Konusunu Oylayın.: Sünnet nedir, kaç yaşında nasıl yapılmalı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sünnet nedir, kaç yaşında nasıl yapılmalı?
  1. 25.Mayıs.2011, 13:20
    1
    Misafir

    Sünnet nedir, kaç yaşında nasıl yapılmalı?

  2. 25.Mayıs.2011, 14:44
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Sünnet nedir, kaç yaşında nasıl yapılmalı?




    Sünnet olmak meşhur bir sünnettir. Bilmeyen müslüman yoktur. Hatta müslümanlıkta sünnet olduğunu bilmeyen kâfir bile yoktur. Gayri müslimler bile namazın, tesettürün ve sünnet olmanın İslam dininin esasları arasında olduğunu bilirler.

    Şafii Mezhebi´nde çocuğun sünnet muamelesi vaciptir. Peygamberi­miz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

    "İnsan yaratılışına uygun olan ameli şeyler beştir: Çocuğu sünnet et­tirmek, edep yerlerini tıraş etmek, koltuk altı kıllarını gidermek, tırnakla­rı kesmek ve bıyıkları kısaltmaktır" [1]


    Sünnet olmak İslam’ın şiârındandır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Sünnet olmak, erkekler için, sünnettir.) [Taberani]

    (Fıtri sünnet beştir: Sünnet olmak, kasıkları temizlemek, tırnak kesmek, koltuk altını temizlemek ve bıyıkları kısaltmak.) [Buhari]

    (İbrahim aleyhisselam, 80 yaşında [sünnet emri gelince gecikmemek için] balta ile kendisini sünnet etti.) [Buhari]

    (Sünnetsiz adam, 80 yaşında da olsa, Müslüman olunca yine sünnet edilir.) [Beyheki]

    Resulullah, Müslüman olan erkeğe, 80 yaşında olsa bile, sünnet olmayı emrederdi. (Taberani)

    Sünnet ikiye ayrılır: Sünnet-i zevaid ve sünnet-i hüda.
    Sünnet-i zevaid: Resulullahın giyim, yemek, içmek, oturmak, barınmak, yatmak ve yürümekteki âdetleri bu sünnete dahildir.

    Sünnet-i hüda: Ezan, ikâmet okumak, cemaat ile namaz kılmak gibidir. Bunlar, İslam dininin şiârıdır. Çocukların sünnet edilmeleri de bu sünnete dahil edilmiştir. Bu sünnete Arapça’da hıtan denilir. Sünnet olmak [hıtan], İslam’ın şiârı kabul edildiği için akıl baliğ olanları sünnet etmelidir. İmana gelen yaşlı adamın sünnet olması şart değildir. Hiç olmasa da olur diyen müctehid âlimler olmuştur. Çünkü sünnet, avret yerinin görünmesi için özür olmaz demişlerdir.

    Müslüman olan yaşlı erkek ve hastalar, sünnetin acısına dayanamazlarsa, sünnet edilmezler. (Hadika)

    Çocuğun sünnet olmasının belli bir yaşı yoktur. Ancak, yedi ile on iki yaş arası en iyisidir.
    Sünnet olmayanlarda çeşitli hastalıklar görülür. Fransız kitapları bu hastalıkları Affection du Prepuce adı altında bildirmektedir. Bunlardan birkaçı ise tehlikelidir. Bu sebeple, Avrupa’da ve Amerika’da Hıristiyanlar sağlık sebebiyle, kendilerini ve çocuklarını sünnet ettirmektedirler. Artık tabâbet yoluyla varılan sonuç, sünneti bugün tıbbi bir zaruret haline getirmiştir. Nitekim Dr. Dubais Raymond’un; “Sünnet çiçek aşısı gibi bütün erkeklere mecbur edilmelidir” sözü de bu hususu vurgulamaktadır.

    Sünnetin tarihi çok eskidir. Çünkü Peygamberlerin âdetidir. Peygamber efendimiz, sünnet olmayı fıtrat olan beş şeyden biri olarak bildirmiştir.

