Konusunu Oylayın.: Yalan Söyememe Duası

5 üzerinden 4.67 | Toplam : 3 kişi
Yalan Söyememe Duası
  1. 31.Mayıs.2011, 00:59
    1
    Misafir

    Yalan Söyememe Duası

  2. 31.Mayıs.2011, 11:42
    2
    VanLi*
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Nisan.2010
    Üye No: 74830
    Mesaj Sayısı: 1,056
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Bulunduğu yer: Van Erciş

    Cevap: Yalan Söyememe Duası




    dua bulamadım ama şuna bakın.

    Sual: Yalan söylemenin dinimizdeki yeri nedir?
    CEVAP
    Yalan, günahların en çirkini, ayıpların en fenası, kalbleri karartan bütün kötülüklerin başıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Yalan, nifak kapılarından biridir.) [İbni Adiy]

    (İman sahibi, her hataya düşebilir. Fakat, hainlik yapamaz ve yalan söyleyemez.) [İbni Ebi Şeybe, Bezzar]

    (Doğru olun, doğruluk iyiliğe, iyilik ise, Cennete çeker. Yalandan sakının, yalan fücura, fücur ise Cehenneme götürür.) [Buhari]

    (Sözle çıkarılan fitne, kılıçla çıkarılan fitne gibidir. Yalan söylemek, iftira etmek ile çıkarılan fitne, kılıçla çıkarılan fitneden de kötüdür.) [İbni Mace]

    (Pazarcıların çoğu facirdir! Çok yemin ederek günaha girerler ve yalan söyleyerek alış-veriş yaparlar.) [Hakim]

    (Aldatan Cehennemdedir.) [Taberani]

    Peygamber efendimiz, yalan söyleyenin ağzının bir taraftan kulağına kadar demir çengelle yırtılacağını, diğer tarafa geçildiğinde, önceki yırtılan tarafın iyi olacağını, sonra iyi olan tarafın tekrar yırtılarak bu şekilde kıyamete kadar, kabrinde azabın devam edeceğini bildirmiştir. (Buhari)

    Bir kimse, Peygamber efendimize dedi ki:
    - Bırakamadığım üç günaha tutuldum. Bunlar, zina, yalan ve içki.

    Peygamber efendimiz de buyurdu ki:
    - Yalanı benim için terket!

    Adam, peki diyerek gitti. Bir günahı işleyeceği zaman, (Eğer bu günahı yaparsam, Resulullah sorduğunda, evet dersem suçum meydana çıkar. Hayır dersem, yalan söyleyerek verdiğim sözü tutmamış olurum) diye düşündü. Diğer iki günahtan da vazgeçti. (Şir’a)

    Büyükler buyuruyor ki:
    Oğlum, yalandan sakın, o serçe eti gibi tatlıdır. Ondan az kimse kurtulur. (Lokman Hakim)

    Allah indinde en büyük hata, yalan konuşmaktır. (Hazret-i Ali)

    Yalancı ile cimri Cehenneme girer. Fakat, hangisi daha derine atılır, bilmem. (Şabi)

    Doğru ile yalan, biri diğerini çıkarıncaya kadar kalbde boğuşur. (Malik bin Dinar)

    İçi dışına, sözü işine uymamak, nifaktandır. Nifakın temeli ise yalandır. (Hasan-ı Basri)

    Eshab-ı kiram indinde yalandan daha kötü bir şey yoktur. Çünkü, onlar, yalanla imanın bir arada bulunamayacağını bilirlerdi. (Hazret-i Âişe)


    Ticarette yalan
    Sual: Ticaretle uğraşıyorum. Bazen yemin ediyor, yalan söylüyorum. Ne yapmamı tavsiye edersiniz?
    CEVAP
    Her Müslüman, kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi, kâfirlere de yapmamalıdır!
    Satılan malı, aşırı övmemelidir! Çünkü, hem yalan söylemiş, hem aldatmış, hem de zulmetmiş olur. Hatta, doğru olarak da, müşterinin bildiği şeyi söylememelidir! Çünkü, bu da faydasız söz olur. Kıyamette her sözden sual olunacaktır.

