Konusunu Oylayın.: Kur'an-ı Kerim'i ne kadar sürede bitirmemize izin var, yani en az kaç günde bir hatim yapılabilir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kur'an-ı Kerim'i ne kadar sürede bitirmemize izin var, yani en az kaç günde bir hatim yapılabilir?
  1. 18.Mayıs.2011, 10:45
    1
    Misafir

    Kur'an-ı Kerim'i ne kadar sürede bitirmemize izin var, yani en az kaç günde bir hatim yapılabilir?






    Kur'an-ı Kerim'i ne kadar sürede bitirmemize izin var, yani en az kaç günde bir hatim yapılabilir? Mumsema Kur'an-ı Kerim'i ne kadar sürede bitirmemize izin var, yani en az kaç günde bir hatim yapılabilir? Arapça harflerinin Türkçe okunuşuyla ya da mealini okuyarak hatim edilebilir mi?


  2. 18.Mayıs.2011, 10:45
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 18.Mayıs.2011, 10:52
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Kur'an-ı Kerim'i ne kadar sürede bitirmemize izin var, yani en az kaç günde bir hatim yapılabilir? Arapça harfler




    Latin alfabesiyle yazılmış Kur'an'ı okumanın veya mealini okumanın da sevabı vardır. Ancak orjinal Arapçadan okumak kadar sevap olmaz. Arapçasından hatim yapmak elbette daha faziletlidir.
    Abdullah b. Amr, gece ve gündüzünü Allah yoluna vakfeden sahâbelerdendi. Bütün vaktini oruç ve namaza adamıştı. Abdullah bu hâliyle ilgili olarak şunları anlatır:
    "Babam, beni Abdullah b. Abbâs'ın kızı Umre ile evlendirdi. Fakat ben hep namaz ve oruçla vakit geçirdiğimden eşimle ilgilenememiştim. Bir gün babam, gelinini ziyarete geldi. Beni nasıl bulduğunu sormuş, eşim ona şu cevabı vermişti: "Kocam, erkeklerin en şereflilerindendir, fakat bizi arayıp sorduğu yok..." Babam, zevcemin bu sözlerinden üzülerek, beni arayıp sordu ve şöyle dedi: "Oğlum, sana, Kureyş'in en şereflilerinden bir kadın aldım. Sen ise şöyle yaptın, böyle yaptın!.." Daha sonra da, Rasûlullah'a giderek beni şikâyet etti. Rasûlullah, babamı dinledikten sonra beni çağırdı. Hemen yüce huzurlarına vardım. Hz. Peygamber (s.a.s.):

    - Sen gündüzleri oruç mu tutarsın?
    - Evet, ya Rasûlullah!
    - Geceleri namaz mı kılarsın?
    - Evet, ya Rasûlullah!

    Bunun üzerine Rasûlullah şunları söyledi:
    - Fakat ben, oruç tutar ve yerim; namaz kılar ve uyurum, zevcelerimle de ilgilenirim. Benim sünnetim budur. Benim sünnetimden ayrılan benden değildir.
    Rasûlullah (asm) bana:

    "Sen Kur'an'ı ayda bir kere hatmet!.." dedi. Ben de:
    "Fakat ben kendimi daha kuvvetli hissediyorum." dedim.
    "O halde on günde bir kere hatmet." buyurdular.
    "Fakat ben daha fazla da okuyabilirim." dedim.
    "O halde üç günde bir hatmet." buyurdular.
    Sonra oruca değinen Hz. Peygamber (asm):
    "Ayda üç gün oruç tut!" dedi. Ben:
    "Daha fazla tutmaya gücüm yeter." dedim.

    Ancak Rasûlullah, daha fazlasına müsâade etmedi. Ben ise daha fazlasını rica ettim. O zaman müsâade buyurdu. Ne var ki ben daha fazla tutmakta ısrar ettim. Sonunda Allah Resûlü (asm) şöyle buyurdular:

    "Orucun en faziletlisi, kardeşim Davud (a.s.)'ın orucudur. O, bir gün oruç tutar, bir gün yerdi."

