Konusunu Oylayın.: Annem ve ben çok sinirliyiz,bu siniri nasıl teskin edebiliriz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Annem ve ben çok sinirliyiz,bu siniri nasıl teskin edebiliriz?
  1. 16.Haziran.2011, 21:45
    1
    Misafir

    Annem ve ben çok sinirliyiz,bu siniri nasıl teskin edebiliriz?






    Annem ve ben çok sinirliyiz,bu siniri nasıl teskin edebiliriz? Mumsema annem ve ben çok sinirliyiz o yüzden ufak bişeyde kavga ediyoruz ne yapmam lazım lütfen yardım edin kafayı yemek üzereyimm


  2. 16.Haziran.2011, 21:45
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 17.Haziran.2011, 15:21
    2
    esin-ti
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ocak.2009
    Üye No: 46167
    Mesaj Sayısı: 2,863
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33

    Cevap: Annem ve ben çok sinirliyiz,bu siniri nasıl teskin edebiliriz?




    Hutbe: Öfke Kontrolü

    وَلَمَن صَبَرَ وَغَفَرَ إِنَّ ذَلِكَ لَمِنْ عَزْمِ الْأُمُورِ

    Muhterem Müslümanlar!
    İnsanoğlunun en çok ihtiyaç hissettiği şey huzur ve güvendir. “İslam” kelimesinde de bu vardır. Oysa son zamanlarda toplumumuzda şiddetin yaygınlaştığını görüyor ve de izliyoruz. Bu durum hepimizi yakından üzmektedir.
    Öfke doğal bir duygudur. Yaratılışımızda var olan bu duygunun tamamen yok edilmesi mümkün değildir. Ama mutlaka kontrol edilmesi gerekir.
    İslam terbiyesini taşıyan bir insan, öfkesine sabretmeyi öğrenmesi gerekir. Peygamber efendimiz s.a.v “En kuvvetli pehlivan öfkesini yenendir”1 buyuruyor. Yumuşak huylu hoşgörülü, affedici özür dilemeyi bilen insanlar dünyada ve ahirette kurtulanlardan olacaktır.
    Muhterem Cemaat!
    Aile çatışmalarının çoğu öfkenin sonucudur. Öfke öyle bir ateştir ki; ne eşler arasında ne evlad ile ana-baba arasında ne akrabalar arasında ve ne de komşular arasında huzur bırakır. Hızla yayılan bir yangın gibi bütün ilişkileri koparır insanlar arasında bir gerginlik oluşturur ve telafisi güç zararlar açar. Atalarımız “Öfkeyle kalkan zararla oturur” diye boşuna söylememişlerdir.
    Şiddeti ve öfkeyi bir kahramanlık olarak göstermek kesinlikle yanlıştır. Çünkü güçlü ve kendine güvenen insanlar sakin, acizlik içerisinde olanlar ise öfkeye meyillidir. Hasta, yorgun ve sıkıntılı zamanlarda daha çabuk öfkelenmemiz bunun kanıtıdır.
    O halde ilişkilerimizi koparan, bize iki dünyada da pişman olabileceğimiz şeyleri yaptıran ve toplumda huzur bırakmayan bu hastalığa karşı ne yapmalıyız?
    Her şeyden evvel bir imtihanda olduğumuzu unutmadan öfkenin panzehiri olan sabrı harekete geçirmeliyiz. Sabırlı ve olgun insanların Kur’an-ı Kerimde övülüp, cenneti kazandıklarını düşünmeliyiz.
    “Her kim de sabreder ve bağışlarsa, işte bu elbette azmedilecek işlerdendir.”2 ayeti ve bu manada ki bir çok ayet öfkesini yenmenin büyüklük ve takva olduğunu bilmeliyiz.
    Hz. Ömer (r.a) kendisine haksız yere hakaret eden birine “Vallahi elimle de dilimle de sana karşılık verebilecek durumdayım. Ama ben Müslüman oldum eskisi gibi her aklıma geleni söyleyemem her aklıma gelenide yapamam. Ben Allah’a ve ahiret gününe inandım. Hesap vereceğimi biliyorum böyle olmasa işler farklı olurdu” demek suretiyle, haklı bile olsa kavgadan vazgeçene cennetten köşk verileceğini müjdeleyen peygamber (s.a.v.) e uymuştur.
    İslamdan önce öfkeli ve hırçın bir ahlakı olan Hz. Ömer’i İslamiyet son derece sabırlı, affedici, merhametli ve adaletli bir hale getirmiştir. O halde hepimiz inancımızın ahlakımıza ne derece etki ettiğini düşünmeliyiz.
    Muhterem Müslümanlar!
    Öfkenin kendisi bir kötülük ateşi olması yanında bir çok kötülüğünde sebebidir. Kavga küslük, kin, intikam, gıybet, ayıplama, kötü söz ve hareketlere sebep olduğu gibi bütün insani ilişkileri de bitirir, dostluğu ve güveni yok eder.
    O halde bu öfke ateşini sabırla kontrol etmeli ilimle söndürmeliyiz. Dua ile devamlı kılmalıyız. Kur’an-ı Kerim ve Hadisi Şeriflerdeki övülen ve cennetle müjdelenenlerin öfkesini yenen ve affedenler olduğunu sık sık hatırlamalıyız.
    Meşru zeminde hakkımızı arayabiliriz. Fakat kavga şiddet Müslüman’a yakışmaz. Huzura en çok ihtiyacımızın olduğu şu günlerde,
    Rabbim cümlemizi öfkesini yenenlerden eylesin.
    1 Buhari, Müslim
    2 Şura 43

