Konusunu Oylayın.: 4 yaşındaki oğlum ; ALLAH nerede , ALLAH kaç yaşında , ALLAH erkekmi gibi sorular soruyor ne cevap vereceğimi bilmiyorum

5 üzerinden 4.25 | Toplam : 8 kişi
4 yaşındaki oğlum ; ALLAH nerede , ALLAH kaç yaşında , ALLAH erkekmi gibi sorular soruyor ne cevap vereceğimi bilmiyorum
  1. 02.Haziran.2011, 13:39
    1
    Misafir

    4 yaşındaki oğlum ; ALLAH nerede , ALLAH kaç yaşında , ALLAH erkekmi gibi sorular soruyor ne cevap vereceğimi bilmiyorum






    4 yaşındaki oğlum ; ALLAH nerede , ALLAH kaç yaşında , ALLAH erkekmi gibi sorular soruyor ne cevap vereceğimi bilmiyorum Mumsema 4 yaşındaki oğlum ; ALLAH nerede , ALLAH kaç yaşında , ALLAH erkekmi gibi sorular soruyor ne cevap vereceğimi bilmiyorum.Çocuğuma yanlış cevaplar vermek istemiyorum. Bana bu konuda yardımcı olursanız sevinirim. Şimdiden çok teşekkür ederim.


  2. 02.Haziran.2011, 13:39
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    4 yaşındaki oğlum ; ALLAH nerede , ALLAH kaç yaşında , ALLAH erkekmi gibi sorular soruyor ne cevap vereceğimi bilmiyorum.Çocuğuma yanlış cevaplar vermek istemiyorum. Bana bu konuda yardımcı olursanız sevinirim. Şimdiden çok teşekkür ederim.


    Benzer Konular

    - Kızım Allah'ı Soruyor

    - Her şeye gücü yeten Allah, kendi kaldıramayacağı kadar ağır bir taş yaratabilir mi? nasıl bir cevap

    - Allah hani nerede sözü Allah'ı inkar etmek midir?

    - Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler Şüphesiz Allah kuvvetlidir mutlak güç sahibidir (Hacc, 74)

    - Oğlum Allah nerde diye soruyor nasıl cevaplayayım

  3. 04.Haziran.2011, 11:51
    2
    HİZMETKAR
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Mayıs.2011
    Üye No: 86992
    Mesaj Sayısı: 371
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Bulunduğu yer: Dertlerin Babası

    Cevap: 4 yaşındaki oğlum ; ALLAH nerede , ALLAH kaç yaşında , ALLAH erkekmi gibi sorular soruyor ne cevap vereceğimi bil




    Çocuklara Allah'ı Nasıl Anlatabiliriz?

    Israrla Rabbimizi anlatırız da, çocuğumuzun bu anlatımlardan zevk almadığını ve etkilenmediğini görürüz Anne-babaların çocuğun soğukluğundan ya da yanlış tercihlerinden gerekli dersleri her zaman çıkarabildikleri söylenemez Oysa “nerede hata yaptık?” sorusunu sıkça sormalıyız kendimize

    Mü’min anne-baba, çocuklarının da mü’min olarak yetişmelerini ister Bu aynı zamanda dini bir yükümlülüktür
    Mü’min anne-babalar, doğumlarıyla birlikte kendilerine neşelerin en güzelini tattıran çocuklarının kulaklarına Ezan-ı Muhammedi’yi okurlar ki, nebevi terbiyenin şartlarından birisi yerine gelmiş olsun Özellikle de ailede salih bir mü’min aranır, bu işi deruhde etmesi ve adeta bebeğin “kâlu belâ”da verdiği sözü çağrıştırması için


    Çocuk, bizleri bilinçli bir şekilde izlemeye başladığı güne dek, eğitim açısından her şey güzel ve nisbeten kolaydır Aslında doğduğu anda bile annesinin sesini tanıyacak kadar yetenekli olan bu minicik varlıkların bizleri izlemedikleri an var mıdır?
    Ama yine de daha zor olanı, çevresiyle ilgisinin başladığı, sorular sorduğu dönemdir

