Konusunu Oylayın.: Cinler de sınava tabi oldukları halde, acaba Kur'an-ı Kerim'de neden sadece bir sayfa ya da birkaç yerde bahsediliyor?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Cinler de sınava tabi oldukları halde, acaba Kur'an-ı Kerim'de neden sadece bir sayfa ya da birkaç yerde bahsediliyor?
  1. 28.Mayıs.2011, 15:55
    1
    Misafir

    Cinler de sınava tabi oldukları halde, acaba Kur'an-ı Kerim'de neden sadece bir sayfa ya da birkaç yerde bahsediliyor?






    Cinler de sınava tabi oldukları halde, acaba Kur'an-ı Kerim'de neden sadece bir sayfa ya da birkaç yerde bahsediliyor? Mumsema Cinler de sınava tabi oldukları halde, acaba Kur'an-ı Kerim'de neden sadece bir sayfa ya da birkaç yerde bahsediliyor?


  2. 28.Mayıs.2011, 15:55
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 28.Mayıs.2011, 16:07
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Cinler de sınava tabi oldukları halde, acaba Kur'an-ı Kerim'de neden sadece bir sayfa ya da birkaç yerde bahsedil




    Cinlerin de insanlar gibi mükellef olduklarında şüphe yoktur:
    “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu gününüzle karşılaşacağınıza dair uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar da: “Kendi aleyhimize şâhitlik ettik” derler. Dünya hayatı onları aldattı ve kâfir olduklarına dair kendi âleyhlerinde şâhitlik ettiler.”(Enam, 6/130),
    “Ey insan ve cin! Sizin de hesabınızı ele alacağız.”(Rahman, 55/31)
    mealindeki ayetler bu gerçeğin altını çizmektedir.
    Ancak, insanların yeryüzü halifesi olduktan sonra, artık cinler insanlardan gelen peygamberlere tabi olmuşlardır. Özellikle bütün insanlara ve cinlere gönderilmiş bir peygamber olan Hz. Muhammed (asv)’e vahiy edilen Kur’an’ın inmesinden sonra, onların mürşit ve uyarıcıları da ondan aldıkları derslerini götürüp kendi cemaatlerine tebliğ etmekle yükümlü tutulmuştur.
    “(Ey Muhammed!) Bir zaman cinlerden bir gurubu, Kur’ân’ı dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Kur’ân’ın okunuşunda hazır bulununca, birbirlerine: “Susun, (dinleyin)!” dediler. Okunması bitirilince de kavimlerine uyarıcılar olarak döndüler.”(Ahkaf, 46/29)
    mealindeki ayette bu gerçeğe işaret edilmiştir.(Geniş bilgi için bk. Niyazi Beki, Rahman Suresinin 31. ayetinin tefsiri).
    - Cinler vahyin hitabında insanlara tabi bir durumda olduklarına göre, Kur'an’da onlardan yeteri kadar bahsedilmiş, denilebilir.
    - Cinler görülmeyen bir varlık olduğu için, sosyal hayat bakımından insanlardan farklı bir konumdadır. Dolayısıyla, cinlerin hayatından fazlaca özel vurgular yapılması, bu açıdan İlahî hikmete uygun düşmemiş ki, fazla yer verilmemiştir.
    - İnsanlara hitap eden İlahî emir ve yasaklar, aynı zamanda cinler için de geçerlidir. Onlar için de ayrıca aynı şeyleri tekrar etmek Kur’an’ın belagat ve îcaz (veciz söz söyleme sanatı) üzerinde kurulmuş olan i’cazına uygun düşmemektedir.
    - İnsanların hayatı cinlerce açık, fakat cinlerin hayatı insanlarca gizlidir. Onların gizli taraflarından bahsetmek, insanlara yarardan çok zarar verebilir.
    Bununla beraber cinlerden bahseden bir çok ayet ve hadis de vardır
    SİE


  4. 28.Mayıs.2011, 16:07
    2
    Silent and lonely rains



    Cinlerin de insanlar gibi mükellef olduklarında şüphe yoktur:
    “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu gününüzle karşılaşacağınıza dair uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar da: “Kendi aleyhimize şâhitlik ettik” derler. Dünya hayatı onları aldattı ve kâfir olduklarına dair kendi âleyhlerinde şâhitlik ettiler.”(Enam, 6/130),
    “Ey insan ve cin! Sizin de hesabınızı ele alacağız.”(Rahman, 55/31)
    mealindeki ayetler bu gerçeğin altını çizmektedir.
    Ancak, insanların yeryüzü halifesi olduktan sonra, artık cinler insanlardan gelen peygamberlere tabi olmuşlardır. Özellikle bütün insanlara ve cinlere gönderilmiş bir peygamber olan Hz. Muhammed (asv)’e vahiy edilen Kur’an’ın inmesinden sonra, onların mürşit ve uyarıcıları da ondan aldıkları derslerini götürüp kendi cemaatlerine tebliğ etmekle yükümlü tutulmuştur.
    “(Ey Muhammed!) Bir zaman cinlerden bir gurubu, Kur’ân’ı dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Kur’ân’ın okunuşunda hazır bulununca, birbirlerine: “Susun, (dinleyin)!” dediler. Okunması bitirilince de kavimlerine uyarıcılar olarak döndüler.”(Ahkaf, 46/29)
    mealindeki ayette bu gerçeğe işaret edilmiştir.(Geniş bilgi için bk. Niyazi Beki, Rahman Suresinin 31. ayetinin tefsiri).
    - Cinler vahyin hitabında insanlara tabi bir durumda olduklarına göre, Kur'an’da onlardan yeteri kadar bahsedilmiş, denilebilir.
    - Cinler görülmeyen bir varlık olduğu için, sosyal hayat bakımından insanlardan farklı bir konumdadır. Dolayısıyla, cinlerin hayatından fazlaca özel vurgular yapılması, bu açıdan İlahî hikmete uygun düşmemiş ki, fazla yer verilmemiştir.
    - İnsanlara hitap eden İlahî emir ve yasaklar, aynı zamanda cinler için de geçerlidir. Onlar için de ayrıca aynı şeyleri tekrar etmek Kur’an’ın belagat ve îcaz (veciz söz söyleme sanatı) üzerinde kurulmuş olan i’cazına uygun düşmemektedir.
    - İnsanların hayatı cinlerce açık, fakat cinlerin hayatı insanlarca gizlidir. Onların gizli taraflarından bahsetmek, insanlara yarardan çok zarar verebilir.
    Bununla beraber cinlerden bahseden bir çok ayet ve hadis de vardır
    SİE





+ Yorum Gönder