    .....

    ÖFKE

    Engellenme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen şiddetli kızgınlık duygusu; gazap, hiddet. Kişi kendisine yapılan kadar, başkasına karşı yapılandan da incinebilir ve bundan dolayı öfkelenebilir.

    Öfke, ahlâkî eksikliklerdendir. İnsanda varolan gazab kuvvetinin ifrat derecesi olan öfke, bir âfettir. Öfke anında insan doğru düşünemez. Normal davranışlarda bulunamaz. Öfkeli olarak yapılan işler hep sonradan pişmanlık duyulan işlerdir. Bunun için "Öfke ile kalkan zararla oturur" denilmiştir.

    Bir anlık öfke ile cinayet işleyenlere sık sık rastlanır. Öfke ev ve iş yerlerinde huzursuzluklara ve rahatsızlıklara sebep olur. İnsan, iradesini kullanarak öfkesini yenmeye, kendisini öfkelendirenleri bağışlamaya çalışmalıdır. Cenab-ı Hak;

    "(O takva sahipleri) bollukta ve darlıkta harcayıp yedirenler, öfkelerini tutanlar, insanların kusurlarını bağışlayanlardır. Allah da iyilik edenleri sever" (Âl-i İmran, 3/ 134) buyurmuştur.

    Peygamberimiz'e gelerek kendisine öğüt vermesini isteyen bir adama Resulullah (s.a.s); "Öfkelenme!" demiş ve bu sözünü birkaç kere tekrarlamıştır (Riyazü's-Salihîn, I, 80).

    Öfke anında Allah'a sığınmak ve öfkenin geçmesini istemek gerekir. Öfkeli birisini gören Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    "Ben bir kelime biliyorum ki, eğer şu adam o kelimeyi söylese muhakkak öfkesi geçer. O kelime: Eûzü billahi mineş-şeytânirracîm", sözüdür" (Müslim, Birr ve Sıla, 109).

    Başka bir hadis-i şerifte de şöyle buyurulmuştur:

    "Kuvvetli ve kahraman pehlivan, herkesi yenen kimse değildir. Kuvvetli ve kahraman pehlivan ancak öfke zamanında nefsine mâlik olan ve öfkesini yenen kimsedir" (Müslim, Birr ve Sıla, 107).

    Peygamber Efendimiz bir başka hadisinde şöyle buyurmuştur:

    Bir kimse öfkesinin gereğini yapmaya kadir olduğu halde öfkesini yenerse, Allah Teâlâ kıyamet gününde halkın gözü önünde onu çağırır, huriler içinden istediğini seçmekte muhayyer kılar" (Riyazü's-Salihîn, I, 80).