    Müslüman ülkelerinde bütün erkek çocuklar, ergenlik çağına gelmeden önce bir düğün havası içinde sünnet olurlar. Bu bakımdan sünnet olmaya halk arasında yaygın olarak Sünnet düğünü denir.

    Yüzyıllardan beri Müslümanlar çocuklarının sünnet düğünlerine ayrı bir önem verirler bunu genellikle ailede birinci mürüvvet olarak kabul ederlerdi. Sünnete karar verilince herkes durumuna göre hazırlıklara başlar. Sandıktan işlemeli yatak takımları çıkarılır, oda takımlarının yüzleri yenilenir, kaplar kalaylanır, ev halkına yeni yeni elbiseler yaptırırlardı. Çocuğun yatağı süslenir. Genellikle işlemeli bir torba içindeki yüce kitabımız Kur’an-ı kerim baş ucuna asılırdı. Durumu müsait olan aileler fakir çocukları da tespit edip, onları da sünnet ettirirlerdi. Bugün hayır kurumları, toplu sünnet düğünleriyle bu geleneği devam ettirmektedirler.

    Eskiden sünnet günü çocuk giydirilir, bineceği at hazırlanır, dualarla ata bindirilirdi. Sonra evliya türbeleri ziyaret edilir, sonra alay halinde davullar çalarak sokaklar dolaşılırdı. Eve gelen çocuk, hediyeler verilmeden attan inmez, yakınları, akrabaları hediyeleri verdikten sonra, dualarla indirilip içeri alınırdı. Bugün at yerine arabalarla bu iş yapılmaktadır.

    Sünnetten önce veya sonra Kur’an-ı kerim ve mevlid okunurdu. Sünnet çocuğu el öptükten sonra bazı yerlerde kirve denilen, ailenin çok sevdiği bir şahıs tarafından sıkıca tutulurdu. Mesleğinde usta, eli çabuk sünnetçi, hep bir ağızdan getirilen bayram tekbirleri arasında sünnet ediverirdi. Hemen süslü yatağa yatırılan çocuğa (Mâşaallah, bârekallah) diye, hayır dua edilirdi. Misafirlere şerbet, şekerleme ve benzeri ikramlarda bulunulurdu. Bundan sonra misafirler sırayla çocuğun yatağının yanına gelirler, hediyeler verip ayrılırlardı.

    Saraylardaki, konaklardaki sünnet düğünleri dillere destan olurdu. Şehzadelerin sünnet düğünlerinden bazıları hâlâ anlatılmaktadır. Hâli vakti iyi ailelerin sünnetlerinde, kaynayan kazanlarla fakir fukara da doyardı. Misafirlerin yanında herkese açık olan sünnet düğün evi, bayram yeri gibi olurdu. Eskiden genellikle etli pilav, zerde ikram etmek âdet halindeydi. Ayrıca lokum, şerbet gibi şeyler de verilirdi.

    Günümüzde eski ihtişamında olmasa bile bu güzel âdet her yerde benzeri şekilde devam etmektedir. Örf ve âdetlerine çok bağlı olan Anadolu halkı, sünnet düğünlerine aynı önemi vermektedir. Ancak bazı yerlerde bu güzel düğüne, haram karıştırıldığı, içkili ziyafetler verildiği görülmektedir. Sünnet olan böyle işlerde haramların işlenmesi daha büyük günah olur. Müslüman aileler bu işlerden uzak durmalıdır.



    Sünnet için uygun bir mevsim ya da dönem var mıdır?

    Sünnet için herhangi bir mevsim kısıtlaması yoktur, yaygın inanışın aksine her dönem yapılabilir. Çocuklar açısından bakarsak kış dönemi, genelde evde geçirilen bir dönemdir ve kış ortasında yarıyıl tatili gibi 15 günlük bir zamanda sünnet olup iyileşip okula dönülebilinecek bir zaman vardır. Sıcak yaz günlerinde geçirilecek iyileşme dönemi, çocuk için sıkıntı verici olabilir.
    Sünnet için hangi tip anestezi uygulanmalıdır?

