Konusunu Oylayın.: Peygamberimizin hicrete kadar Mekke şirk yönetimi ile ilişkileri nasıldı? İslam'ın hakim olmadığı bir yerde Müsl

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Peygamberimizin hicrete kadar Mekke şirk yönetimi ile ilişkileri nasıldı? İslam'ın hakim olmadığı bir yerde Müsl
  1. 04.Haziran.2011, 05:58
    1
    Misafir

    Peygamberimizin hicrete kadar Mekke şirk yönetimi ile ilişkileri nasıldı? İslam'ın hakim olmadığı bir yerde Müsl






    Peygamberimizin hicrete kadar Mekke şirk yönetimi ile ilişkileri nasıldı? İslam'ın hakim olmadığı bir yerde Müsl Mumsema Peygamberimizin (s.a.v) hicrete kadar Mekke şirk yönetimi ile ilişkileri nasıldı? İslam'ın hakim olmadığı bir yerde Müslümanın içtimai hayatla ilişkisi nasıl olacak? (alışverişi, bankayla ilişkisi, devletin resmi kurumuyla ilişkisi,..)


  2. 04.Haziran.2011, 05:58
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Peygamberimizin (s.a.v) hicrete kadar Mekke şirk yönetimi ile ilişkileri nasıldı? İslam'ın hakim olmadığı bir yerde Müslümanın içtimai hayatla ilişkisi nasıl olacak? (alışverişi, bankayla ilişkisi, devletin resmi kurumuyla ilişkisi,..)


    Benzer Konular

    - Kıyamete kadar ruhlar nerede kalacak?gökte mi yoksa yerde mi? Cennettemi yoksabaşka yerde mi?

    - Peygamberimizin diğer insanlarla ilişkileri nasıldı

    - Mekke Döneminde Kâfirlerden Uzak Durma (Bera') Nasıldı?

    - Mekke Dönemi Yaşantısı Nasıldı?

    - İslâm Davetçisinin Hedefi İslâm'ın Hakim Olmasıdır

  3. 04.Haziran.2011, 06:56
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Peygamberimizin (s.a.v) hicrete kadar Mekke şirk yönetimi ile ilişkileri nasıldı? İslam'ın hakim olmadığı bir yer




    Mekke devrinde kurulmuş bir İslam devleti olmadığı için, hemen tatbik edilmesi istenen sosyal hayat ve ekonomiyle ilgili hükümler söz konusu değildi. Bu sebeple, Mekkî surelerin temel mesajları, daha çok toplumun inanç ve ahlakî yapılanmalarıyla ilgilidir.
    Kur’an, şirk, zulüm, ahlaksızlık ve eşkıyalığın hüküm sürdüğü bir muhitte, tevhit inancını, güzel ahlakı, adalet anlayışını yerleştirmeye yönelik mesajlar veriyordu. Bu anlayışı zedeleyen müşriklerin bazı teklifleri kabul edilmemiştir. İnsanlarla, diyalog kurulmuş, ayaklarına gidilmiş, böylece ilâhî mesajlar tebliğ edilmiştir...
    Bir Müslüman, şu anda bulunduğu yerlerde, İslam’ın emir ve yasaklarını göz önünde bulundurarak, hayatını sürdürmelidir. Sosyal hayata girmek zor da olsa, ille de harama girmek anlamına gelmez. En fazla zorluk, bazıları için belki de faiz konusudur. Onun haram olduğunu samimi bir şekilde içine sindirmek suretiyle -mümkün olduğunca- uzak durmak gerekir. Bu gün, faizsiz finans kurumları da mevcuttur. Ayrıca, doğrudan faiz akitlerine girmediğimiz zaman, haberimiz olmadan başkalarının yaptığı yanlışlardan biz sorumlu olmayız.
    İslam’a aykırı olmadığı sürece, gayri müslimlerle her türlü ticaret yapılabilir, insanlığın gereği olan sosyal ilişkiler kurulabilir. Yeter ki, kendisiyle alışveriş yapılan kimsenin bütün malı haram olmasın... Yeter ki, alacağımız mal bizzat haram olmasın...
    “Müslümanlar, gayri müslim de olsa yaptığı anlaşmalara bağlı kalmak zorundadır. Vergi vermek, insanlığın gerçek yüzünü gösteren evrensel değerlere sahip çıkmak, memurluk yapmak, hiçbir zaman şirk değildir (Evrensel değerler, bildiğimiz kadarıyla, semavî dinlerin ortak paydasını teşkil eden güzel insanî değerledir). Çünkü, tarih boyunca – Yahudilerle yapılan bir anlaşma olan Medine Vesikası dahil, pek çok gelişmeler, gayri müslimlerle olan ilişkilerin var olduğunu göstermektedir. Hz. Peygamber (a.s.m), meşhur Taif dönüşü, Mekke’ye bir müşrik himayesinde girdiği, Huneyn-Taif-Sakif savaşına çıkarken, Mekkeli müşriklerden silah ve yardım aldığı bilinmektedir.
    İslam’ın güzelliği, ancak güzel ahlak, doğru söz, dürüst muamelelerle gösterilebilir. Bunu yapmak, yalnız bir insanlık görevi değil, İslam’ın evrensel mesajının dünya çapında yankılanmasının da yoludur.