    Kur'an-ı Kerim'de genellikle kâfirlerin müminlere karşı duydukları öfkeden bahsedilmiştir. Aksine müminler öfkelerini yenen insanlardır.

    Peygamber Efendimiz, Cenab-ı Hakk'a sığınmayı öfkenin ilâcı olarak tavsiye etmiş, insanın kendi kendine telkinle ulaşacağı irade sağlamlığının onu öfkelenmekten kurtaracağına işaret etmiştir. Yine Peygamberimiz öfkeyi güç ve kuvvetin değil zayıflığın ve aczin alâmeti olarak görmüştür. Öfke nefse hâkim olamamanın işaretidir. Nefislerine hâkim olamayanların sonu ise hüsrandır. Müslüman, işlerini öfke ile değil; teennî, sabır ve yumuşaklıkla halletmelidir.

    Akif KÖTEN



    Hepimiz bu büyük kötü huyla başa çıkmakta zaman zaman zorlanıyoruz..paylaştıklarımı okuyun , annenize de okutun..
    vesselam..



  4. 17.Haziran.2011, 15:21
    2
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥



    Hutbe: Öfke Kontrolü

    وَلَمَن صَبَرَ وَغَفَرَ إِنَّ ذَلِكَ لَمِنْ عَزْمِ الْأُمُورِ

    Muhterem Müslümanlar!
    İnsanoğlunun en çok ihtiyaç hissettiği şey huzur ve güvendir. “İslam” kelimesinde de bu vardır. Oysa son zamanlarda toplumumuzda şiddetin yaygınlaştığını görüyor ve de izliyoruz. Bu durum hepimizi yakından üzmektedir.
    Öfke doğal bir duygudur. Yaratılışımızda var olan bu duygunun tamamen yok edilmesi mümkün değildir. Ama mutlaka kontrol edilmesi gerekir.
    İslam terbiyesini taşıyan bir insan, öfkesine sabretmeyi öğrenmesi gerekir. Peygamber efendimiz s.a.v “En kuvvetli pehlivan öfkesini yenendir”1 buyuruyor. Yumuşak huylu hoşgörülü, affedici özür dilemeyi bilen insanlar dünyada ve ahirette kurtulanlardan olacaktır.
    Muhterem Cemaat!
    Aile çatışmalarının çoğu öfkenin sonucudur. Öfke öyle bir ateştir ki; ne eşler arasında ne evlad ile ana-baba arasında ne akrabalar arasında ve ne de komşular arasında huzur bırakır. Hızla yayılan bir yangın gibi bütün ilişkileri koparır insanlar arasında bir gerginlik oluşturur ve telafisi güç zararlar açar. Atalarımız “Öfkeyle kalkan zararla oturur” diye boşuna söylememişlerdir.
    Şiddeti ve öfkeyi bir kahramanlık olarak göstermek kesinlikle yanlıştır. Çünkü güçlü ve kendine güvenen insanlar sakin, acizlik içerisinde olanlar ise öfkeye meyillidir. Hasta, yorgun ve sıkıntılı zamanlarda daha çabuk öfkelenmemiz bunun kanıtıdır.
    O halde ilişkilerimizi koparan, bize iki dünyada da pişman olabileceğimiz şeyleri yaptıran ve toplumda huzur bırakmayan bu hastalığa karşı ne yapmalıyız?
    Her şeyden evvel bir imtihanda olduğumuzu unutmadan öfkenin panzehiri olan sabrı harekete geçirmeliyiz. Sabırlı ve olgun insanların Kur’an-ı Kerimde övülüp, cenneti kazandıklarını düşünmeliyiz.
    “Her kim de sabreder ve bağışlarsa, işte bu elbette azmedilecek işlerdendir.”2 ayeti ve bu manada ki bir çok ayet öfkesini yenmenin büyüklük ve takva olduğunu bilmeliyiz.
    Hz. Ömer (r.a) kendisine haksız yere hakaret eden birine “Vallahi elimle de dilimle de sana karşılık verebilecek durumdayım. Ama ben Müslüman oldum eskisi gibi her aklıma geleni söyleyemem her aklıma gelenide yapamam. Ben Allah’a ve ahiret gününe inandım. Hesap vereceğimi biliyorum böyle olmasa işler farklı olurdu” demek suretiyle, haklı bile olsa kavgadan vazgeçene cennetten köşk verileceğini müjdeleyen peygamber (s.a.v.) e uymuştur.
    İslamdan önce öfkeli ve hırçın bir ahlakı olan Hz. Ömer’i İslamiyet son derece sabırlı, affedici, merhametli ve adaletli bir hale getirmiştir. O halde hepimiz inancımızın ahlakımıza ne derece etki ettiğini düşünmeliyiz.
    Muhterem Müslümanlar!
    Öfkenin kendisi bir kötülük ateşi olması yanında bir çok kötülüğünde sebebidir. Kavga küslük, kin, intikam, gıybet, ayıplama, kötü söz ve hareketlere sebep olduğu gibi bütün insani ilişkileri de bitirir, dostluğu ve güveni yok eder.
    O halde bu öfke ateşini sabırla kontrol etmeli ilimle söndürmeliyiz. Dua ile devamlı kılmalıyız. Kur’an-ı Kerim ve Hadisi Şeriflerdeki övülen ve cennetle müjdelenenlerin öfkesini yenen ve affedenler olduğunu sık sık hatırlamalıyız.
    Meşru zeminde hakkımızı arayabiliriz. Fakat kavga şiddet Müslüman’a yakışmaz. Huzura en çok ihtiyacımızın olduğu şu günlerde,
    Rabbim cümlemizi öfkesini yenenlerden eylesin.
    1 Buhari, Müslim
    2 Şura 43