    Yenidoğan dönemi-1 yaş arası, 7 yaş ve sonrasında lokal anestezi kullanmak yeterli olacaktır. Genellikle 1-5 yaş arasında çocuklarla iletişim kurabilmek ve onların uzun süre hareketsiz kalmasını sağlamak çoğu zaman imkansızdır. Anne-baba için, sünnet ne kadar mutluluk verici bir olay ise çocuğunuzda da bu olayın iyi anılar bırakması ve çocuğumuzda da psikolojik travma yaratmamak için 1-5 yaş grubunda sünnetin genel anestezi altında yapılması uygun olacaktır.
    Anne-babalar sünneti çocuğa nasıl anlatmalıdır?

    Sünnet öncesinde, çocuğun anlayabileceği bir dille bu işlemin nasıl yapılacağı, ağrı duymayacağı ve herhangi bir sakatlığa neden olmayacağı anlatılmalıdır. Çocuğun bu konu ile ilgili endişelerini dile getirmesine izin verilmelidir. Bu endişelerin çoğunun gerçekçi olmadığı görülecektir. Ayrıca sünnet düğünü ve öncesindeki törenler çocuğun sosyalleşmesinde etkilidir. Çocuğun bu olayı bir kutlama ve şenlik havasında yaşamasına çalışılmalıdır.
    Psikolojik acıdan sünnet yası kaç olmalıdır?

    2.5-3 yaşlarından itibaren çocuğun dikkati cinsel organlara yönelir. Çevreden ve başka insanlardan ayrı bir kişi olduğunu kavramış olan çocuk "'nasıl bir kişi" olduğunu araştırmaya çalışır. Cinsel benlik duygusunun başlaması ve cinsiyete uygun rollerin benimsenmesi bu dönemdedir. Bu çağda aşırı korkutmalar, suçlamalar çocukta girişim kısırlığı ve aşırı çekingenliğe neden olabilir. "Tutun şunun pipisini keselim" gibi korkutmalar ve takılmalar, çocukta gerçekten penisine zarar verileceği korkusunu uyandırır. Çocuk bazen bu korkuyu bedenin başka bir parçasına aktararak herhangi bir yaraya, çürüğe büyük endişe gösterebilir. Bu dönemde çocuk, vücudu üstünde yapılan her türlü işlemi "Kendisine ceza verilmek için yapılıyor" şeklinde algılayabilir.


  3. 25.Mayıs.2011, 14:44
    2
    Silent and lonely rains



    Sünnet olmak meşhur bir sünnettir. Bilmeyen müslüman yoktur. Hatta müslümanlıkta sünnet olduğunu bilmeyen kâfir bile yoktur. Gayri müslimler bile namazın, tesettürün ve sünnet olmanın İslam dininin esasları arasında olduğunu bilirler.

    Şafii Mezhebi´nde çocuğun sünnet muamelesi vaciptir. Peygamberi­miz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

    "İnsan yaratılışına uygun olan ameli şeyler beştir: Çocuğu sünnet et­tirmek, edep yerlerini tıraş etmek, koltuk altı kıllarını gidermek, tırnakla­rı kesmek ve bıyıkları kısaltmaktır" [1]


    Sünnet olmak İslam’ın şiârındandır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Sünnet olmak, erkekler için, sünnettir.) [Taberani]

    (Fıtri sünnet beştir: Sünnet olmak, kasıkları temizlemek, tırnak kesmek, koltuk altını temizlemek ve bıyıkları kısaltmak.) [Buhari]

    (İbrahim aleyhisselam, 80 yaşında [sünnet emri gelince gecikmemek için] balta ile kendisini sünnet etti.) [Buhari]

    (Sünnetsiz adam, 80 yaşında da olsa, Müslüman olunca yine sünnet edilir.) [Beyheki]

    Resulullah, Müslüman olan erkeğe, 80 yaşında olsa bile, sünnet olmayı emrederdi. (Taberani)

    Sünnet ikiye ayrılır: Sünnet-i zevaid ve sünnet-i hüda.
    Sünnet-i zevaid: Resulullahın giyim, yemek, içmek, oturmak, barınmak, yatmak ve yürümekteki âdetleri bu sünnete dahildir.

