Konusunu Oylayın.: İşlenen suçun cezasını kendimiz verebilirmiyiz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İşlenen suçun cezasını kendimiz verebilirmiyiz?
  1. 16.Haziran.2011, 05:21
    1
    Misafir

    İşlenen suçun cezasını kendimiz verebilirmiyiz?






    İşlenen suçun cezasını kendimiz verebilirmiyiz? Mumsema namusun, arin, serefin, vs. kirlenmesi (karim, kizim tarafindan,,,,, baska insanlar tarafiindan)) taktirde bana düsen görev nedir ? hangi yetkiye hikmetim var ???

    öldürmek günah midir???

    lütfen soruma cevap verin


  2. 16.Haziran.2011, 05:21
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    namusun, arin, serefin, vs. kirlenmesi (karim, kizim tarafindan,,,,, baska insanlar tarafiindan)) taktirde bana düsen görev nedir ? hangi yetkiye hikmetim var ???

    öldürmek günah midir???

    lütfen soruma cevap verin


    Benzer Konular

    - Osmanlı da tecavüz suçun cezası

    - Faiz parasını fakirlere verebilirmiyiz?

    - Fitremizi ramazan bayramı içinde verebilirmiyiz?

    - Çocuğa Muhammed Emin ismi verebilirmiyiz?

    - Kurban eti musulman olmayan verebilirmiyiz??

  3. 16.Haziran.2011, 09:56
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: İşlenen suçun cezasını kendimiz verebilirmiyiz?




    Zinanın hükmü İslam Dininde açıktır. Suçunu Hakim'in huzurunda dört defa ayrı ayrı itiraf ederek cezanın verilmesini isteyen veya dört şahidi bulunan birisi hakkında karar verilir. Şayet bu insan evli ise recm cezası, yoksa bekar bir insan için verilecek karar recm değildir, yüz değnek sopa vurulur.

    Fakat suçunu itiraf etmeyen veya yaptığı bu fiili kimse görüp şikayet etmemiş ise bu insanın yapacağı tek şey günahından dolayı pişmanlık gösterip bir daha yapmamak üzere tövbe etmektir.

    Ayrıca böyle bir suç işleyen kimse suçunu itiraf etse bile şu anda bunun cezasını uygulayacak bir merci yoktur.Geriye iki şey kalıyor. Biri kul hakkıdır. Varsa helalleşmek gerekir. Diğeri de Allah hakkı için tövbe, istiğfar etmek ve bir daha o günaha girmemektir.

    İnsan hem iyilik hem de kötülük yapmaya uygun yaratılmıştır. Onun için zaman zaman isteyerek veya istemeyerek günahlara girebiliyor. Bu konuda Kur’anı Kerim de, “Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki istediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar.(Nisa Süresi,48;116)” buyurarak hangi günah olursa olsun affedebileceğini bildirmektedir.

    Kitaplarımız da canı gönülden yapılan tövbenin Allah tarafından kabul edileceği ifade edilir. Nitekim Allah’u Teala, “Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun.” (Tahrim Suresi,8) buyurarak yapılan tövbelerin kabul edileceğini beyan eder. Ayette geçen nasuh tövbe ise şöyledir:

    1-Allah’a karşı günah işlediğini bilerek, bu günahtan dolayı Allah’a sığınmak ve pişman olmak.
    2-Bu suçu işlediği için üzülmek, Yaratıcıya karşı böyle bir günah işlediğinden dolayı vicdanen rahatsız olmak.
    3-Bir daha böyle bir suça dönmeyeceğine dair bir karar içerisinde olmak.
    4-Kul hakkını ilgilendiriyorsa onunla helalleşmek.

    Bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuş. Nasuh tövbe şudur:

    -Günahlara pişmanlık.
    -Farz ibadetleri yapmak.
    -Zulüm ve düşmanlık yapmamak.
    -Kırgın ve küskünlerle barışmak.
    -Bir daha o günaha dönmemek üzere karar vermek.

    İnşallah bu şartları yerine getirirsek Allah’ın tövbelerimizi kabul edeceğinden ümitli oluruz.

    Ancak insan her zaman korku ve ümit içerisinde olmalı. Ne ibadetlerimize güvenip övünebiliriz. Ne de günahlarımızdan ümitsizliğe düşebiliriz. Ben çok iyiyim, bu işi hallettim demek ne kadar yanlışsa; ben bittim, beni Allah kabul etmez demek de o kadar yanlıştır. Ayrıca, suçunu anlayıp tövbe edip, Allah’a sığınmak da büyük bir ibadettir.



    İslamda zina veya hırsızlık yapan insanların cezasını devlet yetkilileri verir.
    Eğer devlet yetkilileri bu cezayı vermiyorsa halktan birileri bu cezayı veremez.
    Bu durumda şahsın tevbe etmesi gerekir.


  4. 16.Haziran.2011, 09:56
    2
    Silent and lonely rains



    Zinanın hükmü İslam Dininde açıktır. Suçunu Hakim'in huzurunda dört defa ayrı ayrı itiraf ederek cezanın verilmesini isteyen veya dört şahidi bulunan birisi hakkında karar verilir. Şayet bu insan evli ise recm cezası, yoksa bekar bir insan için verilecek karar recm değildir, yüz değnek sopa vurulur.

