Konusunu Oylayın.: Cuma günü Hutbeleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Cuma günü Hutbeleri
  1. 13.Mayıs.2011, 09:00
    1
    Misafir

    Cuma günü Hutbeleri

  2. 13.Mayıs.2011, 09:13
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Cuma günü Hutbeleri




    Hicrette Kubadan medineye giderken Ranûna Vâdisi'nde İlk Cuma Namazı
    Salim ibn-i Avfoğullarının yurdundan geçerken öğle vakti girmişti. Peygamber Efendimiz cuma namazının farz kılındığını Eshâbına tebliğ buyurdular ve burada ilk cuma namazını kıldılar. Orada iki hutbe irâd ettiler.

    İlk hutbede, kalkıp Allâhü Taâla'ya hamdü senâ ettikten sonra şöyle buyurdu:
    Ey mü'minler! Kendiniz için âhiret azığı hazırlayın ve onu kendinizden önce gönderin. Elbette bilirsiniz ki muhakkak ölecek ve sürünüzü çobansız bırakacaksınız! Sonra birinize Rabbül'âlemin, arada bir tercüman ve perdedar bulunmaksızın «Sana Rasûlüm gelip, buyruklarımı tebliğ etmedi mi? Ben sana mal verdim, ihsanlarda bulundum, sen bu nimetlerden kendine âhiret payı ayırdın mı?» diyecek. O kimse sağa ve sola bakacak hiçbir şey görmeyecek! Sonra, önüne bakacak, orada cehennemden başkasını görmeyecek!

    Öyle ise yarım hurma ile de olsa, cehennemden kendisini korumağa gücü yeten hemen o hayrı işlesin. Onu bulamayan da güzel bir sözle kendisini korumağa çalışsın. Çünkü, bir iyiliğe on mislinden yediyüz misline kadar sevap verilir. Allâh'ın selâmı, rahmet ve bereketi üzerinize olsun!"

    Allah Rasûlü, hutbesinin ikinci kısmında şöyle buyurdu:
    Allâh'a hamd olsun! Allâh'a hamd ederim ve O'ndan yardım dilerim! Nefislerimizin şerlerinden ve kötü amellerimizden Allâh'a sığınırız. Allâh'ın doğru yola ilettiğini, kimse saptıramaz! Saptırdığını da kimse doğru yola iletemez! Şahadet ederim ki Allah'dan başka ilah yoktur! O, birdir, şeriki yoktur.

    Sözlerin en güzeli Allâh'ın Kitâbı'dır. Allah, kimin kalbini Kur'ân ile süsler ve onu küfürden sonra İslâmiyete girdirir, o da Kur'ân'ı başka sözlere tercih ederse işte o kimse felah bulmuştur. Doğrusu, Kitâbullah, sözlerin en güzeli ve en beliğıdır.

    Allâh'ın sevdiğini seviniz! Allâh'ın Kelamından ve zikrinden usanmayınız! Allâh'ın Kelamından kalbinize darlık gelmesin. Çünkü Kelâmullah, her şeyin üstününü ayırıp seçer, amellerin hayırlısını, kulların güzîdesi olan Peygamberleri, kıssaların iyisini zikreder, helâl ve haramı beyân eyler.

    Artık, Allâh'a ibâdet ediniz ve O'na bir şeyi şerik koşmayınız! O'ndan gereği gibi sakınınız. Yaptığınız iyi işleri, diliniz te'yid etsin. Aranızda Allâh'ın kelamı ile sevişiniz. Muhakkak biliniz ki, Allah, ahdinin bozulmasına gazap eder. Size selâm olsun!"

    Hazret-i Ömer'in bir hutbesi şöyledir:
    *****************************
    Ey insanlar! Kur'ân-ı kerîmi öğreniniz. O'nunla amel ediniz (emir ve yasaklarına uyunuz). (İbn-i Abdi Rabbih)

    Ömer bin Abdülazîz'in ilk hutbesi:
    **************************
    Ey insanlar!İçinizi (kalbinizi) düzeltiniz ki, dışınız da (işleriniz de) düzelsin. Âhiretinizi iyi yapın ki, dünyânız da iyi olsun. (İbn-i Abdi Rabbih)

    Kudüs'ün fethinde büyük âlim İbn-i Zekî'nin hutbesi şöyledir:
    ************************************************
    Ey cemâat!Allahü teâlânın dînine yardım ediniz. Bu yoldaki hizmeti fırsat biliniz. Şunu iyi biliniz ki, işler netîcelerine göre kıymet kazanır. Allahü teâlâ, emirlerine ve yasaklarına uyma husûsunda bize ve size yardım eylesin. Allahü teâlâ size yard ım ederse sizi kim yenebilir. Eğer size yardım etmez, yalnız bırakırsa, size yardıma kimin gücü yetebilir? (İbn-i Receb)

    Cumâ hutbesi okunurken, bir kimsenin başka bir kimseye, sus yâhut iyi dinle demesi lüzumsuzdur. (İbn-i Âbidîn)

    Hatîbin, Cumâ hutbesinde emr-i ma'rûftan, dînin emirlerinden başka şeyleri, Arapça bile söylemesi harama yakın mekrûhtur. İmam efendi, içinden E'ûzü okuyup, sonra yüksek sesle, hamd ve senâ ve kelime-i şehâdet, salât ü selâm okur. Sonra vâz eder, yân i sevâba ve azâba sebeb olan şeyleri hatırlatır ve âyet-i kerîme okur. Sonra oturur. Kalktığında, ikinci hutbede vâz yerine, mü'minlere duâ eder. Dört halîfenin isimlerini söylemesi lâzımdır, müstehâbdır. Hutbeye dünyâ sözü karıştırmak haramdır. Namaz kılarken yapması haram olan şeyler, hutbe dinlerken de haramdır. (Abdülhayy Lüknevî)


  3. 13.Mayıs.2011, 09:13
    2
    Silent and lonely rains



    Hicrette Kubadan medineye giderken Ranûna Vâdisi'nde İlk Cuma Namazı
    Salim ibn-i Avfoğullarının yurdundan geçerken öğle vakti girmişti. Peygamber Efendimiz cuma namazının farz kılındığını Eshâbına tebliğ buyurdular ve burada ilk cuma namazını kıldılar. Orada iki hutbe irâd ettiler.

