Konusunu Oylayın.: Müslüman kadınların hangi eş merakı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Müslüman kadınların hangi eş merakı
  1. 14.Haziran.2011, 15:24
    1
    Misafir

    Müslüman kadınların hangi eş merakı

  2. 23.Haziran.2011, 18:25
    2
    HİZMETKAR
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Mayıs.2011
    Üye No: 86992
    Mesaj Sayısı: 371
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Bulunduğu yer: Dertlerin Babası

    Cevap: Müslüman kadınların hangi eş merakı




    Dr. Serpil Başar 'Kur'an'ın İlk Kadın Yorumcuları' adlı çalışmasında Asr-ı Saadet'ten günümüze kadınların Kur'an'ı anlama ve yorumlama gayretlerini ele alıyor

    D r. Serpil Başar, İslam'ın ilk yıllarından itibaren kadınların Kur'an'ı anlama ve anlatma çabalarını 'Kur'an'ın İlk Kadın Yorumcuları' adlı çalışmasıyla ele alıyor. Kitapta, Hz. Aişe, Hz. mmü Seleme, Hz. Hafza ve daha bir çok kadının, Peygamber Efendimiz'in kutsal kitabımız Kur'an'ın getirdiği ilahi mesajları yayma çabasındaki yardımlarına dikkat çekiliyor.

    Öncellikle çalışmanızın çıkış noktasından bahseder misiniz biraz?

    Tefsir tarihindeki klasik eserlerde kadın varlığını görememek çıkış noktam oldu. Müfessirlerden bahseden klasik eserlerde ilk asırda bu alanda oldukça itibarlı olan Hz. Aişe'nin isminin bile çok sık yer almayışı dikkatimi çekmişti. Oysa ilk muhataplar olarak kadınlar da mutlaka vahyi anlamak-yaşamak üzerine gayret sarf etmiş olmalıydılar diye düşündüm. Ancak, eserlerde doğrudan isimleri geçmiyordu. İncelediğimizde görülüyor ki, bugün tefsir usulü olarak bilinen konularda ya o konuda bilgi nakleden olarak ya da o konuda kendi görüşünü bildiren olarak bir zihinsel emekleri mevcut. O halde kadın müfessirler niçin bilinmiyorlardı? Bugün Hz. Aişe üzerine yapılmış akademik çalışmalarda onun tefsir alanına önemli getirileri olduğu anlaşılmaktadır. Ancak yakın dönemde yapılan bu çalışmalardan geriye doğru, ilk klasik kaynaklara baktığımızda bu isim bile hemen söylenmemiştir. Suyuti ve Zehebi gibi tefsir âlimlerince "sahabeden tefsir ile ilgilenen pek çoktur, Aişe onlardan biridir, ancak rivayetleri yeterli değildir" şeklinde açıklamalar gördüğümde gerçekten böyle mi ve onun dışında başka kadınlar neler yaptılar diye sorarak bu çalışmaya başladım. Sahabeyi tanıtan klasik kaynaklarda, "kadınlar" bahsinin hep ayrı ciltlerde ele alınışı, alfabetik isim sıralamalarında kadınların bu isim sıralamasına alınmayıp, ayrıca kendi içinde ele alınışları, rivayet (bilgi) naklindeki niceliksel bakış (rivayet sayısı) da beni kadınların ele alınıp incelenerek, tefsir alanında nerede olduklarını tespit etmeye götürdü.

    Yusuf Atlıhan'ın haberi


  3. 23.Haziran.2011, 18:25
    2
    Devamlı Üye



    Dr. Serpil Başar 'Kur'an'ın İlk Kadın Yorumcuları' adlı çalışmasında Asr-ı Saadet'ten günümüze kadınların Kur'an'ı anlama ve yorumlama gayretlerini ele alıyor

    D r. Serpil Başar, İslam'ın ilk yıllarından itibaren kadınların Kur'an'ı anlama ve anlatma çabalarını 'Kur'an'ın İlk Kadın Yorumcuları' adlı çalışmasıyla ele alıyor. Kitapta, Hz. Aişe, Hz. mmü Seleme, Hz. Hafza ve daha bir çok kadının, Peygamber Efendimiz'in kutsal kitabımız Kur'an'ın getirdiği ilahi mesajları yayma çabasındaki yardımlarına dikkat çekiliyor.

    Öncellikle çalışmanızın çıkış noktasından bahseder misiniz biraz?

    Tefsir tarihindeki klasik eserlerde kadın varlığını görememek çıkış noktam oldu. Müfessirlerden bahseden klasik eserlerde ilk asırda bu alanda oldukça itibarlı olan Hz. Aişe'nin isminin bile çok sık yer almayışı dikkatimi çekmişti. Oysa ilk muhataplar olarak kadınlar da mutlaka vahyi anlamak-yaşamak üzerine gayret sarf etmiş olmalıydılar diye düşündüm. Ancak, eserlerde doğrudan isimleri geçmiyordu. İncelediğimizde görülüyor ki, bugün tefsir usulü olarak bilinen konularda ya o konuda bilgi nakleden olarak ya da o konuda kendi görüşünü bildiren olarak bir zihinsel emekleri mevcut. O halde kadın müfessirler niçin bilinmiyorlardı? Bugün Hz. Aişe üzerine yapılmış akademik çalışmalarda onun tefsir alanına önemli getirileri olduğu anlaşılmaktadır. Ancak yakın dönemde yapılan bu çalışmalardan geriye doğru, ilk klasik kaynaklara baktığımızda bu isim bile hemen söylenmemiştir. Suyuti ve Zehebi gibi tefsir âlimlerince "sahabeden tefsir ile ilgilenen pek çoktur, Aişe onlardan biridir, ancak rivayetleri yeterli değildir" şeklinde açıklamalar gördüğümde gerçekten böyle mi ve onun dışında başka kadınlar neler yaptılar diye sorarak bu çalışmaya başladım. Sahabeyi tanıtan klasik kaynaklarda, "kadınlar" bahsinin hep ayrı ciltlerde ele alınışı, alfabetik isim sıralamalarında kadınların bu isim sıralamasına alınmayıp, ayrıca kendi içinde ele alınışları, rivayet (bilgi) naklindeki niceliksel bakış (rivayet sayısı) da beni kadınların ele alınıp incelenerek, tefsir alanında nerede olduklarını tespit etmeye götürdü.

    Yusuf Atlıhan'ın haberi





+ Yorum Gönder