Konusunu Oylayın.: Ölünün arkasından ağlanır mı?

5 üzerinden 4.60 | Toplam : 5 kişi
Ölünün arkasından ağlanır mı?
  1. 13.Haziran.2011, 14:28
    1
    Misafir

    Ölünün arkasından ağlanır mı?






    Ölünün arkasından ağlanır mı? Mumsema Ölünün arkasından Kur’an okumak
    Ölünün arkasından okunan fatiha
    ölünün arkasından ağlanabilir mi?
    ölünün arkasından aglamak ölüye zarar verirmi yada günahmıdır
    Nihat Hatipoğlu - Ölünün Arkasından Yermek veya Övmek?
    Cevapla


  2. 13.Haziran.2011, 14:28
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Ölünün arkasından Kur’an okumak
    Ölünün arkasından okunan fatiha
    ölünün arkasından ağlanabilir mi?
    ölünün arkasından aglamak ölüye zarar verirmi yada günahmıdır
    Nihat Hatipoğlu - Ölünün Arkasından Yermek veya Övmek?
    Cevapla


    Benzer Konular

    - Ölünün arkasından okunacak dua

    - Ölünün arkasından kötü söz söylemek

    - Ölünün arkasından Kur’an okumak

    - Ölünün arkasından ağlanabilir mi?

    - Ölünün arkasından okunan fatiha

  3. 13.Haziran.2011, 14:40
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Ölünün arkasından ağlanır mı?




    Ölünün Arkasından Yermek veya Övmek?





  4. 13.Haziran.2011, 14:40
    2
    Silent and lonely rains



    Ölünün Arkasından Yermek veya Övmek?





  5. 13.Haziran.2011, 14:47
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Ölünün arkasından ağlanır mı?

    ölünün arkasından ağlanabilir mi?


    1002- Ömer b. Hattâb (r.a.)’den rivâyet edilmiştir. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ölen kimse arkasından ağlanırsa azâb görür.” (Buhârî, Cenaiz: 32; Ebû Dâvûd, Cenaiz: 25)
    ž Bu konuda İbn Ömer ve Imrân b. Husayn’dan da hadis rivâyet edilmiştir.
    Tirmîzî: Ömer hadisi hasen sahihtir. Bazı ilim adamları ölü arkasından ağlamayı hoş karşılamazlar ve “Ölü arkasından ağlanmakla azâblandırılır” derler ve uygulamalarını bu hadisle yaparlar.
    İbn’ül Mübarek diyor ki: Ölen kimse sağlığında ağlanmamasını duyurmuş ise kendisine bir şey olmayacağını ümit ederim.
    1003- Ebû Musa el Eş’arî’nin babasından bize naklettiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Bir kimse ölür de arkasından ağlayıcıları vah vah desteğimiz vah vah efendimiz ve benzeri ifadelerle ağlarlar ise o cenaze başına iki melek görevlendirilir ve itip kakarak sen böyle miydin derler.” (İbn Mâce, Cenaiz: 54; Buhârî, Cenaiz: 32)
    ž Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir.



    Ölünün arkasından okunan fatiha


    1. KAYNAKLAR AÇISINDAN:
    A. Kur'an'da: Müslümanın bir numaralı kaynağı vahiy, ölünün üzerine veya ölünün ardından Kur'an okumaya dair hiçbir şey söylemez. Kur'an ölmüş olan mümin yakınlarımız, aile fertlerimiz ve iman kardeşlerimiz için dua ayetleri barındırır. Buradan onlara dua etmemiz gerektiğini çıkarırız. Bu kadar.
    B. Sünnette: Efendimizin ölünün üzerine veya ardına Kur'an okuduğuna dair hiçbir sahih ve dahi zayıf riyavet bulunmamaktadır. Aynı şey sahabe efendilerimiz için de geçerlidir.

