Konusunu Oylayın.: Maaş, Ücret ve Serbest Meslek Kazançları Zekata Tabimidir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Maaş, Ücret ve Serbest Meslek Kazançları Zekata Tabimidir?
  1. 30.Mayıs.2011, 10:54
    1
    Misafir

    Maaş, Ücret ve Serbest Meslek Kazançları Zekata Tabimidir?






    Maaş, Ücret ve Serbest Meslek Kazançları Zekata Tabimidir? Mumsema Maaş, Ücret ve Serbest Meslek Kazançları Zekata Tabimidir?


  2. 30.Mayıs.2011, 10:54
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 30.Mayıs.2011, 10:59
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Maaş, Ücret ve Serbest Meslek Kazançları Zekata Tabimidir?




    Dar anlamda maaş bir hizmet mukabilinde çalışan kimseye verilen aylık ücrettirÜcret de emeğin ve hizmetin fiyatına, satış bedeline denirSerbest meslek kazançları da geçici veya devamlı olarak her türlü serbest meslek faaliyetlerinden doğan kazançlardır

    Memur maaşları, işçi ücretleri, doktor, mühendis, avukat, terzi, berber gibi serbest meslek sahiplerinin kazançlarının zekâtı konusunda iki görüş vardır

    Klasik kaynaklardaki bilgileri değenlendiren ve onlardan hareketle bazı sonuçlara ulaşan çağımızdaki bilginlerin bir kısmına göre, ücretlilerin ve serbest meslek sahiplerinin gelirlerinin toplamı nisaba ulaşır ve üzerinden bir yıl geçerse, ihtiyaçlar giderilip borçlar düşüldükten sonra % 25'u zekât olarak verilir

    Bu görüş sahipleri bir malın zekâta tâbi olabilmesi için üzerinden bir kamerî yılın geçmiş olması gerektiği noktasından hareket ederler

    Ebû Ubeyd, HzEbû Bekir'in devlet gelirlerinden hak sahiplerine atâ adıyla maaş (veya devlet gelirlerinden pay) verirken onlara üzerinden bir sene geçen malları olup olmadığını sorduğunu, mükellefler müsbet cevap verirlerse, dağıttığı maaştan, o malların zekâtını aldığını, HzOsman'ın da aynı uygulamada bulunduğunu, HzAli'nin "Kişinin yeni kazandığı malının üzerinden bir sene geçmedikçe, o malda zekât tahakkuk etmez" dediğini, Abdullah bMes`ûd'un da aynı anlamda fetva vermiş olduğunu rivayet eder (el-Emvâl, nr1122, 1125-1129)

    Bu rivayetleri değerlendiren Ebû Ubeyd, Hulefâ-yi Râşidîn'in devlet gelirlerinden hak sahiplerine dağıttıkları atâdan hemen zekât tahsil etmediklerini, fakat onların zekât tahakkuk eden diğer mallarının zekât borçlarını, bu tahsisattan kesmiş olduklarını söyler (el-Emvâl, nr564)

    İkinci grup bilginler ise, bu tür gelirlerin zekâta tâbi tutulması için bir senelik sürenin geçmesini gereksiz görürlerOnlara göre, maaş, ücret ve serbest meslek kazançları kaynaklarda zikri geçen mâl-i müstefâd yani miras, bağış, mükâfat gibi yollardan gelen gelirlere benzerler

    Diğer taraftan, kaynaklarda İbn Abbas, Muâviye ve Ömer bAbdülazîz'in yeni kazanılan maldan, sene geçme şartı aramadan zekât tahsil ettikleri rivayet edilir (el-Emvâl, nr1132-1133)

    Ebû Ubeyd'e göre İbn Abbas'ın konu ile ilgili fetvasında kastedilen toprak mahsulleridirYani sene geçmeden zekâtı verilecek olan toprak mahsulleri zekâtıdır ki "hasat zamanı" ödenirMedineliler arazi mahsulüne "emvâl" adını verirler

    İbn Rüşd'ün de işaret ettiği gibi mâl-i müstefâdın yani miras, bağış, mükâfat gibi gelirlerin kazanıldığı anda zekâtının ödenip ödenmeyeceği hakkında HzPeygamber ve sahâbeden açık bir rivayetin bulunmadığı doğrudurBu sebeple de birinci grup fakihler klasik çizgiyi takip ederek altın, gümüş, ticaret malları ve hayvanlardan zekât alınmasında ölçü olan "malın üzerinden bir yıl geçmesi" şartını maaş, ücret, serbest meslek kazançları için de geçerli saymışlardır
    Din İşleri Yüksek Kurulu, maaş ve benzeri standart gelirlerin, diğer gelirlere katılarak nisap miktarının üzerinden bir yıl geçtikten sonra zekat verilmesi gerektiği görüşündedir(Diyanet İlmihali, Zekat Bölümü)
    Borcu ve temel ihtiyaçları dışında 8018graltına veya bu miktar altın değerinde para veya ticaret malına sahip olan bir kimsenin, buna malik olduğu günden itibaren üzerinden bir yıl geçtiğinde, bu miktar mal aynen mevcut veya daha fazla ise, bunun kırkta birini zekat olarak vermesi gerekirDaha sonraki yıl içinde çeşitli yollardan sağlanan artışlar için yılın dolması şart değildirYıl sonunda eldeki zekata tabi birikimlerin tümünün zekatı verilir
    SİE


  4. 30.Mayıs.2011, 10:59
    2
    Silent and lonely rains



    Dar anlamda maaş bir hizmet mukabilinde çalışan kimseye verilen aylık ücrettirÜcret de emeğin ve hizmetin fiyatına, satış bedeline denirSerbest meslek kazançları da geçici veya devamlı olarak her türlü serbest meslek faaliyetlerinden doğan kazançlardır

    Memur maaşları, işçi ücretleri, doktor, mühendis, avukat, terzi, berber gibi serbest meslek sahiplerinin kazançlarının zekâtı konusunda iki görüş vardır

    Klasik kaynaklardaki bilgileri değenlendiren ve onlardan hareketle bazı sonuçlara ulaşan çağımızdaki bilginlerin bir kısmına göre, ücretlilerin ve serbest meslek sahiplerinin gelirlerinin toplamı nisaba ulaşır ve üzerinden bir yıl geçerse, ihtiyaçlar giderilip borçlar düşüldükten sonra % 25'u zekât olarak verilir

    Bu görüş sahipleri bir malın zekâta tâbi olabilmesi için üzerinden bir kamerî yılın geçmiş olması gerektiği noktasından hareket ederler

    Ebû Ubeyd, HzEbû Bekir'in devlet gelirlerinden hak sahiplerine atâ adıyla maaş (veya devlet gelirlerinden pay) verirken onlara üzerinden bir sene geçen malları olup olmadığını sorduğunu, mükellefler müsbet cevap verirlerse, dağıttığı maaştan, o malların zekâtını aldığını, HzOsman'ın da aynı uygulamada bulunduğunu, HzAli'nin "Kişinin yeni kazandığı malının üzerinden bir sene geçmedikçe, o malda zekât tahakkuk etmez" dediğini, Abdullah bMes`ûd'un da aynı anlamda fetva vermiş olduğunu rivayet eder (el-Emvâl, nr1122, 1125-1129)

    Bu rivayetleri değerlendiren Ebû Ubeyd, Hulefâ-yi Râşidîn'in devlet gelirlerinden hak sahiplerine dağıttıkları atâdan hemen zekât tahsil etmediklerini, fakat onların zekât tahakkuk eden diğer mallarının zekât borçlarını, bu tahsisattan kesmiş olduklarını söyler (el-Emvâl, nr564)

    İkinci grup bilginler ise, bu tür gelirlerin zekâta tâbi tutulması için bir senelik sürenin geçmesini gereksiz görürlerOnlara göre, maaş, ücret ve serbest meslek kazançları kaynaklarda zikri geçen mâl-i müstefâd yani miras, bağış, mükâfat gibi yollardan gelen gelirlere benzerler

    Diğer taraftan, kaynaklarda İbn Abbas, Muâviye ve Ömer bAbdülazîz'in yeni kazanılan maldan, sene geçme şartı aramadan zekât tahsil ettikleri rivayet edilir (el-Emvâl, nr1132-1133)

    Ebû Ubeyd'e göre İbn Abbas'ın konu ile ilgili fetvasında kastedilen toprak mahsulleridirYani sene geçmeden zekâtı verilecek olan toprak mahsulleri zekâtıdır ki "hasat zamanı" ödenirMedineliler arazi mahsulüne "emvâl" adını verirler

    İbn Rüşd'ün de işaret ettiği gibi mâl-i müstefâdın yani miras, bağış, mükâfat gibi gelirlerin kazanıldığı anda zekâtının ödenip ödenmeyeceği hakkında HzPeygamber ve sahâbeden açık bir rivayetin bulunmadığı doğrudurBu sebeple de birinci grup fakihler klasik çizgiyi takip ederek altın, gümüş, ticaret malları ve hayvanlardan zekât alınmasında ölçü olan "malın üzerinden bir yıl geçmesi" şartını maaş, ücret, serbest meslek kazançları için de geçerli saymışlardır
    Din İşleri Yüksek Kurulu, maaş ve benzeri standart gelirlerin, diğer gelirlere katılarak nisap miktarının üzerinden bir yıl geçtikten sonra zekat verilmesi gerektiği görüşündedir(Diyanet İlmihali, Zekat Bölümü)
    Borcu ve temel ihtiyaçları dışında 8018graltına veya bu miktar altın değerinde para veya ticaret malına sahip olan bir kimsenin, buna malik olduğu günden itibaren üzerinden bir yıl geçtiğinde, bu miktar mal aynen mevcut veya daha fazla ise, bunun kırkta birini zekat olarak vermesi gerekirDaha sonraki yıl içinde çeşitli yollardan sağlanan artışlar için yılın dolması şart değildirYıl sonunda eldeki zekata tabi birikimlerin tümünün zekatı verilir
    SİE





+ Yorum Gönder