Konusunu Oylayın.: Kuranı Kerim´den nasıl bir insan, nasıl bir kul olduğumuzu öğrenebilir miyiz?

5 üzerinden 4.33 | Toplam : 3 kişi
Kuranı Kerim´den nasıl bir insan, nasıl bir kul olduğumuzu öğrenebilir miyiz?
  1. 18.Mayıs.2011, 06:31
    1
    Misafir

    Kuranı Kerim´den nasıl bir insan, nasıl bir kul olduğumuzu öğrenebilir miyiz?






    Kuranı Kerim´den nasıl bir insan, nasıl bir kul olduğumuzu öğrenebilir miyiz? Mumsema Kur´an-ı Kerim´den nasıl bir insan, nasıl bir kul olduğumuzu öğrenebilir miyiz? “Sabah kalktığında Kur’an’dan yüz ayet okuyan kimse, yeryüzünde bulunan müslümanların sevabı kadar ona sevap alır" anlamında bir hadis var mıdır?


  2. 18.Mayıs.2011, 06:31
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Kur´an-ı Kerim´den nasıl bir insan, nasıl bir kul olduğumuzu öğrenebilir miyiz? “Sabah kalktığında Kur’an’dan yüz ayet okuyan kimse, yeryüzünde bulunan müslümanların sevabı kadar ona sevap alır" anlamında bir hadis var mıdır?


    Benzer Konular

    - Kuranı kerim nasıl bir kitaptır tanımlayınız

    - Kudsi ruhlarla nasıl konuşulur? onlardan istediğimizi sorup öğrenebilir miyiz?

    - Kuranı kerim nasıl indilirmiştir

    - Kuranı Kerim Nasıl Bozulmadan Kalabildi

    - Kuranı Kerim meailini abdestsiz elimize alıp okuyabilir miyiz. Kuranı Kerime saygı na

  3. 18.Mayıs.2011, 07:10
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Kur´an-ı Kerim´den nasıl bir insan, nasıl bir kul olduğumuzu öğrenebilir miyiz? “Sabah kalktığında Kur’an’dan yüz




    İyi bir kul olmak, Allah’ın rızası dairesinde hayatını tanzim etmekle olur. Allah’ın nelerden razı olduğunu ise Kur’an, Sünnet ve bunlardan istifade ederek onu beyan eden ehl-i sünnet alimlerinin eserlerinden öğreneceğiz. Allah’ın rızası, onun emrettiklerini yerine getirmek ve yasak ettiklerinden uzak durmakla elde edilir.

    İslam dini, özetle Allah’ın emir ve yasaklarından meydana gelen manzumeler bütünüdür. Bunlardan sadece bazılarını dikkate alarak iyi bir kul olmaya aday olmak yanlış bir metottur. Ayet ve hadislerde belli bazı konuların ön plana çıkarılması, onların -önemine yapılan bir vurgudur-, yoksa onların tek başına yeterli olacağı anlamına gelmez.

    İslam dini bütün güzellikleri barındıran, bütün çirkinlikleri dışlayan, dolayısıyla samimi mensupları için Allah’ın rızasına giden yolları açan, insanların dünya ve ahiret saadetini netice verecek prensipler vazeden semavî bir dindir. Bu dinin emrettiği her şeyde ilahî rıza; sakındırdığı/nehyettiği her şeyde ise ilahî gazap vardır. İnsan olarak emir ve yasaklar konusunda yaptığımız yanlışlıklardan ötürü gazaba uğramamak için tövbe kapısı ardına kadar açık bırakılmıştır. Bu da rahmetin, gazabın önüne geçtiği anlamına gelir. Yani, manevî ticarette kısa yoldan köşeyi dönme formülü yoktur. Çünkü cennet ucuz olmadığı gibi, cehennem de lüzumsuz değildir.

    Diğer taraftan, Allah’a iyi bir kul olup olmadığımız, Onu ne kadar sevdiğimize göre derece alacaktır. Onu sevmemizin ölçüsü de Yaşayan Kur’an demek olan Hz. Peygamber efendimize ne kadar uyduğumuzla ölçülür. Nitekim, “De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız, bana uyun ki, Allah da sizi sevsin”(Al-i İmran, 3/31) mealindeki ayette, Allah’ın sevgisini kazanmak için Hz. Muhammed(asm)’e uymanın zorunlu olduğuna vurgu yapılmıştır. Bundan anlaşılıyor ki, Allah Hz. Muhammed(asm)’in ahlakını, gidişatını, tarzını seviyor ve insanları ona uymaya davet ediyor.

