ya Resulallah, dediler.
    - Öfkeli iken, öfkesini yener, sonra sabır yolunu tutarsa, sizin en ağır taş kaldıranınızdan daha kuvvetlidir. [T. Gafilin]

    Hiddeti yenmek
    Hiddetli ortamı değiştirmek ve kızgınlık alevlerini söndürmek, beş şeyle mümkündür:
    1- Böyle bir zamanda Cenab-ı Hakkın isimlerini zikretmek. Çünkü Allah’ı anmak, Allah’tan korkmaya sebep olur. Allah korkusu da taat ve af gibi güzel hasletlerin gelişmesini sağlar. Böylece, Allahü teâlâyı anmakla, hiddetin ateşi sakinleşip söner.

    2- Suçluyu affetmenin ve bağışlamanın sevap olduğunu hatırlamalıdır. Bu hatırlayış kişiyi sevaba sevk eder, suçluları bağışlayanlara Cenab-ı Hakkın vaat ettiği Cennet nimetlerini elde etmeye sürükler, kızgınlığı giderir; serkeş nefsi kahrederek sahibini, huzurlu bir ortama doğru iter.

    3- Kızgınlığını giderip, yumuşaklık göstererek affedici olursa, insanların, kendisine sevgi besleyeceğini hatırlamak. Bu taktirde insanların sevgisini elde etmek ve onlar arasında saygıdeğer bir kişi olmak ideali, hiddet hâlinin gitmesine sebep olabilir.

    4- Kızgınlık zamanındaki halden başka bir hâle geçmek. Mesela otururken kalkıp gitmek gibi. Halife Memun hiddetlenince, derhal orayı terk ederek hiddetini yenmeye çalışırmış!

    5- Kızgınlığın sonunda doğacak acı pişmanlığı, intikamın çirkinliğini ve kolaylıkla giderilemeyecek acı sonuçlar doğuracağını düşünmek. Yani öfkelendiği şeyin bir musibet olduğunu kabul edersek, sabretmeli bunun sayısını artırıp başka musibetlere yol açmamalı. Elini kana bulayabilir, hapislere düşebilir, yuvasını dağıtabilir veya büyük maddi zararlara uğrayabilir. Bir musibete sabretmemekle dünyasını ahiretini mahvedebilir.
    Dinin emrine uymalı, bunun günah olduğunu bilmeli. İnsan bile bile kızıp öfkelenmez. Kızsa da, sinirine hâkim olur. Zaten dinimiz kızmamayı değil, sinirine hâkim olmayı emrediyor. Her insan kızabilir, ama kızınca, dinin dışına çıkmamalı, zararlı iş yapmamalı.

    Hiddetlenince, euzü besmele ve iki kul euzüyü okumalı. Kızıp öfkelenenin aklı örtülür. İslamiyet'in dışına çıkar. Birkaç hadis-i şerif meali:
    (Öfkelenen, dilediğini yapmaya gücü yettiği halde, yumuşak davranırsa, Allahü teâlâ da onun kalbini emniyet ve iman ile doldurur.) [İbni Ebid-dünya]

    (Öfke, şeytanın vesvesesinden hasıl olur. Şeytan, ateşten yaratılmıştır. Ateş, su ile söndürülür. Sinirlenince, abdest alın.) [Ebu Davud]

    (Sinirlenen, ayakta ise otursun. Öfkesi geçmezse yan yatsın.) [Ebu Davud]

    Ayakta olanın intikam alması kolaydır. Oturunca, azalır. Yatınca, daha azalır. Sinirlenmek, kibirden doğar. Yatmak, kibrin azalmasına sebep olur. Kızınca, (Allahümmagfir li-zenbî ve ezhib gayza kalbî ve ecirnî mineşşeytân) okumak, hadis-i şerifte bildirildi. (İbni Sünni)

    Manası, (Ya Rabbi, günahımı affeyle. Beni kalbimdeki öfkeden ve şeytanın vesvesesinden kurtar) demektir.

    Öfkeye sebep olan kimseye yumuşak davranamayan kimse, onun yanından ayrılmalı, ondan uzak durmaya çalışmalı.


  7. 19.Haziran.2011, 12:55
    4
    Mürid74
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Ocak.2011
    Üye No: 83646
    Mesaj Sayısı: 186
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Öfke anında kendimi nasıl kontrol edebilirim,neler yapmam gerekiyor?

    Degerli Kardesim,

    size insallah bir tavsiyede bulunmak istiyorum, umarim Allah´in (c.c.) izniyle sorunlariniz cözülür.

    Bende zamaninda öfkeme yenilen bir insandim ve ardindan cok pisman oluyor ertesi güne kadar vicdan azabi cekerdim.
    Allah´dan (c.c.) bu konuda cok yardim istedim ve halende yardim diliyorum.