    Sünnet-i hüda: Ezan, ikâmet okumak, cemaat ile namaz kılmak gibidir. Bunlar, İslam dininin şiârıdır. Çocukların sünnet edilmeleri de bu sünnete dahil edilmiştir. Bu sünnete Arapça’da hıtan denilir. Sünnet olmak [hıtan], İslam’ın şiârı kabul edildiği için akıl baliğ olanları sünnet etmelidir. İmana gelen yaşlı adamın sünnet olması şart değildir. Hiç olmasa da olur diyen müctehid âlimler olmuştur. Çünkü sünnet, avret yerinin görünmesi için özür olmaz demişlerdir.

    Müslüman olan yaşlı erkek ve hastalar, sünnetin acısına dayanamazlarsa, sünnet edilmezler. (Hadika)

    Çocuğun sünnet olmasının belli bir yaşı yoktur. Ancak, yedi ile on iki yaş arası en iyisidir.
    Sünnet olmayanlarda çeşitli hastalıklar görülür. Fransız kitapları bu hastalıkları Affection du Prepuce adı altında bildirmektedir. Bunlardan birkaçı ise tehlikelidir. Bu sebeple, Avrupa’da ve Amerika’da Hıristiyanlar sağlık sebebiyle, kendilerini ve çocuklarını sünnet ettirmektedirler. Artık tabâbet yoluyla varılan sonuç, sünneti bugün tıbbi bir zaruret haline getirmiştir. Nitekim Dr. Dubais Raymond’un; “Sünnet çiçek aşısı gibi bütün erkeklere mecbur edilmelidir” sözü de bu hususu vurgulamaktadır.

    Sünnetin tarihi çok eskidir. Çünkü Peygamberlerin âdetidir. Peygamber efendimiz, sünnet olmayı fıtrat olan beş şeyden biri olarak bildirmiştir.

    Müslüman ülkelerinde bütün erkek çocuklar, ergenlik çağına gelmeden önce bir düğün havası içinde sünnet olurlar. Bu bakımdan sünnet olmaya halk arasında yaygın olarak Sünnet düğünü denir.

    Yüzyıllardan beri Müslümanlar çocuklarının sünnet düğünlerine ayrı bir önem verirler bunu genellikle ailede birinci mürüvvet olarak kabul ederlerdi. Sünnete karar verilince herkes durumuna göre hazırlıklara başlar. Sandıktan işlemeli yatak takımları çıkarılır, oda takımlarının yüzleri yenilenir, kaplar kalaylanır, ev halkına yeni yeni elbiseler yaptırırlardı. Çocuğun yatağı süslenir. Genellikle işlemeli bir torba içindeki yüce kitabımız Kur’an-ı kerim baş ucuna asılırdı. Durumu müsait olan aileler fakir çocukları da tespit edip, onları da sünnet ettirirlerdi. Bugün hayır kurumları, toplu sünnet düğünleriyle bu geleneği devam ettirmektedirler.

    Eskiden sünnet günü çocuk giydirilir, bineceği at hazırlanır, dualarla ata bindirilirdi. Sonra evliya türbeleri ziyaret edilir, sonra alay halinde davullar çalarak sokaklar dolaşılırdı. Eve gelen çocuk, hediyeler verilmeden attan inmez, yakınları, akrabaları hediyeleri verdikten sonra, dualarla indirilip içeri alınırdı. Bugün at yerine arabalarla bu iş yapılmaktadır.

    Sünnetten önce veya sonra Kur’an-ı kerim ve mevlid okunurdu. Sünnet çocuğu el öptükten sonra bazı yerlerde kirve denilen, ailenin çok sevdiği bir şahıs tarafından sıkıca tutulurdu. Mesleğinde usta, eli çabuk sünnetçi, hep bir ağızdan getirilen bayram tekbirleri arasında sünnet ediverirdi. Hemen süslü yatağa yatırılan çocuğa (Mâşaallah, bârekallah) diye, hayır dua edilirdi. Misafirlere şerbet, şekerleme ve benzeri ikramlarda bulunulurdu. Bundan sonra misafirler sırayla çocuğun yatağının yanına gelirler, hediyeler verip ayrılırlardı.

