Konusunu Oylayın.: Bazı yılanlarda körelmiş ayak belirtisi ve kalça kemiği olduğu iddia ediliyor ve bunu evrime delil olarak sunuyorlar. Yı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Bazı yılanlarda körelmiş ayak belirtisi ve kalça kemiği olduğu iddia ediliyor ve bunu evrime delil olarak sunuyorlar. Yı
  1. 29.Mayıs.2011, 07:33
    1
    Misafir

    Bazı yılanlarda körelmiş ayak belirtisi ve kalça kemiği olduğu iddia ediliyor ve bunu evrime delil olarak sunuyorlar. Yı






    Bazı yılanlarda körelmiş ayak belirtisi ve kalça kemiği olduğu iddia ediliyor ve bunu evrime delil olarak sunuyorlar. Yı Mumsema Bazı yılanlarda körelmiş ayak belirtisi ve kalça kemiği olduğu iddia ediliyor ve bunu evrime delil olarak sunuyorlar. Yılanların kalça kemiği var mıdır? Varsa neden vardır?


  2. 29.Mayıs.2011, 07:33
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 29.Mayıs.2011, 07:41
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Bazı yılanlarda körelmiş ayak belirtisi ve kalça kemiği olduğu iddia ediliyor ve bunu evrime delil olarak sunuyor




    Yılanların en dikkat çeken özelliği bacaklarının bulunmamasıdır. Böyle olmakla birlikte, piton'larla boa'larda, arka ayak ile kalça kemiği vardır. Bunların ne işe yaradığı, olmaması halinde ne gibi mahzurlarının meydana gelebileceği, bilimsel çalışmalarla ortaya konması gerekir.

    Bazı evrimcilerin yaptığı gibi, görevi tam bilinemeyen organları, peşin bir hükümle hemen eski atalarından kalmış körelmiş yapılar olarak takdim etmek, bilimsel bir yaklaşım değil, ideolojik bir değerlendirmedir. Üzerinde durmaya değmez.

    Şimdi, bu kalça kemiklerinin neden var olduğunu soruluyor. Peki, bir organın görevi ve ne işe yaradığı şayet bilinmiyorsa, ya da bununla ilgili bir çalışma yapılmamışsa, bu konuda bir takım fikir yürütmelerde bulunmak ve adeta fikir jimnastiği yapmak mı gerekir, yoksa bunun ehli tarafından bilimsel çalışmalarla ortaya konması mı istenir? Her halde ikincisini, yani bilimsel çalışmayı tercih etmemiz gerekir.

    Burada bir adım daha ileriye giderek bu tip sorularla devamlı meşgul olan arkadaşlara şunu sormak isteriz. Sizin sahanız olmayan konularla, özellikle canlılar dünyasıyla niçin bu kadar ilgilenerek âleminizi ve fikrinizi dağıtıyorsunuz? Canlılar dünyasında ortaya konamayan o kadar ince sırlar ve derin konular var ki, insan hayret içinde kalıyor. Mesela en iyi bildiğimizi zannettiğimiz hücre konusunda bile uzmanlar, bilinenin ancak yüzde on olduğunu ifade ediyorlar.

    Buralarda gezinmekten maksat, bazı ateist evrimcilerin yaptığı gibi, bir açık kapı bulup da yaratıcıyı devreden çıkarmak ise, kâinatta bir atom dahi başıboş değildir ve Allah’ın emir ve idaresi altıda hareket eder.

    Canlılarda güya işe yaramayan organ bulup bunu, bazı evrimcilerin yapmaya çalıştığı gibi, canlıların tek hücreden silsile halinde tesadüfen birbirinden meydana geldiğine delil aranıyorsa, boşuna yoruluyorlar. Zira bir iğne ustasız, bir harf kâtipsiz olamayacağı gibi, her bir eser ve her bir varlık mutlaka ilim, irade ve kudret sahibi bir yaratıcıyı göstermektedir.

    Bugün canlıları tek hücreden yaratan, başlangıçta da onlardan her bir türü ayrı yaratmış olması akla, mantığa ve bilimsel düşünceye en uygunudur.

    Prof. Dr. Adem Tatlı



    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet




  4. 29.Mayıs.2011, 07:41
    2
    Editör



    Yılanların en dikkat çeken özelliği bacaklarının bulunmamasıdır. Böyle olmakla birlikte, piton'larla boa'larda, arka ayak ile kalça kemiği vardır. Bunların ne işe yaradığı, olmaması halinde ne gibi mahzurlarının meydana gelebileceği, bilimsel çalışmalarla ortaya konması gerekir.

    Bazı evrimcilerin yaptığı gibi, görevi tam bilinemeyen organları, peşin bir hükümle hemen eski atalarından kalmış körelmiş yapılar olarak takdim etmek, bilimsel bir yaklaşım değil, ideolojik bir değerlendirmedir. Üzerinde durmaya değmez.

    Şimdi, bu kalça kemiklerinin neden var olduğunu soruluyor. Peki, bir organın görevi ve ne işe yaradığı şayet bilinmiyorsa, ya da bununla ilgili bir çalışma yapılmamışsa, bu konuda bir takım fikir yürütmelerde bulunmak ve adeta fikir jimnastiği yapmak mı gerekir, yoksa bunun ehli tarafından bilimsel çalışmalarla ortaya konması mı istenir? Her halde ikincisini, yani bilimsel çalışmayı tercih etmemiz gerekir.

    Burada bir adım daha ileriye giderek bu tip sorularla devamlı meşgul olan arkadaşlara şunu sormak isteriz. Sizin sahanız olmayan konularla, özellikle canlılar dünyasıyla niçin bu kadar ilgilenerek âleminizi ve fikrinizi dağıtıyorsunuz? Canlılar dünyasında ortaya konamayan o kadar ince sırlar ve derin konular var ki, insan hayret içinde kalıyor. Mesela en iyi bildiğimizi zannettiğimiz hücre konusunda bile uzmanlar, bilinenin ancak yüzde on olduğunu ifade ediyorlar.

    Buralarda gezinmekten maksat, bazı ateist evrimcilerin yaptığı gibi, bir açık kapı bulup da yaratıcıyı devreden çıkarmak ise, kâinatta bir atom dahi başıboş değildir ve Allah’ın emir ve idaresi altıda hareket eder.

    Canlılarda güya işe yaramayan organ bulup bunu, bazı evrimcilerin yapmaya çalıştığı gibi, canlıların tek hücreden silsile halinde tesadüfen birbirinden meydana geldiğine delil aranıyorsa, boşuna yoruluyorlar. Zira bir iğne ustasız, bir harf kâtipsiz olamayacağı gibi, her bir eser ve her bir varlık mutlaka ilim, irade ve kudret sahibi bir yaratıcıyı göstermektedir.

    Bugün canlıları tek hücreden yaratan, başlangıçta da onlardan her bir türü ayrı yaratmış olması akla, mantığa ve bilimsel düşünceye en uygunudur.

    Prof. Dr. Adem Tatlı



    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet







+ Yorum Gönder