Konusunu Oylayın.: Mümine mümin, kâfire kâfir demek

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Mümine mümin, kâfire kâfir demek
  1. 30.Mayıs.2011, 22:58
    1
    Misafir

    Mümine mümin, kâfire kâfir demek

  2. 30.Mayıs.2011, 23:06
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Mümine mümin, kâfire kâfir demek




    Mümine mümin, kâfire kâfir demek
    Bir gayrimüslim, Müslüman olup, Müslümanlığını gizlese, kimseye bir şey söylemediği için herkes onu gavur zannetse, buna Müslüman denmez. Çünkü dinimiz zahire göre hüküm verilmesini emreder. Bu kimsenin, imanlı öldüğü bilinmediği için, ona gayrimüslim denir. Aksine Müslüman olarak bilinen biri, imansız ölse, ama imansız öldüğü bilinmese, ona kâfir denmez. Müslüman olarak yaşayıp da, imansız öldüğü bilinmediği için, buna da Müslüman denir. Bu bakımdan mümin olarak yaşayan kimseler, imansız ölse bile, imansız öldüğü bilinmediği için hepsi iyilikle anılır.

    Birkaç hadis-i şerif meali:
    (Ölülerinizi hayırla anın, iyiliklerini söyleyin, kötülüklerini söylemeyin.) [Tirmizi]

    (Ölülerinizi iyilikle anın. Eğer Cennetlikse, kötü söylemekle günahkâr olursunuz. Cehennemlik ise, zaten içinde bulunduğu hâl kâfi gelir.) [Nesai]

    (Ölen bir müminin iyi olduğuna şahitlik edilirse, Allahü teâlâ onun kötü olduğunu bildiği halde, "Müslümanların bu ölü hakkındaki şahitliklerini kabul ettim. Onun kötülüklerini de affettim" buyurur.) [İ. Ahmed, Bezzar]

    (Siz kime iyi derseniz, Cennet ona vacib olur, kime de kötü derseniz, ona da Cehennem vacib olur. Siz, yeryüzünde, Allah’ın şahitlerisiniz.) [Buhari]

    (Hangi Müslümanın iyiliğine, dört kişi şahitlik ederse, Allahü teâlâ onu Cennete koyar. Üç, hatta iki kişi şahitlik ederse, yine böyledir.) [Buhari]

    Bir Müslüman, kâfir olarak ölebilir. Onun kâfir olarak veya iman ile öleceği bilinmediği halde, ona kâfir denmez. Buna kâfir demek, küfür olur. Bir hadis-i şerif meali:
    (Mümine kâfir diyenin, kendisi kâfir olur.) [Buhari]

    Muhammed Hadimi hazretleri buyuruyor ki:
    Bir Müslümanın bir işinde veya sözünde 99 küfür ihtimali olsa, bir iman ihtimali olsa, buna kâfir denmez. Müslümana hüsnü zan edilir, onun hayırlı ve salih olduğuna inanmak, ibadet olur. (Berika)

    Evliya, şehid, hatta imanlı ölen her günahkâr Müslüman da sonunda muhakkak Cennete girecektir. Onun için ölen Müslümanlara Merhum demek müstehabdır. (Redd-ül Muhtar)

    Seyyid Abdülkadir-i Geylani hazretlerini ve diğer evliya-yı kiramı binlerce âlim, iyilikle anmış, Cennetlik olduğunu söylemişlerdir. Allahü teâlâ iki Müslümanın şahitliğini kabul eder de, asırlardır gelen milyarlarca Müslümanın, binlerce âlimin, evliyanın ittifakla söylediği sözleri, kabul etmez mi?

    Dinimiz, görünüşe göre hüküm verir. Bir gayrimüslim de, iman edip Müslüman olarak ölebilir. Hatta Müslüman da olmuş olabilir. Ama çevresinden çekindiği için, Müslümanlığını açıklamamış olabilir. Buna rağmen, Müslüman olduğu bilinmediği için, böyle Müslümana merhum, yani rahmetli denmez.