    Eğitimciler, çocukların doğuştan dini kabule hazır olduklarını vurguluyorlar Bizim yaşına ve dönemine uygun bir tarzda anlatacağımız dini konuları çok yadırgamayacak, hemen kabullenme eğilimi gösterecektir İşte bu noktada küçüklerin değil, büyüklerin eğitime ve bilgilenmeye ihtiyaçları vardır

    Çocuğumuzun dini kabule hazır olduğunu düşündüğümüz anda en uygun fırsatı yakaladığımızı düşünür ve bildiklerimizi en ince teferruatına kadar anlatmaya başlarız Amaç, Rabbimizi tanıtmak gibi hem samimi hem de mukaddes bir amaçtır Niyet güzeldir Fakat yalnızca niyetin güzel olması yetmemekte, niyetin nasıl gerçekleştirileceği büyük önem kazanmaktadır Bizim için bir sınav başlamıştır artık Dini eğitim vermek açısından çocuğumuzun ilk çocukluk yılları, onun geleceğini de etkileyecek başarılı bir dönem olabileceği gibi kalıcı yanlışlar dönemi de olabiliyor

    Yanlışlarımız

    Israrla Rabbimizi anlatırız da, çocuğumuzun bu anlatımlardan zevk almadığını ve etkilenmediğini görürüz Bütün çabalarımıza rağmen, diğer varlıkları tanımaya çalışırken gösterdiği iştiyakı, heyecanı dini öğrenme noktasında göstermez Daha da üstüne gittiğimizde “ben Allah’ı sevmiyorum, O’nun cehennemi var” diyerek tavrını koyacaktır Anne-babaların çocuğun soğukluğundan ya da yanlış tercihlerinden gerekli dersleri her zaman çıkarabildikleri söylenemez Oysa “nerede hata yaptık?” sorusunu sıkça sormalıyız kendimize

    Çocuğun sorular sormasına, özellikle yaratılış ile ilgilenmesine güvenerek Allah’ın zaman ve mekan dışı, ezeli ve ebedi oluşundan bahsederiz Halbuki çocukta henüz sayı ve zaman kavramı oluşmamıştır Soyut düşünememektedir; doğal olarak tanıyacağı ve seveceği her şeyi, görebileceği bir varlık olarak algılama eğilimindedir Bu nedenle, biz zaman ve mekan üstü, aşkın bir varlıktan, O’nun sonsuz kudretinden bahsettikçe o, Allah’ı kendinden çok uzak, sevilmesi zor bir varlık olarak algılayacaktır Bizim anlattıklarımızdan değil, güleryüzle kendisine hediye veren kişiden daha çok etkilenecektir Çocuğun duygusal ve zihinsel hazır oluşunu gözetmeden ona anlayamayacağı bir şekilde Allah’tan, ahiretten bahsetmek çoğu zaman zararlı sonuçlar doğurabilmektedir

    Yine mü’min anne-babanın yaptığı en önemli yanlışlardan bir diğeri de, çocuğu Allah ile korkutmaktır Soruları ve algılama kapasiteleri gün geçtikçe büyüyen çocukların yaramazlıkları da artar Ve anne-babanın bir yığın önemli işinin arasında bazen tahammül edilmesi zor bir “nesne” gibi durur çocuklar İşleri akamete uğratan, bir an önce aradan çekilmesi gereken bir nesne Böyle durumlarda düşünmeden, yine en kestirme ve kolay yolu tercih ederek, yaramazlığına devam ettiği sürece “Allah’ın onu cehenneme atacağını ve yakacağını” söyleyerek tehdit ederiz Ya da “Allah cezanı versin” gibi bir bedduayı layık görürüz ona Oysa tüm bu cümleler çocuğa arzu etmediğimiz şekilde bir Allah tanımı vermektedir Çocuk, Allah’ın insanları cezalandırmak için fırsat kolladığını, en küçük hatalarda bile onları ateşe atmak istediğini düşünür