    Yemin ile satmaya gelince, yalan yere yemin etmek haramdır. Yani büyük günahtır. Doğru yemin ederse, az bir şey için Allahü teâlânın ismini söylemek saygısızlık olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Alış-veriş yaparken, vallahi böyledir, billahi öyle değildir diye yemin eden kimseye ve “bugün git, yarın gel” diyerek sözünde durmayan sanatkâra yazıklar olsun!) [Deylemi]

    (Malını yemin ederek beğendirmeye çalışan kimseye kıyamette merhamet edilmez.) [İ.Gazali]

    Sual: Yalan yere yemin ederek başkasının hakkını almak günah değil midir?
    CEVAP
    Yalan yere yapılan yemine, yemin-i gamus denir. Günaha, Cehenneme sokucu yemin demektir. Peygamber efendimize, (Yemin-i gamus)un ne olduğu sorulunca, (Yalan yere yemin ederek Müslümanın malını almaktır) buyurdu. (Buhari)

    Yalan yere yemin ederek birisinin malını almak, büyük günahlardandır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Bir Müslümanın malını, haksız olarak almak için yalan yere yemin eden, Hak teâlânın gazabına uğrar.) [Buhari]

    (Birinin malını almak için yalan yere yemin eden, Allahü teâlânın huzuruna cüzzamlı bir facir olarak çıkar.) [İbni Mace]

    [Facir; fitneci, fesatçı, günahkâr kimsedir.]

    (Yalan yere yemin etmek, evleri harap eder.) [Beyheki]

    (Yalan yere yemin eden, Cehenneme gidecektir.) [Hakim]

    (Yalan yere yemin, malın yok olmasına sebep olur.) [Bezzar]

    (Yalan yere yemin ederek, bir Müslümanın malını alana, Cennet haram, Cehennem vacip olur.) [Hakim]

    Yalan yere yemin ederek, başkasının malını alan kimse, pişman olursa aldığı malı sahibine, sahibi ölmüşse, vârislerine vermelidir! Vârisleri de yoksa, fakirlere vermelidir! Malını aldığı kimselerle helalleşmeli, onlara dua etmelidir.

    Yalanın caiz olduğu yerler
    Sual: Yalan hangi hallerde caizdir?
    CEVAP
    Yalan söylemek haramdır, çok büyük günahtır. Ölmemek için leş yemek caiz olduğu gibi, ölümden kurtulmak için yalan söylemek de caizdir. (Hadika)

    Hazret-i Sevban buyurdu ki Her yalan günahtır. Ancak bir Müslümana faydası dokunan veya bir Müslümanın zararını kaldıran yalan bundan hariçtir.)

    Yalanın caiz olduğu yerlerden bazıları şunlardır:

    1- Savaşta:

    Hazret-i Ali otururken düşmanın biri, aniden karşısına kılıçla çıkıp, (Şimdi seni benim elimden kim kurtarabilir?) der. Hazret-i Ali de, parmağı ile adamın arkasını gösterip (Peki dövüşelim; fakat iki kişiyle mi?) der. Düşman, arkamdaki kim diye bakınca, Hazret-i Ali, kılıcını çekip, düşmanını zararsız hâle getirir. Düşman, oturan insana yaptığı kendi hilesini görmeden (Bana hile yaptın?) der. Hazret-i Ali de, (Ama asıl sen beni gafil avlayacaktın ya) der ve şu hadis-i şerifi bildirir:
    (Harb hiledir.) [İbni Sünni, İbni Lâl]

    2- İki Müslümanı barıştırmak için:

    Üç günden sonra dargın durmak günahtır. Dargın olan iki Müslümanı barıştırmak için aralarını bulucu yalan söylemek caizdir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (İki kişinin arasını bulmak, nafile namaz, oruç ve sadakadan daha faziletlidir.) [Tirmizi]

    (İki kişinin arasını düzeltmek ve hayırlı iş için söylenen söz, yalan sayılmaz.) [Müslim]

    (İki Müslümanı barıştırmak için, birbirlerine iyi söz getirmek yalan sayılmaz.) [İbni Lâl]

    Peygamber efendimiz gülümsediği zaman, Hazret-i Ömer sebebini sual edince, buyurdu ki:
    (Ümmetimden iki kişi, Allahü teâlânın huzuruna çıktı. Birisi dedi ki:
    -Ya Rabbi, bu adamdan hakkımı al!
    Allahü teâlâ buyurur:
    - Bu adamın hakkını ver!
    -Ya Rabbi, bir iyiliğim kalmadı ki nasıl vereyim?

