Konusunu Oylayın.: Bazı nedenlerden dolayı boşanamayan kişi gizli nikah yapması caizmidir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Bazı nedenlerden dolayı boşanamayan kişi gizli nikah yapması caizmidir?
  1. 20.Mayıs.2011, 23:52
    1
    Misafir

    Bazı nedenlerden dolayı boşanamayan kişi gizli nikah yapması caizmidir?






    Bazı nedenlerden dolayı boşanamayan kişi gizli nikah yapması caizmidir? Mumsema kişi evliliğinde mutlu değilse (erkek). Boşanma durumunda ailesinde daha kötü şartlarda muamele görecekse ve aynı zamanda kişi (kocası) sadecene çocuklarına evlatlık etsin diye onun ruhsal bozukluklarını görmezden geliyorsa ve ona katlanıyorsa; gizli nikahlı bir başkasıyla yaşayabilirmi yada ne yapması lazım.


  2. 20.Mayıs.2011, 23:52
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    kişi evliliğinde mutlu değilse (erkek). Boşanma durumunda ailesinde daha kötü şartlarda muamele görecekse ve aynı zamanda kişi (kocası) sadecene çocuklarına evlatlık etsin diye onun ruhsal bozukluklarını görmezden geliyorsa ve ona katlanıyorsa; gizli nikahlı bir başkasıyla yaşayabilirmi yada ne yapması lazım.


    Benzer Konular

    - Aileden gizli Ablam biri ile gizli nikah yaptı. Ne yapmalıyım nasıl davranmalıyım bilemiyorum

    - Bayanın djlik yapması (radyoda sunum yapması)caizmidir?

    - Dünyevi bazı nedenlerden dolayı isyan etmek günah mı?

    - Sahur vakti istek dışı cünüp oldum ve bazı nedenlerden dolayı sabah ezanı okunana kad

    - Dul bir bayanım.sevdiğim kişiyle evliliğimize izin vermiyorlar.aileden gizli nikah caizmidir

  3. 21.Mayıs.2011, 00:13
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Bazı nedenlerden dolayı boşanamayan kişi gizli nikah yapması caizmidir?




    Nikâhta şahitlerin hazır olması şarttır ve bu konuda icma (fikir birliği) vardır.. Yani şahitsiz nikâh geçerli değildir. Şahitlerin hikmetlerinden biri de nikâhın duyurulmasıdır.

    Ancak, şahitlerin varlığı, nikâhın duyurulması için yeterli midir, değil midir, burada ihtilaf vardır. İmam Azam ve İmam Şafii hazretleri, şahitlerle yapılan fakat ilan edilmeyen evlilik için “mekruh olsa da sahihtir” derken; İmam Malik, şahitlerin huzurunda yapılsa da halka ilan edilmeyen ve şahitlere “bu evliliğimizi kimseye söylemeyin” denilen nikâhın geçersiz olduğu görüşündedir...a.s.)

    “Nikâhı ilan ediniz” emrine zıttır. (Tirmizi, Nikâh 6) Bir diğer hadislerinde Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururlar: “Nikâhta, haramla helali birbirinden ayıran şey, def çalmak ve sestir." (Tirmizi, Nikâh 6; Nesai, Nikâh 72) Yani, o nikâhın ilan edilmesidir.


    Biz, bugün hususiyle Maliki mezhebinin görüşünün daha bir ehemmiyet arz ettiğini düşünüyoruz. Zira Maliki mezhebinin delil olarak zikretmiş olduğu hadisi şeriflerden anlaşılan; evlilik gibi önemli bir müessesenin halka ilan edilmesi emridir.


    Bu emirlerinde, insanlığı her yönüyle kuşatıcı bir sistemle gelen Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.), mutlaka gözettiği hususlar/hikmetler vardır. Anlayabildiğimiz kadarıyla, bunlardan birisi, evliliğin teşvik edilmesidir.. İkinci bir husus, evlenen insanların suizan altında bırakılmamalarıdır. İnsanların, evlenenler hakkında kötü düşünmemeleri için, evliliğin ilanı şarttır. Üçüncü olarak da, toplumun selameti ve düzeni düşünülmüştür. Zira sahipsiz nesillerin ortalığı sarmaması, eşlerin ve özellikle de kadının mağdur edilmemesi, dolayısıyla da toplum yapısının bozulmaması için, evlenenlerin, evliliklerini halka duyurmaları gerekir.

    İşin bir diğer yönü de, kızın, anne-babasından habersiz yaptığı evliliktir.. Bu konuda dayandıkları ayetler ve hadis-i şerifler vardır. Nur Suresi’nin 32.. Öyleyse, bunu yapacak birinin olması gerekir ki bu da velidir.