    Çocuğu istediğimiz şekilde sindirmiş ve kalan işlerimize devam etmek için gerekli ortamı temin etmişizdir Öfkemiz de dinmiştir bu arada Söylediklerimizi unuttuğumuz gibi çocuğun etkilenişini de farketmemişizdir Ve dini eğitim için uygun bir fırsat olarak gördüğümüz bir başka zaman diliminde Allah’ın ne kadar büyük olduğunu, herşeyi O’nun yarattığını, iyilere mükafat, kötülere ceza vereceğini anlatarak bir çelişkiler yumağına sokarız onu Henüz tehdit cümlelerinin verdiği korkuyu üzerinden atamayan çocuk, bizim sabırsızlığımız sayesinde Yüce Yaratıcı’nın ilk önce “gazab” sıfatıyla tanışmıştır Her şeye kızan, azabı seven bir Allah tanıtmışızdır ona Bir de görsün, alışsın ve sevsin diye götürdüğümüz camide koştuğu, gürültü yaptığı için kibarca ikaz etmek yerine azarlamışsak eğer, çocuk bir kez daha kırılır ve bir kez daha ümidini keser Allah’ın merhametli olduğundan

    Ne Yapmalı?

    Anlık ve çoğu kez de gereksiz öfkelerimize alet etmemeliyiz Allah’ın gazab sıfatını Çocukların sevgiyle büyüdüğünü, sevgiye daha çabuk cevap verdiklerini unutmayarak, Allah’ın merhamet sıfatlarından ve kullarını sevdiğinden bahsetmeliyiz ilk önce Çocuklar kelebeklerden, kuşlardan, çiçeklerden ve daha bir yığın rengarenk, hareketli varlıklardan çok hoşlanırlar Allah’ın bütün bunları sevdiği için bizlere verdiğini anlatabiliriz onlara Algılama yeteneği geliştikçe yaşına uygun örnekleri ve diyalogları kulanabiliriz

    Aksine davranışların, bize çocuk yetiştirme sınavını kaybettireceğini unutmayalım Korku ve endişeleri yoğun bir varlık olan çocuğa, bir başka korkuyu, özellikle de Allah’ın hep cezalandıracağı korkusunu vermeyi, dini eğitimin ilk basamağı olarak tercih etmenin büyük bir yanlış olduğunu bilmeliyiz

    Dindar bir aileden gelip de inkarı tercih eden ve dinden nefret eden insanların geçmişlerinde genellikle bu tür eğitim yanlışlarının var olduğunu görürüz Dayakla din öğretilmeye çalışılan insanlar, ilk fırsatta dinden uzaklaşırlar

    Yine unutmayalım ki, çocuk eğitimi bir bütündür Şiddete maruz kalan, bütün hataları şiddetle cezalandırılan bir çocuk, Allah’ın şefkatli, merhametli ve adalet sahibi olduğunu zor anlayabilecektir Zira “Sevgi verasetle kazanılır”

    Kaynak: SEMERKAND Aile Dergisi, Ulviye İmamoğlueriği


  4. 04.Haziran.2011, 11:51
    2
    Devamlı Üye



    Çocuklara Allah'ı Nasıl Anlatabiliriz?

    Israrla Rabbimizi anlatırız da, çocuğumuzun bu anlatımlardan zevk almadığını ve etkilenmediğini görürüz Anne-babaların çocuğun soğukluğundan ya da yanlış tercihlerinden gerekli dersleri her zaman çıkarabildikleri söylenemez Oysa “nerede hata yaptık?” sorusunu sıkça sormalıyız kendimize

    Mü’min anne-baba, çocuklarının da mü’min olarak yetişmelerini ister Bu aynı zamanda dini bir yükümlülüktür
    Mü’min anne-babalar, doğumlarıyla birlikte kendilerine neşelerin en güzelini tattıran çocuklarının kulaklarına Ezan-ı Muhammedi’yi okurlar ki, nebevi terbiyenin şartlarından birisi yerine gelmiş olsun Özellikle de ailede salih bir mü’min aranır, bu işi deruhde etmesi ve adeta bebeğin “kâlu belâ”da verdiği sözü çağrıştırması için


    Çocuk, bizleri bilinçli bir şekilde izlemeye başladığı güne dek, eğitim açısından her şey güzel ve nisbeten kolaydır Aslında doğduğu anda bile annesinin sesini tanıyacak kadar yetenekli olan bu minicik varlıkların bizleri izlemedikleri an var mıdır?
    Ama yine de daha zor olanı, çevresiyle ilgisinin başladığı, sorular sorduğu dönemdir