    Allahü teâlâ hak sahibine buyurur:
    - Bu adamın iyiliği kalmadı. Ne yapacaksın?
    - Günahlarımı alsın!

    Bu arada Peygamber efendimiz ağlayarak (O gün öyle dehşetli bir gündür ki, o gün başkalarının günahlarını yüklenmek şöyle dursun insan kendi günahının yükünü çekemez.)
    Allahü teâlâ, hak sahibine buyurur:
    - Başını kaldırıp Cennetin şu muhteşem köşklerine bak!

    Hak sahibi baktıktan sonra der ki:
    - Evet görüyorum. Bu muhteşem köşkler, hangi şehid, hangi sıddık veya hangi peygamberindir?
    - İşte o gördüğün göz kamaştırıcı köşkler, bedellerini ödeyenler içindir.

    -Ya Rabbi bunların bedellerini kim ödeyebilir?
    - Sen ödeyebilirsin.

    - Nasıl ödeyebilirim, neyim var ki?
    - Hakkını bu kardeşine bağışlamakla bu köşke sahip olursun.
    - Bağışladım ya Rabbi.

    Allahü teâlâ buyurur ki:
    - Haydi kardeşinin elinden tutup Cennete girin!

    Peygamber efendimiz devamla buyurdu ki:
    (Allah’tan korkun ve aralarınızı düzeltmeye çalışın! Zira Allahü teâlâ, kıyamet gününde sizin aralarınızı düzeltir) [Harâiti]

    3- İki Müslümanın aralarının açılmasını önlemek için:

    Araları bozulmak üzere olan iki Müslümanın aralarının açılmasını önlemek için yalan söylemek caiz olur. İyiliğe vesile olan yalan, fitneye sebep olan doğrudan makbuldür.

    4- Eşi ile iyi geçinmek için:

    Eşler birbirini idare etmek için yalan söyleyebilir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Eşini idare etmek için yalan söylemek caizdir) [İbni Lâl]

    (Eşler birbirini idare etmek için yalan söylerse günah olmaz) [Müslim]

    İbni Erkam hazretleri, Hazret-i Ömer’e, (Eşim beni sevmiyor. Sevmediğini de yüzüme karşı söyledi. Böyle bir eş ile yaşamak istemem) dedi. Hazret-i Ömer, kadına (Niçin kocanızın yüzüne karşı öyle söylediniz) buyurdu. (Yalan söylememek için. Yoksa burada yalana izin var mıdır?) dedi. Hazret-i Ömer, (Elbette burada yalan söylemeye izin vardır. Bir kadın, kocasını sevmese de, onu üzmemek için, yalan söylerse günah olmaz) buyurdu

    5- Zalimden, bir Müslümanın bulunduğu yeri gizlemek için

    6- Müslümanın malını zalimlerden korumak için

    7- Müslümanı memnun etmek için:

    Bir arkadaş beğenip bir kravat alsa veya bir elbise diktirse, bu bizim hoşumuza gitmese de, bu elbise size çok yakışmış demek caiz olan yalana girer. Bir Müslümanı sevindirmek için bir bahane aramalıdır. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Farzdan sonra Allahü teâlânın en çok sevdiği iş, bir mümini sevindirmektir) [Taberani]

    Genel olarak kadınlar, süse düşkündür, giyimlerine dikkat ederler. Aldığı bir elbise için, (Bu elbise, sana ne kadar da güzel yakışmış?) demek, yalan olmaz. Çünkü dinimiz, hanımla iyi geçinmek için yalan söylemeyi caiz görmüştür. Hele haklı bir takdiri esirgemek ahmaklıktır.
    Yalan, Kur’an-ı kerimde de, hadis-i şeriflerde de büyük günah olarak bildirilmektedir. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:
    (Allah’ın âyetlerine inanmayanlar, ancak yalan uydurur) [Nahl 105]

    Görüldüğü gibi yalan söylemek imana zıttır. Dört hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Yalan, imana aykırıdır) [Beyheki]

