Konusunu Oylayın.: İslam'a göre hatıra için fotoğraf çektirmek günahmıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İslam'a göre hatıra için fotoğraf çektirmek günahmıdır?
  1. 05.Haziran.2011, 00:57
    1
    Misafir

    İslam'a göre hatıra için fotoğraf çektirmek günahmıdır?






    İslam'a göre hatıra için fotoğraf çektirmek günahmıdır? Mumsema hatıra amaçlı fotğraf çektirmek günahmı?? mesala düğün gibi çocuklarımızın veya arkadaşlarla birlikte vs.. günahmıdır..bunun için hesaba çekilirmiyiz


  2. 05.Haziran.2011, 00:57
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    hatıra amaçlı fotğraf çektirmek günahmı?? mesala düğün gibi çocuklarımızın veya arkadaşlarla birlikte vs.. günahmıdır..bunun için hesaba çekilirmiyiz


    Benzer Konular

    - Fotoğraf çektirmek caiz mi? değilse neden?

    - İstiharede fotoğraf çektirmek

    - Dikkat çektirmek ve Hatıra olsun diye fotoğraf çektirmek Günah mı?

    - Eve fotoğraf asmak günahmıdır

    - Tesettürsüz fotoğraf çektirmek günah mı?

  3. 05.Haziran.2011, 01:23
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: İslam'a göre hatıra için fotoğraf çektirmek günahmıdır?




    Son asrımızın meselelerinden olan Fotoğraf meselesi, asrımızın alimlerinin bu konuda ince eleyip sık dokuyarak hükmünü bulmaya çalışmışlar, buna rağmen ihtilaftan kurtulamamışlardır.
    Fotoğraf makinasının hayata girmesiyle, devlet işlerinde (kimlik, pasaport, ehliyet, para, tapu v.b.) resimlerin kullanılması kaçınılmaz olmuştur. Öyle ki bugün dünyada fotoğraf makinasının (resim) kullanılmayan alan yok gibidir. Gazete, kitap, Bilgisayardan turunuz, afiş, baskı olarak da muslumanın her alanında, neredeyse kaçınılması imkansız hale gelmiştir. Evet belki kişi fotoğraf makinası almayıp resim çekmeyebilir ama ; neredeyse resim çektirmeden yapamaz hale gelmiştir.
    Alimlerden kimi fotoğraf makinasını resim çizmeye kıyas etmiş, kimi ise aynaya bakmaya, ya da su üzerinde kişinin siluetinin (resminin) çıkmasına kıyas etmiştir.
    Şimdi bu mesele hakkında izahlarımızı yapmaya çalışalım:


    Hz. Aişe (r.anha) buyuruyor ki:
    “Rasulullah (s.a.v.) bir seferden dönmüştü, ben de dolabı, üzerinde resimler buluna bir örtü ile örtmüştüm. Örtüyü görünce rengi değişti ve dedi ki, “Ayşe! kıyamet günü Allah’ın huzurunda en şiddetli azap görecek olanlar Allah’ın yaratmasında muşabih olanlar (yani Allah’ın yaratması gibi yaratmaya kalkışanlardır.) Bunun üzerine onu kestik, bir veya iki tane yastık yaptık.”
    (Buharî, Libas 91)

    Ebu Hureyre’den (r.a) rivayet olunuyor.
    Rasulullah’ın (s.a.v) şöyle dediğini işittim: Allah Tealâ buyurdu ki:
    Benim yarattığım gibi yaratmaya kalkışandan daha zalimi var mıdır? Bir zerreyi yaratsınlar, bir buğdayı yaratsınlar, bir arpayı yaratsınlar bakalım…”
    (Buharî, Tevhid 56)

    Hadisi şeriflerde çirkin görülerek reddedilen ve şidetli cezaya sebep olacağı bildirilen davaranış Allah’ın yaratması gibi yaratmaya kalkışmaktır.
    Bu konuda İbn-i Abbas (r.a.)'in anlattığına göre:
    Kendisine bir adam gelip; "Ben ressamım, şu resimleri yaptım. Bana bu hususta fetva ver!" dedi.
    İbn-i Abbas adama: "Bana yaklaş!" diye emretti.
    Adam yaklaşınca: "Bana daha da yaklaş!"dedi.
    Adam daha da yaklaştı. İbn-i Abbas elini başının üzerine koydu ve: "Ben Rasûlullah (s.a.v.)'i işittim. Şöyle diyordu: 'Bütün tasvirciler (resim yapanlar) ateştedir. Allah ressamın yaptığı her bir resim için bir nefis koyar ve bu ona cehennemde azap verir.'
    İbn-i Abbas devamla: "İlla da resim yapacaksan ağaç yap, canı olmayan şeyin resmini yap" buyurmuşlardır.
    (Buhârî, Buyu' 104; Muslim, Libâs 99)

    İmam Nevevî bu hususta:
    "Bu hadis canlıların resminin haram olduğunu, ancak ağaç ve benzeri ruhu olmayan şeylerin resmini yapmanın ve bu yoldan kazanç temin etmenin haram olmadığına delildir." demiştir.

    İmam Mucâhid, meyveli ağacın resmini yapmayı mekruh addetmiştir.

    Resim ve heykel yapanlarda böyle bir iddianın olduğu ister zahiren dille olsun veya olmasın, ister hal ve hareketleriyle olsun gözlenmektedir.
    Bir ressamın resmini çizdiği varlığı aynen kopya etmesi başarı sayılmamakta, kendisinden bir şey katması ve bir yaratıcılık göstermesi istenmektedir.
    Böylece bazı yönleriyle Allah’ın yarattığından farklı yeni bir karakter, yeni bir görünüş ortaya konduğu söylenir.

