Konusunu Oylayın.: Helal kesim konusunda bilgi verir misiniz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Helal kesim konusunda bilgi verir misiniz?
  1. 19.Mayıs.2011, 11:36
    1
    Misafir

    Helal kesim konusunda bilgi verir misiniz?






    Helal kesim konusunda bilgi verir misiniz? Mumsema Ben Almanyada yaşıyorum, etlerimiz Türk kasaplarından alıyoruz, onlar bizlere helal kesim diyorlar, ama artık ne kadar doğru bilemiyoruz? Helal kesim konusunda bilgi verir misiniz?


  2. 19.Mayıs.2011, 11:36
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Ben Almanyada yaşıyorum, etlerimiz Türk kasaplarından alıyoruz, onlar bizlere helal kesim diyorlar, ama artık ne kadar doğru bilemiyoruz? Helal kesim konusunda bilgi verir misiniz?


    Benzer Konular

    - Tadil-i erkan konusunda bilgi verir misiniz?

    - Sigorta, kasko konusunda detaylı bilgi verir misiniz? Ev, araba, iş yeri sigortalatmak hakkında bilg

    - Sakal bırakmak konusunda bilgi verir misiniz?

    - Resim ve fotoğraf konusunda detaylı bilgi verir misiniz?

    - Sır tutmak konusunda bilgi verir misiniz?

  3. 19.Mayıs.2011, 11:43
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    İslamî usule göre kesim




    Müslümanların kestiği hayvanlarda şüpheye düşmek yersizdir.
    Eğer İslama uygun kestiklerini de ifade ediyorlarsa, hiç şüpheye düşmemek gerekir.

    Ayrıca Hristiyanların kestiklerini de yemenin dinen bir mahzuru yoktur.

    Alıntı
    İslamî usule göre kesim

    Almanya’da Federal Anayasa Mahkemesi’nin 15 Ocak 2002’de verdigi karar, İslam’ın entegrasyonu için atılmış çok önemli bir adımdır. Yahudiler gibi, müslümanlar da artık hayvanları kendi dinî kurallarına göre kesebileceklerdir. Mahkeme, böylece Almanya’daki müslüman toplumunun, yahudi inanca sahip toplumla mukayese edildiğinde karşılaştığı mağduriyeti gidermiş ve hukukun tarafsızlık ilkesini korumuştur.
    Mahkemenin kararı hem isabetli hem de doğru zamanda gelmiş bir karardır. Hakimler, müslümanların da anayasal haklara sahip olduklarını açıkca ortaya koymuşlardır. Ayrıca, hakimler, bir çok politikacıya karşın, Almanya’da İslam’ın entegrasyonunun engellenmesini istemediklerini de göstermişlerdir.
    Hayvanları koruma biz müslümanlar için de önemli bir konu ve dinimizin gereğidir. Bu yüzden İslamî usüllere göre hayvan kesme imkanı, müslümanlar tarafından hayvanlara eziyet etmeden sorumlu bir şekilde yerine getirilecektir.



  4. 19.Mayıs.2011, 11:43
    2
    Editör



    Müslümanların kestiği hayvanlarda şüpheye düşmek yersizdir.
    Eğer İslama uygun kestiklerini de ifade ediyorlarsa, hiç şüpheye düşmemek gerekir.

    Ayrıca Hristiyanların kestiklerini de yemenin dinen bir mahzuru yoktur.

    Alıntı
    İslamî usule göre kesim

    Almanya’da Federal Anayasa Mahkemesi’nin 15 Ocak 2002’de verdigi karar, İslam’ın entegrasyonu için atılmış çok önemli bir adımdır. Yahudiler gibi, müslümanlar da artık hayvanları kendi dinî kurallarına göre kesebileceklerdir. Mahkeme, böylece Almanya’daki müslüman toplumunun, yahudi inanca sahip toplumla mukayese edildiğinde karşılaştığı mağduriyeti gidermiş ve hukukun tarafsızlık ilkesini korumuştur.
    Mahkemenin kararı hem isabetli hem de doğru zamanda gelmiş bir karardır. Hakimler, müslümanların da anayasal haklara sahip olduklarını açıkca ortaya koymuşlardır. Ayrıca, hakimler, bir çok politikacıya karşın, Almanya’da İslam’ın entegrasyonunun engellenmesini istemediklerini de göstermişlerdir.
    Hayvanları koruma biz müslümanlar için de önemli bir konu ve dinimizin gereğidir. Bu yüzden İslamî usüllere göre hayvan kesme imkanı, müslümanlar tarafından hayvanlara eziyet etmeden sorumlu bir şekilde yerine getirilecektir.