    (Yalan, münafıklık alametidir) [Buhari]

    (Münafığın üç alameti vardır: Yalan söyler, sözünde durmaz ve emanete hıyanet eder. Böyle kimse, Müslüman olduğunu söylese, namaz kılsa, oruç tutsa da münafıktır) [Buhari]

    (Müminde her huy olabilir. Ama, hain olmaz ve yalan söylemez) [İbni Ebi Şeybe, Bezzar]

    Yalanın zararları ile ilgili birkaç hadis-i şerif meali de şöyledir:
    (Yalan, Cehennem kapılarından bir kapıdır) [Hatib]

    (Yalandan sakının! Çünkü yalan günaha, günah da Cehenneme sürükler) [Buhari]

    (Yalan rızkı azaltır) [İsfehani, Ebuşşeyh]

    (Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona hıyanet etmez ve yalan söylemez.) [Tirmizi]

    (Danışana, yalan söyleyen ona hıyanet etmiş olur) [İbni Cerir]

    Güldürmek için, şakadan da olsa yalan söylemek de caiz değildir. Bir hadis-i şerif meali:
    (İnsanları güldürmek için yalan söyleyenlere, yazıklar olsun!) [Ebu Davud]

    Hazret-i Abdullah bin Âmiranlatır:
    Ben küçükken, Resul-i Ekrem evimize gelmişti. Oynamaya giderken, annem bana, (Abdullah gel, sana bir şey vereceğim) dedi. Resul-i Ekrem, (Ona ne vereceksin?) buyurdu. Annem de (Hurma vereceğim) dedi. Bunun üzerine Peygamber efendimiz buyurdu ki:
    (Eğer bir şey vermeyip aldatmak için söyleseydin, yalan günahı yazılırdı) [Şir'a]

    Yalan ve şaka
    Sual: 1 Nisan’da, şaka yapmak caiz midir?
    CEVAP
    Yalan söylemeden, her zaman şaka yapmak caizdir. İki hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Arkadaşınıza üzücü şaka yapmayın) [Tirmizi]

    (Tartışmaya girmeyen, haklı olsa da kimseyi incitmeyen, şaka veya güldürmek için yalan söylemeyen, iyi huylu olan Müslüman Cennete girer) [Tirmizi]


  3. 31.Mayıs.2011, 11:42
    2
    Devamlı Üye



    dua bulamadım ama şuna bakın.

    Sual: Yalan söylemenin dinimizdeki yeri nedir?
    CEVAP
    Yalan, günahların en çirkini, ayıpların en fenası, kalbleri karartan bütün kötülüklerin başıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Yalan, nifak kapılarından biridir.) [İbni Adiy]

    (İman sahibi, her hataya düşebilir. Fakat, hainlik yapamaz ve yalan söyleyemez.) [İbni Ebi Şeybe, Bezzar]

    (Doğru olun, doğruluk iyiliğe, iyilik ise, Cennete çeker. Yalandan sakının, yalan fücura, fücur ise Cehenneme götürür.) [Buhari]

    (Sözle çıkarılan fitne, kılıçla çıkarılan fitne gibidir. Yalan söylemek, iftira etmek ile çıkarılan fitne, kılıçla çıkarılan fitneden de kötüdür.) [İbni Mace]

    (Pazarcıların çoğu facirdir! Çok yemin ederek günaha girerler ve yalan söyleyerek alış-veriş yaparlar.) [Hakim]

    (Aldatan Cehennemdedir.) [Taberani]

    Peygamber efendimiz, yalan söyleyenin ağzının bir taraftan kulağına kadar demir çengelle yırtılacağını, diğer tarafa geçildiğinde, önceki yırtılan tarafın iyi olacağını, sonra iyi olan tarafın tekrar yırtılarak bu şekilde kıyamete kadar, kabrinde azabın devam edeceğini bildirmiştir. (Buhari)

    Bir kimse, Peygamber efendimize dedi ki:
    - Bırakamadığım üç günaha tutuldum. Bunlar, zina, yalan ve içki.

    Peygamber efendimiz de buyurdu ki:
    - Yalanı benim için terket!