    Eğitimciler, çocukların doğuştan dini kabule hazır olduklarını vurguluyorlar Bizim yaşına ve dönemine uygun bir tarzda anlatacağımız dini konuları çok yadırgamayacak, hemen kabullenme eğilimi gösterecektir İşte bu noktada küçüklerin değil, büyüklerin eğitime ve bilgilenmeye ihtiyaçları vardır

    Çocuğumuzun dini kabule hazır olduğunu düşündüğümüz anda en uygun fırsatı yakaladığımızı düşünür ve bildiklerimizi en ince teferruatına kadar anlatmaya başlarız Amaç, Rabbimizi tanıtmak gibi hem samimi hem de mukaddes bir amaçtır Niyet güzeldir Fakat yalnızca niyetin güzel olması yetmemekte, niyetin nasıl gerçekleştirileceği büyük önem kazanmaktadır Bizim için bir sınav başlamıştır artık Dini eğitim vermek açısından çocuğumuzun ilk çocukluk yılları, onun geleceğini de etkileyecek başarılı bir dönem olabileceği gibi kalıcı yanlışlar dönemi de olabiliyor

    Yanlışlarımız

    Israrla Rabbimizi anlatırız da, çocuğumuzun bu anlatımlardan zevk almadığını ve etkilenmediğini görürüz Bütün çabalarımıza rağmen, diğer varlıkları tanımaya çalışırken gösterdiği iştiyakı, heyecanı dini öğrenme noktasında göstermez Daha da üstüne gittiğimizde “ben Allah’ı sevmiyorum, O’nun cehennemi var” diyerek tavrını koyacaktır Anne-babaların çocuğun soğukluğundan ya da yanlış tercihlerinden gerekli dersleri her zaman çıkarabildikleri söylenemez Oysa “nerede hata yaptık?” sorusunu sıkça sormalıyız kendimize

    Çocuğun sorular sormasına, özellikle yaratılış ile ilgilenmesine güvenerek Allah’ın zaman ve mekan dışı, ezeli ve ebedi oluşundan bahsederiz Halbuki çocukta henüz sayı ve zaman kavramı oluşmamıştır Soyut düşünememektedir; doğal olarak tanıyacağı ve seveceği her şeyi, görebileceği bir varlık olarak algılama eğilimindedir Bu nedenle, biz zaman ve mekan üstü, aşkın bir varlıktan, O’nun sonsuz kudretinden bahsettikçe o, Allah’ı kendinden çok uzak, sevilmesi zor bir varlık olarak algılayacaktır Bizim anlattıklarımızdan değil, güleryüzle kendisine hediye veren kişiden daha çok etkilenecektir Çocuğun duygusal ve zihinsel hazır oluşunu gözetmeden ona anlayamayacağı bir şekilde Allah’tan, ahiretten bahsetmek çoğu zaman zararlı sonuçlar doğurabilmektedir

    Yine mü’min anne-babanın yaptığı en önemli yanlışlardan bir diğeri de, çocuğu Allah ile korkutmaktır Soruları ve algılama kapasiteleri gün geçtikçe büyüyen çocukların yaramazlıkları da artar Ve anne-babanın bir yığın önemli işinin arasında bazen tahammül edilmesi zor bir “nesne” gibi durur çocuklar İşleri akamete uğratan, bir an önce aradan çekilmesi gereken bir nesne Böyle durumlarda düşünmeden, yine en kestirme ve kolay yolu tercih ederek, yaramazlığına devam ettiği sürece “Allah’ın onu cehenneme atacağını ve yakacağını” söyleyerek tehdit ederiz Ya da “Allah cezanı versin” gibi bir bedduayı layık görürüz ona Oysa tüm bu cümleler çocuğa arzu etmediğimiz şekilde bir Allah tanımı vermektedir Çocuk, Allah’ın insanları cezalandırmak için fırsat kolladığını, en küçük hatalarda bile onları ateşe atmak istediğini düşünür