  5. 29.Ekim.2013, 01:36
    3
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,581
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Almanyada yaşıyorum, etlerimiz Türk kasaplarından alıyoruz, onlar bizlere helal kesim diyorla

    anteplim2727 Nickli Üyeden Alıntı
    bune sacmalik böyle hristiynlarin kesitigini yemekde sakinca yok nedemek ??
    Gayri müslimlerin (Ehl-i kitabın) kestiği hayvanların etleri Müslümanlara helal mıdır? Máide suresinin 5. ayetinde yer alan "Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helál, sizin yiyecekleriniz de onlara heláldir." mealinden ne anlamalıyız?..


    Dünya bir köy haline geliyor artık. Müslüman sadece kendi ülkesinin sınırları içinde kalmıyor, gayri müslim ülkelerinde de kendi ülkesi gibi işci olarak, öğrenci olarak, ticaretçi olarak bulunabiliyor.

    Buralarda da hayatını İslam'a uygun şekilde yaşamak istiyor. Ancak bazı konularda zorluklarla karşılaşıyor. Kasaplardan et alma konusu da bu zorluklardan birini teşkil ediyor. Kimileri, "Hıristiyan kasaplardan et alınmaz." diyor, özel et kesimine yöneliyorlar. Ancak bunu herkes göze alamıyor. Zaten özel et kesimine sıcak da bakmıyorlar. Bu sebeple buralarda et ihtiyacını karşılamada aile zor durumlara maruz kalabiliyor, bize sorularını da şöyle soruyorlar:

    - Yabancı ülkelerde bulunan Müslümanlar, Hristiyan ve Yahudi kasaptan et alamazlar mı?

    Alırlarsa yiyemezler mi? Buralarda satılan et peşin bir hükümle Müslüman'a haram mı?

    Yoksa bir çıkış yolu, bir izah tarzı var mı? Buralarda da İslam kolayca yaşanabilir mi?

    Bu konuda ilgili fıkıh kitaplarının verdiği bilgiye bakınca, yabancı ülkelerde bulunan Müslümanları zorda bırakacak bir hüküm görmüyoruz. Bulundukları ülkenin kasaplarından et alamayacakları yolunda bir yasak yoktur. Gördüğümüz temel hüküm şudur:

    - Ehl-i kitabın kestiği yenir!..

    Ehl-i kitap'tan da, Allah'ın gönderdiği kitaplardan İncil'e inanmış Hristiyan ile Tevrat'a inanmış Yahudileri anlıyoruz.

    Buna göre, Hristiyan, yahut da Yahudi kasaptan et alınmaz, alınırsa yenmez, diye bir anlayış söz konusu olmamalıdır.

    Zaten, eti satanın değil kesenin inancı mühimdir. Kesen ilahi kitaba inanmış biri ise, yani Ehl-i kitapsa (ki, Hristiyan ülkelerde akla gelen Ehl-i kitabın kesmiş olacağıdır) kasaptan et de alınır, Ehl-i kitabın hazırladığı yemeği de yenir.

    Müslümanlar, bulundukları Hristiyan ülkelerde bu sebeple zor durumda kalmazlar. Çünkü Ehl-i kitap olan Hristiyan'ın, Yahudi'nin kestiğinin yeneceğinde tereddüt yoktur... Keserken Allah adını anma konusuna gelince:

    Allah'ın adını unutarak söylemeyenin kestiği yenir. İhmalinden değil de, inkârından dolayı Allah adını söylemeyenin kestiği ise yenmez... Zaten böyle inkârcı birinin ehli kitaptan olduğu da söylenemez.

    Kasaptaki etleri kimin kestiğini nasıl bileceğiz? Bilgimiz yoksa ne yaparız? Kaldı ki, umumiyetle bilgimiz de olmaz.. Aksine bilginin bulunmadığı sürece, kestiği yenecek kimse tarafından kesilmiştir diye düşünürüz.. Şüphe ile haramlık sabit olmayacağından, söylentilere bakarak haramdır, yenmez diyemeyiz... Bu da umumi olarak rahatlatıcı bir hüküm...

    Bir başka tereddüt konusu: Kasaplık hayvanı okla, şokla sakinleştirerek kolay kesime hazır hale getirmek mahzurlu değildir. Burada mühim olan, hayvanın ölümü okla, şokla değil de, kesimle gerçekleşmesidir. Okla, ya da şokla hayvan ölür de, kesim ölümden sonra meydana gelirse bu kesim ölmüş hayvanın etini yenir hale getirmez. Çünkü ölüm, kesimle değil, kesim öncesi yapılan ok, ya da şokla gerçekleştirilmiş, canlı değil ölü hayvan kesilmiştir.