    Adam, peki diyerek gitti. Bir günahı işleyeceği zaman, (Eğer bu günahı yaparsam, Resulullah sorduğunda, evet dersem suçum meydana çıkar. Hayır dersem, yalan söyleyerek verdiğim sözü tutmamış olurum) diye düşündü. Diğer iki günahtan da vazgeçti. (Şir’a)

    Büyükler buyuruyor ki:
    Oğlum, yalandan sakın, o serçe eti gibi tatlıdır. Ondan az kimse kurtulur. (Lokman Hakim)

    Allah indinde en büyük hata, yalan konuşmaktır. (Hazret-i Ali)

    Yalancı ile cimri Cehenneme girer. Fakat, hangisi daha derine atılır, bilmem. (Şabi)

    Doğru ile yalan, biri diğerini çıkarıncaya kadar kalbde boğuşur. (Malik bin Dinar)

    İçi dışına, sözü işine uymamak, nifaktandır. Nifakın temeli ise yalandır. (Hasan-ı Basri)

    Eshab-ı kiram indinde yalandan daha kötü bir şey yoktur. Çünkü, onlar, yalanla imanın bir arada bulunamayacağını bilirlerdi. (Hazret-i Âişe)


    Ticarette yalan
    Sual: Ticaretle uğraşıyorum. Bazen yemin ediyor, yalan söylüyorum. Ne yapmamı tavsiye edersiniz?
    CEVAP
    Her Müslüman, kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi, kâfirlere de yapmamalıdır!
    Satılan malı, aşırı övmemelidir! Çünkü, hem yalan söylemiş, hem aldatmış, hem de zulmetmiş olur. Hatta, doğru olarak da, müşterinin bildiği şeyi söylememelidir! Çünkü, bu da faydasız söz olur. Kıyamette her sözden sual olunacaktır.

    Yemin ile satmaya gelince, yalan yere yemin etmek haramdır. Yani büyük günahtır. Doğru yemin ederse, az bir şey için Allahü teâlânın ismini söylemek saygısızlık olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Alış-veriş yaparken, vallahi böyledir, billahi öyle değildir diye yemin eden kimseye ve “bugün git, yarın gel” diyerek sözünde durmayan sanatkâra yazıklar olsun!) [Deylemi]

    (Malını yemin ederek beğendirmeye çalışan kimseye kıyamette merhamet edilmez.) [İ.Gazali]

    Sual: Yalan yere yemin ederek başkasının hakkını almak günah değil midir?
    CEVAP
    Yalan yere yapılan yemine, yemin-i gamus denir. Günaha, Cehenneme sokucu yemin demektir. Peygamber efendimize, (Yemin-i gamus)un ne olduğu sorulunca, (Yalan yere yemin ederek Müslümanın malını almaktır) buyurdu. (Buhari)

    Yalan yere yemin ederek birisinin malını almak, büyük günahlardandır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Bir Müslümanın malını, haksız olarak almak için yalan yere yemin eden, Hak teâlânın gazabına uğrar.) [Buhari]

    (Birinin malını almak için yalan yere yemin eden, Allahü teâlânın huzuruna cüzzamlı bir facir olarak çıkar.) [İbni Mace]

    [Facir; fitneci, fesatçı, günahkâr kimsedir.]

    (Yalan yere yemin etmek, evleri harap eder.) [Beyheki]

    (Yalan yere yemin eden, Cehenneme gidecektir.) [Hakim]

    (Yalan yere yemin, malın yok olmasına sebep olur.) [Bezzar]

    (Yalan yere yemin ederek, bir Müslümanın malını alana, Cennet haram, Cehennem vacip olur.) [Hakim]

    Yalan yere yemin ederek, başkasının malını alan kimse, pişman olursa aldığı malı sahibine, sahibi ölmüşse, vârislerine vermelidir! Vârisleri de yoksa, fakirlere vermelidir! Malını aldığı kimselerle helalleşmeli, onlara dua etmelidir.

    Yalanın caiz olduğu yerler
    Sual: Yalan hangi hallerde caizdir?
    CEVAP
    Yalan söylemek haramdır, çok büyük günahtır. Ölmemek için leş yemek caiz olduğu gibi, ölümden kurtulmak için yalan söylemek de caizdir. (Hadika)

    Hazret-i Sevban buyurdu ki Her yalan günahtır. Ancak bir Müslümana faydası dokunan veya bir Müslümanın zararını kaldıran yalan bundan hariçtir.)

