Konusunu Oylayın.: Yardım,yardımlaşma ile ilgili yazı verirmisiniz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 6 kişi
Yardım,yardımlaşma ile ilgili yazı verirmisiniz?
  1. 01.Haziran.2011, 19:46
    1
    Misafir

    Yardım,yardımlaşma ile ilgili yazı verirmisiniz?

  2. 01.Haziran.2011, 19:55
    2
    esin-ti
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ocak.2009
    Üye No: 46167
    Mesaj Sayısı: 2,863
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33

    Cevap: Yardım,yardımlaşma ile ilgili yazı verirmisiniz?




    İnfak ve yardımlaşma
    İslam’ın beş temel esasından biri olan Zekat ibadeti, dinen zengin sayılan varlıklı müslümanların mülklerinden ayırarak Allah’ın belirlediği 8 sınıf insana vermesi demektir. İslam’ın bu güzel emri, bir ibadet anlayışıyla, şuurlu bir şekilde yerine getirildiği zaman, toplum bir İnfak Medeniyeti haline dönüşür. Bir birlerini gözeten insanların oluşturduğu bir toplum, sevgi toplumudur, huzur toplumudur.
    Üzülerek ifade edelim ki, çağımızda, insanlığın durumu hiçte iç açıcı değildir. Çünkü günümüzde, bencillik alabildiğine yayılmakta ve “insan insanın kurdudur” anlayışı hüküm sürmektedir. Öyle ki, küreselleşme sürecini yaşayan günümüz dünyasında, küreselleşme, küçük bir azınlığın zenginleşmesi, büyük bir çoğunluğun da fakirleşmesi olarak tecelli etmektedir. İstatistikler ve uluslararası kurumların raporları bu gerçeği net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bugün dünyamızda 2,5 milyar insan açlık sınırının altında yaşamaktadır. Birleşmiş Milletler tarafından yapılan araştırmaya göre, nerede ise, her gün 24 bin kişi açlıktan veya açlıkla ilgili nedenlerden dolayı ölmektedir. Bir tarafta açlığa maruz kalan 3 milyara yakın insan, diğer bir tarafta ise, aşırı tüketim hastalığının bir tezahürü olarak servet harcayan insanlar.. Bir yandan su bulamadıklarından dolayı ölüme mahkûm, muhtaç insanlar, diğer yanda ise, yığılmış servetlerinden su gibi para harcayanlar...
    Böyle bir ortamda, İslam’ın şefkat eliyle şekillenen “İnfak Medeniyeti”nin önemi ve kıymeti daha net bir şekilde anlaşılmaktadır. Bakın İslam tarihine... Ümmetine örneklik teşkil eden ve bir gece dahi altınla sabahlamaktan içtinab eden Hz. Muhammed Mustafa’ya bakın! Bir de, Allah Rasülü (s.a.) “Evinde çocuklarına ve ailene ne bıraktın?” diye sorduğunda “Allah ve Rasülü’nün sevgisini bıraktım” diyen bir Hz. Ebu Bekir adanışına bakın!
    Bu çağa ve insanlığa, hayatiyet katmak için, Hz. Muhammedi merhametle yetişmiş insanların nefesine çok büyük ihtiyaç var! Bunun için, müminler sadakalarını ince bir dikkat ve hassasiyetle mutlaka verilmelidirler.. Çünkü sadaka, malı kirden temizler, arındırır. Malın şükrü eda edildiği için, bereketlenir. Netice olarak toplum, huzur ve barış toplumu olur.Biz Müslümanlar, komşumuz, yakın ve uzak çevremiz açken tok yatamayız; onlar felaketlerin altında inlerken kayıtsız kalamayız! Afrika’nın çığlığını; susuzluğunu duymalıyız... Deprem ve sel felaketlerine maruz kalan insanlara yardım elimizi uzatmalıyız.
    Maddi gücü olduğu halde vermeyen mü’min, kıyamet gününde Yüce Allah’ın huzurunda utanacaktır. Bu sebeple, gönüllü bir ödeme şekli olan sadakalarımızı samimi ve ihlaslı bir şekilde Allah’ın rızasını gözeterek verelim. Yüce Allah buyuruyor: “Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.” (Bakara, 2/261)
    alıntı

    .

