Konusunu Oylayın.: Karnı tok bir şekilde koltuğuna kurulmuş olan bazı kimselerin ‘Bize Kur’an yeter…’ diyeceği zamanlar yakındır hadisi sah

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Karnı tok bir şekilde koltuğuna kurulmuş olan bazı kimselerin ‘Bize Kur’an yeter…’ diyeceği zamanlar yakındır hadisi sah
  1. 18.Haziran.2011, 02:44
    1
    Misafir

    Karnı tok bir şekilde koltuğuna kurulmuş olan bazı kimselerin ‘Bize Kur’an yeter…’ diyeceği zamanlar yakındır hadisi sah






    Karnı tok bir şekilde koltuğuna kurulmuş olan bazı kimselerin ‘Bize Kur’an yeter…’ diyeceği zamanlar yakındır hadisi sah Mumsema Karnı tok bir şekilde koltuğuna kurulmuş olan bazı kimselerin ‘Bize Kur’an yeter…’ diyeceği zamanlar yakındır hadisi sahih midir?


  2. 18.Haziran.2011, 02:44
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 18.Haziran.2011, 10:19
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Karnı tok bir şekilde koltuğuna kurulmuş olan bazı kimselerin ‘Bize Kur’an yeter…’ diyeceği zamanlar yakındır had




    Şunu iyi biliniz ki, bana Kur'an-ı Ke­rim ile birlikte onun bir benzeri de verilmiştir. (Bu konuda) dikkatli olun; (çünkü) koltu­ğuna kurulan tok bir adamın ‘size (hz. Peygamberin sünneti/hadisleri değil) sadece şu Kur'an lazımdır, onda bulduğunuz helali helal, haramı da haram kabul ediniz yeter!’ diye­ceği (günler) yakındır...”
    Bu hadis-i şerif-farklı nüanslarla- kütübü sitte ve diğer bazı kaynaklarda geçmektedir (bk. Ebu Davud, Sünnet, 5(6), İmaret,33; Tirmizî, İlim, 10; İbn Mace, Mukaddime, 2; Darimî, Mukaddime,49; Ahmed b. Hanbel, 2/367, 4/131-132, 6/8).
    Tirmizî’nin bir rivayeti şöyledir: "Dikkat edin! Sizden birinizi; emrettiğim veya yasakladığım konulardan birisi kendisine ulaştığında -koltuğuna yaslanmış bir halde- ‘bilmiyorum Allah’ın kitabında ne bulursak ona uyarız (hadisleri tanımayız derken)’ bulmayayım." Tirmizî, bu hadisin hasen-sahih olduğunu belirtmiştir” (bk. Tirmizi, İlim,10).
    İslam alimleri bu gibi hadislere dayanarak, Kur’an’da olmayan (en azından açıktan görülmeyen) bir çok hükmün Allah Resulünün (s.a.v) sünnetiyle sabit olduğunu söylemişlerdir. İmam Şafiî gibi bazı büyük alimler bu hadislere dayanarak “Hz. Peygamberin sünneti, Kur’an’ın bir tefsiri, bir açıklaması hükmünde olduğunu..” belirtmişlerdir.
    Çok açıktır ki, İslam’ın temel esaslarından olan namaz, oruç, hac, zekât gibi vecibelerin hiç biri Kur’an’da detaylandırılmamıştır. Bu detayların tamamını sünnetten öğreniyoruz. Hz. Peygamber (s.a.v)'in şu hadisleri de bu gerçeğe işaret etmektedir: “Namazı nasıl kıldığımı gördüyseniz, siz deöyle kılın!”, “Haccın menasikini(hac vecibelerini) benden alın/benden öğrenin”
    «Hayır, Rabbın hakkı için, onlar aralarında çıkan çekişmede seni hakem yapıp sonra da verdiğin hükme karşı içlerinde bir burukluk duymadan tam teslim olmadıkça, iman etmiş sayılmazlar.» (65: Nisa) mealindeki ayet ve benzerleri Hz. Peygamberin sünnetnin de teşriin ikinci kaynağı olduğunu göstermektedir.


  4. 18.Haziran.2011, 10:19
    2
    Silent and lonely rains



    Şunu iyi biliniz ki, bana Kur'an-ı Ke­rim ile birlikte onun bir benzeri de verilmiştir. (Bu konuda) dikkatli olun; (çünkü) koltu­ğuna kurulan tok bir adamın ‘size (hz. Peygamberin sünneti/hadisleri değil) sadece şu Kur'an lazımdır, onda bulduğunuz helali helal, haramı da haram kabul ediniz yeter!’ diye­ceği (günler) yakındır...”
    Bu hadis-i şerif-farklı nüanslarla- kütübü sitte ve diğer bazı kaynaklarda geçmektedir (bk. Ebu Davud, Sünnet, 5(6), İmaret,33; Tirmizî, İlim, 10; İbn Mace, Mukaddime, 2; Darimî, Mukaddime,49; Ahmed b. Hanbel, 2/367, 4/131-132, 6/8).
    Tirmizî’nin bir rivayeti şöyledir: "Dikkat edin! Sizden birinizi; emrettiğim veya yasakladığım konulardan birisi kendisine ulaştığında -koltuğuna yaslanmış bir halde- ‘bilmiyorum Allah’ın kitabında ne bulursak ona uyarız (hadisleri tanımayız derken)’ bulmayayım." Tirmizî, bu hadisin hasen-sahih olduğunu belirtmiştir” (bk. Tirmizi, İlim,10).
    İslam alimleri bu gibi hadislere dayanarak, Kur’an’da olmayan (en azından açıktan görülmeyen) bir çok hükmün Allah Resulünün (s.a.v) sünnetiyle sabit olduğunu söylemişlerdir. İmam Şafiî gibi bazı büyük alimler bu hadislere dayanarak “Hz. Peygamberin sünneti, Kur’an’ın bir tefsiri, bir açıklaması hükmünde olduğunu..” belirtmişlerdir.
    Çok açıktır ki, İslam’ın temel esaslarından olan namaz, oruç, hac, zekât gibi vecibelerin hiç biri Kur’an’da detaylandırılmamıştır. Bu detayların tamamını sünnetten öğreniyoruz. Hz. Peygamber (s.a.v)'in şu hadisleri de bu gerçeğe işaret etmektedir: “Namazı nasıl kıldığımı gördüyseniz, siz deöyle kılın!”, “Haccın menasikini(hac vecibelerini) benden alın/benden öğrenin”
    «Hayır, Rabbın hakkı için, onlar aralarında çıkan çekişmede seni hakem yapıp sonra da verdiğin hükme karşı içlerinde bir burukluk duymadan tam teslim olmadıkça, iman etmiş sayılmazlar.» (65: Nisa) mealindeki ayet ve benzerleri Hz. Peygamberin sünnetnin de teşriin ikinci kaynağı olduğunu göstermektedir.





+ Yorum Gönder