    Yalanın caiz olduğu yerlerden bazıları şunlardır:

    1- Savaşta:

    Hazret-i Ali otururken düşmanın biri, aniden karşısına kılıçla çıkıp, (Şimdi seni benim elimden kim kurtarabilir?) der. Hazret-i Ali de, parmağı ile adamın arkasını gösterip (Peki dövüşelim; fakat iki kişiyle mi?) der. Düşman, arkamdaki kim diye bakınca, Hazret-i Ali, kılıcını çekip, düşmanını zararsız hâle getirir. Düşman, oturan insana yaptığı kendi hilesini görmeden (Bana hile yaptın?) der. Hazret-i Ali de, (Ama asıl sen beni gafil avlayacaktın ya) der ve şu hadis-i şerifi bildirir:
    (Harb hiledir.) [İbni Sünni, İbni Lâl]

    2- İki Müslümanı barıştırmak için:

    Üç günden sonra dargın durmak günahtır. Dargın olan iki Müslümanı barıştırmak için aralarını bulucu yalan söylemek caizdir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (İki kişinin arasını bulmak, nafile namaz, oruç ve sadakadan daha faziletlidir.) [Tirmizi]

    (İki kişinin arasını düzeltmek ve hayırlı iş için söylenen söz, yalan sayılmaz.) [Müslim]

    (İki Müslümanı barıştırmak için, birbirlerine iyi söz getirmek yalan sayılmaz.) [İbni Lâl]

    Peygamber efendimiz gülümsediği zaman, Hazret-i Ömer sebebini sual edince, buyurdu ki:
    (Ümmetimden iki kişi, Allahü teâlânın huzuruna çıktı. Birisi dedi ki:
    -Ya Rabbi, bu adamdan hakkımı al!
    Allahü teâlâ buyurur:
    - Bu adamın hakkını ver!
    -Ya Rabbi, bir iyiliğim kalmadı ki nasıl vereyim?

    Allahü teâlâ hak sahibine buyurur:
    - Bu adamın iyiliği kalmadı. Ne yapacaksın?
    - Günahlarımı alsın!

    Bu arada Peygamber efendimiz ağlayarak (O gün öyle dehşetli bir gündür ki, o gün başkalarının günahlarını yüklenmek şöyle dursun insan kendi günahının yükünü çekemez.)
    Allahü teâlâ, hak sahibine buyurur:
    - Başını kaldırıp Cennetin şu muhteşem köşklerine bak!

    Hak sahibi baktıktan sonra der ki:
    - Evet görüyorum. Bu muhteşem köşkler, hangi şehid, hangi sıddık veya hangi peygamberindir?
    - İşte o gördüğün göz kamaştırıcı köşkler, bedellerini ödeyenler içindir.

    -Ya Rabbi bunların bedellerini kim ödeyebilir?
    - Sen ödeyebilirsin.

    - Nasıl ödeyebilirim, neyim var ki?
    - Hakkını bu kardeşine bağışlamakla bu köşke sahip olursun.
    - Bağışladım ya Rabbi.

    Allahü teâlâ buyurur ki:
    - Haydi kardeşinin elinden tutup Cennete girin!

    Peygamber efendimiz devamla buyurdu ki:
    (Allah’tan korkun ve aralarınızı düzeltmeye çalışın! Zira Allahü teâlâ, kıyamet gününde sizin aralarınızı düzeltir) [Harâiti]

    3- İki Müslümanın aralarının açılmasını önlemek için:

    Araları bozulmak üzere olan iki Müslümanın aralarının açılmasını önlemek için yalan söylemek caiz olur. İyiliğe vesile olan yalan, fitneye sebep olan doğrudan makbuldür.

