Konusunu Oylayın.: Allah, insanlık tarihini başlatmak için neden dört buçuk milyar yıl bekledi, güneş sisteminin tesadüfen bir sistem oluşt

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Allah, insanlık tarihini başlatmak için neden dört buçuk milyar yıl bekledi, güneş sisteminin tesadüfen bir sistem oluşt
  1. 15.Haziran.2011, 11:29
    1
    Misafir

    Allah, insanlık tarihini başlatmak için neden dört buçuk milyar yıl bekledi, güneş sisteminin tesadüfen bir sistem oluşt






    Allah, insanlık tarihini başlatmak için neden dört buçuk milyar yıl bekledi, güneş sisteminin tesadüfen bir sistem oluşt Mumsema Allah, insanlık tarihini başlatmak için neden dört buçuk milyar yıl bekledi, güneş sisteminin tesadüfen bir sistem oluşturması ihtimali yüzde kaçtır?


  2. 15.Haziran.2011, 11:39
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Allah, insanlık tarihini başlatmak için neden dört buçuk milyar yıl bekledi, güneş sisteminin tesadüfen bir siste




    Değerli kardeşimiz;



    Kur’an’da defalarca vurgulandığı üzere, Allah evreni altı günde(altı devrede/2 astronumik, 4 jeolojik devrede) yaratmıştır.

    Sonsuz kudret sahibi olan Allah bir anda her şeyi yaratabilirdi, fakat öyle yapmadı. Çünkü, Allah’ın kudreti yanında onun hikmeti de var; Kadîr ismi yanında Hakîm ismi de var. Hikmet ise, her şeyi belli bir sebep altında yaratmayı gerektirir. Çünkü, insana -yarattığı sanatlarıyla-kendini tanıtmak isteyen Allah’ın, bu sanatların nasıl harika olduğunu göstermesi icap eder. Bunların harika olduğunu göstermek için, varlıkların kendi bünyelerindeki mekanizmanın yanında başka varlıklarla olan münasebetlerinin de harika dizaynının anlatılması gerekir. Bu ise, yaratmanın def’î, anî değil, belli bir süreci takip etmesiyle mümkündür.

    Mesela, İnsanların anne karnındaki gelişim safhaları olmasaydı, bu gün ilim bu harikalığın kadrini bilemezdi. Nitekim Kur’an’da bu konuya şöyle işaret edilmiştir:

    “Ey insanlar! Eğer siz öldükten sonra dirilmekten (bunu yapacak kudrete sahip olduğumuzdan) şüphe ediyorsanız, bilin ki: Biz sizi ilkin topraktan, sonra bir nutfeden, sonra (rahim cidarına) yapışan bir hücreden, sonra esas unsurlarıyla hilkati tamamlanmış, ama bütün azalarıyla henüz tamamlanmamış bir çiğnem et görünümünde bir ceninden yarattık ki, kudretimizi size açıkça gösterelim. Dilediğimizi belli bir süreye kadar ana rahminde durdururuz. Sonra da sizi bir bebek olarak dünyaya çıkarırız. Sonra güç kuvvet kazanıncaya kadar sizi büyütürüz. İçinizden kimi henüz çocukken öldürülür, kimi de hayatın en düşkün biçimine götürülür. Öyle ki daha önce bildiği şeyleri bilmez hale gelir.Yeri de kupkuru görürsün, ama oraya Biz su indirince çok geçmeden kıpırdanır, kabarır da gözü gönlü açan her güzel çiftten nice nebat bitirir.”(Hac, 22/5).

    Allah dileseydi, bir mandalina meyvesini bir anda yaratırdı. Fakat insanlara bu hikmetli safhaların arkasında yer alan sonsuz ilim ve kudretini anlatmak için, onu çekirdekten, fidana, dal budak salmış bir ağaca, tomurcuklar çıkarmış bir çiçek girizgâhından yürüterek sonunda bir mandalina meyvesi olarak bize ikram ediyor.

    İnsan kâinatın göz bebeği, yaratılış ağacının en mükemmel meyvesi, yeryüzünün en seçkin varlığı, Rahman ve Rahim olan mihmandar-ı kerimin pek aziz bir misafirdir. Allah’ın, kendisini muhatap olarak kabul edecek kadar önem verdiği bu muhterem misafiri anne rahminde çok harika bir tarzda ikramlara mazhar kıldığı gibi, yeryüzü halifesi olarak onu şu dünyaya gönderirken de kendisine her türlü konforlu hayat şartları hazırlamış, sonra kendisi dünyayı teşrif etmiştir.