    .....

    ÖFKE

    Engellenme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen şiddetli kızgınlık duygusu; gazap, hiddet. Kişi kendisine yapılan kadar, başkasına karşı yapılandan da incinebilir ve bundan dolayı öfkelenebilir.

    Öfke, ahlâkî eksikliklerdendir. İnsanda varolan gazab kuvvetinin ifrat derecesi olan öfke, bir âfettir. Öfke anında insan doğru düşünemez. Normal davranışlarda bulunamaz. Öfkeli olarak yapılan işler hep sonradan pişmanlık duyulan işlerdir. Bunun için "Öfke ile kalkan zararla oturur" denilmiştir.

    Bir anlık öfke ile cinayet işleyenlere sık sık rastlanır. Öfke ev ve iş yerlerinde huzursuzluklara ve rahatsızlıklara sebep olur. İnsan, iradesini kullanarak öfkesini yenmeye, kendisini öfkelendirenleri bağışlamaya çalışmalıdır. Cenab-ı Hak;

    "(O takva sahipleri) bollukta ve darlıkta harcayıp yedirenler, öfkelerini tutanlar, insanların kusurlarını bağışlayanlardır. Allah da iyilik edenleri sever" (Âl-i İmran, 3/ 134) buyurmuştur.

    Peygamberimiz'e gelerek kendisine öğüt vermesini isteyen bir adama Resulullah (s.a.s); "Öfkelenme!" demiş ve bu sözünü birkaç kere tekrarlamıştır (Riyazü's-Salihîn, I, 80).

    Öfke anında Allah'a sığınmak ve öfkenin geçmesini istemek gerekir. Öfkeli birisini gören Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    "Ben bir kelime biliyorum ki, eğer şu adam o kelimeyi söylese muhakkak öfkesi geçer. O kelime: Eûzü billahi mineş-şeytânirracîm", sözüdür" (Müslim, Birr ve Sıla, 109).

    Başka bir hadis-i şerifte de şöyle buyurulmuştur:

    "Kuvvetli ve kahraman pehlivan, herkesi yenen kimse değildir. Kuvvetli ve kahraman pehlivan ancak öfke zamanında nefsine mâlik olan ve öfkesini yenen kimsedir" (Müslim, Birr ve Sıla, 107).