    4- Eşi ile iyi geçinmek için:

    Eşler birbirini idare etmek için yalan söyleyebilir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Eşini idare etmek için yalan söylemek caizdir) [İbni Lâl]

    (Eşler birbirini idare etmek için yalan söylerse günah olmaz) [Müslim]

    İbni Erkam hazretleri, Hazret-i Ömer’e, (Eşim beni sevmiyor. Sevmediğini de yüzüme karşı söyledi. Böyle bir eş ile yaşamak istemem) dedi. Hazret-i Ömer, kadına (Niçin kocanızın yüzüne karşı öyle söylediniz) buyurdu. (Yalan söylememek için. Yoksa burada yalana izin var mıdır?) dedi. Hazret-i Ömer, (Elbette burada yalan söylemeye izin vardır. Bir kadın, kocasını sevmese de, onu üzmemek için, yalan söylerse günah olmaz) buyurdu

    5- Zalimden, bir Müslümanın bulunduğu yeri gizlemek için

    6- Müslümanın malını zalimlerden korumak için

    7- Müslümanı memnun etmek için:

    Bir arkadaş beğenip bir kravat alsa veya bir elbise diktirse, bu bizim hoşumuza gitmese de, bu elbise size çok yakışmış demek caiz olan yalana girer. Bir Müslümanı sevindirmek için bir bahane aramalıdır. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Farzdan sonra Allahü teâlânın en çok sevdiği iş, bir mümini sevindirmektir) [Taberani]

    Genel olarak kadınlar, süse düşkündür, giyimlerine dikkat ederler. Aldığı bir elbise için, (Bu elbise, sana ne kadar da güzel yakışmış?) demek, yalan olmaz. Çünkü dinimiz, hanımla iyi geçinmek için yalan söylemeyi caiz görmüştür. Hele haklı bir takdiri esirgemek ahmaklıktır.
    Yalan, Kur’an-ı kerimde de, hadis-i şeriflerde de büyük günah olarak bildirilmektedir. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:
    (Allah’ın âyetlerine inanmayanlar, ancak yalan uydurur) [Nahl 105]

    Görüldüğü gibi yalan söylemek imana zıttır. Dört hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Yalan, imana aykırıdır) [Beyheki]

    (Yalan, münafıklık alametidir) [Buhari]

    (Münafığın üç alameti vardır: Yalan söyler, sözünde durmaz ve emanete hıyanet eder. Böyle kimse, Müslüman olduğunu söylese, namaz kılsa, oruç tutsa da münafıktır) [Buhari]

    (Müminde her huy olabilir. Ama, hain olmaz ve yalan söylemez) [İbni Ebi Şeybe, Bezzar]

    Yalanın zararları ile ilgili birkaç hadis-i şerif meali de şöyledir:
    (Yalan, Cehennem kapılarından bir kapıdır) [Hatib]

    (Yalandan sakının! Çünkü yalan günaha, günah da Cehenneme sürükler) [Buhari]

    (Yalan rızkı azaltır) [İsfehani, Ebuşşeyh]

    (Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona hıyanet etmez ve yalan söylemez.) [Tirmizi]

    (Danışana, yalan söyleyen ona hıyanet etmiş olur) [İbni Cerir]

    Güldürmek için, şakadan da olsa yalan söylemek de caiz değildir. Bir hadis-i şerif meali:
    (İnsanları güldürmek için yalan söyleyenlere, yazıklar olsun!) [Ebu Davud]

    Hazret-i Abdullah bin Âmiranlatır:
    Ben küçükken, Resul-i Ekrem evimize gelmişti. Oynamaya giderken, annem bana, (Abdullah gel, sana bir şey vereceğim) dedi. Resul-i Ekrem, (Ona ne vereceksin?) buyurdu. Annem de (Hurma vereceğim) dedi. Bunun üzerine Peygamber efendimiz buyurdu ki:
    (Eğer bir şey vermeyip aldatmak için söyleseydin, yalan günahı yazılırdı) [Şir'a]

    Yalan ve şaka
    Sual: 1 Nisan’da, şaka yapmak caiz midir?
    CEVAP
    Yalan söylemeden, her zaman şaka yapmak caizdir. İki hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Arkadaşınıza üzücü şaka yapmayın) [Tirmizi]

    (Tartışmaya girmeyen, haklı olsa da kimseyi incitmeyen, şaka veya güldürmek için yalan söylemeyen, iyi huylu olan Müslüman Cennete girer) [Tirmizi]





+ Yorum Gönder