    Gerek evrenin değişik parçaları, sistemleri olsun, gerek daha sonra yaratılan canlılar olsun ve gerek en son yaratılan insanoğlu olsun, bu varlıkların farklı zamanlarda yaratılmış olmaları, farklı prosedüre tabi olmaları, Allah’ın sonsuz hikmetinin bir yansıması olduğu gibi, onun mutlak iradesinin ve dilemesinin de göstergesidir.

    Güneş sisteminin tesadüfen meydana gelmesinin “OLASILIĞI” koca bir (0) sıfırdır. Çünkü, Bir tek harf yazarsız olmaz, bir iğne bile ustasız olmaz ve olamaz, bilirsin..

    Nasıl olur da her bir atom harfinde bin kitap yazılan şu kainat kitabı yazarsız olabilir..!

    Nasıl olur da her bir parçasında yüzlerce harika sanat nakışları bulunan şu kainat sarayı ustasız olabilir..!

    Nasıl olur da 5/15/25 milyar seneden beri nizam ve intizamını bozmadan hareket eden şu seyyar kozmik kainat mahallesi idarecisiz, yöneticisiz olabilir..!

    Böyle bir ihtimale ihtimal veren, muhtemelen bazı bilgi kırıntılarına hamallıktan başka yaptığı bir şey olmadığı gibi, bildiği bir matematiksel ihtimaliyat ufku da yok demektir.

    Bu konuda şüphesi olan varsa, ünlü bilim adamı el-Tûsî ve Kopernik’e sorsun..!



    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet




  3. 15.Haziran.2011, 11:39
    2
    Editör



    Değerli kardeşimiz;



    Kur’an’da defalarca vurgulandığı üzere, Allah evreni altı günde(altı devrede/2 astronumik, 4 jeolojik devrede) yaratmıştır.

    Sonsuz kudret sahibi olan Allah bir anda her şeyi yaratabilirdi, fakat öyle yapmadı. Çünkü, Allah’ın kudreti yanında onun hikmeti de var; Kadîr ismi yanında Hakîm ismi de var. Hikmet ise, her şeyi belli bir sebep altında yaratmayı gerektirir. Çünkü, insana -yarattığı sanatlarıyla-kendini tanıtmak isteyen Allah’ın, bu sanatların nasıl harika olduğunu göstermesi icap eder. Bunların harika olduğunu göstermek için, varlıkların kendi bünyelerindeki mekanizmanın yanında başka varlıklarla olan münasebetlerinin de harika dizaynının anlatılması gerekir. Bu ise, yaratmanın def’î, anî değil, belli bir süreci takip etmesiyle mümkündür.

    Mesela, İnsanların anne karnındaki gelişim safhaları olmasaydı, bu gün ilim bu harikalığın kadrini bilemezdi. Nitekim Kur’an’da bu konuya şöyle işaret edilmiştir:

    “Ey insanlar! Eğer siz öldükten sonra dirilmekten (bunu yapacak kudrete sahip olduğumuzdan) şüphe ediyorsanız, bilin ki: Biz sizi ilkin topraktan, sonra bir nutfeden, sonra (rahim cidarına) yapışan bir hücreden, sonra esas unsurlarıyla hilkati tamamlanmış, ama bütün azalarıyla henüz tamamlanmamış bir çiğnem et görünümünde bir ceninden yarattık ki, kudretimizi size açıkça gösterelim. Dilediğimizi belli bir süreye kadar ana rahminde durdururuz. Sonra da sizi bir bebek olarak dünyaya çıkarırız. Sonra güç kuvvet kazanıncaya kadar sizi büyütürüz. İçinizden kimi henüz çocukken öldürülür, kimi de hayatın en düşkün biçimine götürülür. Öyle ki daha önce bildiği şeyleri bilmez hale gelir.Yeri de kupkuru görürsün, ama oraya Biz su indirince çok geçmeden kıpırdanır, kabarır da gözü gönlü açan her güzel çiftten nice nebat bitirir.”(Hac, 22/5).

