Konusunu Oylayın.: Bir Umre Seyyahının Not Defterinden Medine’nin karşılayışı Hüseyin Eren

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Bir Umre Seyyahının Not Defterinden Medine’nin karşılayışı Hüseyin Eren
  1. 20.Mayıs.2011, 06:53
    1
    Misafir

    Bir Umre Seyyahının Not Defterinden Medine’nin karşılayışı Hüseyin Eren

  2. 20.Mayıs.2011, 08:45
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Bir Umre Seyyahının Not Defterinden Medine’nin karşılayışı Hüseyin Eren




    Bir Umre Seyyahının Not Defterinden
    Medine’nin karşılayışı



    SÜRUR, SEKİNE, sakinlikle karşıladı Medine. Özgürlük, rahatlık ve eminlik hissi veriyor Medine-i Münevvere. Ensar kucaklayıcılığı ve sıcaklığı miras kalmış bu şehre. Gelenlere muhacir edasıyla karşılıyor, sevgi bağrında muhabbetle sıkıca sıkıyor.
    Sanki evinizdesiniz, sanki bu şehirde daha önce yaşamışsınız; hiç yabancılık ve yalnızlık çekmiyorsunuz.
    Nebevi Nur (A.S.M.) şehre, içinizin şehrine kuşatmış; siz şehirden memnunsunuz, şehir sizden. Psikolojiniz rahatlıyor, adaleleriniz gevşiyor, düşünce taşlarınız yerine oturuyor, duygularınız duruluyor.
    Hırs yok, telaş yok, acelecilik yok; her şey dengesinde ve yörüngesinde akıyor. İç ve dış nizam sağlanmış sanki.
    İbadet etmenin, ubudiyet solumanın, dua dua arşa yükselmenin tam yeri ve zamanı.
    Peygamber-i Zişan Efendimize (A.S.M.) hoca eşliğinde dua ediyor, salâvat getiriyor, gönderilen duaları, salâvatları, selamları, Yasin’leri, hatimleri takdim ediyoruz. Akşam namazını kılmış, Kubbe-i Hadra’nın önünde toplanmışız.
    Biraz sonra Cennet bahçesinde – Minberi ile evi arası- namaz kılacağız. Önce tahiyyatül mescit, sonra şükür namazı kılıyoruz.
    Ne kadar şükür namazı kılınsa azdır. Sayamayacağımız nimetlere sayamayacağımız kadar namaz kılmalıyız ki şükre ve hamde bir nebze yaklaşmış olalım. Buna gücümüz yetmez, şükür edemeyeceğimizin idraki ve bütün şükür edenlerin şükrünü takdim niyetiyle teselli buluyoruz.
    O kadar kalabalık ki Cennet Bahçesi oraya ulaşmak zor, oturacak yer bulmak güç, namaz kılabilmek için sabır ile beklemek gerekiyor. Nihayetinde bir yer buluyor namaz kılıyorsunuz. Sonrasında Resul-ü Ekrem (A.S.M), Hz Ebu Bekir ( r.a.), Hz Ömer’in (r.a) kabir-i şerifleri önünden dualar, salâvatlar, selamlarla sıra ile geçiyorsunuz. Uğruna kâinat yaratılan Kudsi Nebi’nin önündesiniz ne yapacağınızı, nasıl dua edeceğinizi şaşırıyor, telaş içinde kalıyorsunuz. Çok susuz birinin rahmet çeşmelerinin bir anda açılışında duyduğu hayret, haşyet, telaş, heyecan gibi bir şey hissedilen. Biraz sonra yatsı ezanı okunacak, şimdi namaz vakti.

    Hüseyin Eren


  3. 20.Mayıs.2011, 08:45
    2
    Silent and lonely rains



    Bir Umre Seyyahının Not Defterinden
    Medine’nin karşılayışı



    SÜRUR, SEKİNE, sakinlikle karşıladı Medine. Özgürlük, rahatlık ve eminlik hissi veriyor Medine-i Münevvere. Ensar kucaklayıcılığı ve sıcaklığı miras kalmış bu şehre. Gelenlere muhacir edasıyla karşılıyor, sevgi bağrında muhabbetle sıkıca sıkıyor.
    Sanki evinizdesiniz, sanki bu şehirde daha önce yaşamışsınız; hiç yabancılık ve yalnızlık çekmiyorsunuz.
    Nebevi Nur (A.S.M.) şehre, içinizin şehrine kuşatmış; siz şehirden memnunsunuz, şehir sizden. Psikolojiniz rahatlıyor, adaleleriniz gevşiyor, düşünce taşlarınız yerine oturuyor, duygularınız duruluyor.
    Hırs yok, telaş yok, acelecilik yok; her şey dengesinde ve yörüngesinde akıyor. İç ve dış nizam sağlanmış sanki.
    İbadet etmenin, ubudiyet solumanın, dua dua arşa yükselmenin tam yeri ve zamanı.
    Peygamber-i Zişan Efendimize (A.S.M.) hoca eşliğinde dua ediyor, salâvat getiriyor, gönderilen duaları, salâvatları, selamları, Yasin’leri, hatimleri takdim ediyoruz. Akşam namazını kılmış, Kubbe-i Hadra’nın önünde toplanmışız.
    Biraz sonra Cennet bahçesinde – Minberi ile evi arası- namaz kılacağız. Önce tahiyyatül mescit, sonra şükür namazı kılıyoruz.
    Ne kadar şükür namazı kılınsa azdır. Sayamayacağımız nimetlere sayamayacağımız kadar namaz kılmalıyız ki şükre ve hamde bir nebze yaklaşmış olalım. Buna gücümüz yetmez, şükür edemeyeceğimizin idraki ve bütün şükür edenlerin şükrünü takdim niyetiyle teselli buluyoruz.
    O kadar kalabalık ki Cennet Bahçesi oraya ulaşmak zor, oturacak yer bulmak güç, namaz kılabilmek için sabır ile beklemek gerekiyor. Nihayetinde bir yer buluyor namaz kılıyorsunuz. Sonrasında Resul-ü Ekrem (A.S.M), Hz Ebu Bekir ( r.a.), Hz Ömer’in (r.a) kabir-i şerifleri önünden dualar, salâvatlar, selamlarla sıra ile geçiyorsunuz. Uğruna kâinat yaratılan Kudsi Nebi’nin önündesiniz ne yapacağınızı, nasıl dua edeceğinizi şaşırıyor, telaş içinde kalıyorsunuz. Çok susuz birinin rahmet çeşmelerinin bir anda açılışında duyduğu hayret, haşyet, telaş, heyecan gibi bir şey hissedilen. Biraz sonra yatsı ezanı okunacak, şimdi namaz vakti.

    Hüseyin Eren





+ Yorum Gönder