Konusunu Oylayın.: Kimi ülkelerde, şeriat adı altında kadınlara yapılan baskılar doğru mudur? Çarşaf şart mıdır, kadının ehliyet alması ve

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kimi ülkelerde, şeriat adı altında kadınlara yapılan baskılar doğru mudur? Çarşaf şart mıdır, kadının ehliyet alması ve
  1. 18.Mayıs.2011, 10:43
    1
    Misafir

    Kimi ülkelerde, şeriat adı altında kadınlara yapılan baskılar doğru mudur? Çarşaf şart mıdır, kadının ehliyet alması ve






    Kimi ülkelerde, şeriat adı altında kadınlara yapılan baskılar doğru mudur? Çarşaf şart mıdır, kadının ehliyet alması ve Mumsema Kimi ülkelerde, şeriat adı altında kadınlara yapılan baskılar doğru mudur? Çarşaf şart mıdır, kadının ehliyet alması ve araba kullanması haram mıdır?


  2. 18.Mayıs.2011, 10:47
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Kimi ülkelerde, şeriat adı altında kadınlara yapılan baskılar doğru mudur? Çarşaf şart mıdır, kadının ehliyet alm




    Kimi ülkelerde uygulananlara bakarak "şeriat böyledir" diye anlamak doğru olmaz. Şeriat adına bazı hatalar yapılıyor olması, şeriatın yanlış olduğunu da göstermez.
    Kadının örtünmesinde önemli olan tesettürün sağlanmasıdır; çarşaf şart değildir.
    Kadınların ehliyet almasında da bir sakınca yoktur; dinimiz bu gibi konularda yasaklama getirmemiştir.


  3. 18.Mayıs.2011, 10:47
    2
    Editör



    Kimi ülkelerde uygulananlara bakarak "şeriat böyledir" diye anlamak doğru olmaz. Şeriat adına bazı hatalar yapılıyor olması, şeriatın yanlış olduğunu da göstermez.
    Kadının örtünmesinde önemli olan tesettürün sağlanmasıdır; çarşaf şart değildir.
    Kadınların ehliyet almasında da bir sakınca yoktur; dinimiz bu gibi konularda yasaklama getirmemiştir.


  4. 18.Mayıs.2011, 11:00
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kimi ülkelerde, şeriat adı altında kadınlara yapılan baskılar doğru mudur? Çarşaf şart mıdır, kadının ehliyet alm

    Bugün yaşanan hayata baktığımızda günün yaygın anlayışı diyor ki:
    – Hanımlar araba gibi bir nimetten istifade etmeli, mahrum kalmamalıdırlar.
    Öyle olunca bizim içinde yaşadığımız asrın verdiği bu hükme pek itirazımız olmaz. Peşin bir hükümle kadının araba kullanmasına yasak gözüyle bakamayız.

    Biz bu olaya ancak, araba kullanacak hanımın yol emniyetinin olup olmaması açısından bakar, asayiş bakımından inceleme gereği duyarız.
    Şayet hanımın araba kullandığı şehir içinde emniyeti varsa, şaibeli durumlara maruz kalmayacağı yaşanan günlük hayattan anlaşılıyorsa mesele yoktur. Hanım neden araba kullanamasın şehir içinde?.
    Kadının şehir içinde araba kullanmasında mahzur olmayacağını ifade etmekte tereddüt etmeyen bu günün fıkıh yazarları, şehirler arası yolculukta aynı cesareti gösterememekte, yol emniyetinin olmayacağı tenha yerlerde maruz kalabileceği muhtemel şaibeli durumları hesaba katarak: “Yanında mahremi olmayan hanım şehirler arası yolculuklarda tek başına araba kullanmamaya dikkat etmelidir!” demekteler.
    Aslında mesele, fıkıhçıların konusu olmaktan ziyade, yol emniyetinin olup olmamasıyla ilgili bir asayiş meselesi olarak da görünmektedir.
    Arabasıyla tek başına şehirler arası yolculuk yapan bir hanımın yol boyunca emniyeti ne durumdadır? Yolun tenha bir yerinde meydana gelebilecek bir arıza, kaza ve ya herhangi bir duraklama durumunda ne gibi durumlarla karşılaşabilir?
    – Hiç bir emniyetsizlik olmaz, ülkemizde namus emniyeti her yerde olanca garantisiyle mevcuttur, şehir içi şehir dışı hiç fark etmiyor!.” diyorsanız, kendiniz için geçerli cevabı kendiniz vermiş oluyorsunuz. Bunu diyemiyor da:
    – “Ne olacağı pek belli olmaz, her türlü şaibeli durumlarla karşılaşması beklenebilir” diye endişe ediyorsanız, geçerli cevabı yine kendiniz vermiş oluyorsunuz, Yahut ta:
    – Emin olunan yollar var, olunmayan yollar var, diyerek Avrupa Asya memleketleri ayrımı da yapabilirsiniz. Almanya’da şehirler arası yol emniyeti mevcuttur bile diyebilirsiniz.
    Konuyu neden yol emniyetiyle bu kadar ilgili görüyorum? Onu da arz edeyim izninizle. Efendimiz (sav) Hazretleri Mekke’de Müslümanların maruz kaldıkları can, mal, namus emniyetsizliklerinden şikayet edip ümitsizleştikleri sırada şu mealde bir gelecek açıklamasında bulunarak buyurmuş ki:
    – Siz acele ediyor, ümitsizliğe kapılıyorsunuz. Şunu iyi bilin ki, ileride öyle mal, can, namus emniyetinin sağlandığı günler gelecek ki, bir kadın Yemen’den kalkıp bindiği devesi üzerinde tek başına Mekke’ye gelecek, Kabe’yi tavaf edip tekrar bineğine binerek tek başına memleketine dönecektir. Bu sırada yolda vahşi hayvandan başka hiç bîr şeyden de korku ve endişe hissetmeyecektir!.

    Demek ki, yol emniyetinin sağlandığı zaman ve mekanlarda bir kadın tek başına devesine, yani arabasına binerek uzaklardan yola çıkabilecek, hedefine varıp işini gördükten sonra da tekrar arabasına binerek evine dönebilecektir. Bu sırada yolda öylesine emniyet ve asayiş söz konusu olacak ki, bu kadın vahşi bir hayvan saldırısı ihtimali dışında her hangi bir şeyden korkup ta emniyetsizlik hissetmeyecektir.
    Demek bizim görevimiz, saadet asrında sağlanmış olan bu yol emniyet ve asayişini bugün de sağlamaktır. Şimdi burada soru şudur:

    – Biz bu gün bu emniyeti sağlayabilmiş miyiz? Yanında mahremi olmadan şehirler arası araba kullanan hanımın böylesine bir emniyeti söz konusu mudur? Evetse, evet. Hayırsa. hayır!.
    Yeni Aile İlmihali, Ahmed Şahin, Cihan Yayınları


  5. 18.Mayıs.2011, 11:00
    3
    Silent and lonely rains
    Bugün yaşanan hayata baktığımızda günün yaygın anlayışı diyor ki:
    – Hanımlar araba gibi bir nimetten istifade etmeli, mahrum kalmamalıdırlar.
    Öyle olunca bizim içinde yaşadığımız asrın verdiği bu hükme pek itirazımız olmaz. Peşin bir hükümle kadının araba kullanmasına yasak gözüyle bakamayız.

    Biz bu olaya ancak, araba kullanacak hanımın yol emniyetinin olup olmaması açısından bakar, asayiş bakımından inceleme gereği duyarız.
    Şayet hanımın araba kullandığı şehir içinde emniyeti varsa, şaibeli durumlara maruz kalmayacağı yaşanan günlük hayattan anlaşılıyorsa mesele yoktur. Hanım neden araba kullanamasın şehir içinde?.
    Kadının şehir içinde araba kullanmasında mahzur olmayacağını ifade etmekte tereddüt etmeyen bu günün fıkıh yazarları, şehirler arası yolculukta aynı cesareti gösterememekte, yol emniyetinin olmayacağı tenha yerlerde maruz kalabileceği muhtemel şaibeli durumları hesaba katarak: “Yanında mahremi olmayan hanım şehirler arası yolculuklarda tek başına araba kullanmamaya dikkat etmelidir!” demekteler.
    Aslında mesele, fıkıhçıların konusu olmaktan ziyade, yol emniyetinin olup olmamasıyla ilgili bir asayiş meselesi olarak da görünmektedir.
    Arabasıyla tek başına şehirler arası yolculuk yapan bir hanımın yol boyunca emniyeti ne durumdadır? Yolun tenha bir yerinde meydana gelebilecek bir arıza, kaza ve ya herhangi bir duraklama durumunda ne gibi durumlarla karşılaşabilir?
    – Hiç bir emniyetsizlik olmaz, ülkemizde namus emniyeti her yerde olanca garantisiyle mevcuttur, şehir içi şehir dışı hiç fark etmiyor!.” diyorsanız, kendiniz için geçerli cevabı kendiniz vermiş oluyorsunuz. Bunu diyemiyor da:
    – “Ne olacağı pek belli olmaz, her türlü şaibeli durumlarla karşılaşması beklenebilir” diye endişe ediyorsanız, geçerli cevabı yine kendiniz vermiş oluyorsunuz, Yahut ta:
    – Emin olunan yollar var, olunmayan yollar var, diyerek Avrupa Asya memleketleri ayrımı da yapabilirsiniz. Almanya’da şehirler arası yol emniyeti mevcuttur bile diyebilirsiniz.
    Konuyu neden yol emniyetiyle bu kadar ilgili görüyorum? Onu da arz edeyim izninizle. Efendimiz (sav) Hazretleri Mekke’de Müslümanların maruz kaldıkları can, mal, namus emniyetsizliklerinden şikayet edip ümitsizleştikleri sırada şu mealde bir gelecek açıklamasında bulunarak buyurmuş ki:
    – Siz acele ediyor, ümitsizliğe kapılıyorsunuz. Şunu iyi bilin ki, ileride öyle mal, can, namus emniyetinin sağlandığı günler gelecek ki, bir kadın Yemen’den kalkıp bindiği devesi üzerinde tek başına Mekke’ye gelecek, Kabe’yi tavaf edip tekrar bineğine binerek tek başına memleketine dönecektir. Bu sırada yolda vahşi hayvandan başka hiç bîr şeyden de korku ve endişe hissetmeyecektir!.

    Demek ki, yol emniyetinin sağlandığı zaman ve mekanlarda bir kadın tek başına devesine, yani arabasına binerek uzaklardan yola çıkabilecek, hedefine varıp işini gördükten sonra da tekrar arabasına binerek evine dönebilecektir. Bu sırada yolda öylesine emniyet ve asayiş söz konusu olacak ki, bu kadın vahşi bir hayvan saldırısı ihtimali dışında her hangi bir şeyden korkup ta emniyetsizlik hissetmeyecektir.
    Demek bizim görevimiz, saadet asrında sağlanmış olan bu yol emniyet ve asayişini bugün de sağlamaktır. Şimdi burada soru şudur:

    – Biz bu gün bu emniyeti sağlayabilmiş miyiz? Yanında mahremi olmadan şehirler arası araba kullanan hanımın böylesine bir emniyeti söz konusu mudur? Evetse, evet. Hayırsa. hayır!.
    Yeni Aile İlmihali, Ahmed Şahin, Cihan Yayınları





+ Yorum Gönder