    İlk hutbede, kalkıp Allâhü Taâla'ya hamdü senâ ettikten sonra şöyle buyurdu:
    Ey mü'minler! Kendiniz için âhiret azığı hazırlayın ve onu kendinizden önce gönderin. Elbette bilirsiniz ki muhakkak ölecek ve sürünüzü çobansız bırakacaksınız! Sonra birinize Rabbül'âlemin, arada bir tercüman ve perdedar bulunmaksızın «Sana Rasûlüm gelip, buyruklarımı tebliğ etmedi mi? Ben sana mal verdim, ihsanlarda bulundum, sen bu nimetlerden kendine âhiret payı ayırdın mı?» diyecek. O kimse sağa ve sola bakacak hiçbir şey görmeyecek! Sonra, önüne bakacak, orada cehennemden başkasını görmeyecek!

    Öyle ise yarım hurma ile de olsa, cehennemden kendisini korumağa gücü yeten hemen o hayrı işlesin. Onu bulamayan da güzel bir sözle kendisini korumağa çalışsın. Çünkü, bir iyiliğe on mislinden yediyüz misline kadar sevap verilir. Allâh'ın selâmı, rahmet ve bereketi üzerinize olsun!"

    Allah Rasûlü, hutbesinin ikinci kısmında şöyle buyurdu:
    Allâh'a hamd olsun! Allâh'a hamd ederim ve O'ndan yardım dilerim! Nefislerimizin şerlerinden ve kötü amellerimizden Allâh'a sığınırız. Allâh'ın doğru yola ilettiğini, kimse saptıramaz! Saptırdığını da kimse doğru yola iletemez! Şahadet ederim ki Allah'dan başka ilah yoktur! O, birdir, şeriki yoktur.

    Sözlerin en güzeli Allâh'ın Kitâbı'dır. Allah, kimin kalbini Kur'ân ile süsler ve onu küfürden sonra İslâmiyete girdirir, o da Kur'ân'ı başka sözlere tercih ederse işte o kimse felah bulmuştur. Doğrusu, Kitâbullah, sözlerin en güzeli ve en beliğıdır.

    Allâh'ın sevdiğini seviniz! Allâh'ın Kelamından ve zikrinden usanmayınız! Allâh'ın Kelamından kalbinize darlık gelmesin. Çünkü Kelâmullah, her şeyin üstününü ayırıp seçer, amellerin hayırlısını, kulların güzîdesi olan Peygamberleri, kıssaların iyisini zikreder, helâl ve haramı beyân eyler.

    Artık, Allâh'a ibâdet ediniz ve O'na bir şeyi şerik koşmayınız! O'ndan gereği gibi sakınınız. Yaptığınız iyi işleri, diliniz te'yid etsin. Aranızda Allâh'ın kelamı ile sevişiniz. Muhakkak biliniz ki, Allah, ahdinin bozulmasına gazap eder. Size selâm olsun!"

    Hazret-i Ömer'in bir hutbesi şöyledir:
    *****************************
    Ey insanlar! Kur'ân-ı kerîmi öğreniniz. O'nunla amel ediniz (emir ve yasaklarına uyunuz). (İbn-i Abdi Rabbih)

    Ömer bin Abdülazîz'in ilk hutbesi:
    **************************
    Ey insanlar!İçinizi (kalbinizi) düzeltiniz ki, dışınız da (işleriniz de) düzelsin. Âhiretinizi iyi yapın ki, dünyânız da iyi olsun. (İbn-i Abdi Rabbih)

    Kudüs'ün fethinde büyük âlim İbn-i Zekî'nin hutbesi şöyledir:
    ************************************************
    Ey cemâat!Allahü teâlânın dînine yardım ediniz. Bu yoldaki hizmeti fırsat biliniz. Şunu iyi biliniz ki, işler netîcelerine göre kıymet kazanır. Allahü teâlâ, emirlerine ve yasaklarına uyma husûsunda bize ve size yardım eylesin. Allahü teâlâ size yard ım ederse sizi kim yenebilir. Eğer size yardım etmez, yalnız bırakırsa, size yardıma kimin gücü yetebilir? (İbn-i Receb)

    Cumâ hutbesi okunurken, bir kimsenin başka bir kimseye, sus yâhut iyi dinle demesi lüzumsuzdur. (İbn-i Âbidîn)

    Hatîbin, Cumâ hutbesinde emr-i ma'rûftan, dînin emirlerinden başka şeyleri, Arapça bile söylemesi harama yakın mekrûhtur. İmam efendi, içinden E'ûzü okuyup, sonra yüksek sesle, hamd ve senâ ve kelime-i şehâdet, salât ü selâm okur. Sonra vâz eder, yân i sevâba ve azâba sebeb olan şeyleri hatırlatır ve âyet-i kerîme okur. Sonra oturur. Kalktığında, ikinci hutbede vâz yerine, mü'minlere duâ eder. Dört halîfenin isimlerini söylemesi lâzımdır, müstehâbdır. Hutbeye dünyâ sözü karıştırmak haramdır. Namaz kılarken yapması haram olan şeyler, hutbe dinlerken de haramdır. (Abdülhayy Lüknevî)





+ Yorum Gönder