    Fotoğraf çekenler fotağrafını çektikleri varlıklara yeni karakterler ve yeni çizgiler ekleyerek yaratıcılık iddiasında bulunmadıklarından hadis-i şeriflerde geçen tehditleri de hak etmezler.


    Fotoğraf ise, mercekler yardımıyla karşısında bulunan canlı ve cansızların şekillerinin film üzerinde tertibinden ibarettir. Bu film kağıt üzerine geçirilirse fotoğraf adını alır. Bir kısım işlemlerden sonra ekrana ve perdeye aktarılırsa buna film ya da video filmi denir.

    Filmde ortaya çıkan şekil, aynada ortaya çıkan şekilden farklı değildir. Namaz kılanın başı üstünde kendisinde yakın olmasa da sağ veya sol hizasındaki duvar veya tavan üzerine yapılmış yahut asılmış canlılara ait resim veya heykelin bulunması mekruh sayıldığı halde (Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, İstanbul 1992, s. 229) namaz kılanın ya da diğer canlıların şeklini gösteren aynanın namaz kılınan yerde bulunması mekruh sayılmamıştır.


    İbn-u Hacer bu hususla ilgili mevzûu şöyle özetler:

    Ulemâ bu hadisle istidlâl ederek şu hükme vardı: "Gölgesi olmayan tasvirler edinmek câizdir, ancak bunun hürmet ifade etmeyecek şekilde kullanılması gerekir. Yastık, minder yüzü gibi yere atılan, üzerine basılan eşya üzerinde olması şarttır."


    Nevevî, bu hükmün cumhûrun görüşü olduğunu, Sahâbe, ve Tâbiîn'in ekseriyetinin bu kanaate vardıklarını, Sufyân-ı Sevrî, İmam Mâlik, İmâm-ı A'zam Ebû Hanîfe, İmam Şâfiî gibi muctehid imamların da bu görüşü benimsediklerini belirtir.

    Ancak duvar üzerine asılmaları, elbisede veya sarıkta yer almaları halinde gölgeli, gölgesiz olması arasında fark gözetilmeden haram denmiştir. Çünkü bu hâllerde o tasvirlere (resimlere) hürmet manası hakimdir.

    Gerek elle yapılan suret fotoğraf yada fotoğraf makinasıyla çekilen fotoğraf olsun Bunları asmak caiz değildir. Buna delil yukardaki Hz. Aişe (r.anha) rivayet edilen hadisitir

    Elle resim çizmek, suret yapmak caiz olmayıp haramdır.

    Fakat fotoğraf makinesiyle resim çekmek, yukarıda da geçtiği üzere belli şartlar dahilinde caizdir


    Fotoğraftan elde edilen resimleri kullanmak (bulundurmak), belli şartlar dahilinde caizdir:

    1- Albümde saklayacak, tazimin nişanesi olacak veya sebeb olacak şekilde duvara veya herhangi bir yüksek yerde asmayak, bulundurmayacak.

    2) Yüceltmiyecek , isyana sürükleyemecek, cahiliyeyi andırmayacak ve özendirmeyecektir, görünmeyecek şekilde saklanacak.

    3) Kişinin zorunlu bulundurulması gerekenleri (para, kimlik, pasaport, ehliyet, tapu vb..) üstünd taşımasında bir sakınca yoktur.

    4) Bilgilenme (ilmi, belgesel vb.) açısından; kitapta, gazete, pc., olmasında bir beis yoktur.

    5) Gayri İslami resimler (fuhuş, haram erotik, namahrem v.b.) resimlerle muslumanın işi olmaz.

    6) Bu maddelerden unuttuğumuz yada zamanın gelişmesiyle eklenenler olabilecektir.



    Şimdi Fotoğraf makinası ile resim çekmek hakkında bazı alimlerin de görüşlerini aktarlım:


    İslama Göre Fotoğraf makinesi ile Resim Çekmek - Çektirmek Abdullah Yolcu
    Fotoğraf Yolu İle Elde Edilen Resim
    Son dönem alimleri fotoğraf makinesi yolu ile elde edilen resimler konusunda ihtilaf ettiler.
    Fakat tercih olunan görüşe göre bu da caiz değildir. Zira neticede bu da bir tasvirdir... Bu durumda zaruret ve maslahat gereği ile yetinmek gerekir. Zira el ile çizilmemesine rağmen, gazete ve dergilerdeki fotoğraf yolu ile elde edilen resimlerde birçok muzır resim vardır ki, bunlar toplum için el ile çizilen resimlerden çok daha tehlikelidir.
    Ayrıca resmin haram olmasının tek nedeni, Allah’ın yarattıklarını taklit etmek değildir.
    Geçmiş kavimlerin çoğu resim yolu ile Allah’a şirk koşmuşlar ve resim putçuluğa açılan bir kapı olmuştur.
    İçlerinden salih bir adam öldüğü zaman, anısını canlandırmak için onun resmini yaparlardı... Sonra gelen nesiller ise Allah’ı bırakıp bu resimlere taparlardı.

    Resim de bir meslektir ve diğer meslekler gibi o da gelişme göstermiştir. O halde ister el ile yapılsın ister herhangi bir alet vasıtasıyla elde edilsin caiz değildir.
    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem az söz ile çok anlam ifade edebilme özelliğine sahip idi ve buna göre O, genel hükmü içeren kapsamlı ifadelerle resim yapmayı haram kılmıştır.