    “Kadınların, kendilerini boşayan kocaları ile tekrar nikâhlanmalarını engellemeyin!” (Bakara Suresi, 2/232) ayetinin inmesine sebep olan hadise şöyledir: Ma’kıl ibn Yesar’ın eniştesi, kız kardeşini boşadıktan sonra tekrar nikâhlamak istemiş, Ma’kıl da buna karşı çıkmıştı.

    Bunun üzerine az önceki ayet inmiş, Ma’kıl, Allah Resulüne, “ne yapayım” diye sormuş, Allah Resulü de, “kardeşini o adama nikâhla” buyurmuştu. O da kardeşini, eski kocasına nikâhlamıştı. Eğer, velisiz nikâhlanmak söz konusu olsaydı kadın, abisini dinleme lüzumu duymadan, kendisi tekrar eski kocasına dönebilirdi. Zaten dönmeyi de istiyordu. Bu ayet ve ayetin inmesine sebep olan hadise, velisiz nikâhın caiz olmadığına en önemli delil olarak serdedilir.

    Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), "Hangi kadın velisinin izni olmaksızın nikâhlanırsa onun nikâhı batıldır!" buyurmuşlar ve bunu üç kere tekrar etmişlerdir. (Ebu Davud, Nikâh 20; Tirmizi, Nikâh 14) Bir başka hadislerinde de şöyle buyururlar: "Velisiz nikâh, yoktur!" (Tirmizi, Nikâh 14; Ebu Davud, Nikâh 20)

    Nikâhta velinin izni şart değildir diyen sadece Hanefi mezhebidir. İmam Azam ve onun talebesi İmam Ebu Yusuf, akıl baliğ olan bir kızın kendi iradesiyle evlenebileceğini, babasının ya da annesinin iznini alması gerekmediğini belirtirler. (Hidâye, 1/231)

    Ancak, anne baba sonradan damatlarının kızlarına denk olmadığını anlarlarsa evliliği bozma yetkileri vardır. Görülüyor ki, Hanefi mezhebi de meseleyi tamamen “özgürlük” çerçevesinde ele alıp işin ucunu bırakıvermiyor.

    Kaldı ki, mezhepte hakim olan görüşlerden biri de, her ne kadar kızın, babasından izin alması gerekmiyorsa da edeben babasını annesini haberdar etmesidir. Zira evliliğin daha sonra sağlam devam etmesi ve anne babayla evlatlar arasında küslük yaşanmaması için böyle bir haberdarlık, büyük bir ehemmiyet arz eder.

    Netice
    Özetle diyebiliriz ki, şahitlerin varlığı nikâhın geçerli olması için yeterli görülse de, evliliğin ilan edilmesi ve velinin izninin alınması bugün daha bir ehemmiyet arz etmektedir. Zira, gizli evliliklerden dolayı bugün pek çok insan mağdur olmakta, nice anne-babanın evlatlarıyla arası açılmaktadır. Dolayısıyla toplum içerisinde bir huzursuzluk yayılmaktadır. Halbuki biz Müslümanlar toplumu yıkmak için değil sağlam bir toplum oluşturmak için evleniriz.

    Öyleyse, evlatlar evlenmek istediklerinde, acele etmemeli, hislerine kapılmamalı, evliliği akıl-mantık planında düşünmeli, kendi fikirlerinin yanında anne-babalarıyla da istişare etmeli, onların da rızasını almalı ve herkesin bileceği şekilde evlenmelidirler.

    Anne babalar, yani veliler ise, çocuklarının böyle bir talebi olduğunda hemen karşı çıkmamalı, elden geldiğince münasip birilerini bulmaya çalışmalı, kendileri bulamıyorlarsa bulabilecek insanlara danışmalı, çocuklarının buldukları adayları makul bir çerçevede değerlendirmeli ve meseleyi hep istişare ortamında halletmeye bakmalıdırlar.

    Kaynaklar:
    El- Hidaye
    Bidayetü’l Müctehid
    Fetavay-ı Hindiyye
    Fıkhu’s Sünne

    Şahitlerin olması, nikâhın sıhhat şartlarındandır Ona göre, bu şekilde evlenenlerin nikâhı, yetkili merci tarafından bozulmalıdır Çünkü bu durum, Peygamber Efendimiz’in (s Yani, gizli kapaklı beraberlikler değil de evlilik nazara verilmektedir Hanefiler haricindeki diğer üç mezhep, nikâhta velinin iznini şart koşar ayetindeki “içinizden evli olmayanları evlendirin!” hitabında, “evlensinler” denilmemiş de “evlendirin” denilmiş
    arşivden...