    Mehmet Ali Demirbaş


  3. 30.Mayıs.2011, 23:06
    2
    Silent and lonely rains



    Mümine mümin, kâfire kâfir demek
    Bir gayrimüslim, Müslüman olup, Müslümanlığını gizlese, kimseye bir şey söylemediği için herkes onu gavur zannetse, buna Müslüman denmez. Çünkü dinimiz zahire göre hüküm verilmesini emreder. Bu kimsenin, imanlı öldüğü bilinmediği için, ona gayrimüslim denir. Aksine Müslüman olarak bilinen biri, imansız ölse, ama imansız öldüğü bilinmese, ona kâfir denmez. Müslüman olarak yaşayıp da, imansız öldüğü bilinmediği için, buna da Müslüman denir. Bu bakımdan mümin olarak yaşayan kimseler, imansız ölse bile, imansız öldüğü bilinmediği için hepsi iyilikle anılır.

    Birkaç hadis-i şerif meali:
    (Ölülerinizi hayırla anın, iyiliklerini söyleyin, kötülüklerini söylemeyin.) [Tirmizi]

    (Ölülerinizi iyilikle anın. Eğer Cennetlikse, kötü söylemekle günahkâr olursunuz. Cehennemlik ise, zaten içinde bulunduğu hâl kâfi gelir.) [Nesai]

    (Ölen bir müminin iyi olduğuna şahitlik edilirse, Allahü teâlâ onun kötü olduğunu bildiği halde, "Müslümanların bu ölü hakkındaki şahitliklerini kabul ettim. Onun kötülüklerini de affettim" buyurur.) [İ. Ahmed, Bezzar]

    (Siz kime iyi derseniz, Cennet ona vacib olur, kime de kötü derseniz, ona da Cehennem vacib olur. Siz, yeryüzünde, Allah’ın şahitlerisiniz.) [Buhari]

    (Hangi Müslümanın iyiliğine, dört kişi şahitlik ederse, Allahü teâlâ onu Cennete koyar. Üç, hatta iki kişi şahitlik ederse, yine böyledir.) [Buhari]

    Bir Müslüman, kâfir olarak ölebilir. Onun kâfir olarak veya iman ile öleceği bilinmediği halde, ona kâfir denmez. Buna kâfir demek, küfür olur. Bir hadis-i şerif meali:
    (Mümine kâfir diyenin, kendisi kâfir olur.) [Buhari]

    Muhammed Hadimi hazretleri buyuruyor ki:
    Bir Müslümanın bir işinde veya sözünde 99 küfür ihtimali olsa, bir iman ihtimali olsa, buna kâfir denmez. Müslümana hüsnü zan edilir, onun hayırlı ve salih olduğuna inanmak, ibadet olur. (Berika)

    Evliya, şehid, hatta imanlı ölen her günahkâr Müslüman da sonunda muhakkak Cennete girecektir. Onun için ölen Müslümanlara Merhum demek müstehabdır. (Redd-ül Muhtar)

    Seyyid Abdülkadir-i Geylani hazretlerini ve diğer evliya-yı kiramı binlerce âlim, iyilikle anmış, Cennetlik olduğunu söylemişlerdir. Allahü teâlâ iki Müslümanın şahitliğini kabul eder de, asırlardır gelen milyarlarca Müslümanın, binlerce âlimin, evliyanın ittifakla söylediği sözleri, kabul etmez mi?

    Dinimiz, görünüşe göre hüküm verir. Bir gayrimüslim de, iman edip Müslüman olarak ölebilir. Hatta Müslüman da olmuş olabilir. Ama çevresinden çekindiği için, Müslümanlığını açıklamamış olabilir. Buna rağmen, Müslüman olduğu bilinmediği için, böyle Müslümana merhum, yani rahmetli denmez.