    [ Abdullah Yolcu, İslam’da Resmin Hükmü ]







    İslama Göre Fotoğraf makinesi ile Resim Çekmek - Çektirmek Ebu'l Ala El Mevdudi

    Fotoğrafla ilgili olarak temelde şunu iyi anlamak gerekir:
    İslam canlı şeylerin müstakil benzerlerini bulundurmayı ge­nellikle engellemek ister. Çünkü insanlık tarihinin uzun tecrübesi, bunun çoğunlukla fitneye neden olduğunu isbatlamıştır. Bu yüzden, asıl fitne benzerin korunması ya da bu­lundurulması olduğu için onun ne gibi bir yolla korunduğu meselesine girmeyeceğiz. Bu heykeltraşlık yoluyla da olsa, kalemle çizerek yahut fotoğraf çekerek de olsa veya gelecek­te icad bilebilecek herhangi bir yolla da olsa behemehal nacaiz olarak kalacaktır. Çünkü bütün bu tollar fitneye sebep olmakta birdir. O halde fotoğrafçılık ve ressamlık arasında bir ayırım gözetilemez.
    Engelleme canlı şeylerin fotoğ­raflarına ya da tasvirlerine yönelik olduğu için erotik ya da çıplak olsa da olmasa da tüm fotoğraflar haram olarak kala­caktır. Tabii ki fuhuş fotoğraflarında haramlık sebebi bir derece daha fazlalaşmaktadır.

    Bu umumi hüküm içerisinde herhangi bir istisna varsa o da sadece şudur:

    Fotoğraf çekmenin medeniyete herhangi bir faydası olduğu yerde, ya da fotoğraf çekme medeniyete yönelik büyük bir maslahat için kaçınılmaz olduğu zaman, sırf bu amaçları gerçekleştirme sınırlarında bu iş caiz olur.

    Mesela; pasaport, polisin suçluları tanımak için fotoğrafları­nı saklaması, doktorların tedavisi için veya tıp ilminin öğre­tilmesi için hastaların fotoğraflarının alınması, savaş amaç­lı fotoğrafların kullanılması (Tercüman'ul Kur'an, 58. cild, 6. sayı, Eylül, 1962) bu ve bunun gibi diğer kulla­nım alanları umumî hükümden şu şartlarda müstesna ola­caktır. Bu istisna helâl çerçevesinin içine dahil olmalıdır.
    Ama liderlerin fotoğrafları ya da posterleri, miting ve yürü­yüşlerin fotoğrafları hiçbir şekilde caiz değildir ve hakiki ge­reksinim ve zaruret tanımı içerisinde bulunmamaktadır. Özellikle liderlerin fotoğrafları Allah'ın kullarını, fotoğrafın haram kılınmasına neden olan tehlikeye oldukça yaklaştır­maktadır.
    Kongre (Indıan Congress: Gandi'nin başkanlığında Hindistan'ın Özgürlüğünde bü­yük rol oynayan, Hindistan'daki iktidar partisi) partisinin mitinglerinde Gandi'nin 28 metre uzunluğunda asılan posteri, Rusların Polonya'yı işgalinden hemen sonra Stalin’in posterlerinin Polonya'nın her yerleşim merkezine tek tek asılması, Rusya'nın her tarafinda Stalin ve Politbüro üyelerinin posterlerinin halkın başına musallat edilmesi; Alman askerlerinin Hitler'in fotoğrafını yakalarına takarak dolaşmaları ve hastanede ölüm döşeğin­de gözlerini onun fotoğrafına dikerek can vermeleri, sinema­da İngiltere kralının resminin (filminin) gözler önüne gelme­siyle birlikte halkın hemen ayağa dikilmesi, paralara şahla­rın ya da sultanların resimlerinin bir hakimiyet alameti olarak basılması, acaba bütün bunlar putperestliğin kökleri değil midir?


  4. 05.Haziran.2011, 01:23
    2
    Silent and lonely rains



    Son asrımızın meselelerinden olan Fotoğraf meselesi, asrımızın alimlerinin bu konuda ince eleyip sık dokuyarak hükmünü bulmaya çalışmışlar, buna rağmen ihtilaftan kurtulamamışlardır.
    Fotoğraf makinasının hayata girmesiyle, devlet işlerinde (kimlik, pasaport, ehliyet, para, tapu v.b.) resimlerin kullanılması kaçınılmaz olmuştur. Öyle ki bugün dünyada fotoğraf makinasının (resim) kullanılmayan alan yok gibidir. Gazete, kitap, Bilgisayardan turunuz, afiş, baskı olarak da muslumanın her alanında, neredeyse kaçınılması imkansız hale gelmiştir. Evet belki kişi fotoğraf makinası almayıp resim çekmeyebilir ama ; neredeyse resim çektirmeden yapamaz hale gelmiştir.
    Alimlerden kimi fotoğraf makinasını resim çizmeye kıyas etmiş, kimi ise aynaya bakmaya, ya da su üzerinde kişinin siluetinin (resminin) çıkmasına kıyas etmiştir.
    Şimdi bu mesele hakkında izahlarımızı yapmaya çalışalım:


    Hz. Aişe (r.anha) buyuruyor ki:
    “Rasulullah (s.a.v.) bir seferden dönmüştü, ben de dolabı, üzerinde resimler buluna bir örtü ile örtmüştüm. Örtüyü görünce rengi değişti ve dedi ki, “Ayşe! kıyamet günü Allah’ın huzurunda en şiddetli azap görecek olanlar Allah’ın yaratmasında muşabih olanlar (yani Allah’ın yaratması gibi yaratmaya kalkışanlardır.) Bunun üzerine onu kestik, bir veya iki tane yastık yaptık.”
    (Buharî, Libas 91)