    Arz ettiğim bu kolaylıklardan sonra konuya takva anlayışı içinde bakanlar da çıkabilir. Onlar daha dikkatli ve titiz olabilirler. Kendilerine göre şüpheli buldukları kasaplardan et almayabilirler, kesenini bilmedikleri eti yemeyebilirler.. Bunlar tenkit değil takdir de edilirler. Ancak, takvaları tamim edilmez, herkesten aynı titizlik istenilmez. Kendinde bu arzuyu duyanlar tercih ederler takvayı...

    Aslında yabancı ülkelerde dikkat edilecek en mühim konu, domuz etidir. Ne türlü kesimle kesilirse kesilsin, hangi temizlik maddesiyle temizlenmiş olursa olsun domuz eti hiçbir suretle temizlik kabul etmez, tümüyle pistir, alınmaz, satılmaz, yenilmez. Tek kelimeyle dışkı hükmünde kabul edilir bulunduğu zeminde. Bulaştığı şeyleri de pis eder. Ancak bulaşarak kirlettiği düşünülen şeyler yıkanarak temizlenebilir. Bu konudaki haramlık hükmü kesindir. Şu, ya da bu yeni yorumlarla domuzun haramlığı tartışılır hale bile getirilemez.

    Öyle ümit ediyorum ki, özellikle Tanzanya, Almanya ve Kanada'dan soran okuyucularım, arz ettiğim bu bilgilerle kendilerini zora sokan söylentilerin etkisinden kurtulacak, aile ve çocuklarının et gibi ihtiyaçlarını bulundukları yerlerde karşılayarak İslami hayatı kolayca yaşayabileceklerdir..

    Not: Haram etlerle helal etlerin aynı yerde satıldığı kasaplardan et ve et mamülleri alırken dikkatli olmak gerekir. Böyle bir yerde domuz eti gibi haram etlerle, sığır eti gibi helal etler iç içe satıldığından karışma ihtimali olabilir. Bir parça haram et veya yağ gibi bir şey karışmış olursa, helal eti de haram eder. Bu açıdan Müslümanların güvenli yerlerden et almalarını tavsiye ederiz.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  6. 29.Ekim.2013, 01:36
    3
    Moderatör
    anteplim2727 Nickli Üyeden Alıntı
    bune sacmalik böyle hristiynlarin kesitigini yemekde sakinca yok nedemek ??
    Gayri müslimlerin (Ehl-i kitabın) kestiği hayvanların etleri Müslümanlara helal mıdır? Máide suresinin 5. ayetinde yer alan "Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helál, sizin yiyecekleriniz de onlara heláldir." mealinden ne anlamalıyız?..


    Dünya bir köy haline geliyor artık. Müslüman sadece kendi ülkesinin sınırları içinde kalmıyor, gayri müslim ülkelerinde de kendi ülkesi gibi işci olarak, öğrenci olarak, ticaretçi olarak bulunabiliyor.

    Buralarda da hayatını İslam'a uygun şekilde yaşamak istiyor. Ancak bazı konularda zorluklarla karşılaşıyor. Kasaplardan et alma konusu da bu zorluklardan birini teşkil ediyor. Kimileri, "Hıristiyan kasaplardan et alınmaz." diyor, özel et kesimine yöneliyorlar. Ancak bunu herkes göze alamıyor. Zaten özel et kesimine sıcak da bakmıyorlar. Bu sebeple buralarda et ihtiyacını karşılamada aile zor durumlara maruz kalabiliyor, bize sorularını da şöyle soruyorlar:

    - Yabancı ülkelerde bulunan Müslümanlar, Hristiyan ve Yahudi kasaptan et alamazlar mı?

    Alırlarsa yiyemezler mi? Buralarda satılan et peşin bir hükümle Müslüman'a haram mı?

    Yoksa bir çıkış yolu, bir izah tarzı var mı? Buralarda da İslam kolayca yaşanabilir mi?

    Bu konuda ilgili fıkıh kitaplarının verdiği bilgiye bakınca, yabancı ülkelerde bulunan Müslümanları zorda bırakacak bir hüküm görmüyoruz. Bulundukları ülkenin kasaplarından et alamayacakları yolunda bir yasak yoktur. Gördüğümüz temel hüküm şudur:

    - Ehl-i kitabın kestiği yenir!..

