Konusunu Oylayın.: Hz. Davut, Hz. Musa’dan daha sonraki dönemlerde geldiği halde, ayetlerde Hz. Musa’nın ordusunda savaştığı ve Calut’u öld

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hz. Davut, Hz. Musa’dan daha sonraki dönemlerde geldiği halde, ayetlerde Hz. Musa’nın ordusunda savaştığı ve Calut’u öld
  1. 21.Mayıs.2011, 11:56
    1
    Misafir

    Hz. Davut, Hz. Musa’dan daha sonraki dönemlerde geldiği halde, ayetlerde Hz. Musa’nın ordusunda savaştığı ve Calut’u öld






    Hz. Davut, Hz. Musa’dan daha sonraki dönemlerde geldiği halde, ayetlerde Hz. Musa’nın ordusunda savaştığı ve Calut’u öld Mumsema Hz. Davut, Hz. Musa’dan daha sonraki dönemlerde geldiği halde, ayetlerde Hz. Musa’nın ordusunda savaştığı ve Calut’u öldürdüğü bilgisi nasıl doğru olabilir?


  2. 21.Mayıs.2011, 11:56
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 21.Mayıs.2011, 12:11
    2
    Altundal
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Nisan.2011
    Üye No: 86504
    Mesaj Sayısı: 579
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6

    Cevap: Hz. Davut, Hz. Musa’dan daha sonraki dönemlerde geldiği halde, ayetlerde Hz. Musa’nın ordusunda savaştığı ve Calu




    Değerli kardeşimiz;



    Kur’an’da Hz. Davut’un Hz. Musa’nın ordusunda savaştığına dair hiç bir ifade yoktur.

    İlgili ayetlerde Hz. Davut’un Calut’u öldürdüğü olayın, Hz. Musa’dan sonra olduğu açıkça beyan edilmiştir:

    “Mûsâ’dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerine dikkat ettin mi? O vakit onlar aralarındaki Peygambere: “Ne olur, bize bir hükümdar tayin et de biz de Allah yolunda cihat edelim!” demişlerdi(...)

    Peygamberleri onlara dedi ki: “Allah size hükümdar olarak Talut’u tayin etti.” Onlar ise: “Biz hükümdarlığa ondan daha lâyık iken nasıl olur da o bize hükmedebilir ki! Üstelik servetten de nasibi fazla değil!” dediler. Peygamber şöyle cevap verdi: “Allah onu size üstün kıldı, ona geniş ilim ve sağlam bir vücut verdi. Allah hakimiyeti dilediğine verir. Allah’ın lütfü boldur, her şey gibi kabiliyet ve liyakatleri de bellidir.

    Peygamberleri devamla şöyle dedi: “Onun hükümdarlığının alâmeti, size içinde Rabbinizden bir sekîne ile Mûsâ ve Harun’un manevî mirasından bir bakiyenin bulunduğu ve meleklerce taşınan bir sandığın gelmesidir. Eğer iman etmeye niyetli iseniz bunda, elbette sizin için delil vardır.

    Talut ordusunu harekete geçirip sefere çıkınca askerlerine şöyle dedi: “Allah sizi, bir ırmakla imtihan edecektir: İmdi onun suyundan içen benden sayılmayacak; sadece avucuyla aldığı miktar muaf olmak üzere, kim onun suyunu içmezse o da benden sayılacaktır.”(...)

    Talut’un beraberindeki müminler ise Câlut ile ordusuna karşı çıkınca dediler ki: “Ya Rabbenâ, üstümüze (gürül gürül) sabır yağdır, ayaklarımıza sebat ver ve kâfir topluluğa karşı bizi muzaffer eyle!”

    Derken Allah’ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Dâvut Câlut’u öldürdü, Allah ona hükümdarlık ve hikmet verdi ve dilediği birçok şey öğretti. Eğer Allah bazı insanların şerrini bazıları ile önlemeseydi dünyadaki nizam bozulurdu. Lâkin Allah âlemlere büyük lütuf ve inayet sahibidir”(Bakara, 2/246-251).

    Kur’an’ın bu açık beyanından sonra başka açıklamaya elbette gerek yoktur..



    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet




  4. 21.Mayıs.2011, 12:11
    2
    Devamlı Üye



    Değerli kardeşimiz;



    Kur’an’da Hz. Davut’un Hz. Musa’nın ordusunda savaştığına dair hiç bir ifade yoktur.

    İlgili ayetlerde Hz. Davut’un Calut’u öldürdüğü olayın, Hz. Musa’dan sonra olduğu açıkça beyan edilmiştir:

    “Mûsâ’dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerine dikkat ettin mi? O vakit onlar aralarındaki Peygambere: “Ne olur, bize bir hükümdar tayin et de biz de Allah yolunda cihat edelim!” demişlerdi(...)

    Peygamberleri onlara dedi ki: “Allah size hükümdar olarak Talut’u tayin etti.” Onlar ise: “Biz hükümdarlığa ondan daha lâyık iken nasıl olur da o bize hükmedebilir ki! Üstelik servetten de nasibi fazla değil!” dediler. Peygamber şöyle cevap verdi: “Allah onu size üstün kıldı, ona geniş ilim ve sağlam bir vücut verdi. Allah hakimiyeti dilediğine verir. Allah’ın lütfü boldur, her şey gibi kabiliyet ve liyakatleri de bellidir.

    Peygamberleri devamla şöyle dedi: “Onun hükümdarlığının alâmeti, size içinde Rabbinizden bir sekîne ile Mûsâ ve Harun’un manevî mirasından bir bakiyenin bulunduğu ve meleklerce taşınan bir sandığın gelmesidir. Eğer iman etmeye niyetli iseniz bunda, elbette sizin için delil vardır.

    Talut ordusunu harekete geçirip sefere çıkınca askerlerine şöyle dedi: “Allah sizi, bir ırmakla imtihan edecektir: İmdi onun suyundan içen benden sayılmayacak; sadece avucuyla aldığı miktar muaf olmak üzere, kim onun suyunu içmezse o da benden sayılacaktır.”(...)

    Talut’un beraberindeki müminler ise Câlut ile ordusuna karşı çıkınca dediler ki: “Ya Rabbenâ, üstümüze (gürül gürül) sabır yağdır, ayaklarımıza sebat ver ve kâfir topluluğa karşı bizi muzaffer eyle!”

    Derken Allah’ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Dâvut Câlut’u öldürdü, Allah ona hükümdarlık ve hikmet verdi ve dilediği birçok şey öğretti. Eğer Allah bazı insanların şerrini bazıları ile önlemeseydi dünyadaki nizam bozulurdu. Lâkin Allah âlemlere büyük lütuf ve inayet sahibidir”(Bakara, 2/246-251).

    Kur’an’ın bu açık beyanından sonra başka açıklamaya elbette gerek yoktur..



    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet







+ Yorum Gönder