    Çocuğu istediğimiz şekilde sindirmiş ve kalan işlerimize devam etmek için gerekli ortamı temin etmişizdir Öfkemiz de dinmiştir bu arada Söylediklerimizi unuttuğumuz gibi çocuğun etkilenişini de farketmemişizdir Ve dini eğitim için uygun bir fırsat olarak gördüğümüz bir başka zaman diliminde Allah’ın ne kadar büyük olduğunu, herşeyi O’nun yarattığını, iyilere mükafat, kötülere ceza vereceğini anlatarak bir çelişkiler yumağına sokarız onu Henüz tehdit cümlelerinin verdiği korkuyu üzerinden atamayan çocuk, bizim sabırsızlığımız sayesinde Yüce Yaratıcı’nın ilk önce “gazab” sıfatıyla tanışmıştır Her şeye kızan, azabı seven bir Allah tanıtmışızdır ona Bir de görsün, alışsın ve sevsin diye götürdüğümüz camide koştuğu, gürültü yaptığı için kibarca ikaz etmek yerine azarlamışsak eğer, çocuk bir kez daha kırılır ve bir kez daha ümidini keser Allah’ın merhametli olduğundan

    Ne Yapmalı?

    Anlık ve çoğu kez de gereksiz öfkelerimize alet etmemeliyiz Allah’ın gazab sıfatını Çocukların sevgiyle büyüdüğünü, sevgiye daha çabuk cevap verdiklerini unutmayarak, Allah’ın merhamet sıfatlarından ve kullarını sevdiğinden bahsetmeliyiz ilk önce Çocuklar kelebeklerden, kuşlardan, çiçeklerden ve daha bir yığın rengarenk, hareketli varlıklardan çok hoşlanırlar Allah’ın bütün bunları sevdiği için bizlere verdiğini anlatabiliriz onlara Algılama yeteneği geliştikçe yaşına uygun örnekleri ve diyalogları kulanabiliriz

    Aksine davranışların, bize çocuk yetiştirme sınavını kaybettireceğini unutmayalım Korku ve endişeleri yoğun bir varlık olan çocuğa, bir başka korkuyu, özellikle de Allah’ın hep cezalandıracağı korkusunu vermeyi, dini eğitimin ilk basamağı olarak tercih etmenin büyük bir yanlış olduğunu bilmeliyiz

    Dindar bir aileden gelip de inkarı tercih eden ve dinden nefret eden insanların geçmişlerinde genellikle bu tür eğitim yanlışlarının var olduğunu görürüz Dayakla din öğretilmeye çalışılan insanlar, ilk fırsatta dinden uzaklaşırlar

    Yine unutmayalım ki, çocuk eğitimi bir bütündür Şiddete maruz kalan, bütün hataları şiddetle cezalandırılan bir çocuk, Allah’ın şefkatli, merhametli ve adalet sahibi olduğunu zor anlayabilecektir Zira “Sevgi verasetle kazanılır”

    Kaynak: SEMERKAND Aile Dergisi, Ulviye İmamoğlueriği


  5. 08.Haziran.2011, 18:39
    3
    Mürid74
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Ocak.2011
    Üye No: 83646
    Mesaj Sayısı: 186
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: 4 yaşındaki oğlum ; ALLAH nerede , ALLAH kaç yaşında , ALLAH erkekmi gibi sorular soruyor ne cevap vereceğimi bil

    Benimde oglum o yaslarda bize böyle sorular soruyordu, biz ise ona öncelikle anliyacagi bir lisanda Allahi (c.c.) anlatmaya calisiyorduk.
    Büyüdükce sorularida daha olgun bir sekilde ve gelen cevabin daha mantikli olmasina dikkat ediyor.

    Allah (c.c.) yardimcimiz olsun!!!


  6. 08.Haziran.2011, 18:39
    3
    Devamlı Üye
    Benimde oglum o yaslarda bize böyle sorular soruyordu, biz ise ona öncelikle anliyacagi bir lisanda Allahi (c.c.) anlatmaya calisiyorduk.
    Büyüdükce sorularida daha olgun bir sekilde ve gelen cevabin daha mantikli olmasina dikkat ediyor.

    Allah (c.c.) yardimcimiz olsun!!!


  7. 01.Şubat.2013, 20:46
    4
    Misafir

    Cevap: 4 yaşındaki oğlum ; ALLAH nerede , ALLAH kaç yaşında , ALLAH erkekmi gibi sorular soruyor ne

    Benimde oglum o yaslarda bize böyle sorular soruyordu


  8. 01.Şubat.2013, 20:46
    4
    Administrator - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Misafir
    Benimde oglum o yaslarda bize böyle sorular soruyordu





+ Yorum Gönder