    İSLAMDA YARDIMLAŞMA

    Mensubu olmakla şeref duyduğumuz İslam Dini,fertler arasında yardımlaşma ve dayanışmayı emretmiştir.Yüce Mevla’sına teslim olan ve onun bütün emirlerini yerine getirmekle yükümlü olan Müslüman, Cenabı Hakkın yardımlaşma ile alakalı emirlerini, kendi gücü nispetinde icra ve ifa edecektir.çünkü bizler,kelime manası emniyet, esenlik,selamet ve huzur olan bir dinin mensuplarıyız.Yine “komşusu aç iken tok yatan bizden değildir1.”diyen bir peygamberin ümmetiyiz. Bu itibarla Müslüman sadece kendi nefsini düşünen değil,daima çevresini,akrabalarını,komşularını görüp gözeten,varsa ihtiyaçlarını araştırıp tespit eden ve karşılayan bir zihniyete sahip olmalıdır.


    Bu hususta Cenabı Hak şöyle buyuruyor:“iyilikte ve kötülükten sakınmakta yardımlaşın,günah işlemekte ve aşırı gitmekte yardımlaşmayın Allah’tan sakının Allah’ın cezası çok şiddetlidir.”2. Peygamber efendimiz(s.a.v)de “mü’min müminin aynası ve kardeşidir.Kardeşinin nafakasını temin etmesine yardımcı olur.onu gıyabında korur ve gözetir.”3 buyurmaktadır.Öyleyse bizler bu ayet ve hadislerin ışığında , yeniden bir yardımlaşma şuuruna varıp, çevremizdeki güçsüzleri, öksüzleri, yetimleri ve kimsesizleri bulup yardım elimizi uzatmalı ve onları sevindirmeliyiz.Yardımlaşma hususunda örnek almamız gereken pek çok değerli şahsiyet vardır.Mesela:“ Hz. Ebubekir’in Müslüman olduktan sonra seksen bin altınını fakirlere dağıttığını”(4) “Hz. Osman’ın ise kıtlığın ve açlığın hüküm sürdüğü bir dönemde üzüm ve buğday yüklü bin deveyi, yükleriyle beraber tasadduk ettiğini.5” görüyoruz.işte bu gibi yardımlaşma hususunda zirveye ulaşmış olan değerler, bizleri de cezbetmeli içimizdeki yardımlaşma ve yoksulun elinden tutma hissini harekete geçirmelidir.

    Yüce rabbimizin bizlere yol gösteren, hayırlarda yarışmayı, durmadan çalışmayı ve insanlara faydalı olmayı öğütleyen emirlerini, hayata geçirdiğimiz an, inanınız bütün sıkıntılarımız son bulacaktır.Bu ülkenin evlatları olarak bizler ve bu hususta kendini sorumlu addeden bütün kurum, kuruluş ve şahsiyetler, topyekün birlik olup el ele vererek, sıkıntılarımızı tespit edip, onları mükemmel bir din kardeşliği kombinezonuyla halletmeliyiz. Bu konuda bize en güzel örnek asrı saadet döneminde Mekkeli Müslümanlarla Medineli Müslümanlar arasında gerçekleştirilen Ensar Muhacir kardeşliğidir.Öyle ümit ediyorum ki; bizlerde de onlardaki gibi birleşme, paylaşma, katlanma, destek olma ve kaynaşma şuuru hasıl olduğu an, bütün sorunlarımız son bulacaktır. Unutmamalıyız ki , maddi çıkarlar üzerine kurulmayıp, sırf Allah rızası için tesis edilen dostluk, kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma, fertlerin dünya ve ahirette mutlu olmalarına vesile olacaktır,hutbeme bir ayet mealiyle son vermek istiyorum. Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Onlar bollukta ve darlıkta(acize,yetime,fakire ve darda olana) yardım ederler.Öfkelerini yenerler ve insanları affederler.Allah iyilik edenleri sever.”6.