    Mehmet Ali Demirbaş


  4. 29.Mart.2012, 16:02
    3
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Mümine mümin, kâfire kâfir demek

    Hadisler

    1736. İbni Ömer radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    "Bir adam din kardeşine, ey kâfir derse, bu söz ikisinden birine döner. Eğer böyle denilen kişi söylenildiği gibi ise söz doğrudur; yerini bulmuş olur. Aksi takdirde bu söz söyleyene geri döner."

    Buhârî, Edeb 73; Müslim, Îmân 111. Ayrıca bk. Tirmizî, Îmân 16

    Aşağıdaki hadis ile birlikte açıklanacaktır.



    1737. Ebû Zer radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    "Kim bir adamı ey kâfir diye çağırır veya ona ey Allah'ın düşmanı derse, o adam da böyle değilse, bu söz, söyleyenin kendisine döner."

    Buhârî, Edeb 44; Müslim, Îmân 112

    Açıklamalar

    Bir müslümana kâfir demek yasaklanmış olup, böyle bir sözü söylemek câiz olmadığı gibi, bu şekilde inanmak en büyük günahlardan sayılır. Bu sebeple ulema bu hadisi müşkil, anlaşılması ve bazı rivayetlerle uzlaştırılması zor hadislerden sayar.

    Çünkü büyük günah işleyen, insan öldüren, zina yapan kimse bile kâfir sayılmaz. İslâm dinini kabul etmeyen, bâtıl sayan ve dalâlet ehlinden olanlar dışında müslüman olduğunu söyleyen hiç kimse kâfir olarak nitelendirilmez. Bu sebeple hadisin ifade ettiği mâna, din kardeşine kâfir demeyi helâl sayan kimse olarak yorumlanmıştır. Çünkü bir müslümana kâfir demeyi câiz gören kendisi küfre düşmüş olur. Daha insaflı bir yaklaşım ise, din kardeşine isnad ettiği noksanlık ve ona kâfir demenin günahı kendisine döner, şeklindedir.

    Günümüz müslümanlarının bir kısmında da gördüğümüz gibi, tarih boyunca müslüman kişileri tekfire meraklı olan ve bu sorumsuzlukları yüzünden toplumda birlik ve beraberliğin, kardeşlik ve dostluğun yaygınlaşmasını önleyen, bu bilgisizlikleri ve kindarlıkları sebebiyle İslâm düşmanlarına hizmet ettiklerinin farkında olmayan bir kısım müslümanlar varolagelmiştir.

    Çünkü müslüman bir insana kâfir demek, o kişiyi İslâm toplumundan dışlamak anlamına gelir. Kendisine böyle bir söz söylenilen kişi, bu sebeple müslümanlardan uzaklaşıp kâfir sayılan insanlara yaklaşabilir. Bütün bunlara vesile olan insan da büyük vebâle girmiş olur. Müslümanın vazifesi, müslümanım diyen bir insanı dışlamak değil, hata ve günahı varsa onu kardeşçe ve İslâm âdâbına uygun bir tarzda uyarmak, hata ve günahlarından kurtulmasına vesile olmaktır. İşte Peygamber Efendimiz'in bu hadisiyle bizden istediği hassasiyet, müslüman bir kimseye asla kâfir denmemesi, kendine kâfir denilen kimse gerçekten kâfir değilse, o sözün kendisine geri döneceğini bilmesidir.

    1809 numaralı hadis de bu konuyla ilgilidir.

    Hadislerden Öğrendiklerimiz

    1. Müslüman bir kimseye kâfir denilmesi veya küfürle ilgili bir vasıfla nitelendirilmesi câiz değildir.

    2. Bir müslümana kâfir diyen ve bu şekilde inanan kimse kendisi kâfir olur.

    3. Müslümanlar birbirlerini tekfir ederek birlik ve beraberliklerini, kardeşliklerini ortadan kaldırmamalı, bilerek veya bilmeyerek düşmanlara hizmet etmemelidir.