  4. 04.Haziran.2011, 06:56
    2
    Editör



    Mekke devrinde kurulmuş bir İslam devleti olmadığı için, hemen tatbik edilmesi istenen sosyal hayat ve ekonomiyle ilgili hükümler söz konusu değildi. Bu sebeple, Mekkî surelerin temel mesajları, daha çok toplumun inanç ve ahlakî yapılanmalarıyla ilgilidir.
    Kur’an, şirk, zulüm, ahlaksızlık ve eşkıyalığın hüküm sürdüğü bir muhitte, tevhit inancını, güzel ahlakı, adalet anlayışını yerleştirmeye yönelik mesajlar veriyordu. Bu anlayışı zedeleyen müşriklerin bazı teklifleri kabul edilmemiştir. İnsanlarla, diyalog kurulmuş, ayaklarına gidilmiş, böylece ilâhî mesajlar tebliğ edilmiştir...
    Bir Müslüman, şu anda bulunduğu yerlerde, İslam’ın emir ve yasaklarını göz önünde bulundurarak, hayatını sürdürmelidir. Sosyal hayata girmek zor da olsa, ille de harama girmek anlamına gelmez. En fazla zorluk, bazıları için belki de faiz konusudur. Onun haram olduğunu samimi bir şekilde içine sindirmek suretiyle -mümkün olduğunca- uzak durmak gerekir. Bu gün, faizsiz finans kurumları da mevcuttur. Ayrıca, doğrudan faiz akitlerine girmediğimiz zaman, haberimiz olmadan başkalarının yaptığı yanlışlardan biz sorumlu olmayız.
    İslam’a aykırı olmadığı sürece, gayri müslimlerle her türlü ticaret yapılabilir, insanlığın gereği olan sosyal ilişkiler kurulabilir. Yeter ki, kendisiyle alışveriş yapılan kimsenin bütün malı haram olmasın... Yeter ki, alacağımız mal bizzat haram olmasın...
    “Müslümanlar, gayri müslim de olsa yaptığı anlaşmalara bağlı kalmak zorundadır. Vergi vermek, insanlığın gerçek yüzünü gösteren evrensel değerlere sahip çıkmak, memurluk yapmak, hiçbir zaman şirk değildir (Evrensel değerler, bildiğimiz kadarıyla, semavî dinlerin ortak paydasını teşkil eden güzel insanî değerledir). Çünkü, tarih boyunca – Yahudilerle yapılan bir anlaşma olan Medine Vesikası dahil, pek çok gelişmeler, gayri müslimlerle olan ilişkilerin var olduğunu göstermektedir. Hz. Peygamber (a.s.m), meşhur Taif dönüşü, Mekke’ye bir müşrik himayesinde girdiği, Huneyn-Taif-Sakif savaşına çıkarken, Mekkeli müşriklerden silah ve yardım aldığı bilinmektedir.
    İslam’ın güzelliği, ancak güzel ahlak, doğru söz, dürüst muamelelerle gösterilebilir. Bunu yapmak, yalnız bir insanlık görevi değil, İslam’ın evrensel mesajının dünya çapında yankılanmasının da yoludur.





+ Yorum Gönder