    Fakat suçunu itiraf etmeyen veya yaptığı bu fiili kimse görüp şikayet etmemiş ise bu insanın yapacağı tek şey günahından dolayı pişmanlık gösterip bir daha yapmamak üzere tövbe etmektir.

    Ayrıca böyle bir suç işleyen kimse suçunu itiraf etse bile şu anda bunun cezasını uygulayacak bir merci yoktur.Geriye iki şey kalıyor. Biri kul hakkıdır. Varsa helalleşmek gerekir. Diğeri de Allah hakkı için tövbe, istiğfar etmek ve bir daha o günaha girmemektir.

    İnsan hem iyilik hem de kötülük yapmaya uygun yaratılmıştır. Onun için zaman zaman isteyerek veya istemeyerek günahlara girebiliyor. Bu konuda Kur’anı Kerim de, “Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki istediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar.(Nisa Süresi,48;116)” buyurarak hangi günah olursa olsun affedebileceğini bildirmektedir.

    Kitaplarımız da canı gönülden yapılan tövbenin Allah tarafından kabul edileceği ifade edilir. Nitekim Allah’u Teala, “Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun.” (Tahrim Suresi,8) buyurarak yapılan tövbelerin kabul edileceğini beyan eder. Ayette geçen nasuh tövbe ise şöyledir:

    1-Allah’a karşı günah işlediğini bilerek, bu günahtan dolayı Allah’a sığınmak ve pişman olmak.
    2-Bu suçu işlediği için üzülmek, Yaratıcıya karşı böyle bir günah işlediğinden dolayı vicdanen rahatsız olmak.
    3-Bir daha böyle bir suça dönmeyeceğine dair bir karar içerisinde olmak.
    4-Kul hakkını ilgilendiriyorsa onunla helalleşmek.

    Bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuş. Nasuh tövbe şudur:

    -Günahlara pişmanlık.
    -Farz ibadetleri yapmak.
    -Zulüm ve düşmanlık yapmamak.
    -Kırgın ve küskünlerle barışmak.
    -Bir daha o günaha dönmemek üzere karar vermek.

    İnşallah bu şartları yerine getirirsek Allah’ın tövbelerimizi kabul edeceğinden ümitli oluruz.

    Ancak insan her zaman korku ve ümit içerisinde olmalı. Ne ibadetlerimize güvenip övünebiliriz. Ne de günahlarımızdan ümitsizliğe düşebiliriz. Ben çok iyiyim, bu işi hallettim demek ne kadar yanlışsa; ben bittim, beni Allah kabul etmez demek de o kadar yanlıştır. Ayrıca, suçunu anlayıp tövbe edip, Allah’a sığınmak da büyük bir ibadettir.



    İslamda zina veya hırsızlık yapan insanların cezasını devlet yetkilileri verir.
    Eğer devlet yetkilileri bu cezayı vermiyorsa halktan birileri bu cezayı veremez.
    Bu durumda şahsın tevbe etmesi gerekir.


  5. 16.Haziran.2011, 10:04
    3
    haci
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Ocak.2011
    Üye No: 83513
    Mesaj Sayısı: 320
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Cevap: İşlenen suçun cezasını kendimiz verebilirmiyiz?

    Allah kimseyi böyle bir durumla imtihan etmesin hep genclere şunu hatırlatmalıyız.ileride hatırlayınca yüzünüzün kızaraçak davranışlarda bulunmayın başınız dik alnınız açık bir hayat tarzı benimseyin .Allah tüm müminlerin yar ve yardımcısı olsun


  6. 16.Haziran.2011, 10:04
    3
    Özel Üye
    Allah kimseyi böyle bir durumla imtihan etmesin hep genclere şunu hatırlatmalıyız.ileride hatırlayınca yüzünüzün kızaraçak davranışlarda bulunmayın başınız dik alnınız açık bir hayat tarzı benimseyin .Allah tüm müminlerin yar ve yardımcısı olsun


  7. 16.Haziran.2011, 10:45
    4
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: İşlenen suçun cezasını kendimiz verebilirmiyiz?

    Alıntı
    Allah kimseyi böyle bir durumla imtihan etmesin hep genclere şunu hatırlatmalıyız.ileride hatırlayınca yüzünüzün kızaraçak davranışlarda bulunmayın başınız dik alnınız açık bir hayat tarzı benimseyin .Allah tüm müminlerin yar ve yardımcısı olsun
    amin kardeşim ...güzel tavsiyeler için Allah (c.c) razı olsun


  8. 16.Haziran.2011, 10:45
    4
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    Allah kimseyi böyle bir durumla imtihan etmesin hep genclere şunu hatırlatmalıyız.ileride hatırlayınca yüzünüzün kızaraçak davranışlarda bulunmayın başınız dik alnınız açık bir hayat tarzı benimseyin .Allah tüm müminlerin yar ve yardımcısı olsun
    amin kardeşim ...güzel tavsiyeler için Allah (c.c) razı olsun





+ Yorum Gönder