    Saraylardaki, konaklardaki sünnet düğünleri dillere destan olurdu. Şehzadelerin sünnet düğünlerinden bazıları hâlâ anlatılmaktadır. Hâli vakti iyi ailelerin sünnetlerinde, kaynayan kazanlarla fakir fukara da doyardı. Misafirlerin yanında herkese açık olan sünnet düğün evi, bayram yeri gibi olurdu. Eskiden genellikle etli pilav, zerde ikram etmek âdet halindeydi. Ayrıca lokum, şerbet gibi şeyler de verilirdi.

    Günümüzde eski ihtişamında olmasa bile bu güzel âdet her yerde benzeri şekilde devam etmektedir. Örf ve âdetlerine çok bağlı olan Anadolu halkı, sünnet düğünlerine aynı önemi vermektedir. Ancak bazı yerlerde bu güzel düğüne, haram karıştırıldığı, içkili ziyafetler verildiği görülmektedir. Sünnet olan böyle işlerde haramların işlenmesi daha büyük günah olur. Müslüman aileler bu işlerden uzak durmalıdır.



    Sünnet için uygun bir mevsim ya da dönem var mıdır?

    Sünnet için herhangi bir mevsim kısıtlaması yoktur, yaygın inanışın aksine her dönem yapılabilir. Çocuklar açısından bakarsak kış dönemi, genelde evde geçirilen bir dönemdir ve kış ortasında yarıyıl tatili gibi 15 günlük bir zamanda sünnet olup iyileşip okula dönülebilinecek bir zaman vardır. Sıcak yaz günlerinde geçirilecek iyileşme dönemi, çocuk için sıkıntı verici olabilir.
    Sünnet için hangi tip anestezi uygulanmalıdır?

    Yenidoğan dönemi-1 yaş arası, 7 yaş ve sonrasında lokal anestezi kullanmak yeterli olacaktır. Genellikle 1-5 yaş arasında çocuklarla iletişim kurabilmek ve onların uzun süre hareketsiz kalmasını sağlamak çoğu zaman imkansızdır. Anne-baba için, sünnet ne kadar mutluluk verici bir olay ise çocuğunuzda da bu olayın iyi anılar bırakması ve çocuğumuzda da psikolojik travma yaratmamak için 1-5 yaş grubunda sünnetin genel anestezi altında yapılması uygun olacaktır.
    Anne-babalar sünneti çocuğa nasıl anlatmalıdır?

    Sünnet öncesinde, çocuğun anlayabileceği bir dille bu işlemin nasıl yapılacağı, ağrı duymayacağı ve herhangi bir sakatlığa neden olmayacağı anlatılmalıdır. Çocuğun bu konu ile ilgili endişelerini dile getirmesine izin verilmelidir. Bu endişelerin çoğunun gerçekçi olmadığı görülecektir. Ayrıca sünnet düğünü ve öncesindeki törenler çocuğun sosyalleşmesinde etkilidir. Çocuğun bu olayı bir kutlama ve şenlik havasında yaşamasına çalışılmalıdır.
    Psikolojik acıdan sünnet yası kaç olmalıdır?

    2.5-3 yaşlarından itibaren çocuğun dikkati cinsel organlara yönelir. Çevreden ve başka insanlardan ayrı bir kişi olduğunu kavramış olan çocuk "'nasıl bir kişi" olduğunu araştırmaya çalışır. Cinsel benlik duygusunun başlaması ve cinsiyete uygun rollerin benimsenmesi bu dönemdedir. Bu çağda aşırı korkutmalar, suçlamalar çocukta girişim kısırlığı ve aşırı çekingenliğe neden olabilir. "Tutun şunun pipisini keselim" gibi korkutmalar ve takılmalar, çocukta gerçekten penisine zarar verileceği korkusunu uyandırır. Çocuk bazen bu korkuyu bedenin başka bir parçasına aktararak herhangi bir yaraya, çürüğe büyük endişe gösterebilir. Bu dönemde çocuk, vücudu üstünde yapılan her türlü işlemi "Kendisine ceza verilmek için yapılıyor" şeklinde algılayabilir.





+ Yorum Gönder