  4. 21.Mayıs.2011, 00:13
    2
    Silent and lonely rains



    Nikâhta şahitlerin hazır olması şarttır ve bu konuda icma (fikir birliği) vardır.. Yani şahitsiz nikâh geçerli değildir. Şahitlerin hikmetlerinden biri de nikâhın duyurulmasıdır.

    Ancak, şahitlerin varlığı, nikâhın duyurulması için yeterli midir, değil midir, burada ihtilaf vardır. İmam Azam ve İmam Şafii hazretleri, şahitlerle yapılan fakat ilan edilmeyen evlilik için “mekruh olsa da sahihtir” derken; İmam Malik, şahitlerin huzurunda yapılsa da halka ilan edilmeyen ve şahitlere “bu evliliğimizi kimseye söylemeyin” denilen nikâhın geçersiz olduğu görüşündedir...a.s.)

    “Nikâhı ilan ediniz” emrine zıttır. (Tirmizi, Nikâh 6) Bir diğer hadislerinde Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururlar: “Nikâhta, haramla helali birbirinden ayıran şey, def çalmak ve sestir." (Tirmizi, Nikâh 6; Nesai, Nikâh 72) Yani, o nikâhın ilan edilmesidir.


    Biz, bugün hususiyle Maliki mezhebinin görüşünün daha bir ehemmiyet arz ettiğini düşünüyoruz. Zira Maliki mezhebinin delil olarak zikretmiş olduğu hadisi şeriflerden anlaşılan; evlilik gibi önemli bir müessesenin halka ilan edilmesi emridir.


    Bu emirlerinde, insanlığı her yönüyle kuşatıcı bir sistemle gelen Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.), mutlaka gözettiği hususlar/hikmetler vardır. Anlayabildiğimiz kadarıyla, bunlardan birisi, evliliğin teşvik edilmesidir.. İkinci bir husus, evlenen insanların suizan altında bırakılmamalarıdır. İnsanların, evlenenler hakkında kötü düşünmemeleri için, evliliğin ilanı şarttır. Üçüncü olarak da, toplumun selameti ve düzeni düşünülmüştür. Zira sahipsiz nesillerin ortalığı sarmaması, eşlerin ve özellikle de kadının mağdur edilmemesi, dolayısıyla da toplum yapısının bozulmaması için, evlenenlerin, evliliklerini halka duyurmaları gerekir.

    İşin bir diğer yönü de, kızın, anne-babasından habersiz yaptığı evliliktir.. Bu konuda dayandıkları ayetler ve hadis-i şerifler vardır. Nur Suresi’nin 32.. Öyleyse, bunu yapacak birinin olması gerekir ki bu da velidir.

    “Kadınların, kendilerini boşayan kocaları ile tekrar nikâhlanmalarını engellemeyin!” (Bakara Suresi, 2/232) ayetinin inmesine sebep olan hadise şöyledir: Ma’kıl ibn Yesar’ın eniştesi, kız kardeşini boşadıktan sonra tekrar nikâhlamak istemiş, Ma’kıl da buna karşı çıkmıştı.

    Bunun üzerine az önceki ayet inmiş, Ma’kıl, Allah Resulüne, “ne yapayım” diye sormuş, Allah Resulü de, “kardeşini o adama nikâhla” buyurmuştu. O da kardeşini, eski kocasına nikâhlamıştı. Eğer, velisiz nikâhlanmak söz konusu olsaydı kadın, abisini dinleme lüzumu duymadan, kendisi tekrar eski kocasına dönebilirdi. Zaten dönmeyi de istiyordu. Bu ayet ve ayetin inmesine sebep olan hadise, velisiz nikâhın caiz olmadığına en önemli delil olarak serdedilir.

    Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), "Hangi kadın velisinin izni olmaksızın nikâhlanırsa onun nikâhı batıldır!" buyurmuşlar ve bunu üç kere tekrar etmişlerdir. (Ebu Davud, Nikâh 20; Tirmizi, Nikâh 14) Bir başka hadislerinde de şöyle buyururlar: "Velisiz nikâh, yoktur!" (Tirmizi, Nikâh 14; Ebu Davud, Nikâh 20)

    Nikâhta velinin izni şart değildir diyen sadece Hanefi mezhebidir. İmam Azam ve onun talebesi İmam Ebu Yusuf, akıl baliğ olan bir kızın kendi iradesiyle evlenebileceğini, babasının ya da annesinin iznini alması gerekmediğini belirtirler. (Hidâye, 1/231)

    Ancak, anne baba sonradan damatlarının kızlarına denk olmadığını anlarlarsa evliliği bozma yetkileri vardır. Görülüyor ki, Hanefi mezhebi de meseleyi tamamen “özgürlük” çerçevesinde ele alıp işin ucunu bırakıvermiyor.