    1-Mişkatül Mesabih-4991
    2-Maide suresi Ayet 2
    3-Keşfül Hafa-2687
    4-Şemsüddin Ahmet , 4 büyük halife (sayfa 39 No.23)
    5-Şemsüddin Ahmet 4 büyük halife (sayfa 220 No.53)
    6-Ali İmran suresi Ayet 134


  3. 01.Haziran.2011, 19:55
    2
    ♥• ραyLαşмακ güzéLdiя •♥



    İnfak ve yardımlaşma
    İslam’ın beş temel esasından biri olan Zekat ibadeti, dinen zengin sayılan varlıklı müslümanların mülklerinden ayırarak Allah’ın belirlediği 8 sınıf insana vermesi demektir. İslam’ın bu güzel emri, bir ibadet anlayışıyla, şuurlu bir şekilde yerine getirildiği zaman, toplum bir İnfak Medeniyeti haline dönüşür. Bir birlerini gözeten insanların oluşturduğu bir toplum, sevgi toplumudur, huzur toplumudur.
    Üzülerek ifade edelim ki, çağımızda, insanlığın durumu hiçte iç açıcı değildir. Çünkü günümüzde, bencillik alabildiğine yayılmakta ve “insan insanın kurdudur” anlayışı hüküm sürmektedir. Öyle ki, küreselleşme sürecini yaşayan günümüz dünyasında, küreselleşme, küçük bir azınlığın zenginleşmesi, büyük bir çoğunluğun da fakirleşmesi olarak tecelli etmektedir. İstatistikler ve uluslararası kurumların raporları bu gerçeği net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bugün dünyamızda 2,5 milyar insan açlık sınırının altında yaşamaktadır. Birleşmiş Milletler tarafından yapılan araştırmaya göre, nerede ise, her gün 24 bin kişi açlıktan veya açlıkla ilgili nedenlerden dolayı ölmektedir. Bir tarafta açlığa maruz kalan 3 milyara yakın insan, diğer bir tarafta ise, aşırı tüketim hastalığının bir tezahürü olarak servet harcayan insanlar.. Bir yandan su bulamadıklarından dolayı ölüme mahkûm, muhtaç insanlar, diğer yanda ise, yığılmış servetlerinden su gibi para harcayanlar...
    Böyle bir ortamda, İslam’ın şefkat eliyle şekillenen “İnfak Medeniyeti”nin önemi ve kıymeti daha net bir şekilde anlaşılmaktadır. Bakın İslam tarihine... Ümmetine örneklik teşkil eden ve bir gece dahi altınla sabahlamaktan içtinab eden Hz. Muhammed Mustafa’ya bakın! Bir de, Allah Rasülü (s.a.) “Evinde çocuklarına ve ailene ne bıraktın?” diye sorduğunda “Allah ve Rasülü’nün sevgisini bıraktım” diyen bir Hz. Ebu Bekir adanışına bakın!
    Bu çağa ve insanlığa, hayatiyet katmak için, Hz. Muhammedi merhametle yetişmiş insanların nefesine çok büyük ihtiyaç var! Bunun için, müminler sadakalarını ince bir dikkat ve hassasiyetle mutlaka verilmelidirler.. Çünkü sadaka, malı kirden temizler, arındırır. Malın şükrü eda edildiği için, bereketlenir. Netice olarak toplum, huzur ve barış toplumu olur.Biz Müslümanlar, komşumuz, yakın ve uzak çevremiz açken tok yatamayız; onlar felaketlerin altında inlerken kayıtsız kalamayız! Afrika’nın çığlığını; susuzluğunu duymalıyız... Deprem ve sel felaketlerine maruz kalan insanlara yardım elimizi uzatmalıyız.
    Maddi gücü olduğu halde vermeyen mü’min, kıyamet gününde Yüce Allah’ın huzurunda utanacaktır. Bu sebeple, gönüllü bir ödeme şekli olan sadakalarımızı samimi ve ihlaslı bir şekilde Allah’ın rızasını gözeterek verelim. Yüce Allah buyuruyor: “Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.” (Bakara, 2/261)
    alıntı

    .

