Konusunu Oylayın.: Müslüman olmayanın verdiği selam alınır mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Müslüman olmayanın verdiği selam alınır mı?
  1. 17.Mayıs.2011, 21:02
    1
    Misafir

    Müslüman olmayanın verdiği selam alınır mı?






    Müslüman olmayanın verdiği selam alınır mı? Mumsema Müslüman olmayanın verdiği selam alınır mı?


  2. 17.Mayıs.2011, 21:02
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 17.Mayıs.2011, 21:41
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Müslüman olmayanın verdiği selam alınır mı?




    Müslüman olmayanın verdiği selam alınır mı?

    Selâm; sevgi ve muhabbeti ifade edip. manevî bağları kuvvetlendirmek için teşri' edilmiştir. Müslümanlarla müslüman olmayan kimseler arasındaki bağ, küfürle kopuk olduğundan müslüman olmayanlara selâm vermek anlamsızdır.

    Peygamber (sav) buyuruyor ki: “Yahudi ve Hristiyanlara öncelikle siz selâm vermeyin. Yolda onlardan biriyle karşılaştığınız zaman, eziyet etmemek şartıyla, onları yolun kenarından yürümeye zorlayınız.” (Müslim, Selâm 13; Ebû Dâvûd, Edeb 138; Tirmizî, İsti‘zân 12; İbni Mâce, Edeb 13)

    Bu konuda alimler arasında farklı görüşler vardır. İmam Nevevî’nin bildirdiğine göre Şafii alimlerin büyük çoğunluğuna göre ehl-i kitaba selam vermek haramdır, selamlarını almak ise caizdir. Bunun da kısaca “ve aleyküm” şeklinde olması gerekir. Diğer bazılarına göre ise, ilk selam vermek haram değil, mekruhtur. Yani hadisteki nehiy/yasak kerahet içindir. Ancak Nevevî bunun haram olduğu görüşündedir.

    Bir kısım alimlere göre -bir zorunluluk, bir ihtiyaç, bir sebepten dolayı olursa- onlara selam vermek de almak da caizdir. Alkame, Nehaî bu görüştedir. İmam Evzaî de bunun caiz olduğunu şu sözleriyle ifade etmiştir: “Eğer onlara selam verirsem, benden önce de bazı salih kimseler onlara selam vermiştir, eğer vermezsem benden önce de bazı salih kimseler onlara selam vermemiştir”(Nevevî, ilgili hadisin şerhi).

    Bu farklı görüşleri göz önünde bulundurduğumuzda mümkün oldukça selam vermek yerine başka bir ifadeyi (ör. Merhaba) diyebiliriz. Şayet karşı taraf bunu kasıtlı bir şekilde Selam verilmediğini düşünüp alınganlık gösterecek olursa -cevaz veren alimlerin görüşleri doğrultusunda- hareket etmeyi tercih edebiliriz.

    Ehl-i Kitaptan birisi selâm verdiği takdirde ise, yalnızca "Ve aleyküm!'size de" denilir. (Buhârî, İsti’zân 22, Mürteddîn 4; Müslim, Selâm 6–9)

    Maslahata binaen müslüman olmayan kimselere "selam" lafzını ifade etmeden iyi günler, iyi akşamlar, merhaba gibi ifadeler kullanılabilir.

    Müslüman bir ülkede yaşayanlar karşıdakilerin kafir olduğunu bilmiyorsa selam verebilir. Eğer selamı almazlarsa kendi selamını kendisi "ve aleyküm selam" diyerek geri alır. Onların bu selamı almamasından dolayı da sorumlu olmaz.

    Yolda sıkıştırma meselesi, İslam’ın izzetini göstermeye yönelik bir davranış olarak değerlendirmek gerekir. Bu ise, zaman ve zemine göre farklılık arz edebilir. Eskiden –her şey din çerçevesinde değerlendirildiği için- böyle bir davranış Müslümanın vakarını, izzetini yansıtmış olabiliyordu.

    Bu gün global dünya medeniyetinde din değil, başka evrensel kurallar, nezaketler ön plana çıkmıştır. Karşı tarafa böyle bir davranış sergilemek, izzeti, vakarı değil, nezaketsizliğin, görgüsüzlüğün belgesi olacaktır. İmam Gazalî, “bir sünnet fasık olan kimselerin şiarı/nişanı, adeti, simgesi haline gelmişse biz onun terk edilmesine hükmediyoruz” (İhya,2/270). diyor.