    Allah dileseydi, bir mandalina meyvesini bir anda yaratırdı. Fakat insanlara bu hikmetli safhaların arkasında yer alan sonsuz ilim ve kudretini anlatmak için, onu çekirdekten, fidana, dal budak salmış bir ağaca, tomurcuklar çıkarmış bir çiçek girizgâhından yürüterek sonunda bir mandalina meyvesi olarak bize ikram ediyor.

    İnsan kâinatın göz bebeği, yaratılış ağacının en mükemmel meyvesi, yeryüzünün en seçkin varlığı, Rahman ve Rahim olan mihmandar-ı kerimin pek aziz bir misafirdir. Allah’ın, kendisini muhatap olarak kabul edecek kadar önem verdiği bu muhterem misafiri anne rahminde çok harika bir tarzda ikramlara mazhar kıldığı gibi, yeryüzü halifesi olarak onu şu dünyaya gönderirken de kendisine her türlü konforlu hayat şartları hazırlamış, sonra kendisi dünyayı teşrif etmiştir.

    Gerek evrenin değişik parçaları, sistemleri olsun, gerek daha sonra yaratılan canlılar olsun ve gerek en son yaratılan insanoğlu olsun, bu varlıkların farklı zamanlarda yaratılmış olmaları, farklı prosedüre tabi olmaları, Allah’ın sonsuz hikmetinin bir yansıması olduğu gibi, onun mutlak iradesinin ve dilemesinin de göstergesidir.

    Güneş sisteminin tesadüfen meydana gelmesinin “OLASILIĞI” koca bir (0) sıfırdır. Çünkü, Bir tek harf yazarsız olmaz, bir iğne bile ustasız olmaz ve olamaz, bilirsin..

    Nasıl olur da her bir atom harfinde bin kitap yazılan şu kainat kitabı yazarsız olabilir..!

    Nasıl olur da her bir parçasında yüzlerce harika sanat nakışları bulunan şu kainat sarayı ustasız olabilir..!

    Nasıl olur da 5/15/25 milyar seneden beri nizam ve intizamını bozmadan hareket eden şu seyyar kozmik kainat mahallesi idarecisiz, yöneticisiz olabilir..!

    Böyle bir ihtimale ihtimal veren, muhtemelen bazı bilgi kırıntılarına hamallıktan başka yaptığı bir şey olmadığı gibi, bildiği bir matematiksel ihtimaliyat ufku da yok demektir.

    Bu konuda şüphesi olan varsa, ünlü bilim adamı el-Tûsî ve Kopernik’e sorsun..!



    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet




  4. 16.Haziran.2011, 11:28
    3
    Hud112
    Kâria.! Nedir Kâria?!

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Ocak.2011
    Üye No: 83043
    Mesaj Sayısı: 180
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 44
    Bulunduğu yer: İstanbul

    Cevap: Allah, insanlık tarihini başlatmak için neden dört buçuk milyar yıl bekledi, güneş sisteminin tesadüfen bir siste

    Siz annenizin karnında neden dokuz ay beklediniz?
    Neden dallar önce yeşerir, sonra çiçek açar, sonra meyve nüvesi oluşur ve olgunlaşma süreci sonunda lezzetli, yenebilecek hale gelir?
    Neden çocuklar önce alfabeden başlar öğrenmeye de mesela trigonometriden başlamazlar.)
    Neden..
    Neden..

    Cevap: Yaratılmış her şey için hedef kemal noktasına (mâ huliqa leh) ulaşmaktır. Kemâlât ise bir süreçtir. Her şeyin kemal noktasına ulaşması belirli tabiat kanunlarına bağlanmıştır. Yaratılmış hiç bir şey bu süreçten berî değildir. Vesselam.



  5. 16.Haziran.2011, 11:28
    3
    Kâria.! Nedir Kâria?!
    Siz annenizin karnında neden dokuz ay beklediniz?
    Neden dallar önce yeşerir, sonra çiçek açar, sonra meyve nüvesi oluşur ve olgunlaşma süreci sonunda lezzetli, yenebilecek hale gelir?
    Neden çocuklar önce alfabeden başlar öğrenmeye de mesela trigonometriden başlamazlar.)
    Neden..
    Neden..

    Cevap: Yaratılmış her şey için hedef kemal noktasına (mâ huliqa leh) ulaşmaktır. Kemâlât ise bir süreçtir. Her şeyin kemal noktasına ulaşması belirli tabiat kanunlarına bağlanmıştır. Yaratılmış hiç bir şey bu süreçten berî değildir. Vesselam.






+ Yorum Gönder