    Kaldı ki, mezhepte hakim olan görüşlerden biri de, her ne kadar kızın, babasından izin alması gerekmiyorsa da edeben babasını annesini haberdar etmesidir. Zira evliliğin daha sonra sağlam devam etmesi ve anne babayla evlatlar arasında küslük yaşanmaması için böyle bir haberdarlık, büyük bir ehemmiyet arz eder.

    Netice
    Özetle diyebiliriz ki, şahitlerin varlığı nikâhın geçerli olması için yeterli görülse de, evliliğin ilan edilmesi ve velinin izninin alınması bugün daha bir ehemmiyet arz etmektedir. Zira, gizli evliliklerden dolayı bugün pek çok insan mağdur olmakta, nice anne-babanın evlatlarıyla arası açılmaktadır. Dolayısıyla toplum içerisinde bir huzursuzluk yayılmaktadır. Halbuki biz Müslümanlar toplumu yıkmak için değil sağlam bir toplum oluşturmak için evleniriz.

    Öyleyse, evlatlar evlenmek istediklerinde, acele etmemeli, hislerine kapılmamalı, evliliği akıl-mantık planında düşünmeli, kendi fikirlerinin yanında anne-babalarıyla da istişare etmeli, onların da rızasını almalı ve herkesin bileceği şekilde evlenmelidirler.

    Anne babalar, yani veliler ise, çocuklarının böyle bir talebi olduğunda hemen karşı çıkmamalı, elden geldiğince münasip birilerini bulmaya çalışmalı, kendileri bulamıyorlarsa bulabilecek insanlara danışmalı, çocuklarının buldukları adayları makul bir çerçevede değerlendirmeli ve meseleyi hep istişare ortamında halletmeye bakmalıdırlar.

    Kaynaklar:
    El- Hidaye
    Bidayetü’l Müctehid
    Fetavay-ı Hindiyye
    Fıkhu’s Sünne

    Şahitlerin olması, nikâhın sıhhat şartlarındandır Ona göre, bu şekilde evlenenlerin nikâhı, yetkili merci tarafından bozulmalıdır Çünkü bu durum, Peygamber Efendimiz’in (s Yani, gizli kapaklı beraberlikler değil de evlilik nazara verilmektedir Hanefiler haricindeki diğer üç mezhep, nikâhta velinin iznini şart koşar ayetindeki “içinizden evli olmayanları evlendirin!” hitabında, “evlensinler” denilmemiş de “evlendirin” denilmiş
    arşivden...


  5. 21.Mayıs.2011, 00:16
    3
    muvahhidim
    herşey O'nun için..!

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Eylül.2010
    Üye No: 78968
    Mesaj Sayısı: 1,235
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 14
    Bulunduğu yer: جَنُوبُ تُرْكيا

    Cevap: Bazı nedenlerden dolayı boşanamayan kişi gizli nikah yapması caizmidir?

    Kardeş;
    İslamda Gizli nikah diye bir şey yoktur. Eğer adaleti gözetecekseniz, Eşinizin üzerine evlenmeniz yani ikinci bir eş getirmeniz sizin hakkınızdır.
    Ancak bu işi gizli değilde usulüne göre yapmakta fayda var. Nikah akdi herkes tarafından bilinmesi gereken toplumsal bir eylemdir. Gizli yapılan bir nikahın sonucu karanlık olur, bu nedenle haberdar edilmesi gereken kim varsa istişare edilir ve karara bağlanılır..
    Şuan yaşadığımız şartlar maalesef bunu gerektirmektedir..




  6. 21.Mayıs.2011, 00:16
    3
    herşey O'nun için..!
    Kardeş;
    İslamda Gizli nikah diye bir şey yoktur. Eğer adaleti gözetecekseniz, Eşinizin üzerine evlenmeniz yani ikinci bir eş getirmeniz sizin hakkınızdır.
    Ancak bu işi gizli değilde usulüne göre yapmakta fayda var. Nikah akdi herkes tarafından bilinmesi gereken toplumsal bir eylemdir. Gizli yapılan bir nikahın sonucu karanlık olur, bu nedenle haberdar edilmesi gereken kim varsa istişare edilir ve karara bağlanılır..
    Şuan yaşadığımız şartlar maalesef bunu gerektirmektedir..







+ Yorum Gönder