    Ehl-i kitap'tan da, Allah'ın gönderdiği kitaplardan İncil'e inanmış Hristiyan ile Tevrat'a inanmış Yahudileri anlıyoruz.

    Buna göre, Hristiyan, yahut da Yahudi kasaptan et alınmaz, alınırsa yenmez, diye bir anlayış söz konusu olmamalıdır.

    Zaten, eti satanın değil kesenin inancı mühimdir. Kesen ilahi kitaba inanmış biri ise, yani Ehl-i kitapsa (ki, Hristiyan ülkelerde akla gelen Ehl-i kitabın kesmiş olacağıdır) kasaptan et de alınır, Ehl-i kitabın hazırladığı yemeği de yenir.

    Müslümanlar, bulundukları Hristiyan ülkelerde bu sebeple zor durumda kalmazlar. Çünkü Ehl-i kitap olan Hristiyan'ın, Yahudi'nin kestiğinin yeneceğinde tereddüt yoktur... Keserken Allah adını anma konusuna gelince:

    Allah'ın adını unutarak söylemeyenin kestiği yenir. İhmalinden değil de, inkârından dolayı Allah adını söylemeyenin kestiği ise yenmez... Zaten böyle inkârcı birinin ehli kitaptan olduğu da söylenemez.

    Kasaptaki etleri kimin kestiğini nasıl bileceğiz? Bilgimiz yoksa ne yaparız? Kaldı ki, umumiyetle bilgimiz de olmaz.. Aksine bilginin bulunmadığı sürece, kestiği yenecek kimse tarafından kesilmiştir diye düşünürüz.. Şüphe ile haramlık sabit olmayacağından, söylentilere bakarak haramdır, yenmez diyemeyiz... Bu da umumi olarak rahatlatıcı bir hüküm...

    Bir başka tereddüt konusu: Kasaplık hayvanı okla, şokla sakinleştirerek kolay kesime hazır hale getirmek mahzurlu değildir. Burada mühim olan, hayvanın ölümü okla, şokla değil de, kesimle gerçekleşmesidir. Okla, ya da şokla hayvan ölür de, kesim ölümden sonra meydana gelirse bu kesim ölmüş hayvanın etini yenir hale getirmez. Çünkü ölüm, kesimle değil, kesim öncesi yapılan ok, ya da şokla gerçekleştirilmiş, canlı değil ölü hayvan kesilmiştir.

    Arz ettiğim bu kolaylıklardan sonra konuya takva anlayışı içinde bakanlar da çıkabilir. Onlar daha dikkatli ve titiz olabilirler. Kendilerine göre şüpheli buldukları kasaplardan et almayabilirler, kesenini bilmedikleri eti yemeyebilirler.. Bunlar tenkit değil takdir de edilirler. Ancak, takvaları tamim edilmez, herkesten aynı titizlik istenilmez. Kendinde bu arzuyu duyanlar tercih ederler takvayı...

    Aslında yabancı ülkelerde dikkat edilecek en mühim konu, domuz etidir. Ne türlü kesimle kesilirse kesilsin, hangi temizlik maddesiyle temizlenmiş olursa olsun domuz eti hiçbir suretle temizlik kabul etmez, tümüyle pistir, alınmaz, satılmaz, yenilmez. Tek kelimeyle dışkı hükmünde kabul edilir bulunduğu zeminde. Bulaştığı şeyleri de pis eder. Ancak bulaşarak kirlettiği düşünülen şeyler yıkanarak temizlenebilir. Bu konudaki haramlık hükmü kesindir. Şu, ya da bu yeni yorumlarla domuzun haramlığı tartışılır hale bile getirilemez.

    Öyle ümit ediyorum ki, özellikle Tanzanya, Almanya ve Kanada'dan soran okuyucularım, arz ettiğim bu bilgilerle kendilerini zora sokan söylentilerin etkisinden kurtulacak, aile ve çocuklarının et gibi ihtiyaçlarını bulundukları yerlerde karşılayarak İslami hayatı kolayca yaşayabileceklerdir..

    Not: Haram etlerle helal etlerin aynı yerde satıldığı kasaplardan et ve et mamülleri alırken dikkatli olmak gerekir. Böyle bir yerde domuz eti gibi haram etlerle, sığır eti gibi helal etler iç içe satıldığından karışma ihtimali olabilir. Bir parça haram et veya yağ gibi bir şey karışmış olursa, helal eti de haram eder. Bu açıdan Müslümanların güvenli yerlerden et almalarını tavsiye ederiz.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder