Konusunu Oylayın.: Ezanı makamla okumak, örneğin sabah ezanının saba makamında okunması bidat mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ezanı makamla okumak, örneğin sabah ezanının saba makamında okunması bidat mıdır?
  1. 29.Mayıs.2011, 07:33
    1
    Misafir

    Ezanı makamla okumak, örneğin sabah ezanının saba makamında okunması bidat mıdır?






    Ezanı makamla okumak, örneğin sabah ezanının saba makamında okunması bidat mıdır? Mumsema Ezanı makamla okumak, örneğin sabah ezanının saba makamında okunması bidat mıdır?


  2. 29.Mayıs.2011, 07:33
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 29.Mayıs.2011, 07:42
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Ezanı makamla okumak, örneğin sabah ezanının saba makamında okunması bidat mıdır?




    Değerli kardeşimiz;



    Sadece saba makamı değil, diğer bir çok makamlar da saadet asrında uygulanmadıkları noktasından hareketle bunların bidat olduğu, yani daha sonra meydana çıktığı söylenebilir.

    Ancak bunun bid’a-yı seyyie mi, yoksa bid’a-yı hasene mi yani dinin hoş görmediği bir yenilik mi yoksa hoş gördüğü bir yenilik mi olduğunu söylemek kolay değildir. Nitekim Peygamber efendimiz zamanında minareler yoktu. Ancak daha sonra yapılan minareler İslamın şiarı haline gelmiş, bütün İslam alemi tarafından kabul görmüştür.

    Fıkıh kitaplarında meşhur olan ifadesiyle “temtit” yani ezanı aşırı uzatmak mekruh görülmüştür(bk. Nevevî, el-Mecmu’, 3/108).

    Alimlerin belirttiğine göre, ezan sözlerinin tam anlaşılmasına engel olan “Telhîn” yapmak/aşırı uzatmak, nağmeler yapmak da mekruhtur(Nevevi, a.g.e, 3/110; V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî,1/551).

    Ezan okuyan müezzinin gür ve güzel sesli olması müstehaptır. Rivayete göre, Peygamberimiz Ezanla ilgili rüyayı gören Abdullah b. Zeyd’in değil, sesi gür olan Hz. Bilal’in ezan okumasını tercih etmiştir. Başka bir zamanda da, 20 sahabinin seslerine bakmış, aralarında en gür ve güzel sesli olan Ebu Mahzure’ye ezanı talim etmiştir(V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 1/545).

    Bu açıklamalardan anlaşılıyor ki, ezanın sözlerinin anlaşılmasına engel olmayan nağmelerle, çok aşırı olmayan uzatmalarla, özellikle dinleyenler üzerinde olumlu etki meydana getiren güzel makamlarla ezan okumakta bir sakınca yoktur.

    Zaman da büyük bir müfessirdir, kaydını gösterse itiraz edilmez. Buna göre her tarafta güzel ve gür seslerle seslendirilen nağmeler duymaya alışık olan bu günkü insanların kulağına güzel ve gür sesle, nağmeli makamlarla Ezan-ı Muhammediyi dinletmek bidat da olsa, bir bid’a-yı hasene olduğunu düşünüyoruz.

    Bu gün İslam aleminin her tarafında değişik makamlarda ezanın okunması, İslam alimlerinin buna cevaz verdiğinin bir göstergesidir. Yeter ki Ezanın vakarına, azametine, şanına ve mehabetine halel getirmesin, bir şarkı-türkü gibi okunmasın..



    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet




  4. 29.Mayıs.2011, 07:42
    2
    Editör



    Değerli kardeşimiz;



    Sadece saba makamı değil, diğer bir çok makamlar da saadet asrında uygulanmadıkları noktasından hareketle bunların bidat olduğu, yani daha sonra meydana çıktığı söylenebilir.

    Ancak bunun bid’a-yı seyyie mi, yoksa bid’a-yı hasene mi yani dinin hoş görmediği bir yenilik mi yoksa hoş gördüğü bir yenilik mi olduğunu söylemek kolay değildir. Nitekim Peygamber efendimiz zamanında minareler yoktu. Ancak daha sonra yapılan minareler İslamın şiarı haline gelmiş, bütün İslam alemi tarafından kabul görmüştür.

    Fıkıh kitaplarında meşhur olan ifadesiyle “temtit” yani ezanı aşırı uzatmak mekruh görülmüştür(bk. Nevevî, el-Mecmu’, 3/108).

    Alimlerin belirttiğine göre, ezan sözlerinin tam anlaşılmasına engel olan “Telhîn” yapmak/aşırı uzatmak, nağmeler yapmak da mekruhtur(Nevevi, a.g.e, 3/110; V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî,1/551).

    Ezan okuyan müezzinin gür ve güzel sesli olması müstehaptır. Rivayete göre, Peygamberimiz Ezanla ilgili rüyayı gören Abdullah b. Zeyd’in değil, sesi gür olan Hz. Bilal’in ezan okumasını tercih etmiştir. Başka bir zamanda da, 20 sahabinin seslerine bakmış, aralarında en gür ve güzel sesli olan Ebu Mahzure’ye ezanı talim etmiştir(V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 1/545).

    Bu açıklamalardan anlaşılıyor ki, ezanın sözlerinin anlaşılmasına engel olmayan nağmelerle, çok aşırı olmayan uzatmalarla, özellikle dinleyenler üzerinde olumlu etki meydana getiren güzel makamlarla ezan okumakta bir sakınca yoktur.

    Zaman da büyük bir müfessirdir, kaydını gösterse itiraz edilmez. Buna göre her tarafta güzel ve gür seslerle seslendirilen nağmeler duymaya alışık olan bu günkü insanların kulağına güzel ve gür sesle, nağmeli makamlarla Ezan-ı Muhammediyi dinletmek bidat da olsa, bir bid’a-yı hasene olduğunu düşünüyoruz.

    Bu gün İslam aleminin her tarafında değişik makamlarda ezanın okunması, İslam alimlerinin buna cevaz verdiğinin bir göstergesidir. Yeter ki Ezanın vakarına, azametine, şanına ve mehabetine halel getirmesin, bir şarkı-türkü gibi okunmasın..



    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet







+ Yorum Gönder