    İSLAMDA YARDIMLAŞMA

    Mensubu olmakla şeref duyduğumuz İslam Dini,fertler arasında yardımlaşma ve dayanışmayı emretmiştir.Yüce Mevla’sına teslim olan ve onun bütün emirlerini yerine getirmekle yükümlü olan Müslüman, Cenabı Hakkın yardımlaşma ile alakalı emirlerini, kendi gücü nispetinde icra ve ifa edecektir.çünkü bizler,kelime manası emniyet, esenlik,selamet ve huzur olan bir dinin mensuplarıyız.Yine “komşusu aç iken tok yatan bizden değildir1.”diyen bir peygamberin ümmetiyiz. Bu itibarla Müslüman sadece kendi nefsini düşünen değil,daima çevresini,akrabalarını,komşularını görüp gözeten,varsa ihtiyaçlarını araştırıp tespit eden ve karşılayan bir zihniyete sahip olmalıdır.


    Bu hususta Cenabı Hak şöyle buyuruyor:“iyilikte ve kötülükten sakınmakta yardımlaşın,günah işlemekte ve aşırı gitmekte yardımlaşmayın Allah’tan sakının Allah’ın cezası çok şiddetlidir.”2. Peygamber efendimiz(s.a.v)de “mü’min müminin aynası ve kardeşidir.Kardeşinin nafakasını temin etmesine yardımcı olur.onu gıyabında korur ve gözetir.”3 buyurmaktadır.Öyleyse bizler bu ayet ve hadislerin ışığında , yeniden bir yardımlaşma şuuruna varıp, çevremizdeki güçsüzleri, öksüzleri, yetimleri ve kimsesizleri bulup yardım elimizi uzatmalı ve onları sevindirmeliyiz.Yardımlaşma hususunda örnek almamız gereken pek çok değerli şahsiyet vardır.Mesela:“ Hz. Ebubekir’in Müslüman olduktan sonra seksen bin altınını fakirlere dağıttığını”(4) “Hz. Osman’ın ise kıtlığın ve açlığın hüküm sürdüğü bir dönemde üzüm ve buğday yüklü bin deveyi, yükleriyle beraber tasadduk ettiğini.5” görüyoruz.işte bu gibi yardımlaşma hususunda zirveye ulaşmış olan değerler, bizleri de cezbetmeli içimizdeki yardımlaşma ve yoksulun elinden tutma hissini harekete geçirmelidir.

    Yüce rabbimizin bizlere yol gösteren, hayırlarda yarışmayı, durmadan çalışmayı ve insanlara faydalı olmayı öğütleyen emirlerini, hayata geçirdiğimiz an, inanınız bütün sıkıntılarımız son bulacaktır.Bu ülkenin evlatları olarak bizler ve bu hususta kendini sorumlu addeden bütün kurum, kuruluş ve şahsiyetler, topyekün birlik olup el ele vererek, sıkıntılarımızı tespit edip, onları mükemmel bir din kardeşliği kombinezonuyla halletmeliyiz. Bu konuda bize en güzel örnek asrı saadet döneminde Mekkeli Müslümanlarla Medineli Müslümanlar arasında gerçekleştirilen Ensar Muhacir kardeşliğidir.Öyle ümit ediyorum ki; bizlerde de onlardaki gibi birleşme, paylaşma, katlanma, destek olma ve kaynaşma şuuru hasıl olduğu an, bütün sorunlarımız son bulacaktır. Unutmamalıyız ki , maddi çıkarlar üzerine kurulmayıp, sırf Allah rızası için tesis edilen dostluk, kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma, fertlerin dünya ve ahirette mutlu olmalarına vesile olacaktır,hutbeme bir ayet mealiyle son vermek istiyorum. Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Onlar bollukta ve darlıkta(acize,yetime,fakire ve darda olana) yardım ederler.Öfkelerini yenerler ve insanları affederler.Allah iyilik edenleri sever.”6.

    1-Mişkatül Mesabih-4991
    2-Maide suresi Ayet 2
    3-Keşfül Hafa-2687
    4-Şemsüddin Ahmet , 4 büyük halife (sayfa 39 No.23)
    5-Şemsüddin Ahmet 4 büyük halife (sayfa 220 No.53)
    6-Ali İmran suresi Ayet 134


  4. 01.Haziran.2011, 20:31
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Yardım,yardımlaşma ile ilgili yazı verirmisiniz?