    Sunu idrak ettirdiki Rabbim bana, bir haksizliga ugradigim zaman veya haksiz olupda ilk anda hakli oldugumu zannetigim vakit, öfkelenip sinirlendigim zaman verdigim hasardan ve kirdigim kalplerden dolayi ben deracat kaybederken karsimdaki ne kadar hakli veya haksiz olursan olsun susdugu icin veya benim seviyeme düsmedigi icin deracat kazaniyor diye düsünüyorum.
    Bu durumdan dolayi susmayi tercih ediyorum ve öfkemi Allah´in (c.c.) izni ile yenebiliyorum.

    Ayrica kardesimizin naklettigi hadisde Peygamber efendimizin (s.a.v.) önerdigi

    -.Sinir anında ayakta isek oturmamızı,oturmuş isek ayağa kalmamız

    benim icin cok yararli olmusdur.



    Allah (c.c.) yardimcimiz olsun!!!


  8. 19.Haziran.2011, 12:55
    4
    Devamlı Üye
    Degerli Kardesim,

    size insallah bir tavsiyede bulunmak istiyorum, umarim Allah´in (c.c.) izniyle sorunlariniz cözülür.

    Bende zamaninda öfkeme yenilen bir insandim ve ardindan cok pisman oluyor ertesi güne kadar vicdan azabi cekerdim.
    Allah´dan (c.c.) bu konuda cok yardim istedim ve halende yardim diliyorum.

    Sunu idrak ettirdiki Rabbim bana, bir haksizliga ugradigim zaman veya haksiz olupda ilk anda hakli oldugumu zannetigim vakit, öfkelenip sinirlendigim zaman verdigim hasardan ve kirdigim kalplerden dolayi ben deracat kaybederken karsimdaki ne kadar hakli veya haksiz olursan olsun susdugu icin veya benim seviyeme düsmedigi icin deracat kazaniyor diye düsünüyorum.
    Bu durumdan dolayi susmayi tercih ediyorum ve öfkemi Allah´in (c.c.) izni ile yenebiliyorum.

    Ayrica kardesimizin naklettigi hadisde Peygamber efendimizin (s.a.v.) önerdigi

    -.Sinir anında ayakta isek oturmamızı,oturmuş isek ayağa kalmamız

    benim icin cok yararli olmusdur.



    Allah (c.c.) yardimcimiz olsun!!!


  9. 08.Şubat.2012, 11:17
    5
    Misafir

    Cevap: Öfke anında kendimi nasıl kontrol edebilirim,neler yapmam gerekiyor?

    evliyalar dan biraz söz edermisiniz gerçek evliya nasıl olmalı nasıl anlaşılır


  10. 08.Şubat.2012, 11:17
    5
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir
    evliyalar dan biraz söz edermisiniz gerçek evliya nasıl olmalı nasıl anlaşılır


  11. 08.Şubat.2012, 18:32
    6
    Misafir

    Cevap: Öfke anında kendimi nasıl kontrol edebilirim,neler yapmam gerekiyor?

    selamun aleykum allah c.c sabri cok emrediyor.ama ben artik sabredemiyorum.allah insana tasidigindan fazla yuk vermezmis.ama benim o kadar ok sorunum varki artik sabrim yetmiyor.lutfen benim iin biraz dua edermisiniz.duaniza cok ihtiyaim var lutfen


  12. 08.Şubat.2012, 18:32
    6
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir
    selamun aleykum allah c.c sabri cok emrediyor.ama ben artik sabredemiyorum.allah insana tasidigindan fazla yuk vermezmis.ama benim o kadar ok sorunum varki artik sabrim yetmiyor.lutfen benim iin biraz dua edermisiniz.duaniza cok ihtiyaim var lutfen


  13. 08.Şubat.2012, 19:57
    7
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Öfke anında kendimi nasıl kontrol edebilirim,neler yapmam gerekiyor?

    Alıntı
    selamun aleykum allah cc sabri cok emrediyorama ben artik sabredemiyorumallah insana tasidigindan fazla yuk vermezmisama benim o kadar ok sorunum varki artik sabrim yetmiyorlutfen benim iin biraz dua edermisinizduaniza cok ihtiyaim var lutfen
    ve aleykumusselam ve rahmetullah
    Rabbim sabırlar ihsan etsin
    sıkıntılarınızı gidersin ve çektiğiniz
    sıkıntıları hatalarınıza kefaret eylesin...amin.



  14. 08.Şubat.2012, 19:57
    7
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    selamun aleykum allah cc sabri cok emrediyorama ben artik sabredemiyorumallah insana tasidigindan fazla yuk vermezmisama benim o kadar ok sorunum varki artik sabrim yetmiyorlutfen benim iin biraz dua edermisinizduaniza cok ihtiyaim var lutfen
    ve aleykumusselam ve rahmetullah
    Rabbim sabırlar ihsan etsin
    sıkıntılarınızı gidersin ve çektiğiniz
    sıkıntıları hatalarınıza kefaret eylesin...amin.






+ Yorum Gönder