    Bunu da ilâve ettiler "Her abîdin, ibadet için atılımlar duyduğu anlar vardır. Fakat bunu bir bezginlik takip eder. O zaman insan ya sünnete doğru gider, ya bid'ate. Bezginlik anında sünnete doğru giden hidayete ermiş demektir. Başka bir yola giden ise helâk olur." (Buhâri, Savm, 55, Nikâh, 89, Teheccüd, 20; Müslim, Sıyâm, 192; Nesâi, Sıyâm, 76; İbn Hanbel, II, 194, 198)



  4. 18.Mayıs.2011, 10:52
    2
    Editör



    Latin alfabesiyle yazılmış Kur'an'ı okumanın veya mealini okumanın da sevabı vardır. Ancak orjinal Arapçadan okumak kadar sevap olmaz. Arapçasından hatim yapmak elbette daha faziletlidir.
    Abdullah b. Amr, gece ve gündüzünü Allah yoluna vakfeden sahâbelerdendi. Bütün vaktini oruç ve namaza adamıştı. Abdullah bu hâliyle ilgili olarak şunları anlatır:
    "Babam, beni Abdullah b. Abbâs'ın kızı Umre ile evlendirdi. Fakat ben hep namaz ve oruçla vakit geçirdiğimden eşimle ilgilenememiştim. Bir gün babam, gelinini ziyarete geldi. Beni nasıl bulduğunu sormuş, eşim ona şu cevabı vermişti: "Kocam, erkeklerin en şereflilerindendir, fakat bizi arayıp sorduğu yok..." Babam, zevcemin bu sözlerinden üzülerek, beni arayıp sordu ve şöyle dedi: "Oğlum, sana, Kureyş'in en şereflilerinden bir kadın aldım. Sen ise şöyle yaptın, böyle yaptın!.." Daha sonra da, Rasûlullah'a giderek beni şikâyet etti. Rasûlullah, babamı dinledikten sonra beni çağırdı. Hemen yüce huzurlarına vardım. Hz. Peygamber (s.a.s.):

    - Sen gündüzleri oruç mu tutarsın?
    - Evet, ya Rasûlullah!
    - Geceleri namaz mı kılarsın?
    - Evet, ya Rasûlullah!

    Bunun üzerine Rasûlullah şunları söyledi:
    - Fakat ben, oruç tutar ve yerim; namaz kılar ve uyurum, zevcelerimle de ilgilenirim. Benim sünnetim budur. Benim sünnetimden ayrılan benden değildir.
    Rasûlullah (asm) bana:

    "Sen Kur'an'ı ayda bir kere hatmet!.." dedi. Ben de:
    "Fakat ben kendimi daha kuvvetli hissediyorum." dedim.
    "O halde on günde bir kere hatmet." buyurdular.
    "Fakat ben daha fazla da okuyabilirim." dedim.
    "O halde üç günde bir hatmet." buyurdular.
    Sonra oruca değinen Hz. Peygamber (asm):
    "Ayda üç gün oruç tut!" dedi. Ben:
    "Daha fazla tutmaya gücüm yeter." dedim.

    Ancak Rasûlullah, daha fazlasına müsâade etmedi. Ben ise daha fazlasını rica ettim. O zaman müsâade buyurdu. Ne var ki ben daha fazla tutmakta ısrar ettim. Sonunda Allah Resûlü (asm) şöyle buyurdular:

    "Orucun en faziletlisi, kardeşim Davud (a.s.)'ın orucudur. O, bir gün oruç tutar, bir gün yerdi."

    Bunu da ilâve ettiler "Her abîdin, ibadet için atılımlar duyduğu anlar vardır. Fakat bunu bir bezginlik takip eder. O zaman insan ya sünnete doğru gider, ya bid'ate. Bezginlik anında sünnete doğru giden hidayete ermiş demektir. Başka bir yola giden ise helâk olur." (Buhâri, Savm, 55, Nikâh, 89, Teheccüd, 20; Müslim, Sıyâm, 192; Nesâi, Sıyâm, 76; İbn Hanbel, II, 194, 198)






+ Yorum Gönder