    Ebu Hureyre’den (r.a) rivayet olunuyor.
    Rasulullah’ın (s.a.v) şöyle dediğini işittim: Allah Tealâ buyurdu ki:
    Benim yarattığım gibi yaratmaya kalkışandan daha zalimi var mıdır? Bir zerreyi yaratsınlar, bir buğdayı yaratsınlar, bir arpayı yaratsınlar bakalım…”
    (Buharî, Tevhid 56)

    Hadisi şeriflerde çirkin görülerek reddedilen ve şidetli cezaya sebep olacağı bildirilen davaranış Allah’ın yaratması gibi yaratmaya kalkışmaktır.
    Bu konuda İbn-i Abbas (r.a.)'in anlattığına göre:
    Kendisine bir adam gelip; "Ben ressamım, şu resimleri yaptım. Bana bu hususta fetva ver!" dedi.
    İbn-i Abbas adama: "Bana yaklaş!" diye emretti.
    Adam yaklaşınca: "Bana daha da yaklaş!"dedi.
    Adam daha da yaklaştı. İbn-i Abbas elini başının üzerine koydu ve: "Ben Rasûlullah (s.a.v.)'i işittim. Şöyle diyordu: 'Bütün tasvirciler (resim yapanlar) ateştedir. Allah ressamın yaptığı her bir resim için bir nefis koyar ve bu ona cehennemde azap verir.'
    İbn-i Abbas devamla: "İlla da resim yapacaksan ağaç yap, canı olmayan şeyin resmini yap" buyurmuşlardır.
    (Buhârî, Buyu' 104; Muslim, Libâs 99)

    İmam Nevevî bu hususta:
    "Bu hadis canlıların resminin haram olduğunu, ancak ağaç ve benzeri ruhu olmayan şeylerin resmini yapmanın ve bu yoldan kazanç temin etmenin haram olmadığına delildir." demiştir.

    İmam Mucâhid, meyveli ağacın resmini yapmayı mekruh addetmiştir.

    Resim ve heykel yapanlarda böyle bir iddianın olduğu ister zahiren dille olsun veya olmasın, ister hal ve hareketleriyle olsun gözlenmektedir.
    Bir ressamın resmini çizdiği varlığı aynen kopya etmesi başarı sayılmamakta, kendisinden bir şey katması ve bir yaratıcılık göstermesi istenmektedir.
    Böylece bazı yönleriyle Allah’ın yarattığından farklı yeni bir karakter, yeni bir görünüş ortaya konduğu söylenir.

    Fotoğraf çekenler fotağrafını çektikleri varlıklara yeni karakterler ve yeni çizgiler ekleyerek yaratıcılık iddiasında bulunmadıklarından hadis-i şeriflerde geçen tehditleri de hak etmezler.


    Fotoğraf ise, mercekler yardımıyla karşısında bulunan canlı ve cansızların şekillerinin film üzerinde tertibinden ibarettir. Bu film kağıt üzerine geçirilirse fotoğraf adını alır. Bir kısım işlemlerden sonra ekrana ve perdeye aktarılırsa buna film ya da video filmi denir.

    Filmde ortaya çıkan şekil, aynada ortaya çıkan şekilden farklı değildir. Namaz kılanın başı üstünde kendisinde yakın olmasa da sağ veya sol hizasındaki duvar veya tavan üzerine yapılmış yahut asılmış canlılara ait resim veya heykelin bulunması mekruh sayıldığı halde (Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, İstanbul 1992, s. 229) namaz kılanın ya da diğer canlıların şeklini gösteren aynanın namaz kılınan yerde bulunması mekruh sayılmamıştır.


    İbn-u Hacer bu hususla ilgili mevzûu şöyle özetler:

    Ulemâ bu hadisle istidlâl ederek şu hükme vardı: "Gölgesi olmayan tasvirler edinmek câizdir, ancak bunun hürmet ifade etmeyecek şekilde kullanılması gerekir. Yastık, minder yüzü gibi yere atılan, üzerine basılan eşya üzerinde olması şarttır."


    Nevevî, bu hükmün cumhûrun görüşü olduğunu, Sahâbe, ve Tâbiîn'in ekseriyetinin bu kanaate vardıklarını, Sufyân-ı Sevrî, İmam Mâlik, İmâm-ı A'zam Ebû Hanîfe, İmam Şâfiî gibi muctehid imamların da bu görüşü benimsediklerini belirtir.

    Ancak duvar üzerine asılmaları, elbisede veya sarıkta yer almaları halinde gölgeli, gölgesiz olması arasında fark gözetilmeden haram denmiştir. Çünkü bu hâllerde o tasvirlere (resimlere) hürmet manası hakimdir.

    Gerek elle yapılan suret fotoğraf yada fotoğraf makinasıyla çekilen fotoğraf olsun Bunları asmak caiz değildir. Buna delil yukardaki Hz. Aişe (r.anha) rivayet edilen hadisitir

    Elle resim çizmek, suret yapmak caiz olmayıp haramdır.

    Fakat fotoğraf makinesiyle resim çekmek, yukarıda da geçtiği üzere belli şartlar dahilinde caizdir


    Fotoğraftan elde edilen resimleri kullanmak (bulundurmak), belli şartlar dahilinde caizdir:

    1- Albümde saklayacak, tazimin nişanesi olacak veya sebeb olacak şekilde duvara veya herhangi bir yüksek yerde asmayak, bulundurmayacak.

    2) Yüceltmiyecek , isyana sürükleyemecek, cahiliyeyi andırmayacak ve özendirmeyecektir, görünmeyecek şekilde saklanacak.

    3) Kişinin zorunlu bulundurulması gerekenleri (para, kimlik, pasaport, ehliyet, tapu vb..) üstünd taşımasında bir sakınca yoktur.

    4) Bilgilenme (ilmi, belgesel vb.) açısından; kitapta, gazete, pc., olmasında bir beis yoktur.

    5) Gayri İslami resimler (fuhuş, haram erotik, namahrem v.b.) resimlerle muslumanın işi olmaz.

    6) Bu maddelerden unuttuğumuz yada zamanın gelişmesiyle eklenenler olabilecektir.



    Şimdi Fotoğraf makinası ile resim çekmek hakkında bazı alimlerin de görüşlerini aktarlım:


    İslama Göre Fotoğraf makinesi ile Resim Çekmek - Çektirmek Abdullah Yolcu
    Fotoğraf Yolu İle Elde Edilen Resim
    Son dönem alimleri fotoğraf makinesi yolu ile elde edilen resimler konusunda ihtilaf ettiler.
    Fakat tercih olunan görüşe göre bu da caiz değildir. Zira neticede bu da bir tasvirdir... Bu durumda zaruret ve maslahat gereği ile yetinmek gerekir. Zira el ile çizilmemesine rağmen, gazete ve dergilerdeki fotoğraf yolu ile elde edilen resimlerde birçok muzır resim vardır ki, bunlar toplum için el ile çizilen resimlerden çok daha tehlikelidir.
    Ayrıca resmin haram olmasının tek nedeni, Allah’ın yarattıklarını taklit etmek değildir.
    Geçmiş kavimlerin çoğu resim yolu ile Allah’a şirk koşmuşlar ve resim putçuluğa açılan bir kapı olmuştur.
    İçlerinden salih bir adam öldüğü zaman, anısını canlandırmak için onun resmini yaparlardı... Sonra gelen nesiller ise Allah’ı bırakıp bu resimlere taparlardı.

    Resim de bir meslektir ve diğer meslekler gibi o da gelişme göstermiştir. O halde ister el ile yapılsın ister herhangi bir alet vasıtasıyla elde edilsin caiz değildir.
    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem az söz ile çok anlam ifade edebilme özelliğine sahip idi ve buna göre O, genel hükmü içeren kapsamlı ifadelerle resim yapmayı haram kılmıştır.

    [ Abdullah Yolcu, İslam’da Resmin Hükmü ]







    İslama Göre Fotoğraf makinesi ile Resim Çekmek - Çektirmek Ebu'l Ala El Mevdudi

    Fotoğrafla ilgili olarak temelde şunu iyi anlamak gerekir:
    İslam canlı şeylerin müstakil benzerlerini bulundurmayı ge­nellikle engellemek ister. Çünkü insanlık tarihinin uzun tecrübesi, bunun çoğunlukla fitneye neden olduğunu isbatlamıştır. Bu yüzden, asıl fitne benzerin korunması ya da bu­lundurulması olduğu için onun ne gibi bir yolla korunduğu meselesine girmeyeceğiz. Bu heykeltraşlık yoluyla da olsa, kalemle çizerek yahut fotoğraf çekerek de olsa veya gelecek­te icad bilebilecek herhangi bir yolla da olsa behemehal nacaiz olarak kalacaktır. Çünkü bütün bu tollar fitneye sebep olmakta birdir. O halde fotoğrafçılık ve ressamlık arasında bir ayırım gözetilemez.
    Engelleme canlı şeylerin fotoğ­raflarına ya da tasvirlerine yönelik olduğu için erotik ya da çıplak olsa da olmasa da tüm fotoğraflar haram olarak kala­caktır. Tabii ki fuhuş fotoğraflarında haramlık sebebi bir derece daha fazlalaşmaktadır.

    Bu umumi hüküm içerisinde herhangi bir istisna varsa o da sadece şudur:

    Fotoğraf çekmenin medeniyete herhangi bir faydası olduğu yerde, ya da fotoğraf çekme medeniyete yönelik büyük bir maslahat için kaçınılmaz olduğu zaman, sırf bu amaçları gerçekleştirme sınırlarında bu iş caiz olur.

    Mesela; pasaport, polisin suçluları tanımak için fotoğrafları­nı saklaması, doktorların tedavisi için veya tıp ilminin öğre­tilmesi için hastaların fotoğraflarının alınması, savaş amaç­lı fotoğrafların kullanılması (Tercüman'ul Kur'an, 58. cild, 6. sayı, Eylül, 1962) bu ve bunun gibi diğer kulla­nım alanları umumî hükümden şu şartlarda müstesna ola­caktır. Bu istisna helâl çerçevesinin içine dahil olmalıdır.
    Ama liderlerin fotoğrafları ya da posterleri, miting ve yürü­yüşlerin fotoğrafları hiçbir şekilde caiz değildir ve hakiki ge­reksinim ve zaruret tanımı içerisinde bulunmamaktadır. Özellikle liderlerin fotoğrafları Allah'ın kullarını, fotoğrafın haram kılınmasına neden olan tehlikeye oldukça yaklaştır­maktadır.
    Kongre (Indıan Congress: Gandi'nin başkanlığında Hindistan'ın Özgürlüğünde bü­yük rol oynayan, Hindistan'daki iktidar partisi) partisinin mitinglerinde Gandi'nin 28 metre uzunluğunda asılan posteri, Rusların Polonya'yı işgalinden hemen sonra Stalin’in posterlerinin Polonya'nın her yerleşim merkezine tek tek asılması, Rusya'nın her tarafinda Stalin ve Politbüro üyelerinin posterlerinin halkın başına musallat edilmesi; Alman askerlerinin Hitler'in fotoğrafını yakalarına takarak dolaşmaları ve hastanede ölüm döşeğin­de gözlerini onun fotoğrafına dikerek can vermeleri, sinema­da İngiltere kralının resminin (filminin) gözler önüne gelme­siyle birlikte halkın hemen ayağa dikilmesi, paralara şahla­rın ya da sultanların resimlerinin bir hakimiyet alameti olarak basılması, acaba bütün bunlar putperestliğin kökleri değil midir?


  5. 05.Haziran.2011, 01:23
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: İslam'a göre hatıra için fotoğraf çektirmek günahmıdır?

    İslâm, zaten insanların kafa ve kalplerinde Al­lah'tan (c.c) başka herşeyin büyüklük izlerini silmek için fo­toğrafı haram kılmıştır. Bu sebeple ben, çocukların fotoğra­fının çekilmesini de haram olarak görüyorum. Çünkü çocuk­ların fotoğrafları yüzünden bazı kimselerin aşırı giderek, on­ları tanrılaştırmayacakları ve bu fotoğrafların fitneye sebep olmayacağı malum değildir.
    Kenhayyaci'nin (Hindularca ulu bilinen bin hintli)çocukluk resmine günümüzde bile ihtiram gösterilmektedir.
    Bu yüz­den siz, dostunuza işinin şer'i açıdan caiz olmadığım anlatın. Eğer o, Allah'tan (c.c) korkuyorsa, bu işini tedricen bıraka­rak, başka bir geçim yolu temin etmeye baksın. Eğer bu işi yapmakta ısrarlı ise o zaman bunu gereksiz yere helâl gös­termek için çalışmasın. Ahlakî düşüklüğün en kötü mertebe­si, bir insanın mübtela olduğu günahı, asılsız tevillerle sevap diye göstermektir. Bu çukura düşüldükten sonra artık insa­nın geri çıkma imkanı kalmamaktadır.


    Fotoğraf Çektirme Ve Habersiz Fotoğraf Çekilmesinin Hükmü

    Soru:
    Haziran 1962'de Tercüman'ul Kur'an’da fotoğraf mese­lesini Kuran ve Sünnet'in ışığında o kadar güzel halletmişsi­niz ki, hak sözün zeki müslümanların kalb ve kafalarına işle­memesi için bir sebep yok. Ancak bir sorun daha var. Eğer fo­toğraf çektirmek gerçekten haram ise, gazetelerde çıkan fo­toğraflarınıza ne demeli. Hocalarımız ve alimlerimiz fotoğ­raf çektirmeyi genellikle haram olarak görseler de pratikte bu görüşleri hilafına bir tavır sergiliyorlar.

    Cevap:
    Belki de siz, günümüzde bir kişinin fotoğrafının ancak kendi isteği ile çekilebildiği düşüncesini taşıyorsunuz. Hal­buki günümüzde bir kimsenin fotoğrafı, birisini aniden kurşunluyorlarmış gibi çekilebilmektedir. Gazetelerde yayın­lanmış bulunan fotoğraflarımdan hiçbirisi benim rızamla çe­kilmemiştir. Fotoğraf konusunda ben görüşümü daha başın­dan beri açıkça söylemişimdir. Bütün bunlara rağmen birile­ri benim fotoğrafımı çekmekten sakınmazsa, tüm mesuliyet kendi boyunlarınadır. Bu yüzden, sizin bu konuyu benden değil de, onlardan sormanız daha yerinde olur. (Tercüman'ul Kur'an, 58. cild, 6. sayı, Eylül, 1962)





    İslama Göre Fotoğraf makinesi ile Resim Çekmek - Çektirmek Yusuf el Karadavi

    Fotoğrafın durumu nedir?
    Bu hususta da bazı alimler bunun caiz olduğunu, bir kısmı da olmadığını savunmuştur.

    Caiz görenler, fotoğraf belirli vasıtalarla gölgeyi hapsetmekten ibarettir, yasaklanan resimlerden değildir, çünkü yasaklanan resim, daha önce yapılmamış bir resmi yapmak, Allah'ın yarattığı bir hayvana benzetmeye çalışmaktır, halbuki herhangi bir aletle alınan fotoğrafta bu anlam yoktur, derler.

    Caiz görmeyenler de resim konusunda olduğu gibi fotoğraf konusunda da şiddet gösterir ve kerahati üzerinde ısrar ederler. Yalnız bunlar da pasaport, nüfus cüzdanı, ehliyet gibi zorunlu haller ve şüphelileri tanıma dolayısıyla çekilen ve tazim niyeti yahut inancı sarsma olmayan resim ve fotoğraflara ruhsat verirler.
    (Yusuf el-Kardâvî, İslâm'da Helal ve Haram, s. 128).


    Fotoğrafçılık

    Fotoğraf makinası ile resim çekmek konusunda Mısır'lı Allame Şeyh Muhammed Bahit el-Muti, "Fotoğrafçılığın helalliği konusunda yeterli cevap" adlı kitapçığında kamera ile çekilen tasvirlerin helal olduğunu savunuyor.

    Diyor ki,
    "Fotoğraf çekme işi yaratmaya benzetilemez, hadisi şerifte geçen "Benim yarattığım gibi yaratsın" ifadesi fotoğrafı kapsamaz. Çünkü bu iş gölgeleri hapsetmekten ibarettir. Zaten ismini koyan ve ne güzel koymuş, akis (yansıma), kameramana da yansıtan diyorlar. Böyle denmesinin nedeni, ayna gibi gölgeyi yansıtıyor olmasından dolayıdır. Heykeltıraş ve ressamların yaptığı gibi icat değildir. Bu yüzden de, haramiyet dairesine girmez, aksine mubahtır."

    Şeyh Muhammed Bahit'in bu fetvası çoğu ulemanın görüşüylede aynıdır. Ben de helal ve haram adlı kitabımda bu görüşü benimsedim.
    İşte bu gibi tasvirler, içinde şeran haram olmayan suretler bulunması şartıyla helaldir.
    Örneğin filmde açık kadın ve genç kızlar, ve seyrettirilmesi dinen caiz olmayan manzaralar bulunursa bu caiz olamaz. Ancak filme, çocuklarını, arkadaşlarını, doğal manzaraları çekmişse, tabi ki bunda bir sakınca yoktur.
    Ama bazen öyle anlar oluyor ki fotoğraf çekmek zaruri oluyor. Mesela nüfus cüzdanı, pasaport veya birbirlerine karıştırılan insanların fotoğrafları gibi.
    Artislerin, sanatçıların fotoğraflarını saklamak dinine bağlı hiç bir müslümana yakışmaz.
    Sanatçı veya artistlerin resimleriyle müslümanın ne işi var.

    Böyle işleri yapanlar, broşür bastırıyor, bakıyorsunki ahlaksız kadın fotoğraflarıyla doludur. Bilhassa zamanımızın kadını artık reklam aracı haline gelmiş durumda kadınlar sanki balıkçıların üzerine çullandığı ağ gibi. Bakıyorsunuz kadının elinde bir yiyecek resmini çekmişler, neymiş reklam yapıyorlar, daha neler neler.
    Gazete ve dergiler bu metodu takip ediyorlar, gençlerin resimleri büyük ticaret gelirine vesile oluyor ve böylece bir sürü genç kızların fotoğraflara çıkmasına neden oluyorlar.
    Soru soran kardeşimiz genelde bilgi ve kültürünü geliştirmek açısından belli bir dergiye abone ise gayeside fotoğraf değil ancak, bu fotoğrafları eşya olarak saklıyorsa pek zararı yoktur. Ama yine de en iyisi edep dışı bu çirkin işlerden kurtulmasıdır. Buna gücü yetmiyorsa bunları görülmeyecek bir yere atsın ve bakmasın, sadece okumakla yetinsin.
    Resimleri asmak ise kesinlikle caiz değildir. Bu şeriata muhaliftir. Çünkü bu tazimdir. Halbuki tazim ise Alemlerin Rabbi olan Allah'adır. Ondan başkasına olmaz.

    (Prof . Dr. Yusuf El- Kardavi Çağdaş Meselelere Fetvalar, Tahir Yayıncılık, İstanbul, 1994: 2/417-418)


  6. 05.Haziran.2011, 01:23
    3
    Silent and lonely rains
    İslâm, zaten insanların kafa ve kalplerinde Al­lah'tan (c.c) başka herşeyin büyüklük izlerini silmek için fo­toğrafı haram kılmıştır. Bu sebeple ben, çocukların fotoğra­fının çekilmesini de haram olarak görüyorum. Çünkü çocuk­ların fotoğrafları yüzünden bazı kimselerin aşırı giderek, on­ları tanrılaştırmayacakları ve bu fotoğrafların fitneye sebep olmayacağı malum değildir.
    Kenhayyaci'nin (Hindularca ulu bilinen bin hintli)çocukluk resmine günümüzde bile ihtiram gösterilmektedir.
    Bu yüz­den siz, dostunuza işinin şer'i açıdan caiz olmadığım anlatın. Eğer o, Allah'tan (c.c) korkuyorsa, bu işini tedricen bıraka­rak, başka bir geçim yolu temin etmeye baksın. Eğer bu işi yapmakta ısrarlı ise o zaman bunu gereksiz yere helâl gös­termek için çalışmasın. Ahlakî düşüklüğün en kötü mertebe­si, bir insanın mübtela olduğu günahı, asılsız tevillerle sevap diye göstermektir. Bu çukura düşüldükten sonra artık insa­nın geri çıkma imkanı kalmamaktadır.


    Fotoğraf Çektirme Ve Habersiz Fotoğraf Çekilmesinin Hükmü

    Soru:
    Haziran 1962'de Tercüman'ul Kur'an’da fotoğraf mese­lesini Kuran ve Sünnet'in ışığında o kadar güzel halletmişsi­niz ki, hak sözün zeki müslümanların kalb ve kafalarına işle­memesi için bir sebep yok. Ancak bir sorun daha var. Eğer fo­toğraf çektirmek gerçekten haram ise, gazetelerde çıkan fo­toğraflarınıza ne demeli. Hocalarımız ve alimlerimiz fotoğ­raf çektirmeyi genellikle haram olarak görseler de pratikte bu görüşleri hilafına bir tavır sergiliyorlar.

    Cevap:
    Belki de siz, günümüzde bir kişinin fotoğrafının ancak kendi isteği ile çekilebildiği düşüncesini taşıyorsunuz. Hal­buki günümüzde bir kimsenin fotoğrafı, birisini aniden kurşunluyorlarmış gibi çekilebilmektedir. Gazetelerde yayın­lanmış bulunan fotoğraflarımdan hiçbirisi benim rızamla çe­kilmemiştir. Fotoğraf konusunda ben görüşümü daha başın­dan beri açıkça söylemişimdir. Bütün bunlara rağmen birile­ri benim fotoğrafımı çekmekten sakınmazsa, tüm mesuliyet kendi boyunlarınadır. Bu yüzden, sizin bu konuyu benden değil de, onlardan sormanız daha yerinde olur. (Tercüman'ul Kur'an, 58. cild, 6. sayı, Eylül, 1962)





    İslama Göre Fotoğraf makinesi ile Resim Çekmek - Çektirmek Yusuf el Karadavi

    Fotoğrafın durumu nedir?
    Bu hususta da bazı alimler bunun caiz olduğunu, bir kısmı da olmadığını savunmuştur.

    Caiz görenler, fotoğraf belirli vasıtalarla gölgeyi hapsetmekten ibarettir, yasaklanan resimlerden değildir, çünkü yasaklanan resim, daha önce yapılmamış bir resmi yapmak, Allah'ın yarattığı bir hayvana benzetmeye çalışmaktır, halbuki herhangi bir aletle alınan fotoğrafta bu anlam yoktur, derler.

    Caiz görmeyenler de resim konusunda olduğu gibi fotoğraf konusunda da şiddet gösterir ve kerahati üzerinde ısrar ederler. Yalnız bunlar da pasaport, nüfus cüzdanı, ehliyet gibi zorunlu haller ve şüphelileri tanıma dolayısıyla çekilen ve tazim niyeti yahut inancı sarsma olmayan resim ve fotoğraflara ruhsat verirler.
    (Yusuf el-Kardâvî, İslâm'da Helal ve Haram, s. 128).


    Fotoğrafçılık

    Fotoğraf makinası ile resim çekmek konusunda Mısır'lı Allame Şeyh Muhammed Bahit el-Muti, "Fotoğrafçılığın helalliği konusunda yeterli cevap" adlı kitapçığında kamera ile çekilen tasvirlerin helal olduğunu savunuyor.

    Diyor ki,
    "Fotoğraf çekme işi yaratmaya benzetilemez, hadisi şerifte geçen "Benim yarattığım gibi yaratsın" ifadesi fotoğrafı kapsamaz. Çünkü bu iş gölgeleri hapsetmekten ibarettir. Zaten ismini koyan ve ne güzel koymuş, akis (yansıma), kameramana da yansıtan diyorlar. Böyle denmesinin nedeni, ayna gibi gölgeyi yansıtıyor olmasından dolayıdır. Heykeltıraş ve ressamların yaptığı gibi icat değildir. Bu yüzden de, haramiyet dairesine girmez, aksine mubahtır."

    Şeyh Muhammed Bahit'in bu fetvası çoğu ulemanın görüşüylede aynıdır. Ben de helal ve haram adlı kitabımda bu görüşü benimsedim.
    İşte bu gibi tasvirler, içinde şeran haram olmayan suretler bulunması şartıyla helaldir.
    Örneğin filmde açık kadın ve genç kızlar, ve seyrettirilmesi dinen caiz olmayan manzaralar bulunursa bu caiz olamaz. Ancak filme, çocuklarını, arkadaşlarını, doğal manzaraları çekmişse, tabi ki bunda bir sakınca yoktur.
    Ama bazen öyle anlar oluyor ki fotoğraf çekmek zaruri oluyor. Mesela nüfus cüzdanı, pasaport veya birbirlerine karıştırılan insanların fotoğrafları gibi.
    Artislerin, sanatçıların fotoğraflarını saklamak dinine bağlı hiç bir müslümana yakışmaz.
    Sanatçı veya artistlerin resimleriyle müslümanın ne işi var.

    Böyle işleri yapanlar, broşür bastırıyor, bakıyorsunki ahlaksız kadın fotoğraflarıyla doludur. Bilhassa zamanımızın kadını artık reklam aracı haline gelmiş durumda kadınlar sanki balıkçıların üzerine çullandığı ağ gibi. Bakıyorsunuz kadının elinde bir yiyecek resmini çekmişler, neymiş reklam yapıyorlar, daha neler neler.
    Gazete ve dergiler bu metodu takip ediyorlar, gençlerin resimleri büyük ticaret gelirine vesile oluyor ve böylece bir sürü genç kızların fotoğraflara çıkmasına neden oluyorlar.
    Soru soran kardeşimiz genelde bilgi ve kültürünü geliştirmek açısından belli bir dergiye abone ise gayeside fotoğraf değil ancak, bu fotoğrafları eşya olarak saklıyorsa pek zararı yoktur. Ama yine de en iyisi edep dışı bu çirkin işlerden kurtulmasıdır. Buna gücü yetmiyorsa bunları görülmeyecek bir yere atsın ve bakmasın, sadece okumakla yetinsin.
    Resimleri asmak ise kesinlikle caiz değildir. Bu şeriata muhaliftir. Çünkü bu tazimdir. Halbuki tazim ise Alemlerin Rabbi olan Allah'adır. Ondan başkasına olmaz.

    (Prof . Dr. Yusuf El- Kardavi Çağdaş Meselelere Fetvalar, Tahir Yayıncılık, İstanbul, 1994: 2/417-418)


  7. 27.Haziran.2016, 10:19
    4
    Misafir

    Cevap: İslam'a göre hatıra için fotoğraf çektirmek günahmıdır?

    Nişanlı ile birlikte çekilmiş resim profil resmi yapılır mı


  8. 27.Haziran.2016, 10:19
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Nişanlı ile birlikte çekilmiş resim profil resmi yapılır mı


  9. 03.Temmuz.2016, 16:19
    5
    arifselim
    Yönetici

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2007
    Üye No: 211
    Mesaj Sayısı: 23,361
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: İslam'a göre hatıra için fotoğraf çektirmek günahmıdır?

    Nişanlı demek henüz senin helalin demek değildir. Bu yüzden ilişkilerine dikkat etmelisin. Bu dediğini de yapmak caiz değildir.


  10. 03.Temmuz.2016, 16:19
    5
    Yönetici
    Nişanlı demek henüz senin helalin demek değildir. Bu yüzden ilişkilerine dikkat etmelisin. Bu dediğini de yapmak caiz değildir.





+ Yorum Gönder