    “Sizin için Allah’ın elçisinde alınması gereken güzel bir örnek vardır”(Ahzab, 33/21) mealindeki ayette, Hz. Muhammed(asm) uyulması gereken bir örnek olarak sunulmuştur. Efendimizin ahlakını özellikle bir örnek olarak sunan Allah, elbette onu özellikle seviyor.

    Buna göre bir insan, nasıl bir kul ve nasıl bir insan olduğunu, Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselamın hayatını, hayatına hayat yaptığı kadarıyla belirleyecektir. Onun hayatını, kendi hayatına ne kadar hayat yaparsa, o kadar iyi bir kul ve iyi bir insandır.. Bundan daha güzel canlı bir ölçü olamaz..




  4. 18.Mayıs.2011, 07:10
    2
    Editör



    İyi bir kul olmak, Allah’ın rızası dairesinde hayatını tanzim etmekle olur. Allah’ın nelerden razı olduğunu ise Kur’an, Sünnet ve bunlardan istifade ederek onu beyan eden ehl-i sünnet alimlerinin eserlerinden öğreneceğiz. Allah’ın rızası, onun emrettiklerini yerine getirmek ve yasak ettiklerinden uzak durmakla elde edilir.

    İslam dini, özetle Allah’ın emir ve yasaklarından meydana gelen manzumeler bütünüdür. Bunlardan sadece bazılarını dikkate alarak iyi bir kul olmaya aday olmak yanlış bir metottur. Ayet ve hadislerde belli bazı konuların ön plana çıkarılması, onların -önemine yapılan bir vurgudur-, yoksa onların tek başına yeterli olacağı anlamına gelmez.

    İslam dini bütün güzellikleri barındıran, bütün çirkinlikleri dışlayan, dolayısıyla samimi mensupları için Allah’ın rızasına giden yolları açan, insanların dünya ve ahiret saadetini netice verecek prensipler vazeden semavî bir dindir. Bu dinin emrettiği her şeyde ilahî rıza; sakındırdığı/nehyettiği her şeyde ise ilahî gazap vardır. İnsan olarak emir ve yasaklar konusunda yaptığımız yanlışlıklardan ötürü gazaba uğramamak için tövbe kapısı ardına kadar açık bırakılmıştır. Bu da rahmetin, gazabın önüne geçtiği anlamına gelir. Yani, manevî ticarette kısa yoldan köşeyi dönme formülü yoktur. Çünkü cennet ucuz olmadığı gibi, cehennem de lüzumsuz değildir.

    Diğer taraftan, Allah’a iyi bir kul olup olmadığımız, Onu ne kadar sevdiğimize göre derece alacaktır. Onu sevmemizin ölçüsü de Yaşayan Kur’an demek olan Hz. Peygamber efendimize ne kadar uyduğumuzla ölçülür. Nitekim, “De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız, bana uyun ki, Allah da sizi sevsin”(Al-i İmran, 3/31) mealindeki ayette, Allah’ın sevgisini kazanmak için Hz. Muhammed(asm)’e uymanın zorunlu olduğuna vurgu yapılmıştır. Bundan anlaşılıyor ki, Allah Hz. Muhammed(asm)’in ahlakını, gidişatını, tarzını seviyor ve insanları ona uymaya davet ediyor.

    “Sizin için Allah’ın elçisinde alınması gereken güzel bir örnek vardır”(Ahzab, 33/21) mealindeki ayette, Hz. Muhammed(asm) uyulması gereken bir örnek olarak sunulmuştur. Efendimizin ahlakını özellikle bir örnek olarak sunan Allah, elbette onu özellikle seviyor.

    Buna göre bir insan, nasıl bir kul ve nasıl bir insan olduğunu, Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselamın hayatını, hayatına hayat yaptığı kadarıyla belirleyecektir. Onun hayatını, kendi hayatına ne kadar hayat yaparsa, o kadar iyi bir kul ve iyi bir insandır.. Bundan daha güzel canlı bir ölçü olamaz..







+ Yorum Gönder