    C. Hadiste: Tirmizi'nin tahriç ettiği garib bir hadis vardır: "İkrau'l-yâsîn 'alâ mevtâkum". Bu rivayet -in sahha'l-hadis- tüm otoriteler tarafından ölümün arkasından değil "ala" harf-i cerrinin de delalet ettiği gibi "ölmek üzere olan sekerat halindeki birinin yanında okumayı emreder." Efendimizin kastı budur, hadisin tüm şarihleri bunu söyler ve İslam tarihindeki selim uygulama da budur.
    MAKSADI Yasin suresinin muhtevasında aranmalıdır. Yasin ahireti kişinin gözünde canlandırır. Ölmek üzere olan insanı ahirete hazırlama amacı taşır. Aslında bu bir telkin olmaktan çok, mü'mince yaşanmış hayatın hafızasında kayıtlı olan, bilincinde mevcut bulunan, bilinçaltında saklı olan "ahirete iman" hakikatini tüm çıplaklığıyla tedavüle sürmek maksadını taşır.

    2. ÖRF AÇISINDAN:
    Mevcut 3 ihlas bir fatiha ve yasin suresini okuma uygulaması örfidir. Esasen avamın ahiretle zihni bir bağ kurmak için geliştirdiği bir formüldür. Buna ses çıkarmayan ulema "ölüye faydalı olmasa dahi okuyanın kendine duygusal bir faydası olur" gerekçesiyle ses çıkarmamıştır.

    3. MODERN MUHATAP AÇISINDAN:
    Dinin şekillendirdiği "ma'ruf örf" (münker örf de var) şu veya bu gerekçeyle yok sayıldığında, yerini çok daha zararlı seküler hurafeler, icatlar, kutsallıklar almaktadır. Cenazelerden tekbiri kaldırınca yerini alkış saçmalığının alması gibi. Ölümüzün arkasına Kur'an okumayacağız da gazel mi okuyacağız" diyen de kendine göre haklıdır.

    Bu örfi uygulamanın mahzurları: İnsanı diriltmek ve hayat vermek için inmiş olan Kur'an'ı ölülere okumaya mahkum ederek vahyi amacından saptırmak. Şişe içinde "okunmuş yasin" satmak gibi sapkınlıklara yol açmak. Kur'an okuyuculuğu gibi paralı bir sektörün doğmasına yol açmak. İnsana delilsiz mesnetsiz sahte bir tatmin hissi vermek.

    Artıları: Cahil insanların ahiretle bağ kurmak için bir bahane olması. Avamın Kur'an ile irtibatının kopmaması için bir vesile olması. Halk dindarlığının daha kötüye yönelmemesi için oluşan psiko-sosyal açığın Kur'an tilavetiyle kapatılması. Hepsi elde edilemeyenin hepsini terk etmenin akıl karı olmaması.

    TAVSİYE: Üç ihlas okunmamalı. Zira Tevhid/İhlas suresinin muhtevasının olayla bir alakası yoktur.
    Ölülere dua edilmesi Kur'an'ın talimidir. Fatiha hem sena hem duadır. Dolayısıyla ölülerimize (mü'min olanlara) Fatiha suresi dua kastı ve niyetiyle okunabilir. Hatta bu konudaki açık ve ihtiyaç göz önüne alındığında, işin törensel tarafı hatırlandığında, aksi durumun doğuracağı mahzurlar düşünüldüğünde rahatlıkla şunu söyleyebiliriz: FATİHA OKUNMALIDIR.
    Yasin'in okunması ise yukarıda yer almıştır.
    Vesselam.

    MUSTAFA İSLAMOĞLU




  6. 13.Haziran.2011, 14:47
    3
    Silent and lonely rains
    ölünün arkasından ağlanabilir mi?


    1002- Ömer b. Hattâb (r.a.)’den rivâyet edilmiştir. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ölen kimse arkasından ağlanırsa azâb görür.” (Buhârî, Cenaiz: 32; Ebû Dâvûd, Cenaiz: 25)
    ž Bu konuda İbn Ömer ve Imrân b. Husayn’dan da hadis rivâyet edilmiştir.
    Tirmîzî: Ömer hadisi hasen sahihtir. Bazı ilim adamları ölü arkasından ağlamayı hoş karşılamazlar ve “Ölü arkasından ağlanmakla azâblandırılır” derler ve uygulamalarını bu hadisle yaparlar.
    İbn’ül Mübarek diyor ki: Ölen kimse sağlığında ağlanmamasını duyurmuş ise kendisine bir şey olmayacağını ümit ederim.
    1003- Ebû Musa el Eş’arî’nin babasından bize naklettiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Bir kimse ölür de arkasından ağlayıcıları vah vah desteğimiz vah vah efendimiz ve benzeri ifadelerle ağlarlar ise o cenaze başına iki melek görevlendirilir ve itip kakarak sen böyle miydin derler.” (İbn Mâce, Cenaiz: 54; Buhârî, Cenaiz: 32)
    ž Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir.