    Peygamber Efendimiz bir başka hadisinde şöyle buyurmuştur:

    Bir kimse öfkesinin gereğini yapmaya kadir olduğu halde öfkesini yenerse, Allah Teâlâ kıyamet gününde halkın gözü önünde onu çağırır, huriler içinden istediğini seçmekte muhayyer kılar" (Riyazü's-Salihîn, I, 80).

    Kur'an-ı Kerim'de genellikle kâfirlerin müminlere karşı duydukları öfkeden bahsedilmiştir. Aksine müminler öfkelerini yenen insanlardır.

    Peygamber Efendimiz, Cenab-ı Hakk'a sığınmayı öfkenin ilâcı olarak tavsiye etmiş, insanın kendi kendine telkinle ulaşacağı irade sağlamlığının onu öfkelenmekten kurtaracağına işaret etmiştir. Yine Peygamberimiz öfkeyi güç ve kuvvetin değil zayıflığın ve aczin alâmeti olarak görmüştür. Öfke nefse hâkim olamamanın işaretidir. Nefislerine hâkim olamayanların sonu ise hüsrandır. Müslüman, işlerini öfke ile değil; teennî, sabır ve yumuşaklıkla halletmelidir.

    Akif KÖTEN



    Hepimiz bu büyük kötü huyla başa çıkmakta zaman zaman zorlanıyoruz..paylaştıklarımı okuyun , annenize de okutun..
    vesselam..



  5. 17.Haziran.2011, 18:49
    3
    Mürid74
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Ocak.2011
    Üye No: 83646
    Mesaj Sayısı: 186
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Annem ve ben çok sinirliyiz,bu siniri nasıl teskin edebiliriz?

    Ben bundan 5-6 sene önce cok ama cok sinirliydim, fakat o zamanlar sadece Allah´in (c.c.) isminden baska birsey bilmezdim, öyle sinirliydim ki hastanelik oldugum vakitleri bilirim.Umarim allta yazdiklarim sizin icinde faydali olur.

    Allah´dan (c.c.) usanmadan hergün yardim diliyerek, Allah´a (c.c.) teslim olarak, Allah´i ( c.c.) herseyden daha cok sevmeye calismak ve Allah´in (c.c.) herseyi gördügünü ve herseyi isittigini idrak ederek.

    Yediginiz ve ictiginiz seylere dikkat ederek, sigara, alkol, coffeinli icecekleri yavas yavas terk ederek.

    Yasadiginiz sorunlari gece yataga yatmadan önce bir sonuca getirerek.


    Detayli bilgiler vermediginiz icin Kisa notlar olarak yazdim, bu sinirili halinizi kisa bir zamanda gecirmeniz mümkün degil, sakin pes etmeyin ve memnun olmadiginiz halinizden dolayi Allah´dan (c.c.) yardim isteyin.



    Allah (c.c.) yardimcimiz olsun.


  6. 17.Haziran.2011, 18:49
    3
    Devamlı Üye
    Ben bundan 5-6 sene önce cok ama cok sinirliydim, fakat o zamanlar sadece Allah´in (c.c.) isminden baska birsey bilmezdim, öyle sinirliydim ki hastanelik oldugum vakitleri bilirim.Umarim allta yazdiklarim sizin icinde faydali olur.

    Allah´dan (c.c.) usanmadan hergün yardim diliyerek, Allah´a (c.c.) teslim olarak, Allah´i ( c.c.) herseyden daha cok sevmeye calismak ve Allah´in (c.c.) herseyi gördügünü ve herseyi isittigini idrak ederek.

    Yediginiz ve ictiginiz seylere dikkat ederek, sigara, alkol, coffeinli icecekleri yavas yavas terk ederek.

    Yasadiginiz sorunlari gece yataga yatmadan önce bir sonuca getirerek.


    Detayli bilgiler vermediginiz icin Kisa notlar olarak yazdim, bu sinirili halinizi kisa bir zamanda gecirmeniz mümkün degil, sakin pes etmeyin ve memnun olmadiginiz halinizden dolayi Allah´dan (c.c.) yardim isteyin.



    Allah (c.c.) yardimcimiz olsun.





+ Yorum Gönder