    Biz de bu büyük imamın yolunu takip ederek diyoruz ki, “Eğer gayr-ı Müslimleri yolda sıkıştırmak, bu asırda nezaketsiz, ferasetsiz, görgüsüz insanların şiarı/nişanı, adeti, simgesi, alameti olarak değerlendiriliyorsa bu davranışı terk etmenin zorunlu olduğuna hükmediyoruz”.


    Sorularla İslamiyet



  4. 17.Mayıs.2011, 21:41
    2
    Özel Üye



    Müslüman olmayanın verdiği selam alınır mı?

    Selâm; sevgi ve muhabbeti ifade edip. manevî bağları kuvvetlendirmek için teşri' edilmiştir. Müslümanlarla müslüman olmayan kimseler arasındaki bağ, küfürle kopuk olduğundan müslüman olmayanlara selâm vermek anlamsızdır.

    Peygamber (sav) buyuruyor ki: “Yahudi ve Hristiyanlara öncelikle siz selâm vermeyin. Yolda onlardan biriyle karşılaştığınız zaman, eziyet etmemek şartıyla, onları yolun kenarından yürümeye zorlayınız.” (Müslim, Selâm 13; Ebû Dâvûd, Edeb 138; Tirmizî, İsti‘zân 12; İbni Mâce, Edeb 13)

    Bu konuda alimler arasında farklı görüşler vardır. İmam Nevevî’nin bildirdiğine göre Şafii alimlerin büyük çoğunluğuna göre ehl-i kitaba selam vermek haramdır, selamlarını almak ise caizdir. Bunun da kısaca “ve aleyküm” şeklinde olması gerekir. Diğer bazılarına göre ise, ilk selam vermek haram değil, mekruhtur. Yani hadisteki nehiy/yasak kerahet içindir. Ancak Nevevî bunun haram olduğu görüşündedir.

    Bir kısım alimlere göre -bir zorunluluk, bir ihtiyaç, bir sebepten dolayı olursa- onlara selam vermek de almak da caizdir. Alkame, Nehaî bu görüştedir. İmam Evzaî de bunun caiz olduğunu şu sözleriyle ifade etmiştir: “Eğer onlara selam verirsem, benden önce de bazı salih kimseler onlara selam vermiştir, eğer vermezsem benden önce de bazı salih kimseler onlara selam vermemiştir”(Nevevî, ilgili hadisin şerhi).

    Bu farklı görüşleri göz önünde bulundurduğumuzda mümkün oldukça selam vermek yerine başka bir ifadeyi (ör. Merhaba) diyebiliriz. Şayet karşı taraf bunu kasıtlı bir şekilde Selam verilmediğini düşünüp alınganlık gösterecek olursa -cevaz veren alimlerin görüşleri doğrultusunda- hareket etmeyi tercih edebiliriz.

    Ehl-i Kitaptan birisi selâm verdiği takdirde ise, yalnızca "Ve aleyküm!'size de" denilir. (Buhârî, İsti’zân 22, Mürteddîn 4; Müslim, Selâm 6–9)

    Maslahata binaen müslüman olmayan kimselere "selam" lafzını ifade etmeden iyi günler, iyi akşamlar, merhaba gibi ifadeler kullanılabilir.

    Müslüman bir ülkede yaşayanlar karşıdakilerin kafir olduğunu bilmiyorsa selam verebilir. Eğer selamı almazlarsa kendi selamını kendisi "ve aleyküm selam" diyerek geri alır. Onların bu selamı almamasından dolayı da sorumlu olmaz.

    Yolda sıkıştırma meselesi, İslam’ın izzetini göstermeye yönelik bir davranış olarak değerlendirmek gerekir. Bu ise, zaman ve zemine göre farklılık arz edebilir. Eskiden –her şey din çerçevesinde değerlendirildiği için- böyle bir davranış Müslümanın vakarını, izzetini yansıtmış olabiliyordu.

    Bu gün global dünya medeniyetinde din değil, başka evrensel kurallar, nezaketler ön plana çıkmıştır. Karşı tarafa böyle bir davranış sergilemek, izzeti, vakarı değil, nezaketsizliğin, görgüsüzlüğün belgesi olacaktır. İmam Gazalî, “bir sünnet fasık olan kimselerin şiarı/nişanı, adeti, simgesi haline gelmişse biz onun terk edilmesine hükmediyoruz” (İhya,2/270). diyor.

    Biz de bu büyük imamın yolunu takip ederek diyoruz ki, “Eğer gayr-ı Müslimleri yolda sıkıştırmak, bu asırda nezaketsiz, ferasetsiz, görgüsüz insanların şiarı/nişanı, adeti, simgesi, alameti olarak değerlendiriliyorsa bu davranışı terk etmenin zorunlu olduğuna hükmediyoruz”.


    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder