Konusunu Oylayın.: Erkek çocuk anneye kız çocuk da babaya bakmaya yükümlüdür die birşey varmıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Erkek çocuk anneye kız çocuk da babaya bakmaya yükümlüdür die birşey varmıdır?
  1. 11.Haziran.2011, 15:58
    1
    Misafir

    Erkek çocuk anneye kız çocuk da babaya bakmaya yükümlüdür die birşey varmıdır?






    Erkek çocuk anneye kız çocuk da babaya bakmaya yükümlüdür die birşey varmıdır? Mumsema yha kimi hocalar kiz cocuqu anaya babaya bakmakla yukumlu dyor kimi hocalarda erkek cocuqu yukumlu diyor


    kiz dyenler erkek ewlat calisacak hanimi ister bakar ister bakmaz dyor
    erkek dyenler kiz ewlat kocasinin yaninda olacagi icin kocasi esini getircek kendi anasi babasymis gibi onlara nezaketle bakicak dyor bu konudaki ayet ve hadisleri yazabilirmisniz rica etsem msn


  2. 11.Haziran.2011, 15:58
    1
    kayitsiz uye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    kayitsiz uye
    Misafir



    yha kimi hocalar kiz cocuqu anaya babaya bakmakla yukumlu dyor kimi hocalarda erkek cocuqu yukumlu diyor


    kiz dyenler erkek ewlat calisacak hanimi ister bakar ister bakmaz dyor
    erkek dyenler kiz ewlat kocasinin yaninda olacagi icin kocasi esini getircek kendi anasi babasymis gibi onlara nezaketle bakicak dyor bu konudaki ayet ve hadisleri yazabilirmisniz rica etsem msn


    Benzer Konular

    - Hz.Alinin (ra) evlilikleri, eşleri ve çocukları (Hz. Ali 8 eşinden 14 erkek çocuk, 18 kız çocuk)

    - Çocuk velayetleri hangi hallerde babaya verilir

    - Zinadan bir çocuk olursa, çocuk anneye nispet ediliyor. Babanın bu çocukta hiçbir sor

    - Çocuk aldırmanın günahı varmıdır

    - Zina yapan evli kadın ya da erkek, evli olduğu kişiden çocuk doğurursa çocuk zina çocuğumu olur

  3. 12.Haziran.2011, 19:08
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Erkek çocuk anneye kız çocuk da babaya bakmaya yükümlüdür die birşey varmıdır?




    Anne babaya karşı sorumluluk ve iyilik açısından kız erkek arasında
    bir farklılık yoktur fakat erkek bağımsız olduğu için tabiiki kız
    evlattan daha çok sorumluluk taşır,çünkü kadın kocasının
    buyruğu altındadır herzaman istediği vakit ihtiyaçlarını karşılama
    imkanını bulamıya bilir,erkek bağımsız olduğundan dolayı kimseye hesap verme zorunluluğu yoktur,eşi bakmak zorunda değil ama kendisi anne ve
    babaya bakmak mecburiyetindedir.

    _________

    " Biz insana anne ve babasına iyi davranmasını emrettik " (Lokman suresi , 14)

    “Rabbin, Ondan başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: “Öf” bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle.”(İsra Suresi,23)


    Biz insana, anne ve babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Annesi onu (karnında) zahmetle taşıdı ve onu zahmetle doğurdu. Onun (ana karnında) taşınması ile sütten kesilmesi otuz aydır.(1) Nihayet o (bedenî) yiğitlik yaşına gelip (bir) de (aklî ve rûhî kemal çağı olan) kırk yaşına eriştiği zaman: “Yâ Rabbi! Gerek bana, gerek anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi, razı olacağın iyi işler yapmamı bana ilham et (ve beni muvaffak kıl). Neslimi de benim için ıslah et (onları iyi insanlar yap). Şüphesiz ben, tevbe edip sana yöneldim ve hakikat ben, (sana) teslim olanlardanım.” der. (Ahkaf 15)

    Yusuf Suresi/99,100:
    Ailesi Yusuf'un yanına vardıklarında, anne ve babasını kucakladı, yanına aldı ve: "Buyurun Allah'ın dilemesiyle Mısır'a güvenle girin!" dedi
    Ve anne ve babasını kendi tahtı üzerine oturttu


    Bu konuda Hadis-i Şerifler

    (Ana-babasını dîne uygun hizmetleriyle râzı eden kimse, Allahı râzı etmiş olur, onları gazaplandıran, Allahı gazaplandırmış olur) [İNeccâr]
    (Anasına-babasına âsî olan mel’ûndur) [Hâkim]
    (Ana-babası, yanında ihtiyârladığı hâlde, [onların rızâlarını alamayıp] Cenneti kazanamıyanın burnu sürtülsün) [Tirmizî]
    (Ana-babasına iyilik edene müjdeler olsun! Allah Onun ömrünü uzatır) [Buhârî]
    (Cihâd, fîsebîlillah [Allah yolunda] sadece kılıç sallamak değildir Ana-babaya veya evlâda bakmak da cihâddır Ele muhtâç olmamak için çalışmak da cihâddır) [Deylemî]
    Hasan-ı Basrî hazretleri, Kâ'beyi tavâf ederken sırtında yük olan bir zât görüp der ki:
    - Niçin yükle tavâf ediyorsun?
    - Bu yük değil, babamdır Bunu Şam'dan yedi defa getirip tavâf ettim Çünkü, bana dînimi, îmânımı öğretti Beni islâm ahlâkı ile yetiştirdi Bendeki hakkı büyüktür
    - Kıyâmete kadar böyle arkanda taşısan, bir defa kalbini kırmakla bu yaptığın hizmet boşa gider Bir defa da gönlünü yapsan, bu kadar hizmete karşılık olur
    Anneye hürmet ve hizmet, babadan önce gelir Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
    (Anneye yapılan iyiliğin ecri iki mislidir) [İGazâlî]
    (Önce, annene, sonra babana, kızkardeşine, erkek kardeşine ve sırası ile diğer yakınlarına iyilik et!) [Nesâî]
    (Veysel Karânî'nin kavuştuğu bütün ihsân ve dereceler, anasına yaptığı iyilik sebebiyledir) [RNâsihîn]
    (Yâ Resûlallah, annem müşriktir Ona iyilik etmem câiz midir?) diye soran kimseye, Peygamber efendimiz, (Evet, annene iyilikte bulun) buyurdu (Ebû Dâvüd)
    Her peygamber, kendi annesinden de üstündür Buna rağmen, peygamberler de, annelerine hürmet ve hizmet etmişlerdir Görüldüğü gibi, dünya ve âhiret rütbesi ne kadar yüksek olursa olsun, müslüman ana-babaya hürmet ve hizmet şarttır Hattâ kâfir olan ana-babaya da hizmet etmek, nafakalarını vermek, ziyâretlerine gitmek lâzımdırKüfre sebep olan şeyleri yaptıracaklarından korkulursa, ziyâretlerine gidilmez (Bezzâziyye)
    Ana-babaya iyilik, ihsân ederek, onların yaptıklarına karşılık şükretmelidir Kur'ân-ı Kerîmde ana-babaya şükredilmesi emredilmiştir Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
    (Allahü teâlânın rızâsı, ana-babanın rızâsında, gadabı da, ana-babanın gadabındadır) [Tirmizî]
    Birgün Peygamber efendimizin huzûruna bir kimse gelerek dedi ki:
    - Yâ Resûlallah! İzin verirseniz sizinle beraber gazâya gelip cihâd etmek istiyorum
    - Anan-baban var mı?
    - Evet var
    - Onların yanında bulun! Senin cihâdın, onlara hizmet etmektir (Müslim)
    Annesini sırtına alıp Kâ'be-i muazzama'yı tavaf eden bir kimse, Abdullah ibni Ömer hazretlerine dedi ki:
    - Efendim, annemi, böyle sırtıma alıp, Kâ'be-i muazzama'yı tavaf ettiriyorum Acaba annemin hakkını ödemiş olur muyum?
    - Annenin hakkının yüzde birini bile ödeyemezsin Ancak iyi muâmele eder ve güzel bakarsan, yapacağın en küçük bir hizmete, çok büyük sevâb verilir
    Enes bin Mâlik hazretleri şöyle anlatır:
    Peygamber efendimiz zamanında Alkame isminde bir genç vardı Hep ibâdet ile meşgûl olur, yaz-kış oruç tutardı Bu genç hastalandı Fakat dili tutulup birşey söyleyemiyordu Durumdan Resûlullah efendimiz haberdâr edildi Peygamber efendimiz, HzAli ile Ammâr bin Yâsir hazretlerini gönderdi Onlar, gence Kelime-i Şehâdet telkîn ettikleri hâlde, genç söyleyemiyordu Peygamber efendimiz, Bilâl-i Habeşî hazretleri vâsıtası ile durumdan haberdâr edildi Peygamber efendimiz, yanında bulunanlara şöyle sordu:
    - Alkame'nin ana-babası var mı?
    - Yâ Resûlallah, ihtiyâr bir annesi var
    - Annesini buraya getirin!
    Annesi gelince, Peygamber efendimiz buyurdu ki:
    - Alkame'ye ne oldu?
    - Yâ Resûlallah, Alkame çok iyidir Hep ibâdet ile meşgûl olur Ama ben ondan râzı değilim Çünkü o, hanımının rızâsını, benim rızâmdan üstün tutmaktadır
    - Dilinin tutulması bu yüzdendir Ona hakkını helâl et de dili açılsın!
    - Yâ Resûlallah, O benim hakkıma riâyet etmedi Hakkımı helâl etmem
    Bunun üzerine Peygamber efendimiz, (Ey Bilâl! Eshâbı çağır, odun getirsinler Alkame'yi yakalım Çünkü annesi, ondan râzı değildir) buyurdu Kadıncağız bunları işitince dedi ki:
    - Yâ Resûlallah, oğlumu benim gözümün önünde mi yakacaksınız? Kalbim buna nasıl dayanabilir?
    - Cehennem ateşi, dünya ateşinden çok daha kızgın ve yakıcıdır Sen ondan râzı olmadıkça, onun hiçbir tâ'ati makbûl değildir
    Kadıncağız bunları işitince ağlamaya başlayıp dedi ki:
    - Yâ Resûlallah, ben ondan râzı oldum, hakkımı helâl ettim
    Böyle söyledikten sonra oğlunun yanına gitti ve oğlunun sesini duydu Kelime-i şehâdeti rahatlıkla söylüyordu Aynı gün vefât etti Cenâze hazırlıkları yapılıp defnedildiDefinden sonra Resûlullah efendimiz, Eshâb-ı kirâma hitâben buyurdu ki:
    (Hanımını annesinden üstün tutana, Allahü teâlâ ve melekler la'net eder) [RNâsıhîn]
    2- Ana-babaya iyilik ve ihsân, evlâd üzerine farzdır Allahü teâlâ buyuruyor ki:
    (Ana-babadan biri veya ikisi yaşlanınca usanıp da öf deme! Ağır söz söyleme! Onlarla yumuşak ve tatlı konuş!) [İsrâ 23]
    (Allahtan başkasına kulluk etmeyin, ana-babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere iyilik edin, insanlarla güzel güzel konuşun, namazı kılın, zekâtı verin) [Bekara 83]
    Peygamber efendimize, Lokman sûresinin (Dünyada ana-babanla iyi geçin) meâlindeki 15 âyet-i kerîmesinin açıklaması sorulduğunda şöyle buyurdu: (Onlarla iyi geçinmek demek;
    1- Aç iseler, yemek vermek
    2- Elbiseleri yoksa elbise yapmak
    3- Hizmete muhtâç iseler, onlara hizmeti cana minnet bilmek
    4- Çağırdıklarında, buyurun deyip yanlarına gitmek ve onlara hep iyilik etmek
    5- Bir iş buyurduklarında emirlerini yerine getirmek, günah olan emirler yerine getirilmez
    6- Onlarla konuşurken tatlı ve yumuşak hitâb etmek
    7- Onları isimleri ile çağırmamak
    8- Onlarla bir yere giderken arkalarından gitmek
    9- Kendi için sevdiği şeyi, onlar için de sevmek
    10- Kendine duâ ederken, onlara da duâ etmek) [RNâsıhîn]
    Hadîs-i Şerîflerde buyuruldu ki:
    (Ana-babasının ihtiyâcını karşılamak veya onları insanlara muhtaç etmemek için çalışan kimse, fîsebîlillah [Allah yolunda] çalışıyor demektir) [Taberânî]
    (Ana-babaya ihsânda bulunmak ve akrabayı ziyâret etmek şekaveti saâdete çevirir, ömrü artırır ve insanı fena ölümden korur [Ebû Nuaym]
    (Ömrünün uzun, rızkının bereketli olmasını istiyen, ana-babasına iyilik etsin, sıla-i rahim yapsın!) [İ Ahmed]
    (Evlâd, babasının hakkını hiçbir sûretle ödeyemez Ancak onu köle olarak bulur ve sonra da satın alarak âzâd ederse, ancak o zaman hakkını ödemiş olabilir) [Müslim]
    (İffetli olursanız, kadınlarınız da iffetli olur Ana-babanıza ihsân ederseniz, çocuklarınız da size ihsân eder!) [Taberânî]
    (Annenin duâsı, en çabuk kabul olan duâdır) [İGazâlî]
    (Ana-babaya iyilik etmek, namaz, oruç, hac ve cihâddan daha üstündür) [İGazâlî]
    (Evlâdının iyiliğini görmesi için, ona yardım eden babaya, Allah merhamet etsin) [İbni Hibbân]
    Bir kimse gelip dedi ki:
    - Yâ Resûlallah, büyük bir günâh işledim Tevbem kabûl olur mu, ne yapmam lâzımdır?
    Peygamber efendimiz buyurdu:
    - Annen var mı?
    - Hayır yok
    - Teyzen var mı?
    - Evet var
    - Öyle ise ona iyilik et! (Tirmizî)





  4. 12.Haziran.2011, 19:08
    2
    Silent and lonely rains



    Anne babaya karşı sorumluluk ve iyilik açısından kız erkek arasında
    bir farklılık yoktur fakat erkek bağımsız olduğu için tabiiki kız
    evlattan daha çok sorumluluk taşır,çünkü kadın kocasının
    buyruğu altındadır herzaman istediği vakit ihtiyaçlarını karşılama
    imkanını bulamıya bilir,erkek bağımsız olduğundan dolayı kimseye hesap verme zorunluluğu yoktur,eşi bakmak zorunda değil ama kendisi anne ve
    babaya bakmak mecburiyetindedir.

    _________

    " Biz insana anne ve babasına iyi davranmasını emrettik " (Lokman suresi , 14)

    “Rabbin, Ondan başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikle davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: “Öf” bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle.”(İsra Suresi,23)


    Biz insana, anne ve babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Annesi onu (karnında) zahmetle taşıdı ve onu zahmetle doğurdu. Onun (ana karnında) taşınması ile sütten kesilmesi otuz aydır.(1) Nihayet o (bedenî) yiğitlik yaşına gelip (bir) de (aklî ve rûhî kemal çağı olan) kırk yaşına eriştiği zaman: “Yâ Rabbi! Gerek bana, gerek anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi, razı olacağın iyi işler yapmamı bana ilham et (ve beni muvaffak kıl). Neslimi de benim için ıslah et (onları iyi insanlar yap). Şüphesiz ben, tevbe edip sana yöneldim ve hakikat ben, (sana) teslim olanlardanım.” der. (Ahkaf 15)

    Yusuf Suresi/99,100:
    Ailesi Yusuf'un yanına vardıklarında, anne ve babasını kucakladı, yanına aldı ve: "Buyurun Allah'ın dilemesiyle Mısır'a güvenle girin!" dedi
    Ve anne ve babasını kendi tahtı üzerine oturttu


    Bu konuda Hadis-i Şerifler

    (Ana-babasını dîne uygun hizmetleriyle râzı eden kimse, Allahı râzı etmiş olur, onları gazaplandıran, Allahı gazaplandırmış olur) [İNeccâr]
    (Anasına-babasına âsî olan mel’ûndur) [Hâkim]
    (Ana-babası, yanında ihtiyârladığı hâlde, [onların rızâlarını alamayıp] Cenneti kazanamıyanın burnu sürtülsün) [Tirmizî]
    (Ana-babasına iyilik edene müjdeler olsun! Allah Onun ömrünü uzatır) [Buhârî]
    (Cihâd, fîsebîlillah [Allah yolunda] sadece kılıç sallamak değildir Ana-babaya veya evlâda bakmak da cihâddır Ele muhtâç olmamak için çalışmak da cihâddır) [Deylemî]
    Hasan-ı Basrî hazretleri, Kâ'beyi tavâf ederken sırtında yük olan bir zât görüp der ki:
    - Niçin yükle tavâf ediyorsun?
    - Bu yük değil, babamdır Bunu Şam'dan yedi defa getirip tavâf ettim Çünkü, bana dînimi, îmânımı öğretti Beni islâm ahlâkı ile yetiştirdi Bendeki hakkı büyüktür
    - Kıyâmete kadar böyle arkanda taşısan, bir defa kalbini kırmakla bu yaptığın hizmet boşa gider Bir defa da gönlünü yapsan, bu kadar hizmete karşılık olur
    Anneye hürmet ve hizmet, babadan önce gelir Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
    (Anneye yapılan iyiliğin ecri iki mislidir) [İGazâlî]
    (Önce, annene, sonra babana, kızkardeşine, erkek kardeşine ve sırası ile diğer yakınlarına iyilik et!) [Nesâî]
    (Veysel Karânî'nin kavuştuğu bütün ihsân ve dereceler, anasına yaptığı iyilik sebebiyledir) [RNâsihîn]
    (Yâ Resûlallah, annem müşriktir Ona iyilik etmem câiz midir?) diye soran kimseye, Peygamber efendimiz, (Evet, annene iyilikte bulun) buyurdu (Ebû Dâvüd)
    Her peygamber, kendi annesinden de üstündür Buna rağmen, peygamberler de, annelerine hürmet ve hizmet etmişlerdir Görüldüğü gibi, dünya ve âhiret rütbesi ne kadar yüksek olursa olsun, müslüman ana-babaya hürmet ve hizmet şarttır Hattâ kâfir olan ana-babaya da hizmet etmek, nafakalarını vermek, ziyâretlerine gitmek lâzımdırKüfre sebep olan şeyleri yaptıracaklarından korkulursa, ziyâretlerine gidilmez (Bezzâziyye)
    Ana-babaya iyilik, ihsân ederek, onların yaptıklarına karşılık şükretmelidir Kur'ân-ı Kerîmde ana-babaya şükredilmesi emredilmiştir Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
    (Allahü teâlânın rızâsı, ana-babanın rızâsında, gadabı da, ana-babanın gadabındadır) [Tirmizî]
    Birgün Peygamber efendimizin huzûruna bir kimse gelerek dedi ki:
    - Yâ Resûlallah! İzin verirseniz sizinle beraber gazâya gelip cihâd etmek istiyorum
    - Anan-baban var mı?
    - Evet var
    - Onların yanında bulun! Senin cihâdın, onlara hizmet etmektir (Müslim)
    Annesini sırtına alıp Kâ'be-i muazzama'yı tavaf eden bir kimse, Abdullah ibni Ömer hazretlerine dedi ki:
    - Efendim, annemi, böyle sırtıma alıp, Kâ'be-i muazzama'yı tavaf ettiriyorum Acaba annemin hakkını ödemiş olur muyum?
    - Annenin hakkının yüzde birini bile ödeyemezsin Ancak iyi muâmele eder ve güzel bakarsan, yapacağın en küçük bir hizmete, çok büyük sevâb verilir
    Enes bin Mâlik hazretleri şöyle anlatır:
    Peygamber efendimiz zamanında Alkame isminde bir genç vardı Hep ibâdet ile meşgûl olur, yaz-kış oruç tutardı Bu genç hastalandı Fakat dili tutulup birşey söyleyemiyordu Durumdan Resûlullah efendimiz haberdâr edildi Peygamber efendimiz, HzAli ile Ammâr bin Yâsir hazretlerini gönderdi Onlar, gence Kelime-i Şehâdet telkîn ettikleri hâlde, genç söyleyemiyordu Peygamber efendimiz, Bilâl-i Habeşî hazretleri vâsıtası ile durumdan haberdâr edildi Peygamber efendimiz, yanında bulunanlara şöyle sordu:
    - Alkame'nin ana-babası var mı?
    - Yâ Resûlallah, ihtiyâr bir annesi var
    - Annesini buraya getirin!
    Annesi gelince, Peygamber efendimiz buyurdu ki:
    - Alkame'ye ne oldu?
    - Yâ Resûlallah, Alkame çok iyidir Hep ibâdet ile meşgûl olur Ama ben ondan râzı değilim Çünkü o, hanımının rızâsını, benim rızâmdan üstün tutmaktadır
    - Dilinin tutulması bu yüzdendir Ona hakkını helâl et de dili açılsın!
    - Yâ Resûlallah, O benim hakkıma riâyet etmedi Hakkımı helâl etmem
    Bunun üzerine Peygamber efendimiz, (Ey Bilâl! Eshâbı çağır, odun getirsinler Alkame'yi yakalım Çünkü annesi, ondan râzı değildir) buyurdu Kadıncağız bunları işitince dedi ki:
    - Yâ Resûlallah, oğlumu benim gözümün önünde mi yakacaksınız? Kalbim buna nasıl dayanabilir?
    - Cehennem ateşi, dünya ateşinden çok daha kızgın ve yakıcıdır Sen ondan râzı olmadıkça, onun hiçbir tâ'ati makbûl değildir
    Kadıncağız bunları işitince ağlamaya başlayıp dedi ki:
    - Yâ Resûlallah, ben ondan râzı oldum, hakkımı helâl ettim
    Böyle söyledikten sonra oğlunun yanına gitti ve oğlunun sesini duydu Kelime-i şehâdeti rahatlıkla söylüyordu Aynı gün vefât etti Cenâze hazırlıkları yapılıp defnedildiDefinden sonra Resûlullah efendimiz, Eshâb-ı kirâma hitâben buyurdu ki:
    (Hanımını annesinden üstün tutana, Allahü teâlâ ve melekler la'net eder) [RNâsıhîn]
    2- Ana-babaya iyilik ve ihsân, evlâd üzerine farzdır Allahü teâlâ buyuruyor ki:
    (Ana-babadan biri veya ikisi yaşlanınca usanıp da öf deme! Ağır söz söyleme! Onlarla yumuşak ve tatlı konuş!) [İsrâ 23]
    (Allahtan başkasına kulluk etmeyin, ana-babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere iyilik edin, insanlarla güzel güzel konuşun, namazı kılın, zekâtı verin) [Bekara 83]
    Peygamber efendimize, Lokman sûresinin (Dünyada ana-babanla iyi geçin) meâlindeki 15 âyet-i kerîmesinin açıklaması sorulduğunda şöyle buyurdu: (Onlarla iyi geçinmek demek;
    1- Aç iseler, yemek vermek
    2- Elbiseleri yoksa elbise yapmak
    3- Hizmete muhtâç iseler, onlara hizmeti cana minnet bilmek
    4- Çağırdıklarında, buyurun deyip yanlarına gitmek ve onlara hep iyilik etmek
    5- Bir iş buyurduklarında emirlerini yerine getirmek, günah olan emirler yerine getirilmez
    6- Onlarla konuşurken tatlı ve yumuşak hitâb etmek
    7- Onları isimleri ile çağırmamak
    8- Onlarla bir yere giderken arkalarından gitmek
    9- Kendi için sevdiği şeyi, onlar için de sevmek
    10- Kendine duâ ederken, onlara da duâ etmek) [RNâsıhîn]
    Hadîs-i Şerîflerde buyuruldu ki:
    (Ana-babasının ihtiyâcını karşılamak veya onları insanlara muhtaç etmemek için çalışan kimse, fîsebîlillah [Allah yolunda] çalışıyor demektir) [Taberânî]
    (Ana-babaya ihsânda bulunmak ve akrabayı ziyâret etmek şekaveti saâdete çevirir, ömrü artırır ve insanı fena ölümden korur [Ebû Nuaym]
    (Ömrünün uzun, rızkının bereketli olmasını istiyen, ana-babasına iyilik etsin, sıla-i rahim yapsın!) [İ Ahmed]
    (Evlâd, babasının hakkını hiçbir sûretle ödeyemez Ancak onu köle olarak bulur ve sonra da satın alarak âzâd ederse, ancak o zaman hakkını ödemiş olabilir) [Müslim]
    (İffetli olursanız, kadınlarınız da iffetli olur Ana-babanıza ihsân ederseniz, çocuklarınız da size ihsân eder!) [Taberânî]
    (Annenin duâsı, en çabuk kabul olan duâdır) [İGazâlî]
    (Ana-babaya iyilik etmek, namaz, oruç, hac ve cihâddan daha üstündür) [İGazâlî]
    (Evlâdının iyiliğini görmesi için, ona yardım eden babaya, Allah merhamet etsin) [İbni Hibbân]
    Bir kimse gelip dedi ki:
    - Yâ Resûlallah, büyük bir günâh işledim Tevbem kabûl olur mu, ne yapmam lâzımdır?
    Peygamber efendimiz buyurdu:
    - Annen var mı?
    - Hayır yok
    - Teyzen var mı?
    - Evet var
    - Öyle ise ona iyilik et! (Tirmizî)








+ Yorum Gönder