    Hadis No : 3338Ravi: İbnu ÖmerTanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu tehlikede yalnız bırakmaz. Kim, kardeşinin ihtiyacını görürse Allah da onun ihtiyacını görür. Kim bir müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, Allah da o sebeple onu Kıyamet gününün sıkıntısından kurtarır. Kim bir müslümanı örterse, Allah da onu kıyamet günü örter." (Rezin bir rivayette şunu ilave etti: "Kim, hakkı sübut buluncaya kadar mazlumla birlikte otursa, ayakların kaydığı günde Allah onun ayağını Sıratta sabit kılar.")

    Ravi: Asım el-AhvelTanım:Hz. Enes (ra)'e "Sana Resulullah (sav)'ın: "İslam'da dayanışma akdi (hılf) yoktur!" dediği ulaştı mı?" diye sordum. Şu cevabı verdi. "Kureyş'le Ensar arasında, benim evimde dayanışma antlaşması yaptı." (Ebu Davud'un rivayetinde: "Resulullah, bizim evde Ensarla Muhacir arasında iki veya üç kere dayanıma akdi yaptı" şeklindedir.)
    Kaynak: Buhari, Edeb 67, Kefalet 2, İ'tisam 16; Müslim, Fedailu's-Sahabe 204, (2529); Ebu Davud, Feraiz 17,

    Ravi: Ebu HüreyreTanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Din nasihatten (hayırhahlıktan) ibarettir!" Yanındakiler sordu: "Kimin için ey Allah'ın Resulü?" "Allah için, kitabı için, Resulü için, müslümanların imamları ve hepsi için! Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona yardımını kesmez, ona yalan söylemez, ona zulmetmez. Herbiriniz, kardeşinin ayinesidir, onda bir rahatsızlık görürse bunu ondan izale etsin."
    Kaynak: Tirmizi, Birr 17,18, (1927,1928,1930); Müslim, İman 95, (55)

    Ravi: EnesTanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kardeşine zalim de olsa mazlum da olsa yardım et" "Mazlumsa yardım ederim, zalim nasıl yardım ederim?" diye sorulmuştu. "Onu zulümden alıkoyarsın, bu da ona yardımdır" buyurdu.
    Kaynak: Buhari, Mezalim 4, İkrah 7; Tirmizi, Fiten 68, (2256)

    Ravi: Ebu'd-DerdaTanım:Resulullah(sav): "Kim kardeşinın ırzını mudafaa ederse, kıyamet günü Allah, onun yüzünden ateşi çevirir."
    Kaynak: Tirmizi, Birr 20, (1932)
    Ravi: Ebu MusaTanım:Resulullah (sav) , bir ihtiyaç taleb eden kimse gelince arkadaşlarına yönelir ve: "Şefaat edin, ecir kazanın! Allah da Resulünün diliyle dilediğine hükmetsin!" derdi.
    Kaynak: Buhari, Edeb 37, Salat 88, Mezalim 5; Müslim, Birr 145, (2627); Ebu Davud, Edeb 126, (5131); Tirmizi

    Ravi: Ebu MusaTanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şu hususlar da Allah'ı büyüklelemenin birer şubesidir: Bir müslüman yaşlıya ikramda bulunmak. İçindekiyle amel hususunda ölçüyü aşmayan ve ondan uzaklaşmayan Kur'an hamiline (hafızına) ikramda bulunmak. Adil olan iktidar sahibine ikram."
    Kaynak: Ebu Davud, Edeb 23, (4843)
    Ravi: EnesTanım:Resulullah (sav) buyurdular: "Bir genç, ihtiyar bir kimseye yaşı sebebiyle ikramda bulunursa, Allah yaşlılığında ona ikram edecek kimseleri mutlaka takdir eder."
    Kaynak: Tirmizi, Birr 75, (2023)
    Ravi: Tanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Küçüklerimize merhamet, büyüklerimize sayı göstermeyen bizden değildir." Bir rivayette şu ziyade gelmiştir: "...Ma'rufu emretmeyen, münkerden nehyetmeyen (de bizden değildir)."
    Kaynak: Tirmizi, Birr 15, (1920)


  5. 01.Haziran.2011, 20:31
    3
    Silent and lonely rains
    Hadis No : 3338Ravi: İbnu ÖmerTanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu tehlikede yalnız bırakmaz. Kim, kardeşinin ihtiyacını görürse Allah da onun ihtiyacını görür. Kim bir müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, Allah da o sebeple onu Kıyamet gününün sıkıntısından kurtarır. Kim bir müslümanı örterse, Allah da onu kıyamet günü örter." (Rezin bir rivayette şunu ilave etti: "Kim, hakkı sübut buluncaya kadar mazlumla birlikte otursa, ayakların kaydığı günde Allah onun ayağını Sıratta sabit kılar.")

    Ravi: Asım el-AhvelTanım:Hz. Enes (ra)'e "Sana Resulullah (sav)'ın: "İslam'da dayanışma akdi (hılf) yoktur!" dediği ulaştı mı?" diye sordum. Şu cevabı verdi. "Kureyş'le Ensar arasında, benim evimde dayanışma antlaşması yaptı." (Ebu Davud'un rivayetinde: "Resulullah, bizim evde Ensarla Muhacir arasında iki veya üç kere dayanıma akdi yaptı" şeklindedir.)
    Kaynak: Buhari, Edeb 67, Kefalet 2, İ'tisam 16; Müslim, Fedailu's-Sahabe 204, (2529); Ebu Davud, Feraiz 17,

    Ravi: Ebu HüreyreTanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Din nasihatten (hayırhahlıktan) ibarettir!" Yanındakiler sordu: "Kimin için ey Allah'ın Resulü?" "Allah için, kitabı için, Resulü için, müslümanların imamları ve hepsi için! Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona yardımını kesmez, ona yalan söylemez, ona zulmetmez. Herbiriniz, kardeşinin ayinesidir, onda bir rahatsızlık görürse bunu ondan izale etsin."
    Kaynak: Tirmizi, Birr 17,18, (1927,1928,1930); Müslim, İman 95, (55)

    Ravi: EnesTanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kardeşine zalim de olsa mazlum da olsa yardım et" "Mazlumsa yardım ederim, zalim nasıl yardım ederim?" diye sorulmuştu. "Onu zulümden alıkoyarsın, bu da ona yardımdır" buyurdu.
    Kaynak: Buhari, Mezalim 4, İkrah 7; Tirmizi, Fiten 68, (2256)

    Ravi: Ebu'd-DerdaTanım:Resulullah(sav): "Kim kardeşinın ırzını mudafaa ederse, kıyamet günü Allah, onun yüzünden ateşi çevirir."
    Kaynak: Tirmizi, Birr 20, (1932)
    Ravi: Ebu MusaTanım:Resulullah (sav) , bir ihtiyaç taleb eden kimse gelince arkadaşlarına yönelir ve: "Şefaat edin, ecir kazanın! Allah da Resulünün diliyle dilediğine hükmetsin!" derdi.
    Kaynak: Buhari, Edeb 37, Salat 88, Mezalim 5; Müslim, Birr 145, (2627); Ebu Davud, Edeb 126, (5131); Tirmizi

    Ravi: Ebu MusaTanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şu hususlar da Allah'ı büyüklelemenin birer şubesidir: Bir müslüman yaşlıya ikramda bulunmak. İçindekiyle amel hususunda ölçüyü aşmayan ve ondan uzaklaşmayan Kur'an hamiline (hafızına) ikramda bulunmak. Adil olan iktidar sahibine ikram."
    Kaynak: Ebu Davud, Edeb 23, (4843)
    Ravi: EnesTanım:Resulullah (sav) buyurdular: "Bir genç, ihtiyar bir kimseye yaşı sebebiyle ikramda bulunursa, Allah yaşlılığında ona ikram edecek kimseleri mutlaka takdir eder."
    Kaynak: Tirmizi, Birr 75, (2023)
    Ravi: Tanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Küçüklerimize merhamet, büyüklerimize sayı göstermeyen bizden değildir." Bir rivayette şu ziyade gelmiştir: "...Ma'rufu emretmeyen, münkerden nehyetmeyen (de bizden değildir)."
    Kaynak: Tirmizi, Birr 15, (1920)





+ Yorum Gönder