    Ölünün arkasından okunan fatiha


    1. KAYNAKLAR AÇISINDAN:
    A. Kur'an'da: Müslümanın bir numaralı kaynağı vahiy, ölünün üzerine veya ölünün ardından Kur'an okumaya dair hiçbir şey söylemez. Kur'an ölmüş olan mümin yakınlarımız, aile fertlerimiz ve iman kardeşlerimiz için dua ayetleri barındırır. Buradan onlara dua etmemiz gerektiğini çıkarırız. Bu kadar.
    B. Sünnette: Efendimizin ölünün üzerine veya ardına Kur'an okuduğuna dair hiçbir sahih ve dahi zayıf riyavet bulunmamaktadır. Aynı şey sahabe efendilerimiz için de geçerlidir.

    C. Hadiste: Tirmizi'nin tahriç ettiği garib bir hadis vardır: "İkrau'l-yâsîn 'alâ mevtâkum". Bu rivayet -in sahha'l-hadis- tüm otoriteler tarafından ölümün arkasından değil "ala" harf-i cerrinin de delalet ettiği gibi "ölmek üzere olan sekerat halindeki birinin yanında okumayı emreder." Efendimizin kastı budur, hadisin tüm şarihleri bunu söyler ve İslam tarihindeki selim uygulama da budur.
    MAKSADI Yasin suresinin muhtevasında aranmalıdır. Yasin ahireti kişinin gözünde canlandırır. Ölmek üzere olan insanı ahirete hazırlama amacı taşır. Aslında bu bir telkin olmaktan çok, mü'mince yaşanmış hayatın hafızasında kayıtlı olan, bilincinde mevcut bulunan, bilinçaltında saklı olan "ahirete iman" hakikatini tüm çıplaklığıyla tedavüle sürmek maksadını taşır.

    2. ÖRF AÇISINDAN:
    Mevcut 3 ihlas bir fatiha ve yasin suresini okuma uygulaması örfidir. Esasen avamın ahiretle zihni bir bağ kurmak için geliştirdiği bir formüldür. Buna ses çıkarmayan ulema "ölüye faydalı olmasa dahi okuyanın kendine duygusal bir faydası olur" gerekçesiyle ses çıkarmamıştır.

    3. MODERN MUHATAP AÇISINDAN:
    Dinin şekillendirdiği "ma'ruf örf" (münker örf de var) şu veya bu gerekçeyle yok sayıldığında, yerini çok daha zararlı seküler hurafeler, icatlar, kutsallıklar almaktadır. Cenazelerden tekbiri kaldırınca yerini alkış saçmalığının alması gibi. Ölümüzün arkasına Kur'an okumayacağız da gazel mi okuyacağız" diyen de kendine göre haklıdır.

    Bu örfi uygulamanın mahzurları: İnsanı diriltmek ve hayat vermek için inmiş olan Kur'an'ı ölülere okumaya mahkum ederek vahyi amacından saptırmak. Şişe içinde "okunmuş yasin" satmak gibi sapkınlıklara yol açmak. Kur'an okuyuculuğu gibi paralı bir sektörün doğmasına yol açmak. İnsana delilsiz mesnetsiz sahte bir tatmin hissi vermek.

    Artıları: Cahil insanların ahiretle bağ kurmak için bir bahane olması. Avamın Kur'an ile irtibatının kopmaması için bir vesile olması. Halk dindarlığının daha kötüye yönelmemesi için oluşan psiko-sosyal açığın Kur'an tilavetiyle kapatılması. Hepsi elde edilemeyenin hepsini terk etmenin akıl karı olmaması.

