Konusunu Oylayın.: Kıyamda ve rükuda ayakları, topukları birleştirmek sünnet midir? Kaynağı nedir, hangi mezhebe göredir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kıyamda ve rükuda ayakları, topukları birleştirmek sünnet midir? Kaynağı nedir, hangi mezhebe göredir?
  1. 16.Haziran.2011, 05:48
    1
    Misafir

    Kıyamda ve rükuda ayakları, topukları birleştirmek sünnet midir? Kaynağı nedir, hangi mezhebe göredir?






    Kıyamda ve rükuda ayakları, topukları birleştirmek sünnet midir? Kaynağı nedir, hangi mezhebe göredir? Mumsema Kıyamda ve rükuda ayakları, topukları birleştirmek sünnet midir? Kaynağı nedir, hangi mezhebe göredir?


  2. 16.Haziran.2011, 05:48
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 16.Haziran.2011, 05:52
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Kıyamda ve rükuda ayakları, topukları birleştirmek sünnet midir? Kaynağı nedir, hangi mezhebe göredir?




    Namazda kişi ayakta iken, iki ayak arasında bir açıklığın bulunması dört mezhebin de ön gördüğü bir husustur. Ve bu husus mendup veya sünnet olarak ifade edilmiştir. Çünkü, ayakların bitişik olması, huşua aykırı bir zorlanma, bir tekellüftür.
    Hanefilere göre, bu açıklık, dört parmak kadardır. Şafiilere göre, bu bir karış miktarıdır. Malikî ve Hanbelilere göre ise, bu açıklık insanların örfünde aşırı sayılmayacak, vasat bir şekilde ayarlanmalıdır.(el-Fkhu’l-İslamî, I/695).
    Rükudayken topukları birleştirme konusuna gelince:
    Bilindiği üzere, sünnet demek, Hz. Muhammed (asv)’in söz, fiil ve takrirleri demektir. Hadislerde böyle bir sünnete rastlayamadık.
    Bedaiu’s-sanai’ kitabında “Rükunun sünnetleri” başlığı altında, ilgili sünnetler anlatılmış fakat, topukları birbirine yapıştırma sayılmamıştır.
    Dört mezhebi işleyen “el-Fıkhu’l-İslamî” adlı eserde de böyle bir bilgiye rastlayamadık. Diğer mezhep alimleri tarafından da böyle bir sünnet söz konusu değildir. Hanefî mezhebinin fıkıh kaynaklarının büyük çoğunluğunda da böyle bir şeye rastlayamadık.
    Rükudayken “topukları bitişmesi” hususu, Durru’l-Muhatar’ın metni olan Şerhu’l-Ebsar’da da geçmemektedir. Reddu’l-Muhtar’da ise, “topukların bitişmesi” ifadesini aşağıya almış ve “heysu la uzre = bir mazeret bulunmadığı zaman” ifadesini kullanmıştır. (Reddu’l-Muhtar, 1/476).
    Aslında askerlerin “hazır ol” duruşunu gösteren “topukların bitişmesi”, kanaatimizce bir sünnet olarak gözükmemektedir. Ayağın sağa-sola hareket ettirilmesi namazdaki huşua aykırı gibi görünmektedir. Bununla beraber, bunu sünnet kabul eden alimlerin izini takip edenlere de bir şey diyemeyiz.


  4. 16.Haziran.2011, 05:52
    2
    Editör



    Namazda kişi ayakta iken, iki ayak arasında bir açıklığın bulunması dört mezhebin de ön gördüğü bir husustur. Ve bu husus mendup veya sünnet olarak ifade edilmiştir. Çünkü, ayakların bitişik olması, huşua aykırı bir zorlanma, bir tekellüftür.
    Hanefilere göre, bu açıklık, dört parmak kadardır. Şafiilere göre, bu bir karış miktarıdır. Malikî ve Hanbelilere göre ise, bu açıklık insanların örfünde aşırı sayılmayacak, vasat bir şekilde ayarlanmalıdır.(el-Fkhu’l-İslamî, I/695).
    Rükudayken topukları birleştirme konusuna gelince:
    Bilindiği üzere, sünnet demek, Hz. Muhammed (asv)’in söz, fiil ve takrirleri demektir. Hadislerde böyle bir sünnete rastlayamadık.
    Bedaiu’s-sanai’ kitabında “Rükunun sünnetleri” başlığı altında, ilgili sünnetler anlatılmış fakat, topukları birbirine yapıştırma sayılmamıştır.
    Dört mezhebi işleyen “el-Fıkhu’l-İslamî” adlı eserde de böyle bir bilgiye rastlayamadık. Diğer mezhep alimleri tarafından da böyle bir sünnet söz konusu değildir. Hanefî mezhebinin fıkıh kaynaklarının büyük çoğunluğunda da böyle bir şeye rastlayamadık.
    Rükudayken “topukları bitişmesi” hususu, Durru’l-Muhatar’ın metni olan Şerhu’l-Ebsar’da da geçmemektedir. Reddu’l-Muhtar’da ise, “topukların bitişmesi” ifadesini aşağıya almış ve “heysu la uzre = bir mazeret bulunmadığı zaman” ifadesini kullanmıştır. (Reddu’l-Muhtar, 1/476).
    Aslında askerlerin “hazır ol” duruşunu gösteren “topukların bitişmesi”, kanaatimizce bir sünnet olarak gözükmemektedir. Ayağın sağa-sola hareket ettirilmesi namazdaki huşua aykırı gibi görünmektedir. Bununla beraber, bunu sünnet kabul eden alimlerin izini takip edenlere de bir şey diyemeyiz.





+ Yorum Gönder