    Riyazüs Salihin



  5. 29.Mart.2012, 16:02
    3
    Administrator
    Hadisler

    1736. İbni Ömer radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    "Bir adam din kardeşine, ey kâfir derse, bu söz ikisinden birine döner. Eğer böyle denilen kişi söylenildiği gibi ise söz doğrudur; yerini bulmuş olur. Aksi takdirde bu söz söyleyene geri döner."

    Buhârî, Edeb 73; Müslim, Îmân 111. Ayrıca bk. Tirmizî, Îmân 16

    Aşağıdaki hadis ile birlikte açıklanacaktır.



    1737. Ebû Zer radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    "Kim bir adamı ey kâfir diye çağırır veya ona ey Allah'ın düşmanı derse, o adam da böyle değilse, bu söz, söyleyenin kendisine döner."

    Buhârî, Edeb 44; Müslim, Îmân 112

    Açıklamalar

    Bir müslümana kâfir demek yasaklanmış olup, böyle bir sözü söylemek câiz olmadığı gibi, bu şekilde inanmak en büyük günahlardan sayılır. Bu sebeple ulema bu hadisi müşkil, anlaşılması ve bazı rivayetlerle uzlaştırılması zor hadislerden sayar.

    Çünkü büyük günah işleyen, insan öldüren, zina yapan kimse bile kâfir sayılmaz. İslâm dinini kabul etmeyen, bâtıl sayan ve dalâlet ehlinden olanlar dışında müslüman olduğunu söyleyen hiç kimse kâfir olarak nitelendirilmez. Bu sebeple hadisin ifade ettiği mâna, din kardeşine kâfir demeyi helâl sayan kimse olarak yorumlanmıştır. Çünkü bir müslümana kâfir demeyi câiz gören kendisi küfre düşmüş olur. Daha insaflı bir yaklaşım ise, din kardeşine isnad ettiği noksanlık ve ona kâfir demenin günahı kendisine döner, şeklindedir.

    Günümüz müslümanlarının bir kısmında da gördüğümüz gibi, tarih boyunca müslüman kişileri tekfire meraklı olan ve bu sorumsuzlukları yüzünden toplumda birlik ve beraberliğin, kardeşlik ve dostluğun yaygınlaşmasını önleyen, bu bilgisizlikleri ve kindarlıkları sebebiyle İslâm düşmanlarına hizmet ettiklerinin farkında olmayan bir kısım müslümanlar varolagelmiştir.

    Çünkü müslüman bir insana kâfir demek, o kişiyi İslâm toplumundan dışlamak anlamına gelir. Kendisine böyle bir söz söylenilen kişi, bu sebeple müslümanlardan uzaklaşıp kâfir sayılan insanlara yaklaşabilir. Bütün bunlara vesile olan insan da büyük vebâle girmiş olur. Müslümanın vazifesi, müslümanım diyen bir insanı dışlamak değil, hata ve günahı varsa onu kardeşçe ve İslâm âdâbına uygun bir tarzda uyarmak, hata ve günahlarından kurtulmasına vesile olmaktır. İşte Peygamber Efendimiz'in bu hadisiyle bizden istediği hassasiyet, müslüman bir kimseye asla kâfir denmemesi, kendine kâfir denilen kimse gerçekten kâfir değilse, o sözün kendisine geri döneceğini bilmesidir.

    1809 numaralı hadis de bu konuyla ilgilidir.

    Hadislerden Öğrendiklerimiz

    1. Müslüman bir kimseye kâfir denilmesi veya küfürle ilgili bir vasıfla nitelendirilmesi câiz değildir.

    2. Bir müslümana kâfir diyen ve bu şekilde inanan kimse kendisi kâfir olur.

    3. Müslümanlar birbirlerini tekfir ederek birlik ve beraberliklerini, kardeşliklerini ortadan kaldırmamalı, bilerek veya bilmeyerek düşmanlara hizmet etmemelidir.

    Riyazüs Salihin






+ Yorum Gönder