    TAVSİYE: Üç ihlas okunmamalı. Zira Tevhid/İhlas suresinin muhtevasının olayla bir alakası yoktur.
    Ölülere dua edilmesi Kur'an'ın talimidir. Fatiha hem sena hem duadır. Dolayısıyla ölülerimize (mü'min olanlara) Fatiha suresi dua kastı ve niyetiyle okunabilir. Hatta bu konudaki açık ve ihtiyaç göz önüne alındığında, işin törensel tarafı hatırlandığında, aksi durumun doğuracağı mahzurlar düşünüldüğünde rahatlıkla şunu söyleyebiliriz: FATİHA OKUNMALIDIR.
    Yasin'in okunması ise yukarıda yer almıştır.
    Vesselam.

    MUSTAFA İSLAMOĞLU




  7. 20.Aralık.2012, 14:29
    4
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Ölünün arkasından ağlanır mı?

    Ölünün arkasından ağlanır mı?
    ölünün arkasından ağlamak günah mıdır

    Ölüm acı bir olay, insan da acıklı olaylar karşısında acısını yansıtan bir varlıktır. Dolayısıyla, ölüm sebebiyle bir insanın üzülmesi, hüzünlenmesi, kederli bir hâl alması normaldir. Hatta acısını açığa vurup sessizce ağlaması ve gözyaşı dökmesinde bir sakınca yoktur. Peygamberimiz (s.a.s.) de oğlu İbrahim’in, kızının ve kızının çocuğunun vefâtlarında bizzat gözlerinden yaşlar akıtarak ağlamış; kendisine, ağlamayı yasakladıkları hatırlatılınca, bunun yasak olan ağlama şekli olmayıp, gözyaşı dökmekle Allah’ın azap etmeyeceğini, ancak mübarek diline işaret ederek onunla azab edeceğini belirtmiş ve; “Muhakkak ki ölü, ehlinin üzerine bağırıp çağırmasıyla azap duyar.” (Buhârî, Cenâiz, 43) buyurarak ağlamakta mahzur olmadığını, ancak dille Allah’ın takdirine dil uzatmanın ve cahiliye döneminde olduğu gibi yaka-paça yırtarak ağlamanın doğru olmadığını beyan etmiştir. Nitekim onun, oğlu küçük İbrahim’in vefâtında gözlerinden yaşlar akıtması, sonra da; “Göz ağlar, kalp üzülür, fakat Rabbimizin razı olmayacağı söz söylemeyiz.” (Buhârî, Cenâiz, 32, 42, 43) buyurması bu konuda müminler için açık bir örneklik teşkil eder.



  8. 20.Aralık.2012, 14:29
    4
    Moderatör
    Ölünün arkasından ağlanır mı?
    ölünün arkasından ağlamak günah mıdır

    Ölüm acı bir olay, insan da acıklı olaylar karşısında acısını yansıtan bir varlıktır. Dolayısıyla, ölüm sebebiyle bir insanın üzülmesi, hüzünlenmesi, kederli bir hâl alması normaldir. Hatta acısını açığa vurup sessizce ağlaması ve gözyaşı dökmesinde bir sakınca yoktur. Peygamberimiz (s.a.s.) de oğlu İbrahim’in, kızının ve kızının çocuğunun vefâtlarında bizzat gözlerinden yaşlar akıtarak ağlamış; kendisine, ağlamayı yasakladıkları hatırlatılınca, bunun yasak olan ağlama şekli olmayıp, gözyaşı dökmekle Allah’ın azap etmeyeceğini, ancak mübarek diline işaret ederek onunla azab edeceğini belirtmiş ve; “Muhakkak ki ölü, ehlinin üzerine bağırıp çağırmasıyla azap duyar.” (Buhârî, Cenâiz, 43) buyurarak ağlamakta mahzur olmadığını, ancak dille Allah’ın takdirine dil uzatmanın ve cahiliye döneminde olduğu gibi yaka-paça yırtarak ağlamanın doğru olmadığını beyan etmiştir. Nitekim onun, oğlu küçük İbrahim’in vefâtında gözlerinden yaşlar akıtması, sonra da; “Göz ağlar, kalp üzülür, fakat Rabbimizin razı olmayacağı söz söylemeyiz.” (Buhârî, Cenâiz, 32, 42, 43) buyurması bu konuda müminler için açık bir örneklik teşkil eder.






+ Yorum Gönder